Tarih : 17.02.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Eylül 2016

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı : 62030549-125[30-2015/210]-13094                                                                    17/02/2016
Konu : Fransa'da mukim kurumdan alınan krediye ilişkin faiz ödemelerinde tevkifat uygulaması.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinde; vekili olduğunuz Fransa mukimi olan ve Fransa kanunlarına göre bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere gerekli lisansa sahip ...'nın Türkiye'de özel hukuk tüzel kişilerine çeşitli meblağlarda döviz veya Türk Lirası olarak kredi verdiğini, kredi işlemlerinden doğan faizlerin ise Türk özel hukuk tüzel kişileri tarafından firmaya ödendiği, firmanın İstanbul Şubesinin bu kredi sözleşmelerine taraf olmadığını ve kredi işlemlerinin hiçbir safhasında yer almadığını belirtilerek firmanın elde edeceği söz konusu faiz gelirleri üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı ve Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti arasında bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerinden nasıl faydalanacağı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkındaki görüşümüz aşağıda açıklanmıştır.


KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN


5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1'inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellef esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış, üçüncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmış olup dördüncü fıkrasında da bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75'inci maddesinin (6) numaralı bendinde ise kaynağı ne olursa olsun her nevi alacak faizlerinin (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla cari hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil) menkul sermaye iradı sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun dar mükellefiyette vergi kesintisinin düzenlendiği 30'uncu maddesinin birinci fıkrasında, dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış, anılan fıkranın (ç) bendinde de Gelir Vergisi Kanunu'nun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları üzerinden vergi kesintisi yapılması hüküm altına alınmıştır.
Anılan maddenin sekizinci fıkrası ile Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye istinaden yayımlanan 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kesinti oranı, yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kar payları dahil) %0, diğerlerinden %10 olarak belirlenmiştir.

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN


Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın "Faiz" başlıklı 11'inci maddesinde;
" 1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devlet mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2.Bununla beraber, bu faiz elde edildiği Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunulan kişi faizin gerçek lehdarı ise bu şekilde alınacak vergi, faizin gayrisafı tutarının yüzde 15'ini aşmayacaktır.
4.Bu maddede kullanılan "faiz" terimi, ipotek garantisine bağlı olsun olmasın veya kazancı paylaşma hakkını tanısın tanımasın, devlet tahvillerinden, tahvillerden veya bonolardan ve her nevi alacaktan doğan gelir ile bu gelirin elde edildiği Devletin vergi mevzuatına göre ikrazat geliri sayılan diğer bütün gelirleri kapsar.
5.Bir Akit Devlet mukimi olan gerçek faiz lehdarı, faizin elde edildiği diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri vasıtasıyla ticari veya sınai faaliyette bulunursa veya bir Türkiye mukimi, Fransa'da bulunan bir sabit yeri kullanarak Fransa'da serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve sözkonusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, bu maddenin 1, 2 ve 3'üncü fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda olayına göre bu Anlaşmanın 7'nci veya 14'üncü madde hükümleri uygulanacaktır... "hükümleri yer almaktadır.
Diğer taraftan, söz konusu Anlaşma'nın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23'üncü maddesinde;
"Çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir.
1...
2.Fransa'da:
1. Bir Fransa mukimi bu Anlaşma hükümleri uyarınca Türkiye'de ve Fransa'da vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, Fransa bu mukimin gelirine isabet eden vergiden,
Türkiye'de ödenen gelir vergisinin mahsubuna müsaade edecektir.
Bununla beraber, sözkonusu mahsup, mahsupdan önce hesaplanan ve Türkiye'de vergilendirilebilen gelire isabet eden gelir vergisi miktarını aşmayacaktır.
1. a)           bendinin amaçları bakımından "Türkiye'de ödenen gelir vergisi" terimi, Türk hızlandırmaya yönelik teşvik mevzuatı hükümleri gereğince muafiyete, istisnaya veya indirime

tabi tutulan herhangi bir vergi miktarını kapsamaktadır.
Bundan önceki cümleye bakılmaksızın, Türkiye'de gelir üzerinden ödenen vergi:
1. 10'uncu maddenin 2'nci fıkrasının a) bendinde bahsedilen temettülerde yüzde 15 oranında;
2. 10'uncu maddenin 2'nci fıkrasının b) bendinde bahsedilen temettülerde yüzde 20 oranında;
3. 11'inci maddenin 2'nci fıkrasında bahsedilen faizlerde yüzde 15 oranında;
4. 12'nci maddenin 2'nci fıkrasında bahsedilen gayrimaddi hak bedellerinde yüzde 10 oranında,
hesaplanacaktır.


Bununla beraber, Türkiye'de mukim olmayan kişilerin, Türkiye'de elde ettiği temettü, faiz ve gayrimaddi hak bedellerine Türk vergi kanununa göre uygulanan vergi oranları, bu bentte bahsedilen oranların altına düşürülürse, bu bendin amaçları yönünden, bu düşük oranlar uygulanacaktır." hükümleri yer almaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, ...'nin ilişkili bulunduğu kurumlara değil de tüm gerçek kişi ve tüzel kişilere kredi veren bir kurum olması ve ilgili ülke mevzuatı gereğince kredi vermeye yetkili kuruluş olduğunun tevsiki şartıyla ödenen faizler üzerinden 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 0 oranında, aksi halde % 10 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmekte olup, Bakanlar Kurulu Kararı gereğince tespit edilen vergi oranları Türkiye'de ekonomik kalkınmanın hızlandırılmasına yönelik teşvik amacıyla gerçekleştirilen bir vergi indirimidir.
Bu durumda, Fransa mukimi kurum söz konusu faiz geliri dolayısıyla 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Türkiye'de duruma göre % 0 veya % 10 oranında vergilendirilecek; ancak, Anlaşmanın 23 üncü maddesinin 2/b (iii) bendi gereğince Türkiye'de % 15 oranında vergi ödemiş olarak kabul edilecektir. Türkiye'de ödenmiş olduğu kabul edilen % 15 oranındaki vergi ise, söz konusu kurumun toplam gelirleri nedeniyle Fransa'da ödeyeceği vergilerden mahsup edilebilecektir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.