Numara : 121
Tarih : 11.7.2008
VERGİ SİRKÜLERİ
 
NO: 2008/121
 
KONU: 110 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile Yapılan Düzenlemer ve Açıklamalar
 
11 Temmuz 2008 Tarih 26933 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 110 Seri Nolu  KDV Genel Tebliğinde Kanunun uygulamasına ilişkin olarak ;
  • Serbest Bölgelerdeki Müşteriler İçin Yapılan Fason Hizmetlerde İstisna Uygulaması
  • Sigorta Aracılarının Kdv Uygulaması Karşısındaki Durumu
  • Hurda Metalden Elde Edilen Külçe Teslimlerinde Kdv Uygulaması
  • Özürlülerin Kullanımına Mahsus Araç Ve Gereçlerin Tesliminde İstisna Uygulaması
  • Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı İle İktisadi İşbirliği Ve Kalkınma Teşkilatına (OECD) Yönelik Kdv İstisnası Uygulaması
  • İhracat Teslimlerine İlişkin Komisyonlar
  • Turizm acente, rehber ve benzerlerine yapılan Komisyon ödemeleri dolayısıyla yükleneilen KDV Nin iadesi
  • Turizm acente, rehber ve benzerlerinden alınan hizmetler dolayısıyla ödenen KDV den 2 / 3 nisbetinde Tevkifat Yapılması
  • Yolcu Beraberi Eşya İhracında İade Edilecek Vergi Tutarı
  • 107 Seri No.Lu Kdv Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklik
konularında açıklama ve düzenlemeler yapılmıştır.
 
1. Serbest Bölgelerdeki Müşteriler İçin Yapılan Fason Hizmetlerde İstisna Uygulaması
 
Bilindiği üzere 07.06.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 5766 sayılı Kanunun ile KDV Kanununun 11 ve 12 nci maddelerinde değişiklik yapılarak, serbest bölgedeki müşteriler için yapılacak fason hizmetler ihracat istisnası kapsamına alınmıştır.

Tebliğde bu istisna uygulamasına ilişkin olarak fason hizmet, bir malın mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti karşılığı belirli işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek tasarruf veya mülkiyet hakkı sahibine iade edilmesi olarak tanımlanmıştır
 
Bu doğrultuda, serbest bölgeden gönderilen ana madde ve malzemelerin, yurt içinde bulunan işletmelerde çeşitli işlemlere tabi tutulduktan sonra yeniden serbest bölgeye gönderilmesi suretiyle verilen fason hizmetler istisna kapsamında değerlendirilecektir.
 
İstisna uygulaması dolayısıyla fason hizmette bulunanların iade talepleri, hizmet ihracatından kaynaklanan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.
 
Tebliğde yer alan açıklamaya göre İade talebi bir dilekçe ile yapılacak ve dilekçeye;
  • Fason hizmete ait faturaların fotokopisi ve faturalara ilişkin bilgileri ihtiva eden firma yetkililerince onaylı liste,
  • Fason hizmetin gerçekleştirildiği döneme ait indirilecek KDV listesi,
  • İstisna kapsamındaki fason hizmet nedeniyle yüklenilen vergi miktarına ilişkin hesaplamaları gösterir tablo,
  • Fason hizmete konu malın serbest bölgeden yurtiçine, yurtiçinden serbest bölgeye gönderilmesine ilişkin gümrük beyannamesi veya gümrük beyannamesi yerine geçen belge (aslı veya noter, gümrük idaresi, ilgili vergi dairesi müdürü ya da yeminli mali müşavirce onaylı örneği), eklenecektir.
 
2. Sigorta Aracılarının Kdv Uygulaması Karşısındaki Durumu
 
Hatırlanacağı üzere 5766 sayılı Kanunun  ile KDV Kanununun (17/4-e) maddesinde  değişiklik yapılarak 01.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin hizmetler KDV’den istisna edilmiştir.
 
Tebliğde Sigorta aracıları kavramına açıklık getirilerek 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2 nci maddesine atıfta bulunularak, sigorta acenteleri ve brokerleri aracı olarak tanımlanmış ayrıca;
  • Sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan veya bulunmayan sigorta acenteleri ile sigorta brokerlerinin sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri karşılığı aldığı komisyon bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacağı
  • Faaliyetleri tamamen bu istisna kapsamındaki işlemlerden oluşan, hiçbir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan sigorta aracılarının  bu istisna kapsamındaki işlemleri nedeniyle KDV beyannamesi vermeyecekleri,
  • Bu istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV ni , KDV Kanununun (30/a) maddesine göre indirim konusu yapamayacakları, işin niteliğine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacakları,
  • İstisna kapsamına giren işlemlerle istisna kapsamına girmeyen işlemlerin birlikte yapılıyor olması halinde, istisna kapsamına giren işlemler nedeniyle yüklenilen KDV’nin aynı şekilde gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı,
  • Faaliyetleri KDV Kanununun (17/4-e) maddesi uyarınca KDV’den müstesna olan sigorta aracıları (sigorta acentesi ve brokerler) tarafından işletmelerine ait taşınır ve taşınmazların teslimi ve sigorta muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu, ve bu gibi istisna kapsamına girmeyen KDV’ye tabi arızi işlemlerinin bulunması halinde, sadece işlemin gerçekleştiği o dönem için  1 No.lu KDV beyannamesi ile beyanda bulunması gerektiği, açıklanmıştır.
3. Hurda Metalden Elde Edilen Külçe Teslimlerinde KDV Uygulaması
 
Bilindiği üzere 5766 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen (7/6/2008) tarihten başlamak üzere hurda metalden elde edilen külçelerin yurt içi teslimleri ve ithalinde genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanmaya başlanmış bulunmaktadır.
 
Bu kez 12.07.2008 tarihinden başlamak üzere,hurda metalden elde edilen külçe teslimlerinde 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (F) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde tevkif at uygulanması öngörülmüştür.
 
Her ne kadar 91 Nolu tebliğde bir tevkif at oranı açıklanmamışsa da  en son, 85 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile hurda metal teslimlerindeki tevkif at oranı, teslim bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin % 90'ı olarak tespit  edilmişti, bu doğrultuda ,  hurda metalden elde edilen külçelerin yurt içi teslimlerinde  hesaplanan katma değer vergisinin malların alıcıları tarafından % 90 oranında tevkif ata tabi tutulması, sorumlu sıfatıyla tevkif edilen verginin (2) numaralı katma değer beyannamesi ile beyan edilmesi ve hesaplanan verginin tevkif edilen miktarı aşan % 10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesi gerekmektedir.
 
4. Özürlülerin Kullanımına Mahsus Araç Ve Gereçlerin Tesliminde İstisna Uygulaması
 
Münhasıran özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin görme özürlülerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik özürlülerin kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edileceği,
 
Binek otomobili ve diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen "araç-gereç" kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığı,
 
İstisna  kapsamındaki işlemler dolayısıyla yüklenilen vergilerin indirim ve iadesine imkân tanındığı,
 
İstisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergilerin mükellefler tarafından indirim konusu yapılacağı, indirim yoluyla telafi edilememesi halinde ise iade konusu yapılabileceği,
 
Bu istisna uygulaması kapsamındaki işlemlerden kaynaklanan KDV iade taleplernin, ihracat istisnasından doğan KDV iadeleri için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacağı
 
İade talebinin bir dilekçe ile yapılacağı ve dilekçeye aşağıdaki belgelerin ekleneceği;
  • istisna kapsamındaki satış faturalarının fotokopisi veya bunların dökümünü gösteren liste,
  • iade talep edilen döneme ait indirilecek KDV listesi,
  • istisna kapsamındaki işlemin bünyesine giren vergilerin tutarına ilişkin hesaplamaları gösteren tablo,
açıklanmıştır.
 
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (s) bendinde düzenlenen istisnadan vazgeçen mükelleflerin, bu maddenin yürürlük tarihini izleyen ayın sonuna kadar istisnadan vazgeçme taleplerini geri almaları halinde, 18 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan hükmün uygulanmayacağı, bu doğrultuda ;
 
Daha önce kısmi istisna niteliği taşıdığı için KDV Kanununun 18 inci maddesi uyarınca istisnadan vazgeçen mükelleflerin, üç yıl mükellefiyette kalma şartı aranmaksızın 31/7/2008 tarihine kadar bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek bu taleplerinden vazgeçebilecekleri belirtilmiştir.
 
5. Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı İle İktisadi İşbirliği Ve Kalkınma Teşkilatına (OECD) Yönelik Kdv İstisnası Uygulaması
 
KDV Kanununa eklenen geçici 26 ncı madde ile "Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği, BM’ye bağlı program, fon ve özel ihtisas kuruluşları ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD) resmi kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları, bunların sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi ve hizmet ifaları,  bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası; finansmanlarının bu kuruluşlar tarafından karşılanması şartıyla ilgili kurum, temsilcilik, program, fon ve özel ihtisas kuruluşlarının Türkiye’deki faaliyetlerinin devamı veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre içerisinde katma değer vergisinden müstesna tutulduğundan;
 
Finansmanlarının yukarıda  belirtilen kuruluşlar tarafından karşılanması şartıyla ilgili kurum, temsilcilik, program, fon ve özel ihtisas kuruluşlarının Türkiye’deki faaliyetlerinin devamı veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre içerisinde;
 
  • Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği, BM’ye bağlı program, fon ve özel ihtisas kuruluşları ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD) resmi kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifalarının,
  • bunların sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi ve hizmet ifalarının,
  • bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifasının,
 
KDV’den istisna edildiği ortaya konulmuştur.
  • İstisnanın uygulamasında, Dışişleri Bakanlığınca söz konusu Kuruluşlar adına düzenlenecek "İstisna Belgesi’nin" kullanılacağı,
  • İstisnadan yararlanan kuruluşlara bu kapsamda yapılacak teslim ve hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV nin , KDV Kanununun (30/a) maddesine göre indirim konusu yapılmayacağı,
  • İşin niteliğine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı
belirtilmiştir.
 
6. İhracat Teslimlerine İlişkin Komisyonlar
 
A. Komisyonlar Dolayısıyla Yüklenilen KDV Tutarlarının İhracat İstisnası Kapsamında İadesi
 
Tebliğde  turizm acente, rehber ve benzerlerince turist kafilelerinin alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara/mağazalara götürüldüğü ve bu hizmet karşılığında söz konusu satıcı işletmelerden komisyon geliri elde edildiği, satıcı işletmelerinde turistlerin siparişlerini topluca serbest bölgeye veya diğer bir ülkeye ihraç ederek bu yolla siparişleri turistlere ulaştırdığı belirtildikten sonra;
 
Turizm acente, rehber ve benzerlerinin turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara/mağazalara götürmeleri karşılığında bu işletmelerden aldıkları komisyonların genel oranda KDV’ye tabi olduğu,
 
Ayrıca ödenen komisyonların, ihracat işlemlerinin bünyesine giren "genel gider" mahiyetinde bir harcama olduğundan, komisyonlar nedeniyle yüklenilen KDV nin, indirim yoluyla telafi edilememesi halinde ihracatçılara iade edilebileceği,
 
İhracat işlemlerinden kaynaklanan iade tutarının hesabında, bu tür komisyon harcamaları nedeniyle hesaba dahil edilecek KDV payının ihracat bedelinin %25’i üzerinden hesaplanan KDV tutarından fazla olamayacağı,
 
Hesaplamanın her takvim yılının Ocak ayından başlamak üzere yıl sonuna kadar kümülatif olarak yapılıp izleyen yılda  yeniden başlamak suretiyle yapılacağı,
 
belirtilmiş olup örnek bir hesaplama tablosu tebliğe konulmuştur.
 
B. Tevkifat Uygulaması
 
Turizm acentesi, rehber ve benzerlerince verilen  Tebliğ kapsamındaki  hizmetlerde, KDV Kanununun (9/1) maddesi, uyarınca  Tebliğin yayımını izleyen günden itibaren (12.07.2008) geçerli olmak üzere, (2/3) oranında KDV tevkifatı uygulanması öngörülmüştür.
 
Ayrıca tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarına ilişkin olarak, bu kişilerin nakden veya mahsuben iade taleplerinin , miktarına bakılmaksızın, münhasıran banka teminat mektubu veya vergi inceleme raporu ile yerine getirileceği,
 
İadenin teminat karşılığında yapılması halinde teminatların, olumlu vergi inceleme raporunun vergi dairesine intikal ettiği tarih itibariyle çözüleceği,
 
İadenin teminat mektubu verilmeksizin  vergi inceleme raporu karşılığında alınmak istenmesi durumunda da iade talebinin, vergi inceleme raporunun vergi dairesine intikal ettiği tarih itibariyle geçerlilik kazanacağı,
 
İade yapılabilmesi için alıcının bu tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV beyannamesini vergi dairesine vermiş olmasının  zorun olduğu,
 
İade talebinin  bir dilekçe ile yapılacağı  ve bu dilekçeye;
  • tevkifata tabi hizmetlere ilişkin fatura veya benzeri belgelerin fotokopileri veya bu belgelere ait bilgilerin dökümünü gösteren listenin,
  • iade talebinin yapıldığı döneme ilişkin indirilecek KDV listesinin,
ekleneceği,
  • 108 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (B/4) bölümünde düzenlenen bildirim zorunluluğu ve müteselsil sorumluluk uygulamasına ilişkin açıklamaların KDV tevkifatı uygulanan mükellefler için de geçerli olduğu,
belirtilmiştir.
 
7. Yolcu Beraberi Eşya İhracında İade Edilecek Vergi Tutarı
 
Bu  Tebliğin yayımlandığı tarihi içine alan Temmuz ayı vergilendirme döneminden geçerli olmak üzere,  alıcıya geri verilen KDV tutarının indirim ve iade hesaplarına dahil edilmesi, bu teslimlerin bünyesine giren vergilerin ise indirim hesaplarında yer almakla birlikte iade hesabına dahil edilmemesi ön  görülmüştür.
 
Tebliğin yayımlandığı tarihten önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olup, alıcıya geri verilen KDV tutarı ile teslimin bünyesine giren vergilerin birlikte yer aldığı, henüz sonuçlandırılmamış nakden veya mahsuben iade taleplerinin ise, teslimin bünyesine giren verginin, iade hesabından çıkarılmak suretiyle genel esaslara göre yerine getirileceği belirtilmiştir.
 
8. 107 Seri No.Lu Kdv Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklik
 
108 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (B/2) bölümünün birinci paragrafı Tebliğin yayımını izleyen günden (12.07.2008) geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmiş olup;
 
"Büyük ve küçükbaş hayvanların etlerinin (sakatat ve bağırsak dâhil) gerçek usulde KDV mükellefleri ile 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2) bölümünde sayılan kurum ve kuruluşlara teslimlerinde, bu Tebliğin yayımını izleyen günden başlamak üzere (1/2) oranında tevkifat uygulanması uygun görülmüştür."  şeklini almıştır.
 
Not: Tebliğde hata en olsa gerek 107 Nolu tebliğdeki ibare değişikliğinden bahsedilmektedir.Değiştirilen ibarenin eski hali 108 nolu tebliğde yer almaktadır.
 
 
 
Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata    
geçiniz.
 
 
Saygılarımızla,
Deloitte Türkiye

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.