Tarih : 13.05.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Haziran 2016

T.C.

 

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 

Mükellef   Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 

Sayı: 11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]--57233 13/05/2016

 

Konu: Bedel Tahsil Edilmeden Verilen Umre Hizmetinde Belge   Düzeni ve KDV Uygulaması Hk.

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Hac ve Umre turu faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, Umre için Suudi Arabistan'a yapılan turlarda kişi sayısının ... kişiye ulaşması durumunda Diyanet İşleri Başkanlığının gruba refakat etmek üzere zorunlu olarak ... tane hoca verdiği, yine sektördeki bir uygulama gereği ... kişi getiren bir kişinin umreye hiçbir ücret alınmadan götürüldüğü, umreye ücret alınmadan götürülen bu kişilerin uçak, otel gibi masrafların şirketinizce karşılandığı belirtilerek, söz konusu harcamaların fatura ile belgelendirilip belgelendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır." hükmü yer almış olup; aynı Kanunun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde ise; "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

 

            1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

 

            2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

 

            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükümlerine yer verilmiştir.

 

            Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde dikkate alınabileceği hüküm altına alınmıştır.

 

            Buna göre, iktisadi ve ticari icaplara uygun olmak kaydıyla, umreye götürdüğünüz grubun ... kişi olması durumunda Diyanet İşleri Başkanlığınca verilen görevlinin şirketinizce karşılanan masrafları ile şirketinize umreye gidecek belli bir sayıda kişiyi getirmesi nedeniyle bedel almaksızın umreye götürdüğünüz kişiyle ilgili katlandığınız masrafların ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler kapsamında değerlendirilmesi ve kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

 

            II- KATMA DEĞER VERGİSİ VE VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

 

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 231/5 inci maddesinde ise "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.

 

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;

 

            1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

 

            4 üncü maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirilecekleri,

 

            5 inci maddesinde; vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılmasının hizmet sayılacağı,

 

            27 nci maddesinde ise, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu hükme bağlanmıştır.

 

            Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-10) "Promosyon Ürünleri, Numune ve Eşantiyonlar" başlıklı bölümünde gerekli açıklamalara yer verilmiştir.

 

            Buna göre, şirketiniz tarafından ... kişi getiren şahıslara bedelsiz olarak verilen umre hizmeti, tarafınıza verilen müşteri bulma hizmetinin karşılığı olduğundan dolayı KDV ye tabi olup, bu hizmete ilişkin düzenlenecek faturada Kanunun 27 nci maddesine göre emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

 

            Diğer taraftan, şirketiniz tarafından umreye götürülen ... kişi için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından görevlendirilen din görevlilerine umre hizmeti verilmemekte, yalnızca yapmış olduğu görev esnasında ihtiyaçları karşılanmakta olup bu işlem için KDV hesaplanmayacaktır. Ayrıca, söz konusu işlem için fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.