Tarih : 02.11.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Mayıs 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

38418978-125[34-14/8]-1086

02/11/2015

Konu

:

İş Ortaklığının iade alacağını alabilmesi için teminat mektubunun kimin adına düzenlenmesi gerektiği

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda iş ortaklığınız tarafından kesinti suretiyle ödenmiş olan vergi alacağının nakden iadesinin talep edilmesi durumunda, ortaklardan biri adına düzenlenmiş teminat mektubu karşılığında nakden iadenin yerine getirilip getirilemeyeceği hususunda görüş bildirilmesi istenilmektedir.

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; iş ortaklıklarının elde ettiği kazançların kurumlar vergisine tabi olduğu, 2 nci maddesinde; kurumlar vergisi mükelleflerinin kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenlerin iş ortaklığı olduğu ve bunların tüzel kişiliklerinin olmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

            Aynı Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, beyannamede gösterilen kazançlardan, Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası ve 30 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre, kaynağında kesilmiş olan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edileceği, beşinci fıkrasında ise mahsubu yapılan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olduğu takdirde, bu durumun vergi dairesince mükellefe yazı ile bildirileceği, aradaki farkın mükellefin söz konusu yazıyı tebellüğ tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurusu halinde kendilerine red ve iade edileceği belirtilmiştir.

 

            Ayrıca, anılan maddede Maliye Bakanlığının iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmış olup, konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.

 

            Söz konusu Tebliğin “1.3.2. Nakden İade”  başlıklı bölümünde; nakden iade taleplerinin dilekçe ile yapılmasının şart olduğu, tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin nakden iade edilecek tutarın 10 bin lirayı geçmemesi halinde iade talebinin, yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablo ile birlikte, ticari kazançlar ve zirai kazançlara ilişkin olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine ödenmiş olduğuna ilişkin belgenin ilgili kurumca onaylanan bir örneğinin dilekçeye eklenmesi koşuluyla inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirileceği; nakden yapılacak iade taleplerinin 10 bin lirayı aşması halinde, 10 bin lirayı aşan kısmın Vergi Usul Kanununa göre vergi inceleme yetkisi bulunanlarca yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporuna göre iade edileceği; 10 bin liraya kadar olan kısmın ise, dilekçe ekinde yukarıda belirtilen belgelerin yer alması koşuluyla teminat aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin iade edileceği; teminat gösterilmesi halinde iade talebinin inceleme sonucu beklenmeksizin yerine getirileceği, teminat olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılanlardan bir veya bir kaçının gösterilebileceği, banka teminat mektuplarının (süresiz-şartsız) paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir sınırlayıcı şart taşımaması ve Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumları tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, nakden iade talebinin 100 bin liraya kadar olan kısmının, mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edileceği, iade talebinin 100 bin lirayı aşan kısmının iadesinın ise denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği belirtilmiştir.

 

            Teminat mektupları, lehtarın (asıl borçlunun) belli bir taahhüdü yerine getirmemesi halinde, muhatabına belli bir tutarı ilk talepte kayıtsız şartsız, borçlunun rızasını almaya veya herhangi hükme gerek kalmadan teminat mektubunu düzenleyen banka tarafından ödeneceğine yönelik bir tür garanti sözleşmeleridir. Teminat mektupları ancak lehtarın, taahhüdünü yerine getirmemesi halinde ve yalnızca muhatabın talebi üzerine paraya çevrilmeleri mümkün bulunmaktadır.

 

            Diğer taraftan, esas borçlu yerine üçüncü kişiler tarafından gösterilen teminat mektuplarının teminat olarak kabul edilmemesi hususunda, gerek 6183 sayılı Kanun, gerekse 5411 sayılı Kanunda herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

 

            Bu nedenle, iş ortaklığınızın kurumlar vergisi iade alacağına ilişkin olarak ortaklarınızdan birinin kefaleti ile “süresiz ve şartsız” olarak düzenlenecek olan teminat mektubunun verilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

            Ancak bu şekilde alınacak teminat mektubunda "...  Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … İş Ortaklığı'nın işbu teminat mektubu karşılığında 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği kapsamında inceleme yapılmaksızın nakden veya mahsuben iade alması ve iadeden sonra yapılan inceleme neticesinde … İş Ortaklığı'nın haksız iade aldığının tespiti halinde söz konusu kamu alacağının ödenmesinde kullanılmak üzere verilmiştir." ifadesinin de yer alması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.