Tarih : 21.06.2017
GİB'de Yayım Dönemi : Ekim 2017


T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 62030549-125[8-2015/215]-180952
 
21.06.2017

Konu: Sigorta poliçesi üzerinde gösterilemeyen iskontoların giderleştirilmesi.

İlgi (a) ve ilgi (b)'de kayıtlı özelge talep formunda, dört sigorta şirketinin acentesi olarak faaliyette bulunduğunuz, Türkiye'de eğitim gören yabancı uyruklu öğrencilere yabancı sağlık sigortası poliçesi sattığınız, aracı olarak düzenlediğiniz sigorta poliçeleri üzerinden payınıza düşen komisyon tutarından yaptığınız ve sigorta poliçesi üzerinde gösteremediğiniz iskonto tutarının gider pusulası ile belgelendirilerek kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı ile gider pusulası ile belgelendirilmesi durumunda vergi tevkifatının gösterilip gösterilmeyeceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır.

Mezkûr Kanunun 234 üncü maddesi uyarınca, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir.

Bu itibarla, şirketinizce düzenlenen sigorta poliçesi üzerinde gösteremediğiniz iskonto tutarı için müşterinize imza ettireceğiniz gider pusulası düzenlemeniz mümkün bulunmaktadır.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesiyle, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Ticari kazançta elde etme tahakkuk esasına bağlanmış bulunmaktadır. Bu esas dikkate alındığında, gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." hükmüne yer verilmiştir.

 

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, acentelik sözleşmesine dayanılarak verilen hizmetler için Şirketinize ödenen komisyon bedellerinin, "Sigorta Komisyon Gider Belgesi"ne istinaden hasılat kaydedilmesi gerekmekte olup şirketiniz payına düşen komisyon geliri üzerinden yaptığınız ve sigorta poliçesi üzerinde gösteremediğiniz iskontonun vergi mükellefiyeti bulunmayan müşterilere uygulanması durumunda, söz konusu iskonto tutarının gider pusulası ile tevsik edilmesi halinde satış iskontosu olarak kayıtlara alınması mümkün bulunmakta olup, iskonto tutarı için düzenlenen gider pusulasında, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatının hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.


 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.


(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.