Tarih : 12.05.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Haziran 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

DENİZLİ VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Grup Müdürlügü)

Sayı

:

51421814-120[61-2015-93]-73

12/05/2016

Konu

:

Müzik organizasyonu ile uğraşan kişilerin yanında   çalıştırdığı (davulcu, zurnacı.kalarnetçi, sazcı) kişilere yaptığı ödemeler

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müzik organizasyonu işi yaptığınız, değişik illerden müzik programı teklifleri aldığınız ifade edilerek, vergi kayıtları bulunmayan şarkıcı, davulcu, zurnacı, sazcı ve klarnetçilere program başına yapacağınız ödemelerinizin ne şekilde belgelendirileceği ile gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

 

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almaktadır.

 

Aynı Kanunun 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

 

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..." denilmiş, 66 ncı maddesinde de "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.

 

...

 

4. Dava vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları;

 

5. Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar (şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançları gelir vergisinden muaftır.)

 

…" hükmüne yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, gezici olarak şarkı söyleyen ve müzik icra edenlerin mükellefiyeti hakkında 29.11.2010 tarih ve 74 sayılı sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

 

Söz konusu sirkülerde, bir işyerinde çalışmaksızın gezici olarak kendi nam ve hesaplarına çalışmak suretiyle şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacılar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının gelir vergisinden muaf tutulması gerekir. Anılan maddede belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyanlar serbest meslek erbabı sayılacağından, bu kişiler nezdinde, elde ettikleri kazançtan dolayı serbest meslek mükellefiyeti tesis edileceği açıklanmıştır.

 

Öte yandan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinde; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

 

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

 

2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);

 

...

 

b) Diğerlerinden %20 " oranında vergi tevkifatının yapılacağı hükmü yer almaktadır.

 

Bu açıklamalara göre,

 

- Organizasyonunuz ile şarkıcılar, müzik icra edenler (davulcu, zurnacı, klarnetçi, sazcı) arasında hizmet sözleşmesine dayalı işçi işveren ilişkisinin bulunması halinde, bunlara yapılan ödemelerin ücret sayılarak, Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94, 98, 103 ve 104 üncü maddelerine göre ücret olarak,

 

- Şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerin (davulcu, zurnacı, klarnetçi, sazcı) kendi nam ve hesabına mutat olarak çalışmaları halinde elde edilen gelir serbest meslek kazancı sayılacağından, serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin (gerçek usul serbest meslek kazancı veya arızi serbest meslek kazancı) hükümleri çerçevesinde,

 

vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

Ancak, bir işyerinde çalışmaksızın gezici olarak kendi nam ve hesaplarına çalışmak suretiyle şarkı söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacılar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşımayanlar ile köylerde veya son nüfus sayımına göre belediye içi nüfusu 5.000'i aşmayan yerlerde faaliyette bulunanların bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının gelir vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.

 

Serbest meslek erbabına yapılan ödemeler üzerinden, muaf veya mükellef olup olmadığına bakılmaksızın, Gelir Vergisi Kanununun 94/2-b maddesi gereğince %20 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.

 

Öte yandan, serbest meslek faaliyetinin süreklilik arz etmeyecek şekilde arızi olarak yapılması veya ilgili mevzuat hükümleri gereğince bu faaliyetlere ilişkin kazançların gelir vergisinden muaf tutulması halinde, tarafınızca bu kişilere yapılan ödemeler için gider pusulası düzenlenmesi ve KDV hesaplanmaması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.