Tarih : 07.12.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Ekim 2016

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)

Sayı: 39044742-KDV.11-100724

07/12/2015

Konu: Yurt içinden temin edilen elektrik enerjisinin yurt dışına tesliminde KDV iadesinin nasıl yapılması gerektiği.
   

             İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin yurt içinde ve yurt dışında elektrik enerjisi sattığı, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) den satın aldığı elektrik enerjisini, aynı ay içerisinde yurt dışına ihraç ettiği, ancak elektrik enerjisine ilişkin TEİAŞ’ın faturasının takip eden ay içinde tarafınıza intikal ettiği, ithalat işlemi yapılan elektrikle ilgili ise gümrük işlemlerinin ve gümrük makbuzları temininin satışın gerçekleştiği ayı takip eden ay gerçekleşebildiği, dolayısıyla ihraç edilen elektrik enerjisinin alımına ilişkin belgelerin tarihinin, ihracat tarihinden sonra olması nedeniyle eleştirildiği belirtilerek ihracatı gerçekleşen elektrik enerjisine ilişkin iade talebinin nasıl yapılacağı hususunda bilgi verilmesi istenmektedir.

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

 

- 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

 

- 2/3 üncü maddesinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımların da mal teslimi niteliğinde olduğu,

 

-10 uncu maddesinin (g) bendinde vergiyi doğurun olayın, su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi anında meydana geleceği,

 

 - 11/1-a maddesinde ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu,

 

                   hüküm altına alınmıştır.

 

            Aynı Kanunun 29/1-a ve 34/1 inci maddelerine göre, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV nin indirim konusu yapılabilmesi için, fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi, bu belgelerin de kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekmekte olup,  Kanunun 29/3 üncü maddesi gereğince ise indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilmektedir.

 

            Öte yandan, Kanunun  32 nci maddesine göre, 11 inci madde ile vergiden istisna edilen işlemlerle ilgili fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den indirileceği, vergiye tabi işlemlerin olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV nin ise Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre iade edileceği hüküm altına alınmıştır.

 

            26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 1/5/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A) bölümünde;

            "...

            KDV’nin, iade hakkı doğuran işlemlerin gerçekleştiği dönemde ortaya çıkmış olması şart değildir. İade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemden önce yukarıda belirtilen alımlar-giderler nedeniyle ödenen/borçlanılan KDV de bu tutara dâhildir.

             İade hakkı doğuran işlemler için yüklenilen KDV, öncelikle indirim konusu yapılır. İndirimle giderilemeyen bir miktarın kalması halinde, kalan tutar iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemde iade edilecek KDV olarak dikkate alınabilir.

 

            ..."

 

            açıklamaları yapılmıştır.

 

              Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, fiili ihracat tarihinden (kapanma tarihi) sonraki bir tarihte düzenlenen, alış  faturalarında yer alan KDV nin, YMM raporuna istinaden gerçekleştirilen iadesi söz konusu raporda gerekli açıklamaların yapılması, YMM raporu düzenlenmeyen durumlarda ise ihracatın bünyesine girdiğinin tevsik edilmesi şartıyla, ihracat istisnasının beyan edildiği vergilendirme dönemine kadar yüklenim listelerine dahil edilerek iadeye konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.