Tarih : 14.08.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Mayıs 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

KONYA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

31435689-125[6-2014/840]-83

14/08/2015

Konu

:

Satılan mallara ilişkin nakliye giderinin maliyet bedeli veya genel gider olarak kurum kazancından indirimi

İlgide kayıtlı özelge talebinizde; beyaz eşya alım ve satımı işi ile iştigal ettiğiniz, müşterilerinize satmış olduğunuz malların taşınması işleminin, mal alımı yapmış olduğunuz …….. Ev Aletleri San. Tic. A.Ş. tarafından aracı nakliye firması olan …… Lojistik Tedarik Zinciri Yönetimi ve Dağıtım A.Ş.'ne yaptırıldığı, anılan lojistik firmasının nakliye bedeli faturasını …… Ev Aletleri San. Tic. A.Ş. adına düzenlediği ve buna karşılık ilgili şirketin de aylık olarak nakliye bedelini firmanıza faturalandırdığını belirterek, bu şirket tarafından firmanıza düzenlenen faturanın mal maliyetine mi yoksa genel gidere mi yazılacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

            Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilebileceği kabul edilmiş olup pazarlama harcamaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.

            Bir masrafın genel gider olarak kabul edilebilmesi için, gider niteliğindeki bu harcamanın ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, masrafla iş arasında açık ve güçlü bir illiyet bağının mevcut olması aynı zamanda masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir.

           Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesinde, maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği hükmü yer almaktadır.

            Aynı Kanunun 274 üncü maddesinde ise, emtianın maliyet bedeli ile değerleneceği hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre, satın alınan malla ilgili olarak (fiilen işyeri/depo/satış mahalline kadar) yapılan nakliye giderlerinin malın maliyetine dahil edilmesi gerekmektedir.

            Buna göre, şirketinizce satılan ürünlerin taşınması işleminin mal alımı yaptığınız firma olan ………. Ev Aletleri San. Tic. A.Ş. tarafından aracı nakliye firmasına yaptırılması nedeniyle nakliye firmasınca adı geçen şirket adına faturalandırılan ve mal alımı yaptığınız adı geçen şirketçe de aylık olarak şirketinize faturalandırılarak yansıtılan söz konusu nakliye bedelinin; malın fiilen işyeri/depo/satış mahalline getirilmesi için yapılan bir nakliye gideri olması halinde bu tutarın malın maliyetine eklenmesi, malın fiilen işyeri/depo/satış mahalline girmeden doğrudan müşteriye teslim edilmesine yönelik olması halinde ise Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre genel gider olarak kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.