Tarih : 09.11.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Nisan 2016

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

84974990-130[30-2013/3]-1296

09/11/2015

Konu

:

Yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan şirketin   otogarlara ödediği tahsilat fişi, tahsildar makbuzu, otogar çıkış fişi ve   garaj çıkış fişi bedellerinin vergi kanunları karşısındaki durumu.

 

  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şehirlerarası yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, otogarlara ödenen tahsilat fişi, tahsildar makbuzu, otogar çıkış fişi ve garaj çıkış fişi bedellerinin KDV, KVK ve VUK mevzuatı karşısındaki durumu ile ilgili olarak Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

             A-KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

 

             Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilecek giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.

 

             Anılan bent hükmü uyarınca, genel giderlerin kurum kazancından indirim konusu yapılabilmesi için söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerekmekte olup bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir.

 

             Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, yolcu taşımacılığı faaliyeti nedeniyle otogarlara ödenen bahse konu bedellerin, şirketinizin kurum kazancının elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili yapılan giderlerden olması kaydıyla, safi kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

 

             B-VERGİ USUL KANUNUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

 

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun "İspat edici kağıtlar" başlıklı 227 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmüne yer verilmiş olup söz konusu kayıtların anılan Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

 

            Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtların Vergi Usul Kanununda sayılan vesikalara dayanılarak tevsik edilmesi zorunlu bulunmaktadır.

 

            Öte yandan, mezkûr Kanunun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır.

 

            Buna göre, vergi mükellefleri diğer bir ifadeyle gelir, kurumlar ya da katma değer vergilerinden herhangi birinden mükellefiyeti bulunanların mal teslimi ve hizmet ifalarında Vergi Usul Kanununda sayılan fatura vd. belgeleri düzenlemek, emtia veya hizmet satın alanların da bu belgelere dayanarak harcamalarını tevsik etmeleri zorunlu olup Vergi Usul Kanununda sayılanlar dışındaki belgelerin tevsik edici belge olarak kabulü mümkün değildir.

 

             C-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

        

            Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

 

            - 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

 

            - 29/1 inci maddesinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirebilecekleri,

 

            - 29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,

 

            - 34/1 inci maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV nin, a1ış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıy1a indirilebileceği,

           

            hüküm altına alınmıştır.

 

            01/05/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-1.2.) bölümünde;

 

            ''3065 sayılı Kanunun (20/4) üncü maddesinde belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli KDV dahil edilerek tespit olunacağı ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez hükmüne yer verilmiştir.

 

            Bu hallerde, tarife veya bilet bedeli üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır. Hesaplanan KDV ise tarife veya bilet üzerinde ayrıca gösterilmez ancak tarife veya bilet üzerinde bedele KDV'nin dahil olduğu belirtilir. Böyle bir belirleme olmaması halinde, belirtilen tutar üzerinden KDV ayrıca hesaplanır.

 

             …''

 

            açıklaması yapılmıştır.

 

            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; otogarlarda aldığınız hizmet bedeline ilişkin belgelerin fatura ve benzeri vesika mahiyetinde olması halinde, bu belgelerde gösterilen KDV nin, KDV Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

 

            Diğer taraftan, söz konusu belgelerde yer alan bedelin KDV dahil olarak tespit edilmesi halinde, KDV nin iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanıp indirim konusu yapılabileceği tabiidir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.