Numara : 67
Tarih : 31.10.2005
VERGİ  SİRKÜLERİ
NO: 2005/67

KONU

Vergi Zıyaı Cezası Uygulaması Anayasa Mahkemesince İptal Edildi; 20 Nisan 2006 Tarihine Kadar Yeni Düzenleme Yapılması Gerekiyor


Anayasa Mahkemesi, 4369 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanununda 1.1.1999 tarihiden geçerli olmak üzere yapılan değişiklikler sonrasında yeniden düzenlenen vergi ziyaı cezasının tespitinde, eksik ödenen verginin yanısıra ayrıca gecikme faizinin yarısı oranında bir faiz hesaplanmasını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen 6 ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre içerisinde Maliye Bakanlığının yeni bir düzenleme yapması gerekmektedir.
 
Bilindiği gibi, 4369 sayılı kanunla 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanununda  yapılan değişiklikler sonrasında kaçakçılık, ağır kusur ve kusur suç ve cezaları kaldırılarak yerine vergi ziyaı suç ve cezası ihdas edilmiştir.
 
Vergi ziyaı kavramı, Vergi Usul Kanunu'nun 341 inci maddesinde, "mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 344 üncü maddesinde vergi ziyaına sebebiyet verilmesi, "vergi ziyaı suçu” olarak tanımlanmış ve vergi ziyaı cezasının "ziyaa uğratılan verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu kanunun 112. maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle" bulunacağı belirtilmiştir. Başka bir ifadeyle vergi ziyaı cezası, kayba uğratılan vergi ile bu verginin normal vade tarihi ile ihbarnamenin mükellefe tebliği arasında geçen süre için aylık gecikme faizinin yarısı oranında hesaplanacak faizin toplamından oluşmaktadır.
 
Görülmekte olan bir vergi davası sırasında Ordu Vergi Mahkemesi, vergi ziyaı suçu için bu şekilde öngörülen cezanın faiz üzerinden hesaplanan kısmının Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki davacı iddiasını ciddi bularak ilgili hükmün iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, söz konusu 344 üncü maddedeki "ziyaa uğratılan verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu kanunun, 112 nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur" şeklindeki hükmü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 6.1.2005 tarihli ve E. 2001/3 K. 2005/4 sayılı iptal kararı 20.10.2005 tarihli Resmi Gazete'de (Sayı: 25972) yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararı, Resmi Gazetede yayımından 6 ay sonra (20.04. 2006 tarihinde) yürürlüğe girecektir.
 
Bu nedenle, Maliye Bakanlığının 20 Nisan 2006 tarihine kadar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki gerekçelerini dikkate alarak, yeni bir ceza hesaplama şeklini öngören yasal düzenlemeyi yapması beklenmektedir. Söz konusu yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, artık vergi ziyaı cezasının mevcut şekli yürürlükten kalkacak ve yerini yeni cezaya bırakacaktır.
 
Yeni yasal düzenlemenin 20 Nisan 2006 tarihine kadar yürürlüğe girecek şekilde yapılmaması halinde, bu tarihten sonra vergi ziyaına yol açan fiiller için ceza uygulanamayacaktır. Bununla birlikte, 20 Nisan 2006 öncesinde yeni düzenleme yürürlüğe girinceye kadar veya her durumda bu tarihe kadar geçen sürede, vergi ziyaı cezası kesilmeye devam olunacaktır.
 
Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararı, yeni ceza düzenlemesi yapıldıktan sonra dahi geçmiş dönemlere ilişkin olarak tarh edilecek vergilere vergi ziyaı cezası uygulanıp uygulanmayacağını tartışmalı hale getirmiştir. Anayasamıza göre, geçmişe etkili suç ve ceza ihdas olunması mümkün değildir. Dolayısıyla iptal edilen hükmün yerine getirilecek yeni düzenlemenin yürürlüğünün geçmişe yönelik olması, başka bir ifadeyle iptal kararıyla ortaya çıkacak boşluğu zaman bakımından da doldurması söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle, örneğin yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra, ceza zamanaşımı süresi dolmayan eski dönemlere ilişkin olarak örneğin 2004 yılına ilişkin olarak vergi ziyaı cezası uygulamak mümkün olmayacaktır.  Bu durumda, vergi ziyaı cezası iptal edilmiş olması nedeniyle, yeni hüküm ise geçmişi kapsayamadığından uygulanamayacaktır.
 
Sözü edilen durumda vergi ziyaı cezasının kesilemeyecek olması, yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 359 uncu maddede yazılı kaçakçılık suçlarının işlendiği durumlarda 344 üncü madde gereği ayrıca üç kat vergi ziyaı cezası uygulanmasına da engel oluşturacaktır. Bununla birlikte 359 uncu maddede öngörülen hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanmasına engel bir durum ortaya çıkmayacaktır.
 
Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.
 
Saygılarımızla,
 
DRT Denetim Revizyon Tasdik
Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.