Numara : 95
Tarih : 20.7.2019

VERGİ SİRKÜLERİ

 NO: 2019/95

 KONU: 7186 Sayılı Torba Kanun Yayımlandı.

7186 Sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" 19 Temmuz 2019 tarihli ve 30836 (I. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yürütme ve yürürlük maddeleriyle birlikte toplam 35 maddeden oluşan Kanunda aşağıdaki vergi düzenlemelerine yer verilmiştir:

  • Varlık barışı uygulaması,

  • Tahsil imkanı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen kredilerin değersiz alacak sayılması,

  • Faktoring şirketleri tarafından ayırılan özel karşılık tutarının gider olarak dikkate alınabilmesi,

  • Finansal yeniden yapılandırma düzenlemesinde vergi istisnaları,

  • Elektrik motorlu otomotiv üretilmesi/tercih edilmesinin vergisel yönden desteklenmesi,

  • Yurt dışı çıkış harcının artırılması,

  • Hasılat esaslı vergileme.

Kanunda yer alan vergi düzenlemelerine özetle bu sirkülerimizde yer vermekteyiz.

1) Varlık Barışı

Varlık barışı düzenlemesi en son 18.05.2019 tarihinde yayımlanan 7143 sayılı Kanun ile getirilmişti.                                                                                

Bu Kanunun 2 nci maddesiyle, yeni bir varlık barışı düzenlemesi getirilmektedir.

Yeni varlık barışı kapsam açısından önceki benzer düzenlemelerden bazı farklılıklar göstermektedir. Ayrıca bir önceki varlık barışında beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh edilirken, bu düzenleme kapsamında %1 oranında vergi tarh edilmesi öngörülmektedir.

a) Düzenlemenin kapsamı

Yeni varlık barışı kapsamına;

  • Yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları,

  • Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve yurt içinde bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar

girmektedir.

Söz konusu varlıkların, hangi tarih itibariyle sahip olunduğunun bir önemi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, yeni varlık barışı kapsamına, öncekilerden farklı olarak tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;

  • Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,

  • Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,

  • Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları

girmemektedir.

b) Yurt dışında bulunan varlıklar

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödeyeceklerdir.

Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

Ayrıca;

  • Bu varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19/07/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.

  • 19/07/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.

  • Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.

c) Yurt içinde bulunan varlıklar

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilecektir.

Beyan edilen söz konusu varlıklar, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilecektir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.

Ayrıca, bu kapsamda beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilecektir.

Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilecek ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

d) Ödenen verginin gider yazılamaması

Bu kapsamda ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir. Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

e) Vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması

Bu kapsamda bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Bu hükümden faydalanılabilmesi için;

  • Bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve

  • Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi

şarttır.

Yürürlük tarihi: 19/07/2019

2) Tahsil imkanı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen kredilerin/alacakların değersiz alacak sayılması

Bu Kanunun 16 ncı maddesiyle, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen krediler, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak sayılacaktır.

Benzer şekilde, yine bu Kanunun 26 ncı maddesiyle, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16 ncı maddesine eklenen 3 üncü fıkra ile özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacaklar, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak sayılacaktır.

Yürürlük tarihi: 19/07/2019

3) Faktoring şirketleri tarafından ayırılan özel karşılık tutarının gider olarak dikkate alınabilmesi

Hatırlanacağı üzere, 1.1.2019 tarihinden geçerli olmak üzere, 5.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7061 Sayılı Kanun ile finansal kiralama ve finansman şirketlerine, ayırdıkları özel karşılık tutarlarını gider yazmalarına imkan sağlanmış; ancak faktoring şirketleri bu kapsama dahil edilmemişti.

Bu Kanunun; 26 ncı maddesiyle, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Finansal kiralama ve finansman şirketleri” ibaresi “Şirket” şeklinde değiştirilerek, faktoring şirketlerine de ayırdıkları özel karşılık tutarını, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alabilmelerine imkan tanınmıştır.

Yürürlük tarihi: 19/07/2019

3) Finansal yeniden yapılandırma uygulaması

Bu Kanunun 17 nci maddesiyle, 5411 sayılı Bankacılık Kanununa eklenen geçici 32 nci madde ile finansal yeniden yapılandırma düzenlemesi getirilmiştir.

Buna göre, Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve finansman şirketleri ile bu maddede tanımlanan diğer finansal kuruluşlarla kredi ilişkisinde bulunan ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre hazırlanan Çerçeve Anlaşmalarda belirlenen borçlular, bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesini sağlamak amacıyla, dahil oldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırmaya tabi tutulabilecektir. Bu madde uyarınca yapılacak finansal yeniden yapılandırmalara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar ile belirlenecektir. Bu madde hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanacaktır.

Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca;

a) Yapılacak işlemler Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan (yargı harcı dahil) ve düzenlenecek kâğıtlar (Çerçeve Anlaşmaları ve Sözleşmeler dahil) Damga Vergisi Kanununa göre alman damga vergisinden,

b) Alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar banka ve sigorta muameleleri vergisinden (BSMV),

c) Kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımını destekleme fonundan (KKDF)

müstesna tutulmuştur.

Ayrıca ilgili Kanun maddesinde;

  • Kurumlar Vergisi Kanununun 5-1/(f) bendinde yer alan istisna hükmünün, kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanması,

  • Katma Değer Vergisi Kanununun 17-4/(r) bendinde yer alan istisna hükmünün, ilgili varlıkların Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında alacaklı kuruluşlara devir ve teslimi ile bu suretle ilgili varlıkları devralan alacaklı kuruluşların bu varlıkları devir ve tesliminde de uygulanması

öngörülmektedir.

Yürürlük tarihi: 19/07/2019

4) Ülkemizde elektrik motorlu otomotiv markası/markalarının üretilmesi ve bu araçların yurt içinde tercih edilirliğinin vergisel yönden desteklenmesi

Bu Kanunun 19 uncu maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 12 nci madde ile ülkemizde elektrik motorlu otomotiv markası/markalarının üretilmesinin ve bu araçların yurt içinde tercih edilirliğinin vergisel yönden desteklenmesi amacıyla düzenleme yapılmıştır.

Buna göre, 6745 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi kapsamında teşviklerden yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi yaratan egzoz gazı salimimin tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için münhasıran Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, bu yatırımları dolayısıyla Kanunun 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları yatırıma katkı tutarını, söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31/12/2035 tarihine kadar vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin (ÖTV), takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi suretiyle kullandırabilme hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

Yürürlük tarihi: 19/07/2019

5) Yurt dışı çıkış harcı tutarının artırılması

Bu Kanunun 20 nci maddesiyle, yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından çıkış başına alınan 15 TL harç miktarı 50 TL’ye çıkarılmış ve bu miktarın üç katına kadar artırılabilmesi hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir.

Yürürlük tarihi: 01/08/2019

6) Hasılat esaslı vergileme

Bilindiği üzere, “hasılat esaslı vergileme” ilk olarak 6 Nisan 2018 tarihinde yayımlanan 7104 sayılı Kanun’un 12 nci maddesiyle, KDV Kanunun mülga 38 inci maddesi yeniden düzenlenerek küçük ölçekli mükelleflere yönelik olarak getirilmiştir. Bu hükümden faydalanan KDV mükellefleri, hasılatları üzerinden belirlenen oranda KDV beyan edip ödeyerek yükümlülüklerini yerine getirmektedir.

Bu Kanun’un 1 inci maddesiyle benzer bir düzenlemenin küçük ölçekli bazı mükelleflere yönelik olarak kazanç üzerinden alınan vergilerde de uygulanması öngörülmektedir.

Kanun Teklifinde anılan uygulamanın kapsamı, ticari kazancı basit usulde, işletme hesabı veya bilanço esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek gruplarında faaliyette bulunanlardan talep edenler olarak belirlenmişti; ancak Meclis görüşmelerinde bu kapsam oldukça daraltılarak sadece şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerden talep edenler olarak belirlenmiştir.

Buna göre, anılan mükelleflerin söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (KDV Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları KDV dahil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınacaktır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır.

Yürürlük tarihi: 19/07/2019

7) Mülkiyet Kamuya Geçirilmesi Kararına Konu Kara Taşıtlarının İadesi

Bu Kanunun 14 üncü maddesiyle, 4458 sayılı Gümrük Kanununa eklenen geçici 10 uncu madde ile mevcut bir soruşturma kapsamında bulunan veya el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilen ve henüz tasfiyesi tamamlanmamış olan araçların iadesi mümkün hale gelmektedir.

Buna göre, Gümrük Kanununun 235 inci maddesi uyarınca mevcut bir soruşturma kapsamında bulunan veya el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilen kara ulaşım araçları ile ilgili olarak 31/12/2019 tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken ÖTV’nin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi hâlinde, araç hakkında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmeyecek, mevcut kararlar kaldırılacak ve el konulan araç sahibine iade edilecektir. İadesi talep edilen ulaşım araçlarının muhafazasına ilişkin masraflar araç sahibince ödenecektir.

Bu karar gümrük idaresi tarafından ilgili başsavcılığa/mahkemeye bildirilecektir. Tasfiyesi tamamlanmış ulaşım araçları için bu fıkra kapsamında başvurular kabul edilmeyecektir.

%25’lik oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak ilk iktisabı gerçekleşmiş kara ulaşım araçları ile ilgili olarak, bu Kanunun 235 inci maddesi kapsamında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmesi gereken fiilin gümrük idaresince tespit edilmesinden önce ve birinci fıkrada belirtilen süre içinde kendiliğinden bildirilmesi durumunda %15 olarak uygulanacaktır.

Konuya ilişkin işlem yapılmadan önce Ticaret Bakanlığınca yayınlanacak Yönetmeliği beklemek faydalı olacaktır.

Söz konusu Kanuna aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

 

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye


Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan “Deloitte Touche Tohmatsu Limited” ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.