Tarih : 07.04.2014
GİB'de Yayım Dönemi : Mart 2015

Başlık: Avusturya'da mukim şirkete yapılacak temettü ödemelerinden hangi oranda tevkifat yapılacağı hk.
Tarih: 07/04/2014
Sayı: 49327596-125[KVK.2013.ÖZ.38]-85
Kapsam 

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
 

 İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketin ortaklık yapısı içinde % 50 paya sahip Avusturya'da yerleşik xxxxx Şirketinin bulunduğu belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti arasında gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması kapsamında, Şirketiniz tarafından Avusturya'da yerleşik yabancı şirkete kar payı dağıtımında hangi oranda gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Tam ve Dar Mükellefiyet" başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler." hükmüne yer verilmiştir.

            Aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmü yer almakta olup, aynı maddenin 3 üncü fıkrasında, tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de bir iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

            Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının hükümleri 01/01/2010 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

            Anlaşmanın "Temettüler" başlıklı 10 uncu maddesinin ilk üç fıkrasında,

            "(1) Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 

            (2) Bununla beraber söz konusu temettüler, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu Akit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettünün gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi:

            a) Avusturya yönünden:

            (i) temettünün gerçek lehdarı, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25 ini elinde tutan bir şirket (ortaklık hariç) ise, gayrisafi temettü tutarının yüzde 5 ini;

            (ii) tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 15 ini;

            b) Türkiye yönünden:

            (i) temettünün gerçek lehdarı, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan en az yüzde 25 ini elinde tutan bir şirket (ortaklık hariç) ise, söz konusu temettülerin Avusturya'da vergiden istisna edilmesi koşuluyla gayrisafi temettü tutarının yüzde 5 ini;

            (ii) tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 15 ini

            aşmayacaktır.

            Bu fıkra, temettülerin ödendiği kazançlar yönünden şirketin vergilendirilmesini etkilemeyecektir.

            (3) Bu maddede kullanılan "temettü" terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanı sıra dağıtımı yapan şirketin mukim olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer şirket haklarından elde edilen gelirler ile yatırım fonu ve yatırım ortaklığından elde edilen gelirleri ifade eder."

            düzenlemesi yer almaktadır.

            Anlaşmaya ek Protokol'ün 1 inci maddesinde ise,

            "10 uncu maddenin 2 nci fıkrasının b) (i) bendine ilişkin olarak, Avusturya yetkili makamı, Avusturya iç mevzuatı uyarınca temettülerin muafiyetine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı hususunu teyit edecektir."

            düzenlemesi bulunmaktadır.

            Buna göre, şirketiniz tarafından Avusturya'da mukim teşebbüse yapılacak temettü ödemesi üzerinden vergileme hakkı Avusturya'ya aittir. Türkiye'nin de; Avusturya mukimi şirketin, şirketinizin sermayesinin doğrudan doğruya en az % 25'ini elinde tutan bir şirket olması ve söz konusu temettülerin Avusturya'da vergiden istisna edilmesi durumunda, Anlaşmanın 10/2/b(i) maddesine göre gayrisafi temettü tutarının % 5'ini; diğer durumlarda ise Anlaşmanın 10/2/b(ii) maddesine göre gayrisafi temettü tutarının % 15'ini aşmamak üzere vergi alma hakkı vardır.

            Anlaşmanın 10/2/b(i) maddesinin uygulanabilmesi için; Avusturya mukimi şirketin, irketinizin sermayesinin doğrudan doğruya en az % 25'ini elinde tutan bir şirket olduğunun, ayrıca, Avusturya yetkili makamlarından alınacak bir belge ile de söz konusu temettülerin Avusturya'da vergiden istisna edildiğinin tevsik edilmesi gerekmektedir.

            Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Avusturya şirketinin Avusturya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Avusturya yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya Avusturya'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilmemesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.