Tarih : 01.12.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Mayıs 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

…………VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

38418978-125[34-13/6]-3723

01/12/2015

Konu

:

Şirket tarafından icra müdürlüğünün banka hesabına   yatırılan bedeller üzerinden icra müdürlüğü adına yapılan gelir vergisi   kesintilerin mahsup edilip edilemeyeceği hk.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, …….. 2. İcra Müdürlüğünden …….Milyon TL tutarında bir taşınmazı satın almak üzere teklif verildiği ve satışın teklif verilen tutar üzerinden şirketinizde kaldığı, ayrıca bu tutarın icra müdürlüğü hesabına yatırıldığı; ancak taşınmaz sahibinin bu satışa itiraz ettiği, itiraz ve dava sürecinde anaparanızın icra müdürlüğünün Vakıfbank vadeli mevduat hesabında değerlendirildiği, yüksek yargı merciinin söz konusu satışın iptaline karar vermesi nedeniyle 15.07.2013 tarihinde …………….. TL net faiz tutarının anaparanız ile birlikte şirketiniz hesabına iade edildiği ve anılan bankadan gelen gelir vergisi stopaj belgesinin adı geçen icra dairesi adına düzenlenmiş olduğundan bahisle, bu belgede gösterilen gelir vergisi stopaj tutarının tahakkuk edecek kurumlar vergisinden mahsup edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında maddede belirtilen kurumların kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, ikinci fıkrasında ise kurum kazancının, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Kanunun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde de, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.

 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde menkul sermaye iradının tanımı yapılarak, kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı sayılan gelirler bentler halinde sıralanmış olup 7 nci bentte mevduat faizleri yer almıştır. Mezkur maddenin son fıkrası hükmü gereğince maddede yazılı iratlar, bunları sağlayan sermaye sahibinin ticari faaliyetine bağlı bulunduğu takdirde, ticari kazancın tespitinde nazara alınır.

 

            Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasında; bankalararası mevduat ile aracı kurumların borsa para piyasasında değerlendirdikleri kendilerine ait paralarına yürütülen faizler hariç olmak üzere, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12), (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

 

             

            Kurumlar Vergisi Kanununun "Vergi Kesintisi" başlıklı 15 inci maddesinde; bu maddenin birinci fıkrasında sayılan gerçek ve tüzel kişilerin, kurumlara avanslar da dâhil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları aşağıda sayılan ödemeler üzerinden, istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben %15 oranında kesinti yapmak zorunda oldukları hükme bağlanmış olup, anılan maddenin (ç) bendinde mevduat faizleri sayılmıştır.

 

            Öte yandan, aynı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Beyannamede gösterilen kazançlardan, Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 30 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre kaynağında kesilmiş olan vergiler (hayat sigorta şirketlerinde matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılan kesintiler dahil), beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir." hükmü yer almaktadır.

 

            Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi tutulmuş kazanç ve iratlar üzerinden, bu Kanun uyarınca ayrıca kesinti yapılmayacağı; anılan maddeye göre yapılan vergi kesintilerinin 34 üncü madde hükümleri çerçevesinde kurumlar vergisinden mahsup edilebileceği hüküm altına alınmıştır.

 

            Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin "B" fıkrasının birinci bendinde vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

             Bu itibarla, ………. 2. İcra Müdürlüğü tarafından ihale ile satışa çıkarılan taşınmazı  satın almak üzere şirketinizce adı geçen icra müdürlüğü hesabına yatırılan tutara, söz konusu satış işleminin taşınmaz sahibi tarafından ihtilaf konusu yapılması nedeniyle, dava süresince yürütülen faizler için icra müdürlüğü adına söz konusu banka tarafından yapılan kesintilerin, şirketiniz tarafından kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için iade edilen faiz gelirlerinin brüt tutarının kurum kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.