Dijital Dönüşümde Vergi!

Dördüncü Endüstri Devrimi'nin bir parçası olarak görülen "dijital dönüşüm" bir taraftan kişileri, markaları, kurumları ve devletleri etkisi altına alırken diğer taraftan da bildiğimiz kavramlara yepyeni anlamlar katmaktadır.

Peki, sıkça duyduğumuz dijital iş yeri, dijital vergilendirme ve bunların getirdiği bir takım yükümlülükler hakkında ne kadar fikir sahibiyiz?

Dijital Vergi sayfasında, hazırladığımız Türkçe ve İngilizce makalelerle bu konulara kısaca değinmekteyiz.


Dijital Devrim

Asilhan Özkaya | DL Hukuk | Avukat

Neredeyse on yılda bir “tamamen” yenilenen bir hızla değişen dijital dünyanın mevzuatla kontrol altına alınması oldukça zordur. Her zaman birkaç adım önde giden dijital yenilenmenin, onu arkadan takip eden mevzuatın “periyodik olarak güncellenmesi” ile denetlenmesi ya da denetlenmeye çalışılması devam ettikçe, vaki denetim düzeyinin arzulanan düzeye gelemeyeceği görülmektedir. Bunun için daha proaktif ve yenilikçi bir yaklaşımla hareket edilmelidir. Denetim mekanizması olan devletin, daha ziyade “yaşayan” ve “kendini güncelleyen” önlemler alması beraberinde dijital evrimden faydalanacak kişilerin de ileriye yönelik adımlar atarak mevzuata uygunluğu gereği gibi sağlaması neticesini doğuracaktır.

İşte 24 Aralık 2015 tarihli ve 29572 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik ticaret faaliyetlerinin izlenmesi kapsamında bazı mükelleflere  (burada internetten satış yapanların altının özellikle çizilmesi gerekir) “sürekli bilgi verme” yükümlülüğünün getirilmesini de bu kapsamda algılamak gerekir. Keza sürekli bir şekilde veri aktarımının zorunlu hale getirilmesi, anılan “yaşayan” önleme bir örnek oluşturmaktadır.

1 Temmuz 2016 itibariyle geçerlilik kazanacak bahse konu yükümlülükler, aracı hizmet sağlayıcılar, bankalar, internet reklamcılığı hizmet aracıları ile kargo ve lojistik işletmecilerine elektronik ticaret ile ilgili ticari faaliyetlerinde sürekli bilgi verme zorunluluğunu beraberinde getirmektedir.

Şüphesiz bahse konu mevzuat değişikliğinin tatbiki yüksek önem arz etmektedir. Zira dijital devrimin hızı ve içinde barındırdığı riskler dikkate alınırsa, yeni düzenlemelerin uygulanması anında birtakım hukuki meseleler ortaya çıkabilecektir.

 

Zorunlu ve sürekli bir düzende verilmesi öngörülen bilgiler arasında, gerçek ya da tüzel kişilere ait ad soyad/unvan, TCKN/VKN bilgileri, gerçekleştirilen mal ve hizmet satış/kiralama işlemlerine ilişkin her bir tahsilat tutarı ve tarihi gibi bilgiler de yer almaktadır. Bu kabil bilgilerin kişisel veri tanımı içerisine girebileceği ifade edilebilir. Keza bu verilerden, kişilerin alışveriş alışkanlıkları, harcama eğilimleri, dinledikleri müzik ya da izledikleri film veya dizi tercihleri  gibi yaşam biçimlerine ve kişisel özelliklerine yönelik bilgilerin edinebilmesi de mümkündür. Yine bu verilerin, kişilerin etnik kökeni, siyasî düşüncesi, felsefi inancı, dini, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı bakımından gizli kalması gereken ve nitelikli olabilecek birtakım bilgileri içermesi mümkündür. Böyle bir durumda da gerek bildirim yükümü getirilen mükelleflerin, gerekse idarenin bahse konu kişisel bilgileri yürürlükteki mevzuat kapsamında gereği gibi muhafazası ve özen yükümlülüğü çerçevesinde ele alması gerektiği açıktır. Yeni düzenleme kapsamındaki her türlü veri ve bilginin, tebliğde açıklanan amaçlar için ve yine bu amaçlara uygun ve makul bir nispette kullanılması gerektiği kadar düzenleme ile güdülen amaçla bağdaşır bir süre zarfında muhafazası ve akabinde silinmesi önem arz etmektedir.

Bu itibarla denetim makamının bu yönde çalışma yapması gerektiği kadar mükelleflerin de bahse konu hassasiyetlerin ve vaki dijital devrimin “içinde” yer alacak bir yaklaşımda olmaları ve hatta gerektiğinde bu yaklaşıma sahip, veri analizi yapabilen hukuk ve vergi uzmanlarından destek almaları hukuk güvenliği açısından kritik bir boyuta ulaşacaktır. Zira salt hukuki işlemlerin ya da ticaretin değil, günlük kullanımda kendine yer bulan hemen her nesnenin bile internetinin olduğu bir süreç başlamış bulunuyor. Şüphesiz bu süreç de, kendisine kayıtsız kalanları oldukça geride bırakacak bir hızla karşımıza çıkacaktır.