Tarih : 25.03.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Haziran 2015

Başlık

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının Öğrenci Yurdu İnşaatı Nedeniyle Yüklenici Firmaya Yapılacak Hakediş Ödemelerinden Stp. G.Vergisi, Kdv Tevkifatı Ve Damga Vergisi Kesilip Kesilmeyeceği

Tarih

25/03/2015

Sayı

61504625-559/425-18

Kapsam

 

 

T.C.

KÜTAHYA VALİLİĞİ

Defterdarlık GELİR MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı

:

61504625-559/425-18

25/03/2015

Konu

:

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının Öğrenci Yurdu İnşaatı Nedeniyle Yüklenici Firmaya Yapılacak Hakediş Ödemelerinden Stp. G.Vergisi, Kdv Tevkifatı Ve Damga Vergisi Kesilip Kesilmeyeceği

   
         

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, vakfınızca ilçeniz merkezinde yaptırılacak 300 kişilik öğrenci yurdu inşaatı nedeniyle yüklenici firmaya yapılacak hakediş ödemelerinden stopaj gelir vergisi, katma değer vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadir.

            GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN:

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasında, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zararın, işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterileceği; aynı Kanunun 44 üncü maddesinde ise, inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

            Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına giren işlerde işin başlangıç tarihi olarak, sözleşmede yapılacak iş için yer teslimi öngörülmüş ise yerin teslim edildiği tarihin, sözleşmede yer teslim tarihi belirtilmemiş ise sözleşmede belirtilen işin başlangıç tarihinin, sözleşmede bunların hiçbiri belirtmemiş ise sözleşmenin imzalandığı tarihin kabul edilmesi gerekmektedir.

            Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinde; kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları ve madde metninde belirlenen ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben kesinti yapmak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.

            Mezkûr maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde de, Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı belirtilmiş olup, kesinti oranı 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 3 olarak belirlenmiştir.

            İlgide kayıtlı özelge talep formu ekinde yer alan ve 300 kişilik öğrenci yurdu binası yapımına ilişkin olarak vakfınız ile .........  - ............ İş Ortaklığı  arasında 30.10.2012 tarihinde düzenlenen sözleşmenin 9 uncu maddesinde; "Yüklenici taahhüdün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 300 (Üçyüz) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır." hükmü yer almaktadır.

            Bu itibarla, vakfınız tarafından yaptırılan öğrenci yurdu inşaatının Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında inşaat ve onarma işi olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu iş için yapılacak hakediş ödemelerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben vergi kesintisi yapmanız gerekmektedir.

            KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye' de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

            Aynı Kanunun 19 uncu maddesinde ise; uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı kalması koşuluyla diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirlenmiştir.

            Buna göre, vakfınızın her türlü mal ve hizmet alımları ile teslim ve hizmetleri genel hükümler çerçevesinde katma değer vergisine tabidir.

            Diğer taraftan, anılan Kanunun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.

            Bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1/b) bölümü ile Mülga 117 Seri Nolu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2/b) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tayin edilen "belirlenmiş alıcılar" sayılmış ve kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler içinde yer alan yapım işlerinde ise "belirlenmiş alıcılara" karşı ifa edilen yapım işleri tevkifat uygulaması kapsamına alınmıştır. Bu itibarla, "belirlenmiş alıcılar" kapsamında yer almayan vakfınız tarafından ihale edilen öğrenci yurdu inşaatı kapsamında gerçekleşecek yapım işine ilişkin istihkak ödemeleri üzerinden hesaplanan KDV, tarafınızdan tevkifata tabi tutulmayacaktır.

            Söz konusu işe ilişkin istihkak ödemeleri üzerinden hesaplanan KDV' nin vakfınızca tevkifata tabi tutulmuş olması durumunda ise bu verginin, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.4.3) numaralı bölümü ile Mülga 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (4.3.) bölümünde yer alan açıklamlar çerçevesinde iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

            DAMGA VERGİSİ YÖNÜDEN:

            488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, ayrıca kişilerle resmi daireler arasında düzenlenen işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksatın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu ve bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

            Anılan Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve değerli kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle, kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

            Öte yandan, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesindeki resmi daire tanımı kapsamında yer almayıp, adı geçen vakıfların; 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun "Muafiyetler" başlıklı 9 uncu maddesi (c) fıkrası uyarınca yapacakları her türlü muameleler nedeniyle düzenleyecekleri kağıtlar yönünden damga vergisi muafiyeti bulunmaktadır.

            Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, damga vergisi uygulaması bakımından resmi daire tanımı içerisinde yer almayan vakfınızca yaptırılan 300 kişilik öğrenci yurdu inşaatı nedeniyle yapılacak hakediş ödemelerinin kişiden kişiye yapılan ödemeler kapsamında bulunması ve bu ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtların (1) sayılı tabloda sayılan kağıtlar arasında yer almaması nedeniyle, damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.