Tarih : 29.06.2015
GİB'de Yayım Dönemi : Kasım 2015

T.C.

GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef   Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

39044742-010-64184

29/06/2015

Konu

:

Önceki faaliyete ilişkin devreden KDV nin yeni   faaliyete ilişkin verilecek beyannamede devir olarak kullanılıp   kullanılamayacağı

 

         

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, servis taşımacılığı faaliyetinden dolayı mevcut mükellefiyetinizin  2014/08 döneminde sona erdirildiği, aynı dönem içerisinde tekstil ürünleri satışına yönelik faaliyetiniz kapsamında başka bir vergi dairesinde mükellefiyet kaydının açıldığı belirtilerek, faaliyetin sona erdirildiği döneme ilişkin KDV beyannamesinin hangi vergi dairesine verileceği ile önceki faaliyetinizden dolayı devreden KDV nin, yeni faaliyetinize ilişkin verilecek beyannamede devir olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

             3065 sayılı KDV Kanununun;

            (1/1) inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

            (3/a) maddesinde; vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesinin teslim sayılacağı,

            (20/1) inci maddesinde; teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu,

            27 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında; bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu, (2) numaralı fıkrasında ise; bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de, matrah olarak emsal bedelin veya emsal ücretin esas alınacağı,

            (29/1) inci maddesinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirebilecekleri,

            (41/4) üncü maddesinde, işi bırakan mükellefin KDV beyannamesinin, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın  yirmidördüncü günü akşamına kadar verileceği,

            (43/1)  inci maddesinde, Katma Değer Vergisinin mükellefin iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunacağı,

            58 inci maddesinde; mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV nin, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği,

            hükümlerine yer verilmiştir.

            Diğer taraftan konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Verginin Gider Kaydedilemeyeceği” başlıklı VI/B.1 numaralı bölümünde;

            "Mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemez. Mükellefin mal ve hizmet alımları nedeniyle hesaplanan bu işlemlere ilişkin olarak alış vesikalarında gösterilen ve indirilebilecek KDV durumunda bulunan KDV de gider olarak kabul edilmez.

            Diğer yandan indirilemeyecek KDV’nin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacağı tabiidir." açıklamaları yer almaktadır.

            Buna göre;

            - Servis taşımacılığına ilişkin mükellefiyetinizin sona ermesi  dolayısıyla, işletmede bulunan vergiye tabi malların işin bırakılmasından önce satış vb. yollarla tasfiye edilmesi halinde teslim bedeli üzerinden, tasfiye edilmemiş ise bu malların işletmeden çekilen değer olarak KDV Kanununun (3/a) maddesi gereğince emsal bedel üzerinden KDV hesaplanmak suretiyle 24/09/2014 tarihine kadar beyan edilerek, servis taşımacılığı işinden dolayı bağlı olduğunuz vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.

            - İndirim konusu yapılamayan KDV ise sonraki döneme devreden KDV olarak kalacaktır. Sonraki döneme devreden KDV nin, iade hakkı doğuran bir işlem bulunmaması halinde, iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak, mükellefiyetin terkin edildiği tarih itibariyle indirim yoluyla giderilemeyen KDV,  servis taşımacılığı faaliyetinize ilişkin ilgili dönem gelir ya da kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması mümkün olup, yeni faaliyetinize ilişkin vergi dairesine verilecek beyannamede "Önceki Dönemden Devreden KDV" olarak kullanılması mümkün bulunmamaktadır.

              Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.