Tarih : 17.02.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Eylül 2016

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) 

Sayı : 62030549-125[30-2014/211]-13093     17/02/2016
Konu : İspanya mukimi tercüme bürosundan alınan tercüme hizmeti karşılığında ödenen bedel üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.  
       
İlgide kayıtlı özelge talep formu ile ……………… vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, İspanya mukimi olan tercüme bürosundan hizmet aldığınız, alınacak hizmet ile ilgili dosyaların e-posta yolu ile ilgili firmaya gönderildiği ve tercümesinin de yine e-posta yolu ile alındığı belirtilerek İspanya mukimi tercüme bürosuna yapılacak ödemeler üzerinden kurumlar vergisi ve katma değer vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hakkında bilgi talep edildiği anlaşılmış olup konuya ilişkin Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
            Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Tam ve dar mükellefiyet" başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmış, üçüncü fıkrasının (c) bendinde de, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar arasında sayılmıştır.
            Aynı Kanun'un "Dar mükellefiyette vergi kesintisi" başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dâhil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilerek maddenin sekizinci fıkrası ile Bakanlar Kuruluna, vergi kesintisi oranını belli sınırlar dâhilinde tespit etme yetkisi verilmiştir. Anılan yetkiye dayanılarak çıkarılan 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile serbest meslek kazançları üzerinden yapılacak kurumlar vergisi kesintisi oranı, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarda %5, diğer serbest meslek kazançlarında %20 olarak belirlenmiştir.
            Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması Yönünden;
            İspanya mukimi olan tercüme bürosundan alınan çeviri hizmeti serbest meslek faaliyeti niteliğinde olduğundan söz konusu hizmetin Türkiye Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması'nın "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
            Anılan Anlaşma'nın 14 üncü  maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında,
            "1. Bir Akit Devletin bir gerçek kişisi tarafından serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde edilen gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:
            a) Bu kişi, bu diğer Devlette bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek için sürekli olarak kullanabileceği sabit bir yere sahip ise; veya
            b) Bu kişi, bu diğer Devlette, söz konusu hizmet ve faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde toplam 183 gün veya daha fazla kalırsa,
            söz konusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.        
            Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içindeki hizmet veya faaliyetlerden elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
            2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:
            a) Teşebbüs, bu hizmet veya faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa; veya
            b) Hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşarsa,
            söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.
            Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu işyerine atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da bu teşebbüs, söz konusu gelir dolayısıyla bu diğer Akit Devlette, bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi, yani söz konusu gelir bu diğer Devlette bulunan işyerine atfedilebilirmiş gibi vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, bu diğer Devletin söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir."
            hükümleri yer almaktadır.
 
            Anılan Anlaşma'nın Protokolü'nün 7 nci maddesinde ise,
 
            "7. 14 üncü maddenin 2 nci fıkrasına ilave olarak: "Bir Akit Devlet teşebbüsü tarafından diğer Akit Devlette, bu diğer Devlette bulunan görevli personel veya istihdam edilen personel aracılığı ile hizmet veya faaliyetler (aynı veya bağlı projeler için) icra edilir ise, söz konusu hizmet veya faaliyetin bu diğer Devlette icra edildiği kabul edilecektir.''
 
            hükmü yer almaktadır.
 
            Anlaşma'nın 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası Türkiye mukimi şirketiniz tarafından gerçek kişilerden alınacak serbest meslek faaliyetleri, 2 nci fıkrası ise teşebbüsler tarafından ifa edilen serbest meslek faaliyetleri nedeniyle elde edilen kazançların vergilendirilme hususunu düzenlemektedir. Söz konusu İspanya mukimi tercüme bürosu (ister gerçek kişi ister tüzel kişi niteliğinde olsun) tarafından Türkiye'ye gelmeksizin icra edilecek serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilecek gelirleri vergilendirme hakkı yalnızca İspanya'ya aittir.
 
            İspanya mukimi tercüme bürosu (bir gerçek kişi veya tüzel kişi) tarafından Türkiye mukimi olan şirketinize verilen serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen gelirlerin Türkiye'de vergiye tabi olması için, hizmet veya faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi koşulunun yanı sıra, İspanya mukimi kişinin/teşebbüsün serbest meslek faaliyetlerini icra etmek için Türkiye'de sürekli kullanabileceği sabit bir yere/iş yerine sahip olması veya Türkiye'deki hizmet ifasının 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde bir veya birkaç seferde 183 günden fazla sürmesi gerekmektedir. Bu durumda, söz konusu hizmet veya faaliyetler karşılığında elde edilen gelirler iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde Türkiye'de de vergilendirilecektir. Bu durumda, İspanya mukimi gerçek kişi/tüzel kişi tarafından Türkiye'de elde edilen gelirler dolayısıyla Türkiye'de ödenecek vergi, Anlaşmanın "Çifte vergilendirmenin Önlenmesi"ne ilişkin 22 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca İspanya'da ödenecek vergiden mahsup edilebilecektir.
 
            Diğer taraftan, Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Türkiye mukimi şirkete hizmet veren İspanya mukimi söz konusu tercüme bürosunun (gerçek kişinin veya teşebbüsün) Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için İspanya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin İspanya yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya İspanya'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir.
            Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden;
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun:
            1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 1/2 nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu, 4/1 inci maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
            6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının: Hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını, ifade ettiği,
            9/1 inci maddesinde ise; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı'nın vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır.
            Öte yandan, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliği'nin "I/C-2.1.2.1. İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler" başlıklı bölümünde;
            "Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır.
            Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.
            Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir.
            KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.
            Yurt dışından temin edilen ve tevkifata tabi tutulması gereken hizmetlere ilişkin olarak aşağıdaki örnekler verilebilir:
            Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayan firmalar tarafından;
            - Türkiye'de inşa edilecek bir alış-veriş merkezi için yurt dışında çizilip Türkiye'ye gönderilen mimari proje hizmeti,
            - Türkiye'de faaliyette bulunan enerji santralinin işletilmesine ilişkin olarak yurt dışından verilen danışmanlık hizmeti,
            - KDV mükellefiyeti olmayan genel bütçeli bir idareye yurt dışından verilen bilgisayar yazılım hizmeti,
            …" açıklamalarına yer verilmiştir.
            Buna göre Şirketinizin İspanya mukimi tercüme bürosundan aldığı tercüme hizmetinden Türkiye'de yararlanıldığından, bu hizmet Kanun'un 1/2 nci maddesi gereğince KDV'ye tabi tutulacaktır. Hesaplanan bu vergi şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilerek ödenecek, aynı dönemde 1 No.lu KDV beyannamesi ile indirim konusu yapılabilecektir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.