Tarih : 04.03.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Eylül 2016

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı : 62030549-120[65-2015/261]-18346        04/03/2016
Konu : Yurtdışında bulunan bir firmaya verilen tercüme hizmeti dolayısıyla vergi mükellefi olunup olunmayacağı  
 
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekli dilekçede, İspanya mukimi bir firmaya Türkiye'den verdiğiniz tercüme hizmeti dolayısıyla elde ettiğiniz kazancın döviz olarak yurt dışından banka hesabınıza gönderildiği, İspanya mukimi firma ile herhangi ücretli çalışmanızın bulunmadığı ve yaptığınız iş üzerinden ödeme yapıldığı belirtilerek, elde etmiş olduğunuz bu gelir dolayısıyla vergi mükellefi olup olmayacağınız hususunda bilgi talep edilmiş olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1 inci maddesiyle gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi tutulmuş olup gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu belirtilmiştir. Kanunun 3 üncü maddesinin 1 numaralı bendinde ise, Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden tam mükellefiyet esasında vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
            Aynı Kanun'un 4 üncü maddesinde;
            "Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır:
            1- İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah, Kanunu Medeninin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
            2- Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)"
            hükmüne yer verilmiştir.
            Bu hükümlere göre, ikametgahı Türkiye'de bulunan veya bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturan gerçek kişiler Türkiye'de yerleşmiş sayılacaklarından, elde ettikleri gelirlerin tam mükellefiyet esasına göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
            Kanun'un 65 inci maddesinde; "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
            Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır...",
            66 ncı maddesinde de; "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez..."
            hükümlerine yer verilmiştir.
        Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Serbest Meslek Kazanç Defteri" başlıklı 210 uncu maddesinde;
            "Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar.
             Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur.
             ...";
            "Makbuz Mecburiyeti" başlıklı 236 ncı maddesinde ise; "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir."
            hükümleri yer almaktadır.
            Bu hükümlere göre, tercüme hizmeti veren gerçek kişilerin, bu hizmetlerinin süreklilik arz etmesi ve kendi nam ve hesaplarına yapılması durumunda, serbest meslek kazanç defteri tasdik ettirmeleri ve mesleki faaliyetleri ile ilgili her türlü tahsilatını serbest meslek makbuzu ile belgelendirmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla, yaptığınız tercüme işinin süreklilik arz etmesi halinde; söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla serbest meslek defteri tasdik ettirmeniz ve serbest meslek makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir.
            Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu'nun 82 nci maddesinde, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılatın vergiye tabi arızi kazanç olduğu belirtilmiştir. Bunun için, serbest meslek faaliyetine konu işin devamlılık arz edecek şekilde yapılmaması ve bu işin mutad meslek haline getirilmemesi gerekmektedir.
            Buna göre, tercüme işini süreklilik arz etmeyecek şekilde arızi olarak gerçekleştirmeniz halinde elde edilen kazancın arızi serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmekte olup Gelir Vergisi Kanunu'nun 82 nci maddesine göre bir takvim yılında arızi kazanç dolayısıyla elde edilen gelirlerin toplamının 2015 yılı için 23.000 TL.'yi aşması halinde yıllık gelir vergisi beyannamesi verileceği tabiidir.
            Öte yandan, 18.12.2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Türkiye Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması" 01.01.2004 tarihinden itibaren uygulanmakta olup  Anlaşma'nın "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinin 1 inci ve 3 üncü fıkralarında;
            "1. Bir Akit Devletin bir gerçek kişisi tarafından serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde edilen gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:
            a) Bu kişi, bu diğer Devlette bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek için sürekli olarak kullanabileceği sabit bir yere sahip ise; veya,
            b) Bu kişi, bu diğer Devlette, sözkonusu hizmet ve faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde toplam 183 gün veya daha fazla kalırsa,
            sözkonusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.
            Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca sözkonusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içindeki hizmet veya faaliyetlerden elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
            3. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır."
             hükümlerine yer verilmiştir.
            Tarafınızla bilahare yapılan yazışmadan; devamlı olarak Türkiye'de ikamet ettiğiniz, dolayısıyla Türkiye'de yerleşik olduğunuz ve söz konusu tercüme hizmetini İspanya'ya gitmeksizin verdiğiniz anlaşılmıştır.
            Yukarıda yer verilen Anlaşma hükümleri çerçevesinde, İspanya'ya gitmeksizin Türkiye'den vereceğiniz tercüme hizmetleri dolayısıyla İspanya'da yerleşik firmadan elde edeceğiniz serbest meslek kazancı niteliğindeki geliri vergilendirme hakkı yalnızca Türkiye'ye ait olup, vergilendirme iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır. Dolayısıyla, İspanya'dan yapılacak ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmaması gerekmektedir.
            Söz konusu hizmetin İspanya'da icra edilmesi durumunda ise, bu faaliyetleri İspanya'da bulunan sabit bir yer vasıtasıyla icra etmeniz veya İspanya'daki faaliyetlerin icra edildiği süre veya sürelerin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günden fazla olması halinde İspanya'nın da bu gelirleri vergileme hakkı bulunmaktadır.
            Anlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından alacağınız Türkiye'de tam mükellef olduğunuzu ve tüm dünya kazançları üzerinden Türkiye'de vergilendirildiğinizi gösteren bir mukimlik belgesini İspanya'daki vergi sorumlularına ibraz etmeniz gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.