Tarih : 10.05.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Haziran 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı

:

84098128-120.01.01[51-2016/1]-267

10/05/2016

Konu

:

LPG bakım ve onarım faaliyetinin basit usulde vergilendirilip vergilendirilmeyeceği.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 29.01.2013 tarihi itibariyle motorlu kara taşıtlarında bulunan lpg sistemlerinin tamir ve bakımı faaliyeti nedeniyle gerçek usule tabi gelir vergisi mükellefi olduğunuz, işe başlama tarihinden itibaren işyeri kira ödemelerinizin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yer alan hadlerin, alım ve satım tutarları ile gayrisafi iş hasılatınızın ise 48 inci maddede yer alan hadlerin altında olduğunu belirterek, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yürüttüğünüz söz konusu faaliyet nedeniyle 01.01.2016 tarihinden itibaren basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde; "47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.

...

Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler.

Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş veya çocuklara devri halinde de uygulanır. …" hükmüne yer verilmiştir.

Konu ile ilgili açıklamalar, 27.07.2012 tarihli ve 28366 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 18/12/2013 tarihli ve 93 Seri No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılmıştır.

Öte yandan, aynı Kanunun 51 inci maddesinde basit usulün hududu gösterilmiş olup, söz konusu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan 12/01/1995 tarih ve 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu 30.000'den az olan yerler ile 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında büyükşehir belediyesi kurulan ve büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahilinde motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanların 01.01.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan,  konu hakkında 183 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ve 17.04.1995 tarih ve 20248 sayılı genel yazıda gerekli açıklamalar yapılmıştır.

Söz konusu genel yazının "Motorlu Taşıtların Her Türlü Bakım ve Onarımı İle Uğraşanlar" başlıklı 4 üncü bölümünde, "… Bu mükelleflerle ilgili olarak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, bazı mükelleflerin motorlu araçların bakım ve onarımını, kendi işletmelerine ait yedek parça veya diğer malzemeleri kullanmak suretiyle yaptıkları, bazı mükelleflerin ise bakım ve onarım işini, yedek parça ve diğer malzemeyi müşterinin getirmesi suretiyle sadece işçilik şeklinde yaptıkları, bu mükelleflerden hangilerinin gerçek usule alınacağı konusunda tereddütlerin doğduğu anlaşılmıştır. Buna göre, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına, motorlu taşıtların bakım ve onarımını, kendi işletmelerinde bulunan yedek parça veya diğer malzemeleri kullanmak suretiyle yapan mükellefler girecektir.

Diğer bir ifade ile söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına, yedek parça ve malzeme müşteriye ait olarak, sadece işçilik almak suretiyle motorlu taşıtların bakım ve onarım işiyle uğraşan mükellefler girmeyecektir." açıklamasına yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar uyarınca,  motorlu kara taşıtlarında bulunan lpg sistemlerinin  tamir ve bakımı faaliyetini sadece işçilik vererek yapmanız şartıyla, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını da topluca taşımanız ve Genel Tebliğde belirlenen süre içerisinde bağlı bulunduğunuz vergi dairesine yazılı olarak başvurmanız kaydıyla, basit usulde vergilendirmeden yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.  Ancak, motorlu kara taşıtlarında bulunan lpg sistemlerinin  tamir ve bakımı faaliyetini işçilik ve yedek parça da dahil  vererek yapmanız halinde ise faaliyetiniz söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değerlendirileceğinden basit usulden faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.