Tarih : 14.06.2017
GİB'de Yayım Dönemi : Ekim 2017

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 62030549-125[2-2015/313]-169519

14.06.2017

Konu: Tek bir içtüzük kapsamında ihraç edilen tüm fonları kapsayarak, yatırım fonu olarak tanımlanan şemsiye fon adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilip edilmeyeceği.
 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin portföy yöneticiliği  faaliyeti ile iştigal ettiği, faaliyet konunuz kapsamında ………. A.Ş. Borçlanma Araçları Şemsiye Fonunu kurduğu; şemsiye fonun, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 4 üncü maddesinde,  tek bir iç tüzük kapsamında ihraç edilen tüm fonları kapsayan yatırım fonu olarak tanımlandığı belirtilerek, bahse konu maddenin ikinci fıkrasında bentler halinde sayılan varlıklar ve işlemlerden oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla kurulan ve bunun dışında herhangi bir faaliyet alanı bulunmayan, buna istinaden gelir ve gideri de oluşmayan şemsiye fon adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilip edilmeyeceği hususunda tereddüt hasıl olduğu anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
 
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde, "(1) Sermaye şirketleri: 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir. Bu Kanunun uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonlar sermaye şirketi sayılır.
            …"
 
            hükmü yer almaktadır.
 
            Konuya ilişkin yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde,
 
            "…
            2.1. Sermaye şirketleri
            …
            2.1.2. Fonlar
            ...
            Fonların tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Mal varlığı, kurucusunun mal varlığından ayrıdır. Yatırım ortaklıkları ise anonim şirket şeklinde kurulduklarından sermaye şirketi olarak kurumlar vergisi mükellefidirler.
            2.1.2.1. Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi fonlar
            Fon kavramı ile ifade edilen oluşumların, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olması halinde, sermaye şirketi sayılarak kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
            Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi başlıca fonlar aşağıdaki gibidir.
            1) Yatırım Fonu: Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca tasarruf sahiplerinden toplanan paralarla, tasarruf sahipleri hesabına riskin dağıtılması ilkesi ve inançlı mülkiyet esaslarına göre Sermaye Piyasası Kurulunca belirlenen varlıklardan oluşan portföy veya portföyleri yönetmek amacıyla kurulan mal varlığına yatırım fonu adı verilir. Fonlar; bankalar, aracı kurumlar, sigorta şirketleri ve kanunlarında engel bulunmayan emekli ve yardım sandıkları tarafından Sermaye Piyasası Kurulunun izniyle kurulabilmektedir. Yatırım fonları, içtüzüklerinde belirtilmek koşuluyla, tahvil ve bono fonu, hisse senedi fonu, sektör fonu, iştirak fonu, grup fonu, yabancı menkul kıymetler fonu, kıymetli madenler fonu, altın fonu, karma fon, likit fon, değişken fon, endeks fon, özel fon, serbest yatırım fonu olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca, girişim sermayesi yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım fonları da Kurumlar Vergisi Kanununun uygulanmasında fon olarak kabul edilecektir.
            …"
 
             açıklamalarına yer verilmiştir.
 
            09/07/2013 tarihli 28702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin "Şemsiye fon" başlıklı 4 üncü maddesinde;
 
             "(1) Şemsiye fon, katılma payları tek bir içtüzük kapsamında ihraç edilen tüm fonları kapsayan yatırım fonudur.
            (2) Şemsiye fon, aşağıda belirtilen varlıklar ve işlemlerden oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla kurulur ve bunun dışında herhangi bir işle uğraşamaz.
            ...         
            (3) Şemsiye fon içtüzüğünde yer alan ve aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak, her katılma payı ihracı için ayrı bir izahname ve yatırımcı bilgi formu düzenlenmesi şartıyla, şemsiye fona bağlı fonlar oluşturulur.
            a) Her bir fonun tüm varlık ve yükümlülükleri birbirinden ayrıdır.
            b) Şemsiye fonun kuruluş giderleri ile fonların katılma payı ihraç giderleri hariç olmak üzere, bir şemsiye fon için yapılması gereken tüm giderler fonların toplam değerleri dikkate alınarak oransal olarak bu fonların portföylerinden karşılanır.
            c) Bir şemsiye fonun bu Tebliğin 28 inci ve 29 uncu maddeleri uyarınca tasfiye edilmesi veya devredilmesi durumunda, bu şemsiye fona bağlı fonların da tasfiye edilmesi veya devredilmesi gerekir.
            ç) Bu Tebliğde yer alan hükümler aksi belirtilmedikçe her bir fon için ayrı ayrı uygulanır."
 
             açıklamaları yer almaktadır.
 
            Konuyla ilgili olarak, Sermaye Piyasası Kurulu ile yapılan yazışma neticesinde, söz konusu şemsiye fonların kendilerine bağlı olarak ihraç edilen fonlardan oluştuğu, şemsiye fona ait ayrı bir portföy bulunmadığı; şemsiye fona bağlı olarak ihraç edilen her bir fonun kendine ait ayrı portföyünün bulunduğu dikkate alınarak, şemsiye fonlara bağlı olarak ihraç edilen fonlar olmaksızın sadece şemsiye fondan kaynaklanan bir portföy işlemeciliği faaliyetinin bulunmasının sermaye piyasası mevzuatı kapsamında mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.
 
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında bentler halinde sayılı varlık ve işlemlerden oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla kurulan "……….. A.Ş. Borçlanma Araçları Şemsiye Fonu" adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesine gerek bulunmamaktadır.
 
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.