Tarih : 13.11.2020
Yayın Dönemi : Nisan 2021

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 62030549-125[30-2017/30]-843412

Tarih: 13.11.2020

Konu: Hollanda Mukimi Firmadan Alınan Personel Destek Hizmeti Dolayısıyla Kurumlar Vergisi Kesintisi Yapılıp Yapılmayacağı ve KDV'den İstisna Olup Olmadığı

İlgi: İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçenizde, Türkiye'de kurulmuş ve tek ortaklı olan limited şirketinizin, Hollanda mukimi ………. firmasına Türkiye'den veri ve data transfer hizmeti verdiğiniz, söz konusu hizmete ilişkin yine Hollanda mukimi …… firmasından telekomünikasyon yazılım danışmanlık hizmeti konularında personel destek alımında bulunduğunuz belirtilerek, Hollanda mukimi firmaya Türkiye'den verilen hizmetin KDV yönünden hizmet ihracatı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile Hollanda mukimi firmadan alınan telekomünikasyon yazılım danışmanlık hizmetine ilişkin personel desteği dolayısıyla yapılan ödemeler için KDV 2 beyannamesi verilip verilmeyeceği ve kurumlar vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususlarında görüş talep edildiği anlaşılmış olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

            I.KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde kurumlar vergisine tabi kurumlar sayılmış olup, Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da; birinci maddede sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının, (e) bendinde de Türkiye'de elde edilen diğer kazanç ve iratların dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği, hükmüne yer verilmiştir.

            Aynı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerinin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            Anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup, maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, serbest meslek kazançlarından, (c) bendinde gayrimenkul sermaye iratlarından, ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı, hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03.02.2009 tarihinden itibaren; petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak serbest meslek kazançlarından %5, diğer serbest meslek kazançlarından % 20, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 1, diğerlerinden % 20, gayrimaddi hak bedeli ödemelerinden de %20 olarak belirlenmiştir.

            II. ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN:

             01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde;

            "...

            2.Devletlerden birinin bir teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler Türkiye'de icra edilirse ve eğer:

            (a) Teşebbüs, bu faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa veya

            (b) Faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşarsa,

            söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Devlette de vergilendirilebilir.

             Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca sözkonusu işyerine atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da Türkiye Cumhuriyeti, söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alabilir. Bununla beraber, sözkonusu geliri elde eden, böyle bir vergiye tabi tutulduktan sonra, söz konusu gelir dolayısıyla bu Anlaşmanın 7 nci Maddesi hükümlerine göre net esasında vergilendirilmeyi, bir diğer deyişle söz konusu gelir sanki Türkiye'de bulunan bir işyerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir."

             hükümleri yer almaktadır.

            Buna göre, Hollanda mukimi şirketin Türkiye'ye gelmeksizin Hollanda'da icra edeceği  yazılım danışmanlık hizmeti  dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı yalnız Hollanda'ya aittir. Söz konusu hizmet faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi durumunda ise adı geçen teşebbüsün bu faaliyetleri Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla icra etmesi veya Türkiye'deki faaliyetlerinin icra edildiği süre veya sürelerin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşması halinde, Türkiye'nin de bu faaliyetler nedeniyle elde edilen gelirleri  iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde vergileme hakkı bulunmaktadır. Böyle bir durumda serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesine yönelik 26.09.2017 tarihli ve 30192 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "4 Seri No'lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği" hükümleri dikkate alınacaktır.

            Serbest meslek hizmetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetlerin Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla icra edilmemesi veya Hollanda mukimi şirketin bu hizmetin Türkiye'ye personel göndermeksizin ifa edilmesi durumlarında tevkifat yapılmayacağı tabiidir.

            Diğer taraftan, verilen hizmet sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimininin (know-how) aktarımını içeriyor ise yapılan ödemeler Anlaşmanın "Gayrimaddi Hak Bedelleri" başlıklı 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

            Bununla birlikte, Anlaşmanın 5 inci maddesi ile 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca; Şirketinizin Hollanda mukimi …………. firmasına verdiği veri ve data transferi sonucunda Hollanda'da bir iş yerine sahip olmaksızın elde ettiği geliri vergilendirme hakkı yalnızca Türkiye'ye ait olup bu gelirler üzerinde Hollanda'nın vergilendirme hakkı bulunmamaktadır.

            Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için ilgili teşebbüsün mukim olduğu ülkede tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin mukim olunan ülkenin yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya bu ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacaktır.

            III. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

            3065 sayılı KDV Kanununun;

            1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

            4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,

            6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,

            11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetlerinin vergiden istisna olduğu,

            12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği,

            hüküm altına alınmıştır.

            Hizmet ihracı istisnasına ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin "II/A-2.1.İstisnanın Kapsamı" başlıklı bölümünde;

            "3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre;

            - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması,

            - Hizmetten yurtdışında faydalanılması,

            gerekir.

            Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir.

            Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır."

            açıklamalarına yer verilmiştir.

            Diğer yandan; 60 No.lu KDV Sirkülerinin "1.1.1. Yurtdışındaki İşlemler" başlıklı bölümünde,

            "KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir.

            Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;

            -Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye'den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler,

            ...

            Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir."

            ifadelerine yer verilmiştir.

            Öte yandan, ilgi (a) da kayıtlı özelge talep formunuzda; firmanız tarafından Hollanda'da faaliyet gösteren firmaya verilen "veri ve data transferi hizmeti"nin fiilen Hollanda'da verileceği belirtilmekte olup prensip olarak bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için yurt dışındaki müşterilere verilen hizmetin fiilen Türkiye'de yapılmış olması gerekmektedir.

             Bu durumda, firmanız tarafından Hollanda'da faaliyet gösteren ……. firmasına fiilen yurt dışında verilen "veri ve data transferi hizmeti"; KDV'nin konusuna girmediğinden KDV Kanununun 11/1-a maddesine "hizmet ihracı" kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

            Ayrıca; firmanız tarafından Hollanda mukimi ………….. firmasından alınan "telekomünikasyon yazılım danışmanlık hizmetine ilişkin personel destek alım hizmeti", söz konusu hizmet firmanıza yurt dışında verildiğinden ve hizmetten firmanız tarafından yurt dışında faydalanıldığından KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu çerçevede Türkiye'de yapılmayan ve Türkiye'de yararlanılmayan bu hizmet üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmesine gerek bulunmamaktadır."

            Bilgi edinilmesini rica ederim.