Tarih : 12.05.2016
GİB'de Yayım Dönemi : Ağustos 2016

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir VErgileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 84098128-125[08-2015/11]-275

12/05/2016

Konu: Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı iken geminin sicilden terkini ve yurtdışına satışından doğan zararın diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlardan indirilip indirilmiyeceği

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinize ait Türk Uluslararası Gemi Siciline (TUGS) kayıtlı geminizin bu sicilden terkini yapılarak yurt dışına, TUGS haricinde bir sicile kayıt ettirilmek suretiyle satışından doğan zararın diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlardan indirilmesinin mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir.

 

            Diğer taraftan, 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununun;

 

            1 inci maddesinde, bu Kanunun amacının, oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ile turizm şirketi envanterlerinde kayıtlı ticari yatların temin ve işletilmesinde kolaylık sağlamak suretiyle Türk denizciliğinin geliştirilmesini hızlandırmak ve ekonomiye katkısını artırmak olduğu,

 

            2 nci maddesinde, bu Kanunda geçen gemi kavramının ticari amaçla kullanılan her türlü yük, yolcu ve açık deniz balıkçı gemilerini ifade ettiği,

 

            5 inci maddesinde, Türkiye'de mukim Türk ve yabancı uyruklu gerçek kişiler ile Türkiye'de Türk mevzuatına göre kurulmuş şirketlere ait gemiler ve yatların Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil ettirilebileceği,

 

            12 nci maddesinde ise, bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançların, gelir ve kurumlar vergileriyle fonlardan istisna olduğu

 

            hüküm altına alınmıştır.

 

            Bu Kanunun 12 nci maddesinin gerekçesinde de, vergilendirmeye ilişkin bu madde ile özel siciline tescil edilen gemi ve yatların işletilmesinden ve aynı sicile bir başkası adına tescil edilmek üzere devrinden doğan kazançların gelir ve kurumlar vergisinden istisna olacağı açık olarak belirtilmiştir.

 

            Konu ile ilgili olarak, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.12.1. Türk Uluslararası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerin İşletilmesinden ve Devrinden Elde Edilecek Kazançlara İlişkin İstisna" başlıklı bölümünde, 4490 sayılı Kanunla oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin ve yatların işletilmesinden elde edilen kazançların, faaliyetin gelir vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil) yapılması halinde gelir vergisinden, kurumlar vergisi mükelleflerince (dar mükellefler dahil) yapılması halinde kurumlar vergisinden; Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin devrinden elde edilecek kazançların da gelir ve kurumlar vergisinden istisna olacağı ve bu istisnanın, gerçek ve tüzel kişilerin Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıt ettirdikleri gemilerin ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde ettikleri kazançları ile sınırlı olduğu, ancak Türkiye'de inşa edilen gemi ve yatlardan anılan sicile kayıtlı olanların işletilip işletilmediğine bakılmaksızın devrinden elde edilen kazançların da istisna kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.

 

            Bu açıklamalar çerçevesinde, gemi ve yatların işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançların istisnadan yararlanabilmesi için gemi ve yatların Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olması zorunlu olup devir halinde istisnadan yararlanabilmesi için, devir sonrasında da anılan sicile kaydın devam etme zorunluluğu bulunmaktadır.

          

            Buna göre; şirketinize ait geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkini yapılarak, TUGS haricinde bir sicile kayıt ettirilmek suretiyle satılması durumunda doğacak kazancın istisnaya konu edilmesi mümkün olamayacağından, söz konusu satış işleminden doğan kâr veya zararın, diğer faaliyetlerden oluşan vergiye tabi kurum kazancının tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

 

            Ancak, bu işlemle ilgili muvazaalı bir durumun tespit edilmesi durumunda, gerekli cezalı tarhiyatların yapılabileceği tabiidir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.