Tarih : 18.06.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Temmuz 2016

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı : 97895701-155[1-2015/28]-61847                                                                        18/06/2015

Konu : Zamanaşımına uğrayan kira sözleşmesinin hükmünden faydalanılması halinde gecikme cezası ödenip ödenmeyeceği hk.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, evinizi 15/09/2006 tarihinde mesken olarak kiraya verdiğiniz, müteselsil kefil bulunan kira sözleşmesine ait damga vergisini ödemediğiniz, sözleşmenin hükmünden yararlanmak istediğiniz, ancak sekiz yıllık gecikme faizinin ödenmesinin istenildiği belirtilerek, zamanaşımına uğrayan ve hükmünden yeniden istifade edilmek istenen kira sözleşmesine gecikme faizi uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kâğıtları imza edenler olduğu; 5 inci maddesinde, bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshasının ayrı ayrı aynı miktar veya nispette damga vergisine tabi olduğu; 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisinin, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınacağı; 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, birden fazla kişi tarafından imza edilen kâğıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.

Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I.Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/2 fıkrasında, kira mukavelenamelerinin mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden; A/3 fıkrasında, kefalet, teminat ve rehin senetlerinin nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde, vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip edin yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı; dördüncü fıkrasında ise, damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkur evraka ait vergi alacağının yeniden doğacağı hükme bağlanmıştır.

Bu itibarla, Kira sözleşmesine konan kefalet şerhinin "müteselsil kefalet" veya "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" şeklinde konulması halinde, kefalet şerhi asıl akitle birbirine bağlı ve birbirine bağlı ve bir asıldan doğma akit ve işlem olarak kabul edileceğinden, söz konusu kağıdın 488 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya kefalet işlemi üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Ayrıca, Damga vergisinde de zamanaşımı vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yıldan itibaren işlemeye başladığından, zamanaşımı süresinin başlangıcının belirlenebilmesinde vergi alacağının doğduğu anın öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Damga vergisinde vergiyi doğuran olay ve aynı zamanda vergi alacağının doğduğu an, vergiye tabi kağıdın düzenlendiği, hüküm ifade eder hale geldiği andır.

Buna göre, damga vergisinde tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra damga vergisine tabi evrakın hükmünden yeniden yararlanıldığında, yararlanılan an itibariyle vergiyi doğuran olay ikinci kez ortaya çıkmakta olup, zamanaşımı süresi de hükmünden yararlanılan yılı takip eden yılın başından itibaren yeniden işlemeye başlamaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, düzenlemiş olduğunuz kira sözleşmesinin zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi dairesine veya başka bir resmi daireye ibraz edilmek suretiyle hükmünden yeniden faydalanılması halinde, söz konusu sözleşmenin, ibraz ya da hükmünden yararlanma tarihi itibarıyla damga vergisine tabi tutulması gerekmekte olup, damga vergisine uygulanacak gecikme faizinin hesaplanmasında, sözleşmenin vergi dairesine veya başka bir resmi daireye ibraz tarihinin esas alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.