Tarih : 19.04.2017
Yayın Dönemi : Ocak 2019

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

Sayı: 39044742-130[Özelge]-108939
 
Tarih: 19.04.2017

Konu: Merkezi yurtdışında olan firma tarafından Türkiye'de bulunan firma adına düzenlenen faturada yer alan bedele isabet eden KDV'nin beyanı

  İlgide kayıtlı özelge talep formunda;
 
-A Milli Futbol Takımı ürünlerinin ve Avrupa Şampiyonası kapsamındaki lisanslı ürünlerin ithalat, ihracat, toptan ve perakende satışı alanında faaliyette bulunduğunuzu,

-UEFA tarafından 2016 Avrupa Şampiyonası kapsamındaki Euro 2016 logolu lisanslı ürünlerin üretim ve satış hakkının Avrupa'da yerleşik bazı firmalara verildiği,

-Bu kapsamda, iktisadi işletmenizce UEFA lisansına sahip yurt dışında yerleşik bir firmaya sipariş verildiği, lisans sahibi bu firmanın ise siparişe konu ürünleri Türkiye'de fason üretim anlaşması olan yurtiçinde yerleşik bir firmaya yaptırması sonucunda bu ürünlerin doğrudan yurt içinde yerleşik bu firmadan teslim alındığı,

-Yurtdışında yerleşik firmadan satın alınan ancak Türkiye'de yerleşik bir firmadan teslim edilen bu ürünlere ilişkin faturanın yurt dışında yerleşik firma tarafından şirketiniz adına düzenlendiği, yurt içi mukimi firmanın ise teslimatın Türkiye'de olması nedeniyle bu işlemi katma değer vergisine (KDV) konu ederken, yurt dışı mukim firma adına fatura düzenlediği,

belirtilerek, bu işlemin KDV'nin konusuna girip girmediği ile tarafınızca sorumlu sıfatıyla beyan edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.

  3065 sayılı KDV Kanununun;

1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamında yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

8/1-a maddesinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu,

9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği

hükümlerine yer verilmiştir.

Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C) bölümünün "2.1. KDV'de Tevkifat Uygulaması" başlıklı alt bölümünde;

"3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesine göre, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisine sahiptir.

Vergi alacağını güvence altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutabilecektir.

Maddede belirtilen işlemlere taraf olanlar, kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya kurumlardır. Bunlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu olacaklardır.

KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir."

açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu itibarla; tesliminin Türkiye'de yapıldığı, faturanın ise merkezi yurtdışında olan ... tarafından düzenlendiği bu işlem için faturada yer alan bedele isabet eden KDV'nin, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla tarafınızca sorumlu sıfatı ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.


(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.