Numara : 122
Tarih : 14.7.2008
VERGİ SİRKÜLERİ
 
NO: 2008/122
 
KONU: Harçlar Kanunu Uygulamalarında 5766 Sayılı Kanunla Getirilen Düzenlemelere Yönelik Açıklamalar
 
12.07.2008 tarih 26934 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 56 Seri No.’lu  Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde , 5766 Sayılı Kanunla Harçlar Kanunu’nda ve ekli tarifede yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
 
1.  492 Sayılı Harçlar Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
 
1.1  42’nci Maddede Yapılan Değişiklikler;
 
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun  42’nci maddesinin ikinci fıkrası yapılan değişiklikle söz konusu madde;
 
Menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nevi mukavele, senet ve kâğıtlarda değer gösterilmesi mecburidir. Rehin bordroları ile kamu idarelerine verilmek üzere ilgili mevzuatla belirlenen kurallara uyulacağına ilişkin olarak düzenlenen taahhütnameler hakkında bu hüküm uygulanmaz.” halini almıştı.
 
Tebliğ de, yapılan düzenleme ile, kamu idarelerine verilmek üzere ilgili mevzuatla belirlenen davranış kurallarına uyulacağına ilişkin olarak düzenlenen taahhütnamelerin, değer gösterilmesi gereken işlemler kapsamından çıkarıldığı,
 
Davranış kurallarına uyulacağına ilişkin olarak düzenlenen taahhütnamelerin, belli bir değer ihtiva etmemeleri halinde maktu esasa göre, değer gösterilmesi zorunlu olmamakla birlikte, belli bir değeri ihtiva etmeleri halinde ise nispi esasa göre harca tabi tutulması  gerektiği
açıklanmıştır.
 
1.2.  59’uncu Maddede Yapılan Değişiklikler;
 
Yapılan düzenleme ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın, 492 Sayılı Harçlar Kanunu uygulaması açısından özel bütçeli idare kapsamına alınması ve özel bütçeli idarelere tanınan imkanlardan yararlanması sağlanmıştır.
 
Bu suretle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 59’uncu maddesinin (a) ve (j) bentleri kapsamında yapacağı
  • iktisap edecekleri gayri menkullerin ve sair ayni hakların tescili, şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri,
  • iktisap olunan gayri menkullerin herhangi bir şekilde başkalarına devir ve ferağı
       işlemlerinde tapu harcından müstesna tutulma imkanı elde etmiştir.
 
Ancak gayrimenkul alım-satımlarında olduğu gibi, karşılıklı harç mükellefiyeti doğuran tapu işlemlerinde, söz konusu hükmün münhasıran Toplu Konut İdaresi Başkanlığına uygulanması ve karşı tarafa ait olan harç tahsil edilmesi öngörülmektedir.
 
Tebliğde  özel bütçeli kuruluşlara yönelik olarak, kanunda  başka bir istisna veya muafiyet hükmü bulunmadığından bahisle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın Kanun’un 59’uncu maddesinin (a) ve (j) bentleri kapsamı dışında kalan işlemlerinden harç aranılacağı ayrıca belirtilmiştir.
           
1.3.  63’üncü Maddede Yapılan Değişiklikler;
 
Hatırlanacağı üzere 5766 sayılı Kanunla getirilen düzenleme uyarınca Tapu Harçlarına ilişkin 63’üncü madde;
 
“Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır.
 
Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer alan vergi ziyaı cezası % 25 nispetinde uygulanır. Takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz.” şeklinde değiştirilmişti.
 
Yapılan düzenlemenin , gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedeli üzerinden tapu harcı tahsil edilmesi amacına yönelik olduğu,
 
Değişikliğin, münhasıran gayrimenkul devir ve iktisaplarına yönelik olup, (4) sayılı tarifenin diğer bentlerine göre yapılacak tapu işlemlerinde ilgili bentte gösterilen değer üzerinden tapu harcı hesaplanacağı, belirtilmiştir.
 
Yapılan düzenleme ile 06.06.2008 tarihinden itibaren, yapılacak gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedelinin tapu işlemine yansıtılmadığının tespit edilmesi halinde, alıcı ve satıcı adına cezalı tarhiyat yapılabilmesinin önü açılmıştır.
 
Tapuda işlem yapıldıktan sonra, harcın gerçek alım-satım bedelinden daha düşük bir bedel üzerinden beyan edilip ödendiğinin tespiti halinde, aradaki farka isabet eden harç, %25 oranında vergi ziyaı cezası ile birlikte tahsil edilecektir.
 
Bundan böyle alıcı ve satıcıların cezalı tarhiyatla karşılaşmamaları için, tapuda yapılacak gayrimenkul devir ve iktisap işlemlerinde gerçek alım-satım bedelinin beyan edilmesine özen göstermeleri gerekecektir.Kanun hükmü uyarınca, gayrimenkul devir ve iktisaplarında, gerçek alım-
satım bedelinin tespitinde başkaca tespit olmaksızın  sadece takdir komisyonu kararları  dayanak gösterilerek  tarhiyat yapılamayacaktır.
 
Tebliğde ayrıca  yapılan açıklamalara ilişkin  örneklere yer verilmiştir.
 
1.4.  123’üncü Maddede Yapılan Değişiklikler ;
 
5766 Sayılı Kanun ile, 492 Sayılı Kanun’un 123’üncü maddesinin son fıkrasında yer alan “harca tabi tutulmaz." ibaresi  “bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır.” şeklinde değiştirilmişti.
 
492 Sayılı Kanun’un 123’üncü maddesinin son fıkrasında Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri ile (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil) bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemlerde harç aranılmayacağı hükmü yer almaktadır.
 
Düzenleme uyarınca Kanun’da sayılan kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini, teminatları ve geri ödenmelerine ilişkin olarak noterde, tapuda, yargıda ve icrada yapılacak işlemlerden harç aranılmaması gerekmektedir. Tebliğde  kredilerin geri dönüşüne ilişkin icra işlemlerinde söz konusu istisna hükmünün yargı harçlarını da  kapsadığı vurgulanarak , kredilere ilişkin 123’üncü maddede yer alan istisna hükmü daha açık bir şekilde ortaya konulmuş ve söz konusu işlemlerin hiçbir şekilde harca tabi tutulmayacağı belirtilerek yargı harcı açısından uygulamada oluşan tereddütlerin ortadan kaldırılması sağlanmıştır.
 
2-  492 Sayılı Harçlar Kanununa Ekli Tarifelerde Yapılan Değişiklikler
 
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nda adli ve idari yargıya ilişkin temyiz ve itiraz başvuruları ile 5520 Sayılı Kanun ile  uygulanmaya başlanılan Transfer Fiyatlandırmasın konusunda "İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin olarak  Maliye Bakanlığı ile anlaşma yönteminin seçilmesi durumunda ,  anlaşma sürecine ilişkin başvuru ve yenileme işlemleri harç  kapsamında değildi. 5766 Sayılı Kanunla söz konusu başvurular için "başvuru harcı" ihdas edilmiştir.
 
Yeni ihdas edilen harçlar ve  tutarları;
           
2.1.  (1) Sayılı Tarifede Yapılan Değişiklikle
 
Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin "A) Mahkeme Harçları" bölümünün sonuna;
 
“IV. Temyiz ve itiraz harçları:
 
  1.  Yargıtay ve Danıştay’a yapılacak temyiz başvurularında: 60 YTL
  2. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin itirazlar dahil olmak üzere Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerine itirazen yapılacak  başvurularda: 40 YTL
  3. Ağır Ceza Mahkemelerine itirazen yapılacak başvurularda: 30YTL”,
 
2.2.  (3) Sayılı Tarifede Yapılan Değişiklikle
 
Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı tarifenin "I- Başvurma harcı" başlıklı bölümüne;
 
“c) Danıştay’a temyiz başvurularında: 60 YTL
 
d) Bölge İdare Mahkemesine itirazen yapılan başvurularda: 40 YTL”,
fıkraları eklenmiştir.
           
2.3.  (8) Sayılı Tarifede Yapılan Değişiklikle
 
492 Sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin sonuna
 
“XII- Transfer fiyatlandırması ile ilgili yöntem belirleme anlaşması harçları:
 
  1. Başvuru harcı   25.000 YTL
  2. Yenileme harcı  20.000 YTL”
 
olarak tarifeye eklenmiştir.
 
           
 
 
Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.
 
Saygılarımızla,
 
Deloitte Türkiye
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.