Tarih : 12.05.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Ağustos 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı

:

62030549-120[86-2015/891]-56525

12/05/2016

Konu

:

Yurt dışından elde edilen kar paylarının Türkiye'de vergilendirilmesi.

  İlgide kayıtlı özelge talep formunda: … da tek hissedarlı olarak kurduğunuz şirketinizin, yurt dışında faaliyet gösteren firmaların gemilerine yük taşıma konusunda aracılık işi yaptığı, şirketinizin ilgili ülkede vergilendirildiği; vermiş olduğunuz hizmet dolayısıyla yurt dışında iş yaptığınız firma tarafından şirketinize yapılacak olan ödemeleri firmanız adına ya da şahsınız hesabına Türkiye'ye getirmek istediğinizi belirterek, Türkiye'de vergisel sorumluluklarınızın ne olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun:

 

            -"Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış olup, anılan Kanunun "Türkiye'de Yerleşme" başlıklı 4 üncü maddesinde;

 

            "Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır:

 

            1.İkametgâhı Türkiye'de bulunanlar (İkametgâh, Kanunu Medeninin 19 uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir);

 

            2.Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)",

           

            -75 inci maddesinde; "Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.

 

            Kaynağı ne olursa olsun aşağıda yazılı iratlar menkul sermaye iradı sayılır:

 

            1.Her nevi hisse senetlerinin kâr payları (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa hisse senetlerine verilen kâr payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları ile konut finansmanı fonlarını temsilen ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetlere ve varlık finansmanı fonlarını temsilen ihraç edilen varlığa dayalı menkul kıymetlere ödenen faiz, kâr payı veya benzeri gelirler dahil.);

 

            2.İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited Şirket ortaklarının, iş ortaklıklarının ortakları ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan kârların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii, kazanç dağıtımı sayılmaz.)

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde; Türkiye'de yerleşik gerçek kişilerin doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az % 50'sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla dağıtılan kâr payı sayılır. Türkiye'de vergilendirilmiş kazancın iştirak tarafından sonradan dağıtılması durumunda, elde edilen kâr paylarının vergilendirilmiş kısmı bu tutardan indirilir.

           

            Adi komandit şirketlerde komanditerlerin kâr payları, şirket kârının ilişkin bulunduğu takvim yılında elde edilmiş sayılır;

 

            3.Kurumların idare Meclisi Başkan ve üyelerine verilen kar payları;

           

            …",

 

            -İstisnaları düzenleyen "Menkul Sermaye İratlarında" başlıklı 22 nci maddesinde;

 

            "1.Tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden müstesnadır.

 

            2.Tam mükellef kurumlardan elde edilen, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarının yarısı gelir vergisinden müstesnadır. İstisna edilen tutar üzerinden 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılır ve tevkif edilen verginin tamamı, kâr payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir.",

 

            -"Gelirin Toplanması ve Beyan" başlıklı 85 inci maddesinde;

 

            "Mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur.

           

            …

           

            Yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlar:

 

            1.Mükellefin bunları Türkiye'de hesaplarına intikal ettirdiği yılda;

 

            2.Türkiye'de hesaplara intikal ettirilmemesinin mükellefin iradesi dışındaki sebeplerden ileri geldiği tevsik olunan hallerde, mükellefin bunlara tasarruf edebildiği yılda;

           

            Elde edilmiş sayılır."

 

           hükümleri yer almaktadır.

 

          Ayrıca anılan Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı (287 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2015 yılı için 1.500 TL.) aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları için beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi durumunda bu gelirlerin beyannameye dâhil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

         

            Buna göre, Türkiye'de tevkif yoluyla vergilendirilmeyen ve istisna uygulamasına konu olmayan yurt dışından elde edilen menkul sermaye iratlarının (faiz, kâr payı vb.) tamamının, 86 ncı maddenin yukarıda bahsi geçen hükmü gereğince 1.500 TL'yi aşması durumunda yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

 

            Diğer taraftan söz konusu Kanunun 123 üncü maddesine göre; tam mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergilerin, Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilmesi mümkün olup indirilecek miktarın gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından fazla olması halinde, fazla olan tutar indirim konusu yapılamayacaktır. Vergi indiriminin yapılabilmesi için yabancı memlekette ödenen vergilerin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması ve yabancı memlekette vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik edilmesi şarttır.

 

             Ayrıca, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.

 

            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Marshall Adaları'nda mukim şirketinizin uluslararası taşımacılığa aracılık faaliyetinin Türkiye sınırları dışında gerçekleşmesi halinde, bu faaliyetten elde edilen kurum kazancı Türkiye'de elde edilmediğinden Türkiye'de kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

 

            Diğer taraftan, şirketinizce kar dağıtımı yapılması halinde, kurum kazancından kar payı olarak tarafınıza ödenen tutarların yurt dışından elde edilen menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi ve ödenen kâr payının brüt tutarının 2015 yılı için 1.500 TL'yi aşması halinde söz konusu gelirinizi yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeniz gerekmektedir. Söz konusu gelirle ilgili olarak anılan ülkede ödemiş olduğunuz vergilerin ise, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından, yukarıda bahsi geçen açıklamalar çerçevesinde indirilmesi mümkün olabilecektir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.