Numara : 3
Tarih : 12.4.2017

Özelgenin tam metinine ulaşmak için üzerine tıklayabilirsiniz..

 


Ara:      Temizle

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Tarih
Açıklama
GİB'de Yayım Dönemi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MERSİN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı: 18008620-125[2017-721-1]-16071

Tarih: 11.04.2017

Konu: Ödemesi Ertelenen SGK Primlerinin Kurum Kazancının Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı

İlgi: 08.02.2017 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzdan, 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 28 inci maddesiyle 2016/Aralık, 2017/Ocak ve 2017/Şubat aylarına ilişkin SGK prim ödemelerinin kısmi olarak ertelenmesi uygulaması getirildiği, bu uygulamaya istinaden 2016/Aralık ayı SGK işçi ve işveren primlerinin 2016 yılı dördüncü dönem kurumlar geçici vergi ve yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinde gider olarak indirime konu edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, bu hüküm uyarınca kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirim konusu yapılabilecektir.
 
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre, hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla), 27 nci maddede yazılı giyim giderleri safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecektir.
 
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Prim Belgeleri ve Primlerin ödenmesi" başlıklı ikinci bölümünde sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin çeşitli hükümlere yer verilmiş olup, anılan bölümün "Primlerin Ödenmesi" başlıklı 88 inci maddesinin on birinci fıkrasında; Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarının, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamayacağı hükme bağlanmıştır.
 
5510 sayılı Kanuna, 6770 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile eklenen geçici 72 nci maddede ise; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinden, 2016 yılı Aralık ayı için geçici 68 inci, 2017 yılı Ocak ve Şubat ayları için geçici 71 inci madde kapsamında Hazine katkısına müstahak olanların, anılan maddeler uyarınca Hazine katkısı hesabında ilgili aylarda dikkate alınacak prim ödeme gün sayısının günlük 60 TL ile çarpımı sonucu bulunacak sigorta primine esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak 2016 yılı Aralık, 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta prim tutarlarını, sırasıyla 2017 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları içerisinde Kurumca belirlenecek tarihe kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılır. Bu maddenin uygulamasında, 2016 ve 2017 yılı içerisinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerleri için sigorta primlerini yasal süresinde ödeme şartı aranmaz."
 
hükümlerine yer verilmiştir.
 
Diğer taraftan, 174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "SSK Primlerinin Gelir ve Kurumlar Vergisi Yönünden Gider Yazılması" başlıklı (C) bölümünde;
 
 "…
 
506 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, "İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden, bu kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur." denilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında da "Kuruma ödenmeyen prim Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılmaz." hükmü yer almıştır.
 
Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde; "Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartiyle), 27 nci maddede yazılı giyim giderleri"nin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
 
 Bu hükümlere göre SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır.
 
Ancak, 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi gereğince bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden, Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda bu primler Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabilecektir."
 
açıklamalarına yer verilmiştir.
 
Bu hüküm ve açıklamalara göre, SGK primlerinin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerektiğinden, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın sigorta primleri fiilen ödendiği tarihte kazancın tespitinde gider olarak  dikkate alınabilecek olup, ilgili mevzuat gereği bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden yalnızca Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
 
Dolayısıyla, 5510 sayılı Kanunun geçici 72 inci maddesi ile yapılan düzenlemeye göre Aralık 2016 dönemine ilişkin sigorta primlerinin 2017 takvim yılının Ekim ayında ödenmesi mümkün olsa da, 174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar çerçevesinde Aralık ayına ilişkin primler ancak ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabileceğinden, 2017 yılı Ocak ayı içinde ödenmeyen 2016 Aralık ayına ait sigorta primlerinin 2016 yılı kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 62030549-125[30-2015/280]-14801

17.01.2017

Konu: Yurt Dışı Mukim Firmadan Alınan Kredinin Vergilendirilmesi Hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin ithal edeceği malların alımında kullanılmak üzere, herhangi bir ortaklık bağınızın bulunmadığı … merkezli … unvanlı özel firmadan kredi kullanıldığı belirtilerek; yurt dışından alınan krediye ilişkin olarak ödenecek faiz tutarları üzerinden vergi kesintisi ve KKDF uygulaması söz konusu olup olmayacağı konularında bilgi verilmesi istenilmektedir.

A-Kurumlar Vergisi Yönünden Değerlendirme:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden dar mükellefiyet esasında vergilendirilecekleri hüküm altına alınmış ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında da dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır.

Aynı Kanunun dar mükellefiyette vergi kesintisinin düzenlendiği 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında, dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış, anılan fıkranın (ç) bendinde de Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları üzerinden vergi kesintisi yapılması hüküm altına alınmıştır.

Anılan maddenin sekizinci fıkrası ile Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye istinaden yayımlanan 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin (5) numaralı bendinde, her nevi alacak faizlerinden yapılacak vergi kesintisi oranları belirlenmiş olup söz konusu bendin; (a) alt bendiyle yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden yapılacak tevkifat oranı (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) % 0, (ç) alt bendiyle de diğer alacak faizi ödemeleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı % 10 olarak belirlenmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin (6) numaralı bendinde ise kaynağı ne olursa olsun her nevi alacak faizlerinin (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla cari hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil.) menkul sermaye iradı sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketinize kredi veren … mukimi firmanın, sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren bir kurum olması ve ilgili ülke mevzuatı gereğince banka veya kredi vermeye yetkili kuruluş olduğunun tevsiki şartıyla, bu kuruma ödeyeceğiniz faizler üzerinden %0 oranında, aksi halde ise %10 oranında vergi kesintisi yapmanız gerekmektedir.

Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu bağlamda, kredi veren firmanın, şirketinizle ilişkili kişi olması durumunda Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.

B-Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) Yönünden Değerlendirme:

12/5/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kararnameye ilişkin KKDF hakkında 6 sıra no.lu Tebliğin 2 nci maddesinde, bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları kredilerin % 3 oranında KKDF kesintisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 11 inci maddesinde, bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları döviz ve altın kredilerinde (fiduciary işlemler hariç);

-ortalama vadesi bir yıla kadar olanlarda %3,

-ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 2 yıl arasında olanlarda %1,

-ortalama vadesi 2 yıl (2 yıl dahil) ile 3 yıl arasında olanlarda %0,5,

-ortalama vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve üzerinde olanlarda %0

oranlarında KKDF kesintisi yapılacağı karara bağlanmıştır.

6 sıra no.lu Tebliğin 2 nci maddesinin devamında, fon kesintilerinin, Türk Lirası kredilerde tahakkuk ettirilen faiz tutarı üzerinden; döviz kredilerinde ise kredinin kullanıldığı tarihte kredinin anapara tutarı üzerinden hesaplanacağı açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre, söz konusu krediye ilişkin olarak kredinin kullanılmasına aracılık eden banka tarafından yürürlükteki oranlara göre KKDF kesintisi yapılması gerekmektedir.

C-Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) Yönünden Değerlendirme:

6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir." hükmü ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında, "90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar..." hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun mükellefi belirleyen 30 uncu maddesinde ise BSMV'yi banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

87 seri no'lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin "B-2- 6802 Sayılı Kanunun 28 inci Maddesinin İkinci Fıkrasında Belirtilen Muamele ve Hizmetleri Esas İştigal Konusu Olarak Yapanlar" başlıklı bölümünde; "... Buna göre, banker kapsamında BSMV mükellefi olmak için, anılan Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemlerin esas iştigal (ana faaliyet) konusu olarak yürütülmesi ve bu işlemler dolayısıyla lehe para alınması gerekmektedir...

Esas itibarıyla 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemler, ilgili kanunlar uyarınca verilen yetki veya izin ile yapılabilecek işlemlerdir...

Buna göre, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri esas iştigal konusu olarak yapanlar, bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürüten kişileri ifade etmektedir. Dolayısıyla bunların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri "esas iştigal konusu" olarak BSMV'ye tabi olacak, bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri "esas iştigal konusu" olmadığından KDV'ye tabi olacaktır.

Örnek 1: 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre kurulan ve gayesi esas itibarıyla başka işletmelere iştirakten ibaret olan holding şirketlerince yapılan 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemler esas iştigal konusu olarak değerlendirilemeyeceğinden BSMV'nin konusuna da girmeyecektir. Dolayısıyla, 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan herhangi bir işlemi (ödünç para verme işleri gibi) ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürütmeyen şirketler, bu işlemleri ana sözleşmelerinde faaliyet konularından biri olarak belirtmiş olsa dahi, bu işlemleri nedeniyle banker sayılmayacak ve BSMV mükellefi olmayacaktır..." açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, bir şirketin banker kapsamında BSMV mükellefi olabilmesi için Türkiye'de yerleşik olması ve Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri (menkul kıymet alım satım, menkul kıymet alım satımına aracılık, kredi verme) esas iştigal (ana faaliyet) konusu olarak yapması gerekmektedir.

Bu itibarla, … unvanlı firmanın şirketinize kullandırdığı kredi dolayısıyla lehe aldığı paralar (faiz tutarları), BSMV'nin konusuna girmemektedir.

Öte yandan, … unvanlı firmanın kredi verme işleminin mahiyet itibarıyla (işlem Türkiye'de yapılmadığından BSMV'nin konusuna girmemekle birlikte) BSMV kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu, bu işlem dolayısıyla söz konusu şirketin faaliyette bulunduğu ülkenin mevzuatına göre kredi kuruluşu (banka veya banka benzeri kredi kuruluşu) olarak kabul edilip edilmemesine göre değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, söz konusu şirketin kredi verme işlemi/işlemleri dolayısıyla faaliyette bulunduğu ülke mevzuatına göre kredi kuruluşu olarak kabul edilmesi durumunda mahiyet itibarıyla BSMV'nin kapsamında değerlendirilebilecek bir işlem söz konusu olacaktır.

Söz konusu şirketin kredi verme işlemi/işlemleri dolayısıyla faaliyette bulunduğu ülke mevzuatına göre kredi kuruluşu olarak kabul edilmemesi durumunda ise kredi verme işleminin mahiyet itibarıyla da BSMV'nin konusu dışında değerlendirilmesi gerekeceği tabiidir.

Ç-Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden Değerlendirme:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

-1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalinin katma değer vergisine tabi olduğu,

-9/1 inci maddesinde; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması halinde, vergiye tabi işlemlere taraf olanların verginin ödenmesinden sorumlu tutulacağı,

-17/4-e maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu

hüküm altına alınmıştır.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin "Banka ve Bankerlik İşlemleri" başlıklı II-F/4.5.1 bölümünde;

"Banka ve sigorta muameleleri vergisinin konusunu, banka ve sigorta şirketlerinin Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine aldıkları paralar oluşturmakta; bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine almış oldukları paralar da aynı verginin kapsamına girmektedir. Bu işlemler Kanunun (17/4-e) maddesi ile KDV'den istisna edilmiştir.

Ayrıca, Türkiye'de banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi tutulmamış olan yurt dışı kredi işlemlerinin mahiyet itibarıyla banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olan yurt içi bankacılık hizmetlerinden farksız olduğu açıktır. Dolayısıyla, yurt dışı kredi işlemlerinde de Kanunun (17/4-e) maddesi hükmü uyarınca KDV hesaplanmaz." denilmektedir.

Söz konusu Tebliğin "İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler" başlıklı I-C/2.1.2.1 bölümünde ise tevkifata ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Bu açıklamalara göre, … yerleşik … unvanlı firmanın kredi verme işlemi/işlemleri dolayısıyla faaliyette bulunduğu ülke mevzuatına göre kredi kuruluşu olarak kabul edilmesi durumunda söz konusu işlem mahiyeti itibarıyla BSMV'nin kapsamında değerlendirileceğinden yurt dışı kredi kullanımı, Kanunun 17/4-e maddesi gereğince katma değer vergisinden istisna olacaktır.

Söz konusu şirketin kredi verme işlemi/işlemleri dolayısıyla faaliyette bulunduğu ülke mevzuatına göre kredi kuruluşu olarak kabul edilmemesi durumunda ise kredi verme işleminin mahiyet itibarıyla da BSMV'nin konusu dışında değerlendirileceğinden kredi üzerinden hesaplanan faiz tutarları KDV Kanununun 1/2 nci maddesine göre katma değer vergisine tabi olacaktır. Faiz tutarları üzerinden hesaplanan KDV'nin ise Kanunun 9 uncu maddesi gereğince şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla 2 no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

GELİR VERGİSİ KANUNU

Tarih
Açıklama
GİB'de Yayım Dönemi

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 62030549-125[6-2016/423]-91026

03.04.2017

Konu: Serbest bölgede üretilen yazılım programının fiziki   mal olarak ihraç edilmesi durumunda dövizin Türkiye’ye gelmesinin tevsiki.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest bölgesinde yazılım üretimi ve ihracatı ile ilgili faaliyet gösterdiğini belirterek serbest bölgede CD şeklinde hazırlanarak fiziki mal olarak ihraç edilen yazılım bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirilme yükümlülüğü ile elektronik transfer yöntemi ile ihraç edilen yazılım bedelinin döviz olarak gelmesi gereken tarih hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 24/2/2017 tarihli ve 29989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/2/2017 tarihli ve 6772 sayılı Kanunla değiştirilen 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde;

"Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;

...

b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu oranı %50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi, stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir...." hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esaslar 12/03/2009 tarihli ve 27167 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Seri No'lu Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılmış olup uygulama söz konusu tebliğ kapsamında yürütülmektedir.

Söz konusu Tebliğin;

"3.1. Üretilen Ürünlerin FOB Bedeli" başlıklı bölümünde;

 

"3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükellefler tarafından bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az % 85'inin yurt dışına ihraç edilmesi kaydıyla, istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir..." açıklamasına yer verilmiştir.

 

Aynı Tebliğ'de değişiklik yapılmasına dair 3 Seri No. lu Tebliğin "3.6. Yazılım Faaliyetleri" başlıklı bölümünde;  "Tebliğin bu bölümünde geçen;

 

-Elektronik transfer yöntemi: Yazılımın internet üzerinden elektronik ortamda gönderilmesini,

 

-Yazılım: Bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin ve hizmetlerin tümünü,

 

-Yurt dışındaki müşteri: İkametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini,

 

ifade eder.

 

Yazılım tanımına uygun bir programın ticari amaçla hazırlanması ve elektronik transfer yöntemiyle ihraç edilmesi halinde, bu yazılım faaliyeti kapsamında serbest bölgede fiilen istihdam edilen personele ödenen ücretler 3218 sayılı Kanunda belirtilen şartları taşıması koşuluyla gelir vergisinden istisna edilecektir.

 

Yazılım faaliyetinin istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için;

 

-Söz konusu faaliyetin münhasıran ve fiilen serbest bölgede yapılması,

 

-İşyeri alt yapısının ve teknik donanımının bu faaliyetin yapılmasına müsait olması

 

-Yazılımın yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması,

 

-Yazılımdan yurt dışında faydalanılması,

 

-Faturanın yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi,

 

-Dövizin Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi (ödeme belgesi, banka dekontu vb.),

 

-Ürünün, gümrük çıkış beyannamesi (gümrük çıkış beyannamesi düzenlenmesinin zorunlu olmadığı durumlarda, ilgili mevzuata göre düzenlenen serbest bölge işlem formu) ve YMM faaliyet raporu ile fiili ihracatının gerçekleştiğinin tevsik edilmesi,

 

gerekir." açıklamasına yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan 1 Seri No.lu Tebliğin "3.7.1. Raporun Konusu ve İbraz Süreleri" başlıklı bölümünde ise,

 

" İstisna uygulamasında;

 

-Serbest bölgede üretilen ürünlerle bölge içinden, Türkiye'den veya dışarıdan alınan ürün tutarları,

 

-Bölge içine, Türkiye'ye veya yurt dışına satış tutarları,

 

-Bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az  % 85'inin yurt dışına ihraç edildiği,

 

hususlarının bu Tebliğde açıklanan usul ve esaslara uygun olduğunun yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenecek faaliyet raporu ile tevsik edilmesi üzerine, tecil edilen vergi terkin edilecektir. Düzenlenecek YMM faaliyet raporuna, Gümrük Çıkış Beyannamesi, Faaliyet Ruhsatı ile Kapasite Raporu örnekleri de eklenecektir.

 

...

 

Mükellefler, istisna uygulamasına ilişkin olarak yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen faaliyet raporlarını en geç faaliyette bulunulan takvim yılını takip eden yılın şubat ayının  15 inci günü akşamına kadar muhtasar beyannameyi verdikleri vergi dairesine teslim edeceklerdir.

 

Yıl içinde faaliyetine son veren ya da ürettiği ürünü sonraki yıl içerisinde tamamen satan veya kısmen satışla %85 şartını gerçekleştiren mükellefler ise, söz konusu raporları faaliyetlerine son verdikleri ya da ürünü sattıkları veya %85 şartını gerçekleştirdikleri ayı takip eden ikinci ayın 15 inci günü akşamına kadar muhtasar beyannameyi verdikleri vergi dairesine teslim edeceklerdir.

 

Bu bölümde belirtilen YMM raporlarının süresi içerisinde ibraz edilemeyeceğine ilişkin, mükellefler veya YMM'ler tarafından makul mazeret bildirilmesi halinde, vergi dairesince 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesine göre bu Tebliğde belirlenen sürelerin bir katını geçmemek üzere ek süre verilebilecektir.

 

..." açıklamaları yer almıştır.

 

Ayrıca,  29/07/2010 tarih ve 27656 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 Seri No'lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde ,

 

"… mükelleflerin öngörülen şartları sağlayıp sağlamadıklarının tespit edilmesi amacıyla düzenlenmesi gereken Serbest Bölge Faaliyet Tasdik raporunun dispozisyonu hakkında, 31/12/2009 tarihli ve 27449 (4.Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 42 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır....

 

Buna göre, YMM'ler tarafından düzenlenen Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunun, faaliyette bulunulan takvim yılını takip eden Şubat ayının 15 inci günü akşamına kadarki süreyi kapsayan birinci dönem ile mükellefler veya YMM'ler tarafından verilecek dilekçe üzerine belirlenen birinci dönem süresinin bir katını geçmemek üzere verilen ek süreden oluşan ikinci döneme ait süre içinde ibraz edilmesi mümkündür.

 

Bu çerçevede, Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunun, söz konusu istisnanın uygulanacağı takvim yılını takip eden Şubat ayının 15 inci günü akşamına kadar vergi dairesine veremeyen mükellefler veya YMM'lerce herhangi bir başvuruda bulunulmaksızın, bu süreyi takip eden 46 günlük süre içinde verilmesi halinde vergi dairesince kabul edilerek, ek süre verilmesi için başvuruda bulunulmaması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 352/II-7 nci maddesi gereğince adlarına usulsüzlük cezası tatbik edilmek suretiyle işleme konulması, bu süreden sonra verilecek YMM raporlarının ise işleme konulmaması gerekmektedir." denilmektedir.

 

42 Seri No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinin,  "2 - Yeminli Mali Müşavirler Tarafından Düzenlenecek Olan Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunda Bulunması Gereken Bilgiler." başlıklı bölümünde,

 

"Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporu, bu Tebliğin (1) numaralı ekini oluşturan Rapor Kapağına ve (2) numaralı ekini oluşturan Rapor Dispozisyonuna uygun olarak hazırlanacaktır. Düzenlenecek rapora, Gümrük Çıkış Beyannamesi, Faaliyet Ruhsatı ile Kapasite Raporu örnekleri ile raporu düzenleyen yeminli mali müşavirin gerekli gördüğü inceleme ile ilgili diğer belgelerin eklenmesi gerekmektedir.

 

 

1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde ve gerektiğinde bu konuda yayımlanacak tebliğ ve benzeri düzenlemelerde açıklanan usul ve esaslara uygun olduğunun tevsik edilmesi gerekmektedir...." açıklamasına yer verilmiştir.

 

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

 

-Serbest bölgede üretilen yazılım programının CD ya da elektronik transferi yöntemiyle ihracatında gelir vergisi istisnası uygulamasından faydalanılabilmesi için söz konusu Kanun, Tebliğ ve Sirkülerde tecil edilen verginin terkin edilmesi için aranılması istenilen tüm şartların gerçekleşmiş olması, bu şartlar arasında yer alan "Dövizin Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi (ödeme belgesi, banka dekontu vb.)" hususuna ilişkin belgelerin de, YMM faaliyet raporuna eklenmesi ve/veya ibrazı suretiyle raporun vergi dairesine ibraz edilmesi gerekecektir.

 

-YMM raporlarının süresi içerisinde ibraz edilemeyeceğine ilişkin, mükellefler veya YMM'ler tarafından makul mazeret bildirilmesi halinde, vergi dairesince 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesine göre söz konusu Genel Tebliğde belirlenen sürelerin bir katını geçmemek üzere ek süre verilmesi halinde de raporun ibraz süresine kadar dövizin getirildiğinin tevsiki gerekir.

 

-Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunun, söz konusu istisnanın uygulanacağı takvim yılını takip eden Şubat ayının 15 inci günü akşamına kadar vergi dairesine veremeyen mükellefler veya YMM'lerce herhangi bir başvuruda bulunulmaksızın, bu süreyi takip eden 46 günlük süre içinde verilmesi halinde (ek süre verilmesi için başvuruda bulunulmaması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 352/II-7 nci maddesi gereğince adlarına usulsüzlük cezası tatbik edilmek suretiyle) işleme konulması durumunda bu tarihe kadar dövizin getirildiğinin tevsiki gerekir.

 

- 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 9/2/2017 tarihli ve 6772 sayılı Kanunla değiştirilen geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, serbest bölgelerde istihdam edilen personelin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkin uygulamaların, 1 Seri No'lu Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılan usul ve esasa yönelik açıklamalara göre yürütülmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 62030549-125[3-2014/333]-83703

24.03.2017

Konu: Bölgesel yönetim merkezinde istihdam edilen hizmet   erbabına döviz olarak ödenen ücretlerin gelir vergisinden istisna olup  olmadığı

   İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden bölgesel yönetim merkezi olarak kurulan irtibat büronuz çalışanlarına yapılacak ücret ödemelerinin Gelir Vergisi Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (14/b) bendi uyarınca gelir vergisinden istisna olup olmadığı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

 

   193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23 üncü maddesinde, "Aşağıda yazılı ücretler Gelir Vergisi'nden istisna edilmiştir:

 

   ...

   (6728 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle değişen bent; Yürürlük 01.09.2016)14. a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler;

 

   b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin, Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezlerinde münhasıran merkezin faaliyet izni kapsamında istihdam ettikleri hizmet erbabına Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler;

 

   ..." hükmü yer almıştır.

 

   Konuya ilişkin 02/10/2016 tarihli 29845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 293 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Ücret istisnalarına ilişkin düzenlemeler" başlıklı 3. bölümünde; "Madde 11-...

 

   b) Bölgesel yönetim merkezlerine istisna hükmünün uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların mevcut olması gerekmektedir:

 

   1) İşveren sıfatıyla ücret ödemesinde bulunan kurumların, Türkiye'de kanuni ve iş merkezinin bulunmaması (Türkiye'de kanuni ve iş merkezi bulunmayan kurumların ise tam mükellef oldukları Devlette hangi statüyü taşıdıkları, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığı herhangi bir iktisadi işletmelerinin varlığı ya da yokluğu önem taşımayacaktır.)

 

   2) Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbabı (ücretli) ve yapılan ödemenin ücret olması.

 

   3) Dar mükellef kurumun ücret ödemesi yaptığı hizmet erbabının Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezlerinde faaliyet izni kapsamında istihdam edilmesi.

 

   4) Dar mükellef kurumun Türkiye'deki personeline yapılacak ödemenin bu kurumun yurt dışı kazançlarından karşılanması.

 

   5) Ücretlerin döviz olarak ödenmesi.

 

   ..." açıklamalarına yer verilmiştir.

 

   Bu hüküm ve açıklamalara göre, Gelir Vergisi Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (14/b) bendine göre, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin, Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezlerinde münhasıran merkezin faaliyet izni kapsamında istihdam ettikleri hizmet erbabına Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.

 

   Bu itibarla, Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden bölgesel yönetim merkezi olarak kurulan irtibat büronuzda istihdam edilen hizmet erbabına yapılacak ücret ödemelerinin, 293 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "Ücret istisnalarına ilişkin düzenlemeler" başlıklı 3. bölümünde yer alan ve yukarıda da sayılan şartların bir arada sağlanması kaydıyla, gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

   Diğer taraftan, istisnanın uygulanabilmesi için söz konusu ücretin irtibat büronuzda çalışan personele, döviz olarak veya yurt dışından gelen paraların yetkili bankalarda bozdurulmak suretiyle Türk parası olarak ödenmesi ve döviz bozdurulması ile ilgili belgelerin ücret bordrolarına eklenmesi gerekmektedir.

 

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Gelir   Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 62030549-120[25-2016/806]-70902

10.03.2017

Konu: İkramiye ödemesinde gelir vergisinden istisnası hakkında.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda,  vakfınızın 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 inci maddesi kapsamında kurulan sosyal güvenlik sandığı olduğu, vakıf senediniz gereğince kendisine zat aylığı bağlanan ve hak kazanma koşullarını gerçekleştiren üyelerinize emeklilik ikramiyesi ödendiği belirtilerek,  6728 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve geçici 1 inci maddesi ile yapılan değişik sonucu yapılacak emeklilik ikramiyesi ödemelerinde gelir vergisinden istisna edilecek tutarın nasıl belirleneceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, aynı Kanunun 4697 sayılı Kanunla değişik 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde " Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından, kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlilik ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan ödemeler en yüksek Devlet memuruna (6728 sayılı kanunun 12 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 1/9/2016) çalışılan süreye bağlı olarak ödenen tutardan fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tâbi tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif sandıklardan gerek aynı sandıktan muhtelif zamanlarda yapılan ikramiye, tazminat ve toptan ödemeler topluca dikkate alınır.)"  hükmüne yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, 4697 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesine göre, 7/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş sigorta poliçelerine ait emekli ve yardım sandıklarına ödenen primler ile bu sandıklardan iştirakçilerine yapılan ödemeler hakkında, bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup Gelir Vergisi Kanununun 7/10/2001 tarihinden önceki 4369 sayılı Kanunla değişik 25 inci maddesinin 3 numaralı bendinde, " Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli sandıklarınca kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar ile on yıl süre ile prim veya aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından iade olunan mevduat veya toptan yapılan ödeme tutarı (Kamu idare ve müesseseleri ile kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları dışında kalan tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan yapılan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif emekli sandıkları ile sigorta şirketleri ve yardım sandıklarından gerek aynı emekli sandığı ile sigorta şirketleri ve yardım sandıklarından muhtelif zamanlarda alınan ikramiye, tazminat ve toptan yapılan ödemeler topluca dikkate alınır.)" hükmü yer almaktadır.

 

Öte yandan, 6728 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde "(1) 28/6/2001 tarihli ve 4697 sayılı Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulamasında, 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı ve 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bentlerinin parantez içi hükmünde yer alan istisna tutarının hesaplanmasında 30 yıldan aşağı olmamak üzere prim yatırılan süreler dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.

 

Konuya ilişkin olarak 02.10.2016 tarihli ve 29845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 293 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, 7/10/2001 tarihinden önce akdedilmiş sigorta poliçelerinde; 10 yıldan az olmamak koşuluyla prim veya aidat ödemiş olan üyelere yapılan toptan ödemelere uygulanacak istisna tutarının hesabında 30 yıllık süreye isabet eden en yüksek Devlet memuruna (Başbakanlık Müsteşarına) ödenen ikramiye tutarı, üyelerin daha fazla süre ile prim veya aidat ödemiş olmaları halinde ise 30 yıldan aşağı olmamak üzere fiilen prim yatırılan süreye isabet eden en yüksek Devlet memuruna (Başbakanlık Müsteşarına) ödenen ikramiye tutarı, kadarlık kısımlarının istisna kapsamında değerlendirilmesi, bu tutarı aşan kısımların ise Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ücret olarak vergiye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

ERZURUM VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 30094508-125.05[2016/2.3]-14

08.03.2017

Konu: Proje Değerlendirme Komisyonu üyelerine ödenen ücretler

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Atatürk Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde yönetici şirket olarak faaliyet gösterdiğinizi belirterek, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 14/g maddesi hükmü doğrultusunda oluşturulan Proje Değerlendirme Komisyonunda görev yapan sektör uzmanı ve öğretim elemanlarına tarafınızca ödenen proje değerlendirme ücretlerinin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 18 inci maddesi kapsamında gelir vergisi ve katma değer vergisinden muaf tutulup tutulmayacağı ile söz konusu ödemelerin belge düzenine ilişkin olarak Başkanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.

 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde;

"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..."

denilmiş, 62 nci maddesinde de; hizmet erbabını işe alan emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler işveren olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 65 inci maddesinde;

"Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtısasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin iş verene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır." hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), (2) numaralı bendinde de yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

6676 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değişik geçici 2 nci maddesinde ise;

"Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

Bölgede çalışan; AR-GE, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31/12/2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır. Gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak olan destek personeli sayısı, AR-GE ve tasarım personeli sayısının yüzde onunu aşamaz. Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günlerine isabet eden ücretler de bu istisna kapsamındadır. Haftalık kırk beş saatin üzerindeki ve ek çalışma sürelerine ilişkin ücretler bu istisnadan faydalanamaz. Yönetici şirket, ücreti gelir vergisi istisnasından yararlanan kişilerin Bölgede fiilen çalışıp çalışmadığını denetler. Ancak, Bölgede yer alan işletmelerde çalışan AR-GE ve tasarım personelinin bu Bölgelerde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının Bölge dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda Bölge dışındaki bu faaliyetlere ilişkin ücretlerinin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Bakanlar Kurulunca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı ile Bölgede yer alan işletmelerde en az bir yıl süreyle çalışan AR-GE ve tasarım personelinin yüksek lisans yapanlar için bir buçuk yılı, doktora yapanlar için iki yılı geçmemek üzere Bölge dışında geçirdiği sürelere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Bakanlar Kurulunca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı, gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Bu kapsamda teşvikten yararlanılması için Bölge yönetici şirketinin onayının alınması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur. Yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirilen sürenin Bölgede yürütülen görevle ilgili olmadığının tespit edilmesi halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezalardan ilgili işletme sorumludur...." hükmü yer almaktadır.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3 üncü maddesinde;

"Bu Kanunun uygulanmasında;

m) AR-GE Personeli: AR-GE faaliyetlerinde doğrudan görevli araştırmacı, yazılımcı ve teknisyenleri,

n) Araştırmacı: AR-GE faaliyetleri ile yenilik tanımı kapsamındaki projelerde, yeni bilgi, ürün, süreç, yöntem ve sistemlerin tasarım veya oluşturulması ve ilgili projelerin yönetilmesi süreçlerinde yer alan en az lisans mezunu uzmanları,

...

p) Destek Personeli: AR-GE veya tasarım faaliyetlerine katılan veya bu faaliyetlerle doğrudan ilişkili yönetici, teknik eleman, laborant, sekreter, işçi ve benzeri personeli,

bb) Tasarım Personeli: Tasarım faaliyetlerinde doğrudan görevli tasarımcı ve teknisyenleri,

İfade eder" hükmü yer almaktadır.

10.08.2016 tarih ve 29797 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin "Yönetici şirketin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise;

"Yönetici şirket, Kanunun amacını gerçekleştirmek üzere;

g) Bölgede Ar-Ge veya tasarım faaliyetinde bulunmak üzere yer almak isteyen girişimcilerin münhasıran Bölgede yürütecekleri her bir Ar-Ge veya tasarım projesinin, yönetici şirketin belirleyeceği, konusunda uzman iki üyesi öğretim elemanı, bir üyesi ise sektör uzmanı veya 15/2/2013 tarihli ve 28560 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bireysel Katılım Sermayesi Hakkında Yönetmelik kapsamında lisansı olan bireysel katılım yatırımcısı olmak üzere proje ile ilişkisi olmayan en az üç üyeli, kuluçkaya uygun girişimcilere ait Ar-Ge veya tasarım projesinde ise konusunda uzman bir öğretim elemanı olmak üzere en az bir üyeli Proje Değerlendirme Komisyonuna; proje süresi ile birlikte Bölge içi ve dışında geçirilmesi gereken sürelerinin uygunluğu, ticarileşme potansiyeli, ithal ikame veya ihracat potansiyeli olan yüksek teknolojik ürünleri geliştirebilecek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirebilecek, ürün kalitesini veya standardını yükseltebilecek, verimliliği artırabilecek, üretim maliyetlerini düşürebilecek, teknolojik bilgi üretilebilecek, ürünlerin katma değerini artıracak, etkin bir üniversite-sanayi işbirliği gerçekleştirebilecek bir Ar-Ge veya tasarım projesi olup olmadığı bakımından inceletilmesi,....

görevlerinin yerine getirilmesi ile birlikte, Kanun ve Yönetmelik kapsamında Bölgenin yönetimi ve işletilmesi için gerekli olan işlemleri yapmakla yükümlüdür." düzenlemesine yer verilmiş olup, bölgede personel istihdamına ilişkin düzenlemeler ise Yönetmeliğin 18 inci maddesinde yer almaktadır.

Buna göre; Atatürk Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde yönetici şirket olarak faaliyet gösteren şirketinizin, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 14/g maddesi kapsamında oluşturduğu Proje Değerlendirme Komisyonunda görevlendirilen sektör uzmanı ve öğretim elemanları, 4691 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan "Ar-ge personeli" tanımı, (n) bendinde yer alan "Araştırmacı" tanımı,(p) bendinde yer alan "Destek Personeli" tanımı ile (bb) bendinde yer alan "Tasarım Personeli" tanımı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu komisyon üyelerine ödenen proje değerlendirme ücretlerinin gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün değildir.

Bu hükümler uyarınca, 4691 sayılı yasa gereğince oluşturulan Proje Değerlendirme Komisyonunda görevlendirilen sektör uzmanı ve öğretim elemanlarının;

-Şirketinize tabi ve bağlı olarak çalışmaları halinde, bunlara yapılacak ödemelerin ücret olarak kabul edilmesi ve 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması,

-Şirketinize tabi ve bağlı olmaksızın kendi nam ve hesaplarına çalışmaları halinde ise bunlara yapılacak ödemelerin serbest meslek ödemesi olarak kabul edilerek, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması, gerekmektedir.

Diğer taraftan, ücret olarak yapılan ödemelerin ücret bordrosu ile serbest meslek ödemelerinin de şirketinize düzenlenecek serbest meslek makbuzu ile belgelendirileceği tabiidir.

Ayrıca, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı alt bendinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin, katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre şirketiniz tarafından 4691 sayılı Kanun gereğince oluşturulan Proje Değerlendirme Komisyonunda görevlendirilen sektör uzmanı ve öğretim elemanlarının, vermiş oldukları proje değerlendirme hizmetinin serbest meslek faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi halinde, bu hizmet 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV ye tabi tutulacaktır. Ancak verilen hizmetin, arızi serbest meslek faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi halinde ise KDV ye tabi olmayacaktır.

Ayrıca, söz konusu komisyon üyelerine yapılan ödemelerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi uyarınca ücret olarak değerlendirilmesi halinde, ücretler KDV  nin konusuna girmediğinden ödenen tutarlar üzerinden KDV hesaplanmayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 84098128-120.03.05[25-2016-2]-7775

08.03.2017

Konu: 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışmakta iken iş   akdinin ikale yoluyla sona ermesi nedeniyle ödenen kıdem tazminatından gelir   vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hk.

İlgi: 08/12/2016 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …. Ltd. Şti. firmasında gazeteci olarak çalışmakta iken karşılıklı anlaşma ile ikale sözleşmesi imzaladığınızı belirterek, söz konusu ikale sözleşmesine istinaden tarafınıza ödenen kıdem tazminatından gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

61'inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır:

...

2. Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler;

…'' hükmü yer almaktadır.

 

Ayrıca, aynı Kanunun 25'inci maddesinde gelir vergisinden istisna edilen tazminat ve yardımlar sayılmakta olup, 7 numaralı bentte; "1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun "Akdin işveren tarafından feshi ve kıdem tazminatı" başlıklı 6'ncı maddesinde;

"Meslekte en az beş yıl çalışmış olan gazetecilere kıdem hakkı tanınır. Kıdem hakkı gazetecinin mesleke ilk giriş tarihinden itibaren hesaplanır.

Akdin feshi halinde gazeteci, bu süreye göre hesaplanacak tazminatı almaya hak kazanır.

Birinci maddenin şümulüne giren bir işyerinde işverenle arasındaki hizmet münasebeti bir veya müteaddit mukaveleye istinaden fasılasız olarak en az beş yıl sürmüş olan gazetecinin işine son verilmesi yapılacak yazılı ihbardan itibaren üç ay geçtikten sonra muteber olur. Beş seneden az hizmeti olanlar için bu ihbar müddeti bir aydır.

İhbar müddetinin son günü olan tarih tazminata esas tutulur ve yıllık izinden sayılmaz.

Gazeteci yıllık iznini kullanmamışsa, işine son verilmesi halinde, izin müddetine ait ücreti kendisine peşin olarak verilir.

Hizmetine bu madde hükümlerine göre son verilen gazeteciye feshi ihbar edilen mukavelenin taallük ettiği her hizmet yılı veya küsuru için, son aylığı esas ittihaz olunmak suretiyle her yıl için bir aylık ücreti miktarında tazminat verilir. Ancak, yıllık hizmetin altı aydan az kısmı nazara alınmaz. İlk mukavele yılında bu miktar hesaplanmaz.

Bir defa kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi, yeni işine girişinden itibaren hesaplanır. Ancak, buna aykırı olarak işverenle gazeteci arasında yapılacak mukavele muteberdir.

…  " hükmü yer almaktadır.

 

Mezkur Kanunun "Akdin gazeteci tarafından feshi" başlıklı 7'nci maddesinde ise;

"Gazeteci en az bir ay evvel işverene yazılı ihbarda bulunmak suretiyle iş akdini her zaman feshedebilir." hükmüne yer verilmiştir.

 

Yukarıdaki hükümlere göre, 5953 sayılı kanun uyarınca kıdem tazminatı, Kanunun 6'ncı maddesinde belirtildiği üzere iş akdinin feshi hallerinde hak kazanılan bir tazminattır.

 

Ancak uygulamada, işçi ve işveren karşılıklı olarak anlaşmak suretiyle iş sözleşmesini sona erdirebilmekte ve bu sözleşme (bozma sözleşmesi) ile aynı zamanda işçiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vb. hususlar dikkate alınarak çeşitli şekillerde hesaplanan ödemelerin yapılması kararlaştırabilmektedir.

 

Bu açıklamalar çerçevesinde, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 6'ncı maddesi kapsamında ödenen kıdem tazminatının, çalışanın geçmişte işverene verdiği hizmet karşılığı yıpranmasının bedeli olarak ödenen bir tazminat niteliğinde olduğu düşünüldüğünde, tarafların iş sözleşmesini karşılıklı olarak anlaşmak suretiyle sona erdirmesi dolayısıyla, çalışana genellikle o işyerindeki çalışma süresi de dikkate alınarak yapılan ödemenin, aynı mahiyette bir kıdem tazminatını içerdiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla, iş akdinin taraflarca karşılıklı olarak anlaşılmak suretiyle sona erdirilmesi dolayısıyla çalışana ödenmesi öngörülen tutarın; İş akdinin 5953 sayılı Kanun uyarınca feshedilmesi halinde aynı çalışanın hak edeceği kıdem tazminatına tekabül eden kısmının Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinin 7'nci bendi kapsamında kıdem tazminatı olarak dikkate alınması ve bu çerçevede söz konusu kıdem tazminatının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarının (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler kıdem tazminatı sayılmaz.) gelir vergisinden istisna edilmesi, bu tutarı aşan kısmının ise hangi ad altında ödenmiş olursa olsun gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

Buna göre, iş akdinizin ikale sözleşmesi ile sona ermesi nedeniyle bu sözleşme uyarınca ödenen 5953 sayılı Kanunun 6'ncı maddesine göre hesaplanacak kıdem tazminatının, 24 aylık maaşınızı aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmakta olup, bunu aşan kısmın ise ücret olarak gelir vergisi tevkifatına tabi tutulacağı tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 84098128-120.04.01[68-2016/3]-7601

07.03.2017

Konu: Türk Barolar Birliği tarafından bastırılan vekaletname   pulu bedellerinin serbest meslek kazancında indirim konusu yapılıp   yapılmayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; avukatlar tarafından mahkeme ve icra dairelerine sunulan vekaletnameler üzerine yapıştırılan ve Türkiye Barolar Birliği tarafından bastırılan vekaletname pulu bedellerinin serbest meslek kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Serbest meslek kazancının tarifi" başlıklı 65 inci maddesinde;

"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır." hükmü,

"Serbest Meslek Kazancının Tespiti" başlıklı 67 nci maddesinde;

"Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.

  Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir.

 Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.

 …" hükmü

yer almaktadır.

 

Aynı Kanunun "Mesleki Giderler" başlıklı 68 inci maddesinde ise, "Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir:

 

 

9. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçlar.

 

…"     hükmüne yer verilmiştir.

 

Bu hükümlere göre, Türkiye Barolar Birliği tarafından bastırılan ve avukatlar tarafından mahkeme ve icra dairelerine sunulan vekaletnameler üzerine yapıştırılması zorunlu olan vekaletname pulu bedellerinin, serbest meslek kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

 

Ancak, söz konusu pul bedellerinin müşteri veya müvekkiliniz tarafından karşılanması halinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 62030549-120[64-2016/480]-58055

28.02.2017

Konu: Ticari kazancı bilanço esasına göre tespit edilen   mükellefin, kazancı basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında ücretli   olarak çalışması durumunda vergilendirme.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğunuzu belirterek, basit usul mükellefi yanında ücretli olarak çalışmanızın mümkün olup olmadığı ile ücret gelirinin nasıl beyan edileceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Diğer Ücretler" başlıklı 64 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı hizmet erbabının safi ücretleri takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25'idir.

1. Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar;

2. Özel hizmetlerde çalışan şoförler;

3. Özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçileri;

4. Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar;

5. Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması sebebiyle, Danıştayın müsbet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlar.

Diğer ücretler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bunlar beyannameye ithal edilmez." hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Ücret Bordrosu" başlıklı 238 inci maddesinde, "İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanuna göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz." hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan hüküm çerçevesinde; gerçek usulde vergilendirildiğiniz ticari faaliyetinizi sürdürürken kazancı basit usulde tespit edilen ticaret erbabının yanında ücretli olarak çalışmanız halinde, diğer ücretli olarak vergilendirilmeniz gerekmektedir.

Ayrıca söz konusu diğer ücret geliri için tarafınızca yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirleriniz için beyanname verilmesi halinde de diğer ücret gelirleriniz beyannameye dahil edilmeyecektir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU

Tarih
Açıklama
GİB'de Yayım Dönemi

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

Sayı: 39044742-130[Özelge]-72497

14.03.2017

Konu: Büyükbaş hayvanların kemiklerinin çeşitli baharatlarla kaynatılması sonucunda elde edilen kemik suyunun tesliminde KDV Oranı

İlgi: 02/01/2017 tarih ve 3114 evrak kayıt numaralı özelge  talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile buna ek olarak verilen 18/01/2017 tarihli ve 71080 evrak kayıt numaralı dilekçenizde; büyükbaş (dana, inek, sığır) hayvan kemiklerinin çeşitli sebze ve baharatlar ile kaynatılması sonucunda elde edilen sıvı kıvamdaki iliklerin cam kavanozlara koyulması suretiyle elde ettiğiniz ve 2104.10.00.00.19 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığını düşündüğünüz gıda maddelerinin tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında görüş istenilmektedir.

  KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin A/17 nci sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 21 no.lu faslında yer alan mallar yer almaktadır.

 TGTC'nin 2104.10 tarife pozisyonunda "çorbalar, et suları ve müstahzarları" tanımlanmış ve 2104.10.00.00.19 GTİP numarasında "Diğerleri" sayılmıştır.

Buna göre, bahse konu eşyanın TGTC'nin 21 no.lu faslı kapsamında sınıflandırılan bir GTİP numarasında yer alması halinde, söz konusu eşyanın 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/17 nci sırası kapsamında değerlendirilerek, teslim ve ithalinde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir. Ancak söz konusu eşyanın başka bir GTİP numarasında sınıflandırılması durumunda, dahil olduğu GTİP numarasına göre, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca vergilendirileceği tabiidir.

 Bununla birlikte, söz konusu eşyanın yer aldığı GTİP numarasının tespiti için, konu ile ilgili yetkili  kurum olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı Gümrük Bölge Müdürlüklerine başvurmanız mümkündür.

  Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130[Özelge]-68333

09.03.2017

Konu: 2933.71.00.00.00  G. T. İ. P.  numarasında tanımlanan kaprolaktam isimli hammaddenin ithal ve tesliminde uygulanacak KDV oranı.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 2933.71.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ve ticari hayatta kaprolaktam (flake-solid) olarak adlandırılan hammaddenin naylon iplik imalatında kullanılmak üzere ithalatının gerçekleştirildiği belirtilerek, söz konusu ürünün ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırasında, "İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 29 uncu faslında "Organik Kimyasallar" tanımlanmış, bu fasla ait 29.33 tarife pozisyonunda "Sadece azotlu heterosiklik bileşikler" sıralanmış ve 2933.71.00.00.00 GTİP numarasında ise "Epsilon kaprolaktam (6-hekzanelaktam)" sayılmıştır.

 

Ancak, 2933.71.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ve ticari hayatta kaprolaktam (flake-solid) olarak adlandırıldığı ifade edilen ürünün, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

 

Buna göre, söz konusu ürünün ithal ve tesliminin genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 93767041-130[2016/38]-19

08.03.2017

Konu: Gübre ve gübre hammaddelerinin yurtiçi ve yurtdışından temininde KDV oranı ve KDV istisnası hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketiniz tarafından 7 Seri No.lu Katma Değer Vergisi (KDV) Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin yürürlüğe girdiği tarih ile bu Tebliğde sözü edilen istisna belgesinin alındığı tarih arasında geçen sürede yurt içi veya yurt dışından temin edilen gübre hammaddelerinin istisna kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda değilse hangi oranda KDV'ye tabi tutulacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

Diğer taraftan, 29.12.2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye 20 nci sıra eklenerek Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ile gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin tesliminde KDV oranı 01.01.2016 tarihinden itibaren % 1 olarak belirlenmiştir.

 

Ayrıca, 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi 10.02.2016 tarihinden geçerli olmak üzere tam istisna kapsamına alınmıştır. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara ise 04.10.2016 tarihli ve 29847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğine eklenen (II-B.11) bölümünde yer verilmiştir.

 

Söz konusu Tebliğ gereğince, tescilli gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin üreticilere tesliminde istisna uygulanabilmesi, vergi dairesi tarafından verilecek istisna belgesi ve ekinin ibrazı şartına bağlanmıştır. İstisna belgesi altı aylık dönemler ve bu dönemlerden önceki iki aylık tedarik süreci için geçerli sayılmış, bu süreler dışında istisna kapsamında hammadde temininin mümkün olmadığı düzenlenmiştir.

 

Bu bağlamda; 7 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin yürürlüğe girdiği 04.10.2016 tarihi ile bu Tebliğ çerçevesinde istisna belgesinin vergi dairesi tarafından sistem üzerinden verilmeye başlandığı 01.12.2016 tarihleri arasındaki dönemde gübre üreticilerine gübre içeriğindeki hammadde alımlarında istisna uygulanması gerekmektedir. Bu teslimlerde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınan Ek-23A belgesi yeterli olup ayrıca istisna belgesi aranmayacaktır. Ancak bu kapsamda istisna uygulanan hammadde alımlarının, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Ek-23A belgesinde belirtilen hammadde miktarlarından düşülmesi ve vergi dairesi tarafından istisna belgesinin (Ek-23B) buna göre düzenlenmesi gerektiği tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

  T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KONYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)

Sayı: 37009108-130 - 19653

07.03.2017

Konu: Bambu elyafının KDV oranı
 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; "5305.00.00.99.19 Diğerleri" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaralı bambu elyafının tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir

 

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırasında "İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 53 üncü faslında "Dokumaya Elverişli Diğer Bitkisel Lifler; Kağıt İpliği ve Kağıt İpliğinden Dokunmuş Mensucat" tanımlanmıştır. Bu fasla ait 53.05 tarife pozisyonunda  "Hindistan cevizi, abaka (Manila kendiri veya Musa textilis Nee), rami ve tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan dokumaya elverişli diğer bitkisel lifler (ham veya işlenmiş fakat iplik haline getirilmemiş); bu liflerin kıtık, tarama ve diğer döküntüleri (iplik döküntüleri ve ditme suretiyle elde edilen döküntüler dahil)" yer almaktadır. Bu tarife pozisyonu altında "5305.00.00.99.19 Diğerleri" GTİP numarası da sayılmıştır.

 

Bu çerçevede TGTC'nin 53 üncü faslı ile ilgili 53.05 tarife pozisyonuna ait 5305.00.00.99.19 GTİP numarası kapsamında sınıflandırıldığı ifade edilen bambu elyafının 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırası kapsamında değerlendirilerek, ithal veya tesliminin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesi ile gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutulması konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.

 

KDV Genel Uygulama Tebliğinin "I/C-2.1.3.1. Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar" başlıklı bölümünde kısmi tevkifatın mahiyeti ve tevkifat uygulayacak alıcılar belirtilmiş, "I/C-2.1.3.3. Kısmi Tevkifat Uygulanacak Teslimler" başlıklı bölümünde ise, KDV tevkifatına tabi tutulması öngörülen teslimlere ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

 

Söz konusu Tebliğin "I/C-2.1.3.3.5. Pamuk, Tiftik, Yün ve Yapağı ile Ham Post ve Deri Teslimleri" başlıklı bölümünde;

 

"2.1.3.3.5.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

 

KDV mükellefleri tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.5.2.) bölümünde belirtilen malların, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

 

2.1.3.3.5.2. Kapsam

 

Mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 1 ve 2 nci sıraları kapsamına giren ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır." açıklamaları yer almaktadır.

 

Buna göre, bambu elyaf 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı istenin (B) bölümünün 1 ve 2 nci sıraları kapsamına girmediğinden söz konusu malın tesliminde tevkifat uygulanmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 64597866-130-4062

06.03.2017

Konu: Mısır gluteni tesliminde KDV oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanız faaliyetleri kapsamında mısırdan nişasta üretimi sürecinde nişasta, protein (gluten) ve mısır özü çıkarılmasından sonra geriye kalan yüksek selüloz ve lifli kepek içeren, Türkiye piyasasında "mısır kepeği" uluslararası piyasada ise "mısır gluteni yemi" olarak adlandırılan ürünün Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi hükmü uyarınca istisna kapsamında yer alıp almadığı, almıyor ise tabi olacağı katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımızdan bilgi talep edilmektedir.

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki vergiye tabi işlemler için ise % 18 olarak tespit edilmiştir.

29/12/2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile; bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiş ve 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye 19 uncu sıra eklenmiştir.

Yapılan değişiklik sonrasında, bu listenin 19 uncu sırasında "Küspe (21.12.2015 tarihli ve 2015/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 pozisyonunda yer alan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 pozisyonunda yer alan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapiyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil)" hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, 10/2/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle aynı hüküm istisna maddesi haline getirilmiştir.

Diğer taraftan, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 23 üncü Faslı "Gıda sanayiinin kalıntı ve döküntüleri; hayvanlar için hazırlanmış kaba yemler"i kapsamaktadır. Söz konusu Fasıl kapsamında yer alan 2302.10 tarife pozisyonu, mısırdan elde edilenler de içinde olmak üzere "hububat ve baklagillerin elenmesi, öğütülmesi veya başka işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen kepek, kavuz ve diğer kalıntılar"ı içermektedir. 2303.10 tarife pozisyonu ise, mısır glüteni de içinde olmak üzere "nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar"ı içermektedir.

Bu hükümlere göre, firmanız faaliyetleri kapsamında mısırdan nişasta üretimi sürecinde nişasta, protein (gluten) ve mısır özü çıkarılmasından sonra kalan, Türkiye piyasasında "mısır kepeği" uluslararası piyasada "mısır gluteni yemi" olarak adlandırılan ürünün TGTC'nin 2302.10 tarife pozisyonu kapsamında sayılan "kepek" olması halinde;

- 01/01/2016 ile 10/02/2016 tarihleri arasında ithal veya tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması,

-10/02/2016 tarihinden itibaren ithal veya tesliminin ise KDV'den istisna olması gerekmektedir.

Ancak söz konusu ürünün "mısır gluteni"nin de içinde sayıldığı 2303.10 tarife pozisyonunda yer alan "nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar"dan olması halinde, Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi 2007/13033 sayılı BKK eki listelerde yer almadığından teslimi ve ithali genel oranda (% 18) KDV'ye tabi bulunmaktadır.

Söz konusu ürünün gümrük tarife istatistik pozisyonunun tespiti için bu konudaki tek yetkili kurum olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmanız mümkündür.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup   Müdürlüğü)

Sayı: 84974990-130-69853

06.03.2017

Konu: Pekmez imalatında kullanılan üzüm, dut, incir, harnup vb. ürünlerin hayvan yemi ve gübre olarak satışında KDV oranı
 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, pekmez imalatı için kullanmış olduğunuz üzüm, dut, incir ve harnup posalarının hayvan yemi ve gübre olarak kullanılmak üzere tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

 

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki vergiye tabi işlemler için ise % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            29.12.2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye 19 uncu ve 20 nci sıralar eklenerek; yem, gübre ve gübre hammaddesi tesliminde KDV oranı 01.01.2016 tarihinden itibaren % 1 olarak tespit edilmiştir.

 

            Bu kapsamda sözü edilen 19 uncu sırada, "Küspe (21/12/2015 tarihli ve 2015/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli'nin 2303.10 pozisyonunda yer alan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 pozisyonunda yer alan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapiyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil)" hükmüne,

 

            20 nci sırada ise; "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ile gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi"

 

            hükmüne yer verilmiştir.

 

            Ayrıca, 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle, yukarıda sözü edilen ürünlerin teslimi 10.02.2016 tarihinden geçerli olmak üzere istisna kapsamına alınmıştır.

 

            Buna göre, pekmez imalatından sonra ortaya çıkan üzüm, dut, incir ve harnup posalarının hayvan yemi kapsamındaki teslimi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübre olarak veya gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammadde olarak tesliminin, 01.01.2016-10.02.2016 tarihleri arasında % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması, 10.02.2016 tarihinden sonra ise KDV'den istisna olması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı: 84974990-130[28-2016/12/İ/KDV-1]-69845

06.03.2017

Konu: Traktör arkası taşıma sepetinin KDV oranı
 

            İlgi (a)'da kayıtlı özelge talep formunda, "traktör arkası taşıma sepeti" üretimi yapmakta olduğunuz belirtilerek, söz konusu ürün için uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşünün talep edilmesi üzerine, ilgi (b)'de kayıtlı yazımızla bu eşyanın Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasının Başkanlığımıza iletilmesi halinde KDV oranının bildirilmesinin mümkün olabileceği ifade edilmiş, bu defa ilgi (c)'de kayıtlı dilekçeniz ekinde söz konusu eşyaya ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan alınan tarife bilgisinde, eşyanın sınıflandırıldığı GTİP numarasının "8716.20.00.00.00" olduğu anlaşılmıştır.

 

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin "B" bölümünün 28 inci sırasında "8716.20.00.00.00" GTİP numarası da sayılmıştır.

 

            Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin "8716.20.00.00.00" GTİP numarasında "Tarımda kullanılmaya mahsus kendinden yüklemeli veya boşaltmalı römork ve yarı römorklar" tanımlanmıştır.

 

            Buna göre, TGTC'nin "8716.20.00.00.00" GTİP numarasında sınıflandırılan traktör arkası taşıma sepetinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 28 inci sırası kapsamında değerlendirilerek % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı: 84974990-130[28-2016/65-i]-69547

03.03.2017

Konu: PVC'den imal edilmiş panço yağmurluk tesliminde uygulanacak KDV oranı hk.
 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; pvc'den imal edilmiş panço yağmurluk tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK)'na ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin (B/4) sırasında, "Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,"

 

5 inci sırasında ise, "Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç),"

 

hükümleri yer almaktadır.

 

Buna göre, pvc'den imal edilmiş panço yağmurluğun;

 

- Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örülmüş veya dokunmuş mensucat, vatka ve keçe ile bunların söz konusu maddelerle emdirilmiş, sıvanmış veya lamine edilmiş olması halinde, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/5) sırasında sayılan "… dış giyim eşyası …" kapsamında değerlendirilerek, ithal veya tesliminin % 8 oranında,

 

- Pamuklu, yünlü, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örülmüş veya dokunmuş herhangi bir mensucat, vatka veya keçe olmaksızın sentetik, suni, kauçuk veya yapışkan gibi diğer maddelerin doğrudan ısı ile veya diğer şekillerde kimyevi maddelerle hazırlanmış olması halinde ise, bu ürün KDV oranları ile ilgili (II) sayılı listenin "B" bölümünün söz konusu sıraları kapsamında yer almadığından, ithal veya tesliminin genel oranda (% 18),

 

KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

SAKARYA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 41931384-130[28-2016-56]-10

03.03.2017

Konu: Kümes hayvanlarının canlı ve cansız olarak toptan   tesliminde KDV oranı

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kümes hayvanlarının canlı ve cansız olarak toptan satışında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

 

            KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            Aynı Kararın 1/3 üncü maddesinde, (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında yer alan ürünlerin perakende safhadaki tesliminde % 8 oranında KDV uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

            2007/13033 sayılı Karara ekli (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 2 no.lu faslında yer alan mallar sayılmış, ancak 02.07 pozisyonu ve 0209.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan mallar bu sıra haricinde tutulmuştur. Hariç tutulan bu ürünlere (II) sayılı listenin A/1-b sırasında yer verilmiştir. Ayrıca, (II) sayılı listenin A/1-a sırasında ise TGTC'nin "01.05" pozisyonunda yer alan hayvanlar yer almıştır.

 

            Diğer taraftan, TGTC'nin 01.05 pozisyonunda "Canlı kümes hayvanları [horozlar, tavuklar ("Gallus Domesticus" türü), ördekler, kazlar, hindiler ve beç tavukları gibi evcil türler]", aynı cetvelin 2 no.lu faslında, "Etler ve yenilen sakatat" tanımlanmış; bu faslın 02.07 pozisyonunda ise, 01.05 pozisyonuna giren kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı (taze, soğutulmuş veya dondurulmuş) düzenlenmiştir.

 

            Buna göre; canlı kümes hayvanlarının 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin A/1-a sırası kapsamında, bunların etleri ve yenilen sakatatları ile yağlarının ise aynı listenin A/1-b sırası kapsamında değerlendirilmesi ve bu ürünlerin ithali ile toptan veya perakende tesliminin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

Sayı:3 9044742-130[KDV-28]-59466

01.03.2017

Konu: 5902.10.10 ve 5902.20.10 GTİP no.lu ürünün KDV oranı hk.

İlgi: 30.12.2016 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 5902.10.10.00.00 ve 5902.20.10.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen polyester ve naylon kullanılmamış, otomobil lastiklerinin içinde kullanılan, kauçuk lateksi ile dip edilmiş teknik tekstil ürünü olan kord bezine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/4 üncü sırasında, "Pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler" yer almıştır.

 

Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 59 uncu faslında ise "Emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli maddelerden mensucat; dokumaya elverişli maddelerden teknik eşya" düzenlenmiş ve bu fasla ait 59.02 tarife pozisyonunda "Naylon veya diğer poliamidlerden, poliesterlerden veya viskoz ipeğinden elde edilen yüksek mukavemetli iplikten her nevi nakil vasıtası iç ve dış lastiği için mensucat (kord bezi)" tanımlanmıştır. Bu tarife pozisyonu altında "5902.10.10.00.00 Kauçuk emdirilmiş (Naylon veya diğer poliamidlerden)" ve "5902.20.10.00.00 Kauçuk emdirilmiş (Poliesterlerden)"  GTİP numaralı ürünler de sayılmıştır.

 

Buna göre, sözü edilen BKK eki (II) sayılı listenin 4 üncü sırası kapsamında olmadığı anlaşılan, TGTC'nin 5902.10.10.00.00 GTİP numarası ile 5902.20.10.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ürünlerin ithal ve tesliminde genel oranda (% 18) KDV uygulanması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 51421814-130[28-2015/194]-17461

28.02.2017

Konu: Lavaş, boş pide ve ramazan pidesi ile müşteri tarafından iç getirilerek hazırlanan pidenin KDV oranı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, pide salonunda üretilen lavaş, boş pide, ramazan pidesi ile müşteri tarafından iç malzeme getirilerek üretilen pideye uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 4'üncü sırasında, "Buğday unu, yufka, ekmek (buğday unu, kepek, su, tuz, maya, şeker, enzimler, enzim kaynağı olarak malt unu, vitalgluten ve Türk Gıda Kodeksine göre izin verilen katkı maddeleri ile toplamda % 5 oranını geçmemek kaydıyla çeşni maddeleri, diğer tahıllar, soya unu, baklagil unları, yağ, süt, süt ürünleri, bitkisel lif ve benzeri maddeler ilave edilmek suretiyle imal edilen ekmekler)" ibaresine yer verilmiştir.

Aynı BKK eki (II) sayılı listenin A/15'inci sırasında Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)' nin 19 no.lu faslında yer alan mallar sayılmıştır.

Bunun yanı sıra, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırasında; "Gazino, açık hava gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler hariç olmak üzere kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde (birinci sınıf lokanta ruhsatı ya da işletme belgesine sahip olan yerler ile üç yıldız ve üzeri oteller, tatil köyleri ve benzeri tesislerin bünyesindeki lokantalar hariç) verilen hizmetler (bu yerlerde verilen hizmetlerin alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç)" ifadesi yer almıştır.

 

Buna göre, işletmenizde verilen hizmetin kapsamı dışında satışı yapılan ve BKK eki (I) sayılı listenin 4'üncü sırasının parantez içi hükmüne uygun şekilde imal edilen hamburger ekmeği, tost ekmeği ve sandviç ekmeği ile ramazan pidesi, boş pide ve lavaşın % 1 oranında; ayrıca satışı yapılan ancak parantez içi hükme uygun şekilde imal edilmemiş olanların % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bununla birlikte, işletmenizde verilen hizmetin bir parçası niteliğindeki ekmekler, ne şekilde imal edildiğine bakılmaksızın toplam hizmet bedeli içinde dikkate alınacak ve BKK eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırası kapsamında değerlendirilerek % 8 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.

 

Ayrıca, müşteriler tarafından getirilen veya işletmenizce temin edilen iç malzemesi (kıyma, patates, peynir vs.)  kullanılarak pide hazırlanması suretiyle verilen hizmetin de 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/24 üncü sırası kapsamında değerlendirilmesi ve % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130-58036

28.02.2017

Konu: Özel  hastanelerde verilen hekimlik hizmetinin katma değer vergisi oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, özel muayenehanelerde sağlanan uzman hekimlik faaliyetleri alanında gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirdiğiniz belirtilerek, farklı özel sağlık hizmet kuruluşlarının hastalarına vereceğiniz sağlık hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 nci sırasında "İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler, ambulans hizmetleri," sayılmıştır.

Buna göre, söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/21 inci sırası kapsamında olan, farklı özel sağlık hizmet kuruluşlarının hastalarına vereceğiniz sağlık hizmetlerine % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130[KDV.28]-58044

28.02.2017

Konu: Plastik şapka siperi, çıtçıtı ve düğmesinde uygulanacak katma değer vergisi oranı.

İlgi: 07/12/2016 tarihli özelge talep formu.


            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şapka malzemeleri üretimi faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, plastik şapka siperi, şapka çıtçıtı ve şapka düğmesi teslimlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            25/11/2016 tarihli ve 29899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2016/9542 sayılı Kararla değişik 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin "B/5 inci sırası "5- Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt,düğme, kopça, boncuk ve benzerleri" şeklinde değiştirilmiştir.

 

            Buna göre, plastik şapka çıtçıtı ve plastik şapka düğmesi ile plastik şapka siperinin 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırasındaki ''kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme kopça boncuk ve benzerleri'' kapsamında değerlendirilerek bunların 25/11/2016 tarihinden itibaren teslim ve ithalinde % 8 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130[Özelge]-57132

27.02.2017

Konu: 5609.00.00.00.00 GTİP No.lu tekstil eşyasında uygulanan KDV oranı hk
 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, iplikten kesilerek imal edilen, üzerinde fiyat, beden, marka ve model bilgilerinin bulunduğu genelde kartondan mamül etiketlerin tekstil ürünleri üzerine iliştirilmesinde kullanılan, TGTC'nin 5609.00.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen etiket ipinin tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

            Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/3 üncü sırasında "İplikler ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan, yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden, dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde edilenler)" ibaresine yer verilmiştir.

            Diğer taraftan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 'nin 5609.00.00.00.00 GTİP numarasında "Tarifenin başka yerinde yer almayan veya belirtilmeyen 54.04 veya 54.05 pozisyonlarındaki iplikten, şeritten veya benzerlerinden eşya ile sicimler, kordonlar, ipler ve halatlar" tanımlanmıştır.

            Buna göre, iplikten kesilerek imal edilen, üzerinde fiyat, beden, marka ve model bilgilerinin bulunduğu genelde kartondan mamül etiketlerin tekstil ürünleri üzerine iliştirilmesinde kullanılan, TGTC'nin 5609.00.00.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen etiket ipinin tesliminin, sözü edilen (II) sayılı listenin B/3 üncü sırası kapsamında değerlendirilerek % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130-56737

27.02.2017

Konu: Eşarp iğnesi ve eşarp mıknatısı tesliminde uygulanması gereken KDV oranı

İlgi: 02/01/2017 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 7117.90.00.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen eşarp iğnesi ve eşarp mıknatısının tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

25/11/2016 tarihli ve 29899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2016/9542 sayılı Kararname eki Kararla bazı mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası " Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri" şeklinde değiştirilmiştir.

 

TGTC'nin 71 inci faslında, "Tabii İnciler veya Kültür İncileri, Kıymetli veya Yarı Kıymetli Taşlar, Kıymetli Metaller, Kıymetli Metallerle Kaplama Metaller ve Bunlardan Mamul Eşya; Taklit Mücevherci Eşyası; Metal Paralar" düzenlenmiş ve bu fasla ait 71.17 tarife pozisyonunda "Taklit Mücevherci Eşyası" yer almıştır. Bu fasılda 7117.90.00.90.00 "Diğerleri" GTİP numarası da sayılmıştır.

 

Buna göre, TGTC'nin 7117.90.00.90.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen eşarp iğnesi ve eşarp mıknatısının 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırasındaki "kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri " ibaresi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, bu ürünlerin ithal ve tesliminde % 18 KDV oranı uygulanması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

ELAZIĞ VALİLİĞİ

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

Sayı: 48816587-130[1.2016.1]-4

24.02.2017

Konu: Arpa ezmesi ve arpa kırmasının KDV oranı

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, arpa ezmesi ve arpa kırmasının toptan ve perakende tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

            29.12.2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye eklenen 19 uncu sıra ile yem teslimlerinde KDV oranı 01.01.2016 tarihinden itibaren % 1 olarak tespit edilmiştir.

            Söz konusu sırada, "Küspe (21/12/2015 tarihli ve 2015/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli'nin 2303.10 pozisyonunda yer alan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 pozisyonunda yer alan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapiyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil)" ifadesine yer verilmiştir.

            Ayrıca, 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle, sözü edilen BKK eki (I) sayılı listenin 19 uncu sırasında yer alan ürünlerin teslimi 10.02.2016 tarihinden geçerli olmak üzere istisna kapsamına alınmıştır.

            Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında "arpa", (II) sayılı listenin A/9 uncu sırasında Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin "11 no.lu faslında yer alan mallar", A/15 inci sırasında "19 no.lu faslında yer alan mallar" ibaresine yer verilmiş, TGTC'nin 10 uncu faslında "Hububat", 11 inci faslında, "Değirmencilik ürünleri; malt; nişasta; inülin; buğday gluteni", 19 uncu faslında "Hububat, un, nişasta veya süt müstahzarları, pastacılık ürünleri" sınıflandırılmıştır.

            Arpa, TGTC'nin "10.03" tarife pozisyonunda ismen tanımlanmış; arpa kırması ve ezmesi ise işlenme derecesine bağlı olarak TGTC'nin 11 inci veya 19 uncu fasılları kapsamında sayılmıştır.

            Buna göre, arpa kırması ve ezmesinin, işlenme derecesine bağlı olarak (II) sayılı listenin A/9 veya 15 inci sıraları kapsamında değerlendirilerek toptan ve perakende tesliminde % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 50426076-130[28-2016/20-1268]-29

23.02.2017

Konu: Konut Yapı Kooperatifine yapılan inşaat taahhüt işlerinde KDV oranı
 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kooperatifinize yapılacak olan inşaat işine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

            3065 sayılı Kanunun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna edilmiştir.

            Öte yandan, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listenin 12 nci sırası ile konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri % 1 oranında katma değer vergisine tabi tutulmuştur.

            Bu çerçevede, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden önce alınmış ise KDV'den istisna tutulmakta, bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa söz konusu işlere (% 1) oranında KDV uygulanmaktadır.

            Konu ile ilgili açıklamalara ise KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.2) bölümü ile 60 Numaralı KDV Sirkülerinin (3.6.5.) bölümünde yer verilmiştir.

            Bu bağlamda, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oran uygulanabilmesi için;

            - Kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması,

            - İşin konut yapı kooperatifine yapılması,

            - Yapılan işin inşaat işi olması ve taahhüde dayanması,

            şartlarının yanı sıra inşaatın yapıldığı arsanın tapu sicilinde inşaat taahhüt hizmetini alan kooperatif tüzel kişiliği veya kooperatifin bağlı olduğu üstbirlik adına tescil edilmiş ve inşaat yapı ruhsatının konut yapı kooperatifine verilmiş olması da gerekmektedir.

            Ayrıca, yukarıda da belirtildiği gibi talebiniz konusu indirimli oran uygulaması yalnızca konut yapı kooperatiflerine yönelik bulunduğundan, söz konusu oran uygulamasından yararlanılabilmesi için inşaatın yapılacağı arsanın konut yapı kooperatifi adına kayıtlı olması ve inşaat ruhsatının yapı sahibi bölümünde konut yapı kooperatifinin adının bulunması zorunludur.

            İnşaat taahhüt işi ise bina inşaat ruhsatında "yapı sahibi" bölümünde yer alan kişi veya kurumlara verilmektedir. Dolayısıyla, bina inşaat ruhsatının "yapı sahibi" bölümünde konut yapı kooperatifinin unvanı yer almıyorsa inşaat taahhüt işinin konut yapı kooperatifine verilmesinden söz edilemeyeceğinden, sözü edilen inşaat taahhüt işleri ile ilgili olarak indirimli oranda KDV uygulanması mümkün değildir.

            Buna göre, başvurunuza konu inşaat yapılan arsanın Kooperatifiniz adına kayıtlı olmaması nedeniyle, bu kapsamda Kooperatifinize yapılacak olan inşaat taahhüt işinin genel oranda (% 18) KDV ye tabi tutulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KONYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetler Gelir Grup Müdürlüğü)

Sayı: 37009108-130   - 15408

22.02.2017

Konu: Suni deri ve kösele tesliminde uygulanması gereken KDV oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin "3921.19.00.90.00" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen ürünün ithalinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin "B" bölümünün;

 

- 4 üncü sırasında, pamuklu, yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın), emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela, kordon ve işlemeler,

 

- 6/a sırasında, işlenmiş post, deri ve köseleler ile bunların taklitleri ve bunlardan mamul giyim eşyası (şapka, kemer, kravat, eldiven ve benzerleri dahil),

 

hükümlerine yer verilmiştir.

 

TGTC' nin 39 uncu faslında "Plastikler ve mamulleri" tanımlanmıştır. Bu fasla ait GTİP numaraları arasında "3921.19.00.90.00 Diğerleri" GTİP numarası da sayılmıştır.

 

Buna göre, TGTC'nin "3921.19.00.90.00" GTİP numarasında yer alan eşyaların;

 

- Pamuklu, yünlü, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örülmüş veya dokunmuş mensucat, vatka, keçe ile basit bir mensucat üzerine sentetik veya suni (plastik, kauçuk gibi) maddelerle emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş olanları mensucatın hazırlanış şekline göre dokumaya elverişli mensucat, dokunmamış mensucat, vatka veya keçe şeklinde olanlarının 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B/4) sırası,

 

- Plaka, levha, tabaka şeklinde (ayakkabı aksamı, tabanı vb. nin imalatında kullanılan niteliktekiler) deri ve kösele taklidi mahiyetinde olanların ise suni deri ve kösele anlamında aynı BKK eki (II) sayılı listenin (B/6-a) sırası,

 

kapsamında değerlendirilerek, bunların ithal veya tesliminde % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Ancak, TGTC nin 39' uncu faslındaki eşyalar arasında yer alsa bile; herhangi bir mensucat, vatka veya keçe olmaksızın sentetik, suni, kauçuk veya yapışkan gibi diğer maddelerin doğrudan ısı ile veya diğer şekillerde kimyevi maddelerle tabaka, levha, şerit şeklinde hazırlanmış olanları ile tabii metal ve cam filamentleri, lifleri ve iplikleri ile örülmüş ya da dokunmuş mensucatın, sentetik suni ve kauçuk madde emdirilmiş, sıvanmış ve kaplanmış olanlarının söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin "B" bölümünün 4 veya 6/a sırası kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmadığından, bu nitelikteki ürünlerin ithal veya tesliminde genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

SAMSUN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 13649056-130[28-2016/ÖZE-07]-24

17.02.2017

Konu: Gübre ve gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin tesliminde KDV oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; Samsun Gümrük Müdürlüğünce tescilli 03.01.2016 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi (SDGB) muhteviyatı 2503.00.10.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında yer alan ve gübre üretiminde kullanılacağı belirtilen "Rafine Edilmemiş Kükürt" cinsi eşyanın ithali sırasında (Gümrük İdaresi tarafından BİLGE sisteminde gerekli düzenlemenin yapılmamış olması nedeniyle) genel oranda (% 18) katma değer vergisi (KDV)'nin alındı belgesi ile ödendiği, ancak söz konusu eşyanın ithalinde % 1 oranında KDV hesaplanması gerektiği ve bu nedenle fazla olarak ödendiği belirtilen kısmın iadesinin talep edildiği belirtilerek, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübre ile gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin tesliminin ne şekilde uygulanacağına ilişkin Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

Diğer taraftan, 29.12.2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye 20 nci sıra eklenerek Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ile gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin tesliminde KDV oranı 1.1.2016 tarihinden itibaren % 1 olarak belirlenmiştir.

 

Ayrıca, 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle, bu ürünlerin teslimi 10.2.2016 tarihinden geçerli olmak üzere istisna kapsamına alınmıştır. Konu ile ilgili gerekli açıklamalara 04.10.2016 tarihli ve 29847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğine eklenen (II-B.11) bölümünde yer verilmiştir.

 

Buna göre, yalnızca gübre üreticilerine yapılan gübre içeriğinde bulunan hammadde teslimleri KDV'den istisna olup, bu hammaddeleri gübre üreticilerine teslim eden mükelleflerin gerek yurtiçinden aldıkları gerekse ithal ettikleri gübre içeriğinde bulunan hammaddeler için istisna uygulanması mümkün değildir.

 

Bu kapsamda, 2503.00.10.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen "Rafine Edilmemiş Kükürt" cinsi eşyanın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübrelerin içeriğinde bulunan hammadde olarak 1.1.2016-10.2.2016 tarihleri arasında (3.1.2016 tarihinde) gübre üreticileri tarafından ithalinin % 1 oranında KDV'ye tabi olması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

ISPARTA VALİLİĞİ

(Defterdarlık:   Gelir Müdürlüğü)

Sayı: 25947440-130-1

16.02.2017

Konu: Beyaz leblebinin KDV oranı
 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda nohut, tuz ve beyazlaşmasını sağlayan kimyasal maddeler kullanılmak suretiyle üretilen beyaz leblebinin toptan ve perakende tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

            KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir.

            Anılan Kararın 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, BKK eki (I) sayılı listenin 1 inci sırasında yer alan ürünlerin toptan tesliminde % 1, perakende safhadaki tesliminde % 8 KDV oranı uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 1 inci sırasında; kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, ceviz, fındık, antep fıstığı, çam fıstığı, yer fıstığı, kestane, leblebi, ayçiçeği çekirdeği ve kabak çekirdeği sayılmıştır.

60 No.lu KDV Sirkülerinin 5.1. bölümünde; "Kararname eki I sayılı listenin 1 inci sırasında yer alan kuruyemişlerin şeker, soya veya benzeri maddelerle kaplanarak satışa sunulması halinde % 8 oranında KDV uygulanacaktır. Çeşitli kuruyemişlerin karıştırılarak satışa sunulması halinde ise bu karışım içinde yer alan en yüksek orana tabi olan kuruyemişin oranının uygulanması gerekmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.

            Diğer taraftan, bu ürünlerin çeşitli işlemlerden [çikolata, şeker, soya veya benzeri maddelerle kaplanması - yağla, baharatla (sosla), tuzla, suyla veya kuru olarak kavrulması - tuzlanması, zarının alınması gibi] geçirildikten sonra teslimi veya ithali söz konusu olabilmektedir.

Bu itibarla, sözü edilen kuruyemişlerin, kuruyemiş olma vasfını değiştirmeyecek nitelikte kavurma ve zarının soyulması işleminde olduğu gibi tuzlanması işleminde de kuruyemişin niteliğinde bir değişme olmaması kaydıyla; 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 1 inci sırası kapsamında değerlendirilerek ithal veya toptan tesliminde % 1 oranında, perakende tesliminde ise % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Bunların paketlenerek satılması da uygulanması gereken KDV oranını etkilememektedir.

Ancak, kuruyemişlerin çikolata, şeker, soya veya benzeri maddelerle kaplanarak satışa sunulması halinde % 8 oranında KDV uygulanacağı tabiidir.

Dolayısıyla,  nohut, tuz ve beyazlaşmasını sağlayan kimyasal maddeler kullanılmak suretiyle üretilen beyaz leblebinin niteliğinde bir değişme olmayacak şekilde işleme tabi tutulmuş olması kaydıyla, ithal veya toptan tesliminin % 1 oranında, perakende tesliminde ise % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü)

Sayı: 16700543-130[16-515-53]-7731

15.02.2017

Konu: Kırık buğday, bulgur unu ve buğday kepeği teslimlerinde   KDV oranı.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ekinde, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 23 üncü faslında sınıflandırıldığı belirtilen kırık buğday, bulgur unu ve buğday kepeği teslimlerinde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            29.12.2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye eklenen 19 uncu sıra ile yem teslimlerinde KDV oranı 01.01.2016 tarihinden itibaren % 1 olarak belirlenmiştir.

 

            Söz konusu sırada, "Küspe (21/12/2015 tarihli ve 2015/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli'nin 2303.10 pozisyonunda yer alan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 pozisyonunda yer alan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil)" ifadesine yer verilmiştir.

 

            Ayrıca, 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasına (ı) bendi eklenmek suretiyle, sözü edilen BKK eki (I) sayılı listenin 19 uncu sırasında yer alan ürünlerin teslimi 10.02.2016 tarihinden geçerli olmak üzere istisna kapsamına alınmıştır.

 

            Diğer taraftan, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 3 üncü sırasında "Buğday, … " ibaresine yer verilmiştir.

 

            Buna göre, TGTC'nin 23 üncü faslında sınıflandırıldığı belirtilen;

 

            - Kırık buğdayın, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 3 üncü sırasındaki "buğday, …." ibaresi kapsamında değerlendirilerek, toptan teslimi ve ithalinin % 1, perakende tesliminin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması,

 

            - Bulgur ununun tarımsal amaçla (yem sanayinde kullanılmak üzere) tesliminde 01.01.2016-10.02.2016 tarihleri arasında % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması, 10.02.2016 tarihinden itibaren 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin 1 numaralı fıkrasının (ı) bendi kapsamında KDV'den istisna olması; ancak bu ürünün tarımsal amaç dışında (örneğin tıp, eczacılık, kozmetik vb) kullanmak üzere satın alanlara teslim edilmesi durumunda söz konusu BKK eki (I) ve (II) sayılı liste kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması,

 

            - Buğday kepeğinin (söz konusu BKK ve istisna maddesindeki "kepek" ibaresi kapsamında olduğundan) 01/01/2016 ile 10/02/2016 tarihleri arasında ithal veya tesliminin % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması, 10/02/2016 tarihinden itibaren ithal veya tesliminde ise KDV'den istisna olması

 

            gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130[Özelge]-45280

14.02.2017

Konu: Cam boncuğun ithal ve tesliminde uygulanması gereken KDV oranı

İlgi: 13/12/2016 tarihli ve 1342333 evrak kayıt numaralı   özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC)'nin 7018.10.19.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı belirtilen ve cam inci olarak adlandırılan camdan mamul boncukların ithal ve tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

25/11/2016 tarihli ve 29899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2016/9542 sayılı Kararname eki Kararla bazı mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası "Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri" şeklinde değiştirilmiştir.

TGTC'nin 70 inci faslında "Cam ve Cam Eşya" yer almış ve bu fasıla ait 7018.10 tarife pozisyonunda "Cam boncuklar, taklit inciler, kıymetli veya yarı kıymetli taş taklitleri ve camdan benzeri boncuk türü eşya" tanımlanmıştır. Bu fasılda yer alan GTİP numaraları arasında 7018.10.19.00.00 "Diğerleri" de sayılmıştır.

Buna göre, TGTC'nin 7018.10.19.00.00 GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen camdan mamul boncukların, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırasındaki "kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri" ibaresi kapsamında değerlendirilerek, ithal ve tesliminin % 8 oranında KDV ye tabi tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

MUĞLA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 96620903-130-14627

14.02.2017

Konu: Konaklama hizmetinde KDV oranı

İlgi: 21/10/2016 tarihli özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, malikleri tarafından yılın belirli zamanlarında kullanılan, geri kalan zamanlarda ise üçüncü şahıslara konaklama amaçlı sunulan tesislerin işletilmesinde konuklara düzenlenecek konaklama faturalarında uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir.

 

Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırasında; “Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmeti (1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanır. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almamaktadır. Ancak geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu sıra kapsamında yer almakla birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi tutarları, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamaz.)” hükmüne yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1/5/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin "Geceleme Hizmetlerinde KDV Oran Uygulaması" başlıklı (III/B-2.5) bölümünde konuya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

 

Buna göre, konaklama tesislerinizde sunulan geceleme hizmetinin, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi ve konuyla ilgili KDV Genel Uygulama Tebliğininyukarıda belirtilen bölümündeki açıklamalar da göz önünde bulundurulmak kaydıyla, % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)

Sayı: 45404237-130[I-16-15]-10014

14.02.2017

Konu: Balık yemi tesliminde KDV oranı.

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, balık yemi satışında uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK)'na ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

            Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/23 üncü sırasında "...her türlü fenni karma yemler..." sayılmışken; 29/12/2015 tarihli ve 2015/8353 sayılı BKK ile; bazı mallara uygulanacak KDV oranları yeniden belirlenmiş ve 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye 19 uncu ve 20 nci sıralar eklenmiştir.

            Yapılan değişiklik sonrasında, bu listenin 19 uncu sırasında yer alan "Küspe (21.12.2015 tarihli ve 2015/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 pozisyonunda yer alan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 pozisyonunda yer alan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapiyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemlerinin (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil)" tesliminde 01/01/2016 tarihinden itibaren % 1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.

            Ancak, 10/02/2016 tarihli ve 29620 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına "ı" bendi eklenmek suretiyle " … küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemlerinin (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil)" teslimi 10/02/2016 tarihinden itibaren KDV'den istisna edilmiştir.

            İstisna uygulamasına ilişkin gerekli açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-11.) bölümünde yer verilmiştir.

            Buna göre, tarafınızca satışı yapılan balık yemlerinin fenni karma yem kapsamında yer alması halinde;

            - 01/01/2016 ile 10/02/2016 tarihleri arasında tesliminde KDV oranları ile ilgili 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 19 uncu sırasında sayılan "... her türlü fenni karma yemler... vb. hayvan yemleri" kapsamında değerlendirilerek % 1 oranında KDV'ye tabi tutulması,

            - 10/02/2016 tarihinden itibaren tesliminde ise KDV Kanununun 13/1-ı maddesine göre KDV istisnası uygulanması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

SİVAS VALİLİĞİ

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

Sayı: 67630374-130-3

14.02.2017

Konu: Kooperatife yapılan inşaat taahhüt işlerinde KDV oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinde, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden sonra alınan konutların yapımı için yüklenici Manzara Yapı San. ve Tic. A.Ş. ile yapım sözleşmesi imzalandığı belirtilerek, inşaat yapım işine ilişkin olarak Kooperatifiniz tarafından anılan Firmaya yapılacak hakediş ödemeleri üzerinden hesaplanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı konusunda bilgi istenilmektedir.

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 15 inci maddesi uyarınca, 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisnadır. Bina inşaat ruhsatının bu tarihten sonra alınmış olması halinde ise söz konusu işlere 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca % 1 oranında KDV uygulanmaktadır.

 

Konuya ilişkin açıklamalar KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.2.) bölümünde yapılmıştır. Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli KDV oranı (%1) uygulanabilmesi için;

 

- Kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması,

- İşin konut yapı kooperatifine yapılması,

- Yapılan işin inşaat işi olması ve taahhüde dayanması

 

gerekmektedir.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden; yüklenici Firmanın Kooperatifinize ait Sivas Merkez Esenyurt Mahallesi 6119 ada 4 ve 8 no.lu parseller ile 6120 ada 1 no.lu parselde toplam 46 adet villanın yapım işini 12.190.000,00 TL karşılığı üstlendiği, 6120 ada 1 no.lu parselde 34 adet villaya ilişkin yapı ruhsatının 29/7/1998 tarihinden sonra düzenlendiği ve yapı sahibi bölümünde Kooperatifinizin yer aldığı anlaşılmaktadır.

 

Bu çerçevede, talep formunuz ekinde yer alan "Yapım Sözleşmesi"ne göre bu villaların inşasına ilişkin olarak Kooperatifinize yapılan inşaat taahhüt işlerinde, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.2.) bölümü kapsamında % 1 oranında KDV uygulanması mümkün bulunmaktadır.

 

Diğer taraftan, 6119 ada 4 ve 8 no.lu parsellerde 12 adet villaya ilişkin yapı ruhsatı, ekli belgeler arasında yer almadığından yapı ruhsatının tarihi ile bu ruhsatın Kooperatifiniz adına düzenlenip düzenlenmediği anlaşılamamıştır. Söz konusu villalara ilişkin inşaat taahhüt işlerinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.2.) bölümü kapsamında değerlendirilebilmesi için, işin Kooperatifinize yapılması zorunlu olup, yapı ruhsatının 29/7/1998 tarihinden önce düzenlenmesi halinde KDV istisnası, bu tarihten sonra düzenlenmesi halinde ise % 1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-130[Özelge]-21171

23.01.2017

Konu: Plastik boncuk ürününün teslim ve ithalinde uygulanacak   KDV oranı


İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC) 3926.90.97.90.18 "Diğerleri" Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasında sınıflandırıldığı ifade edilen plastik boncuk ürünü için uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 24.12.2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

25/11/2016 tarihli ve 29899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2016/9542 sayılı Kararname eki bazı mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranları yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin "B) Diğer Mal ve Hizmetler" bölümünün; 5 inci sırası " Yukarıdaki 4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, şal, eşarp, kemer, çorap, eldiven vb. dahil), omuz vatkası, astar, apolet, ilikleme tertibatı, cep, kol, yaka, rozet ve fırfır ile bunların benzerleri, havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan, battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç) ile kıymetli taş ve madenler hariç her nevi maddeden mamul fermuar, çıtçıt, düğme, kopça, boncuk ve benzerleri" şeklinde değiştirilmiştir.

 

TGTC'nin 39 uncu faslında "Plastikler ve mamulleri"ne yer verilmiş ve bu fasla ait 39.26 tarife pozisyonunda "Plastikten diğer eşya ve 39.01 ila 39.14 pozisyonlarında belirtilen diğer maddelerden eşya" tanımlanmıştır. Bu tarife pozisyonuna ait GTİP numaraları arasında TGTC'nin 3926.90.97.90.18 "Diğerleri" GTİP numarası da sayılmıştır.

 

Buna göre, TGTC'nin "3926.90.97.90.18" GTİP numarasında sınıflandırıldığı belirtilen plastik boncuk ürününün, 2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin B/5 inci sırası kapsamında değerlendirilmesi ve 25/11/2016 tarihinden itibaren teslim ve ithalinde % 8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

ŞANLIURFA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Vergi ve   Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü)

Sayı: 64958909-130-1

10.01.2017

Konu: Silahlı ve silahsız özel güvenlik kurs hizmetinde KDV oranı

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, silahlı ve silahsız özel güvenlik kurs hizmetine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında bilgi istenilmektedir.

            KDV oranları 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK)' na ekli (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler için % 8, bu listeler dışındaki diğer mal ve hizmetler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

            Söz konusu BKK eki (II) sayılı listenin B/15 inci sırasında, üniversite ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında verilen eğitim ve öğretim hizmetlerinin % 8 oranında KDV'ye tabi tutulacağı belirtilmiştir.

            Buna göre, firmanız tarafından verilen silahlı ve silahsız özel güvenlik kurs hizmetinin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında verilmesi halinde % 8, aksi halde genel oranda (% 18) KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

GİDER VERGİLERİ KANUNU

Tarih
Açıklama
GİB'de Yayım Dönemi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

 

Sayı :39044742-180-12765

13.01.2017

Konu :Uzun süreli ferdi kaza sigortalarına ilişkin sözleşmenin sonlandırılması halinde BSMV uygulaması.

İlgi : 03/06/2015 tarih ve 186904 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizce yıllık ferdi kaza poliçelerinde yer alan prim tutarı üzerinden % 5 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) hesaplandığı, bu poliçelerin kısmi iptal ile sonlandırıldığı durumlarda iptal tarihinden sonraki döneme ait olan BSMV'nin ödenecek vergiden mahsup edildiği, ancak uzun süreli ferdi kaza poliçelerinde kısmi iptal yapılmayıp, iştira olarak tanımlanan poliçe sonlandırması yapıldığı belirtilerek, uzun süreli ferdi kaza sigortalarının bu şekilde iştira yoluyla sonlandırılmasının iptal olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, başlangıçta ödenen BSMV'nin iade konusu yapılıp yapılamayacağı ile iade konusu yapılabilecekse iştira sonrası sürenin mi dikkate alınacağı hususunda görüş talep edilmektedir.

 

6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun; 28 inci maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin 10/06/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden ve hesaben aldıkları paraların BSMV`ye tabi olduğu ve 30 uncu maddesinde, BSMV mükelleflerinin banka ve bankerlerle sigorta şirketleri olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun 31 inci maddesinde, sigorta işlemlerinde verginin matrahının, bu işlem dolayısıyla poliçede yer alan prim tutarı olduğu, prim tutarının hesabında, sigorta işlemi dolayısıyla komisyon ve benzeri adlarla sigorta aracılarına yapılan ödemelerin indirim konusu

yapılamayacağı; sigorta şirketlerinin, iptal ettikleri sigorta muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal tarihinden sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin gerçekleştiği dönemde hesaplanan BSMV`den indirebilecekleri, bu dönemde indirilemeyen vergilerin, sonraki dönem beyannamelerinde indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.

 

Diğer yandan, 85 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinin "A-Matrahtan İndirim ve Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması" başlıklı bölümünde iptal edilen sigorta muamelelerine ilişkin BSMV uygulamasına yönelik açıklamalar yer almaktadır.

 

Konu hakkında Hazine Müsteşarlığı ile yapılan yazışma sonucunda alınan 15/1/2016 tarihli ve 1576 sayılı yazıda "…6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 'Sigortadan ayrılma' başlıklı 1500 üncü maddesinin birinci fıkrası, 'Sigorta ettiren, en az bir yıldan beri yürürlükte bulunan ve bir yıllık primi ödenmiş olan sigorta sözleşmelerinde, istediği zaman sözleşmeyi sona erdirerek sigortadan ayrılabilir. Ayrılma değeri, ayrılmanın istenildiği andaki genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun bir biçimde hesaplanan değerdir.' hükmünü amirdir.

 

Sigortadan ayrılma (iştira) kavramı, sigorta sözleşmesinin, sigorta ettirenin talebi üzerine ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sona erdirilmesini ifade etmek olup; hayat ve ferdi kaza sigortaları sözleşmelerinin iştira edilmesi mümkündür. İştira işleminin gerçekleştirilmesiyle birlikte ilgili sigorta sözleşmesi, iptal edilen sözleşmelerde olduğu gibi sona erdiğinden, sözleşmelerin iştira ile sonlandırılmasının iptal hükmünde  değerlendirilebileceği düşünülmektedir." şeklinde görüş bildirilmiştir.

 

Buna göre, uzun süreli ferdi kaza sigorta sözleşmelerinin iştira ile sonuçlandırılması iptal hükmünde değerlendirilerek, iştira edilen uzun süreli ferdi kaza sigorta sözleşmesine ilişkin olarak şirketiniz tarafından ödenen iştira tarihinden sonraki döneme ait BSMV`nin iştiranın gerçekleştiği dönemde hesaplanan BSMV`den indirilebilmesi, bu dönemde indirilemeyen vergilerin ise sonraki dönem beyannamelerinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. İlgili dönem BSMV beyannamesinde indirime/mahsuben iadeye esas BSMV tutarı ise iştira edilen söz konusu sigorta poliçesi sonucunda sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene iade edilecek (ödenecek) prim tutarı üzerinden hesaplanacaktır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.