Numara : 100
Tarih : 25.6.2008
VERGİ SİRKÜLERİ
 
NO: 2008/100
 
KONU: 5766 Sayılı Kanun İle Gelir Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikleri Açıklayan 267 Seri No.’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayınlandı.
 
24.06.2008 tarih ve 26916 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 267 Seri No.’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile; 5766 Sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” la, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikler açıklanmıştır.
 
2008/84 Sayılı sirkülerimiz ile, 5766 Sayılı Kanun’la Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan madde değişiklikleri bilgilerinize sunulmuştu.
 
267 Sayılı GVK Genel Tebliğinde ise konular örneklerle açıklanmakta, yeni kanun maddesinin yürürlük tarihinden önceki dönemlere ilişkin yapılacak işlem ve düzeltmeler örnekler ile detaylı olarak izah edilmektedir.
 
1. Kapı Kapı Dolaşmak Suretiyle Hurda Toplayanların Vergiden Muaf Esnaf Sayılması Ve Kendilerine Yapılacak Ödemelere % 2 Oranında Gelir Vergisi Stopajı Uygulanması 
 
Yasal düzenlemesi 2008/84 Sayılı sirkülerimizde duyurulan esnaf muaflığı ile ilgili olarak tebliğde yapılan ek açıklamalar ve örnek aşağıdaki gibidir.
 
1.1 Muafiyet Kapsamı
         
Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesine eklenen bent hükmü uyarınca, hurda metal, hurda plastik, hurda naylon, atık kağıt, hurda cam ile atık şişeleri ve benzerlerini geçimini sağlamak üzere bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle toplayan veya satın alan kişiler esnaf muaflığından yararlanacaklardır. Söz konusu işlerin devamlı olarak yapılması ya da motorlu araç kullanılarak faaliyette bulunulması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir. 
 
Ancak söz konusu mükelleflerden;
 
  • Ticari işletmelere ait atıkları mutad olarak veya belli aralıklarla satın alanlar veya anlaşma yapmak suretiyle toplayıp satan kişiler,
  • Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından yararlanamayacaktır.

1.2.    Hurda Alımlarında Vergi Tevkifatı
 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin son fıkrasında, “Bu muaflığın, 94’üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almaktadır.
 
Söz konusu hüküm uyarınca, esnaf muaflığından yararlananlardan hurda mal alımlarında Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca, öteden beri % 2 oranında vergi tevkifatı yapılmaktadır.
 
Buna göre, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kişi veya kurumlar, aynı Kanun’un 9’uncu maddesinin (7) numaralı bendi uyarınca esnaf muaflığından yararlananlara yaptıkları ödemeler üzerinden, önceden olduğu gibi % 2 oranında vergi tevkifatı yapmaya devam edeceklerdir.
 
Örnek 1: Bay (A), kamyoneti ile kapı kapı dolaşmak suretiyle evlerden veya sokaklardan topladığı veya satın aldığı hurdaları devamlı olarak hurda ticareti ile uğraşan (B) firmasına satmaktadır. Bay (A), bu faaliyetinden dolayı esnaf muaflığından yararlanacak olup (B) firması, Bay (A)'ya hurda bedeli karşılığı olarak yapacağı ödemeler nedeniyle gider pusulası düzenlemesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca da  % 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapması gerekmektedir.
 
Bay (A) mal alış ve satışına ilişkin belgeleri istenildiği zaman ibraz etmek üzere saklamak zorundadır.
 
2. Teşvik, İkramiye ve Mükafatlar Kapsamında Fiili Uçuş ve Dalış Hizmetleri İstisnası  Uygulaması
 
2.1 Uçuş Ve Dalış Hizmetleri İstisnasının Kapsamı ve İstisnadan Yararlanmak İçinTopluca Bulunması Gereken Şartlar
 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Subay, astsubay, erbaş ve erlere ve Ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler, zamlar” hükmü, 5766 Sayılı Kanun’la herhangi bir değişikliğe uğramadığından bu ödemelerin vergilendirilmesi hakkında mevcut uygulama devam etmektedir.
 
Söz konusu bentte yer alan ikinci cümlede 5766 Sayılı Kanun’la yapılan düzenlemeye göre, uçuş maksadıyla görevlendirilenlere uçuş hizmetleri, deniz altına dalış yapanlara dalış hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler ve zamlar aşağıdaki koşulları taşıması kaydıyla gelir vergisinden müstesna tutulmuştur:
  • Ödemeyi yapanın Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerden olması,
  • Ödeme yapılanın uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli  pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış personel olması,
  • Ödemenin, uçuş ve dalış gibi hizmetler dolayısıyla fiilen gerçekleştirilen uçuş ve dalış süreleri ile sınırlı bulunması,
Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerce  yapılan ancak, anılan bentte yer alan şartların tamamını bir arada taşımayan ücret ve ücret sayılan ödemeler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında olmadığından anılan Kanun’un 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergiye tabi tutulacaktır. Diğer bir ifade ile ücret olarak vergilendirilecektir.
 
Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurumların gerek hizmet sözleşmelerini düzenlerken gerekse uçuş hizmeti satın alırken yapacakları uçuş tazminatı ödemelerini, fiilen uçuş maksadıyla görevlendirilen hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış personele yapmaları ve tahakkuk belgelerinde bu hususa açıkça yer vermeleri gerekmektedir.
 
2.2 Yasa Değişikliği Öncesi Fili Olmayan Hizmetlere İlişkin Olarak Salınan Vergilerin Danıştay Kararları Çerçevesinde İadesi Ve Düzeltme İşlemleri
 
Yasa değişikliği öncesi, 128 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre, fiili uçuş süreleri dışındaki hizmetler dolayısı ile yapılan ödemeler gelir vergisine tabi tutulmakta idi.
 
Ancak, istikrarlı  Danıştay kararlarında; istisnanın fiilen uçuşun yapıldığı sürelere ilişkin ödemelere uygulanacağı yolunda açık bir düzenlemenin yer almadığı, buna karşın tebliğ ile istisna şartından yararlanabilmek için fiilen uçuşun yapılması gibi ek bir şart getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmektedir.  Bu kararlar uyarınca 128 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin I/k-1 bölümünün ikinci paragrafı tebliğin yayım tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
 
Yeni dava açılmasında ve mevcut ihtilafların sürdürülmesinde Hazine yararı görülmediğinden, yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde uçuş hizmetleri dolayısıyla ödenen tazminatların vergilendirilmesinde,
 
  • Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilenlere,
  • Ödemenin uçuş veya dalış hizmetleri dolayısıyla yapılması,
  • Ödeme yapılanın ilgili mevzuatta tanımlanan "uçucu ekip" kapsamında olması,
 
kaydıyla fiili uçuş süreleri dikkate alınmaksızın gelir vergisinden istisna edilmesi  gerekmektedir. Uçuşun gerçekleşebilmesinde fiilen hiçbir katkısı bulunmayan ve idari veya yer hizmetlerinde görevli olanlara (uçucu ekibe dahil olmayanlara) yapılan ödemeler, uçuş tazminatı adı altında yapılsa dahi, yargı kararları da bu yönde olduğundan, gelir vergisinden istisna tutulmayacaktır.
 
Buna göre, yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak bu şartların tamamını bir arada taşıyanlardan;
 
a. Uçuş tazminatı olarak yapılan ödemelerden kesilen gelir vergisini dava konusu yapmayanların  dilekçe ile ilgili vergi dairesine başvurmaları halinde, zamanaşımı süresi dikkate alınarak Vergi Usul Kanunu’nun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahakkuk etmiş olan gelir vergisinin tahakkuktan terkin edilmesi, tahsil edilen gelir vergisinin ise red ve iade işlemlerinin yapılması,
 
b. Mahkemelerde ihtilafı devam eden (henüz mahkeme aşaması sonuçlanmayan) mükelleflerin, davalarından feragat etmeleri ve buna ilişkin ilgili mahkemeden feragat ettiklerini gösterir şerhli dilekçe örneğini veya bu belge temin edilemediği takdirde mahkemenin feragat nedeniyle davanın reddine dair vereceği karar örneğini tarha yetkili vergi dairesine ibraz etmeleri kaydıyla, görülmekte olan dava sonucunda verilecek yargı kararı beklenmeksizin haklarında zamanaşımı süresi de dikkate alınarak Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemlerinin yapılması uygun görülmüştür.
 
2.3.   Mükelleflerin Vergi İadesi İçin Müracaatları
 
İade işleminin yapılabilmesi için dilekçe ile birlikte, mükelleflerin çalıştıkları kurumlardan alacakları; yukarıdaki şartları taşıdıklarına ve söz konusu dönemlere ilişkin vergi tevkifatı tutarları ile ücretlilere vergi indirimi (vergi iadesi) tutarlarına ilişkin bilgileri içeren bir belgeyi de vermeleri zorunludur.
 
Öte yandan, uçuş tazminatı olarak yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle dava açanlardan, haklarında lehlerine veya aleyhlerine kesinleşmiş yargı kararı bulunanların ise konu hakkında verilen yargı kararları uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.
 
Yapılacak iade işlemi sırasında, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesinde yer alan ücretlilere vergi indirimi tutarlarının mahsup edilmesi gerekmektedir.
 
3. Nakden ve Ayın Olarak Ödenen Sporcu Ücretlerinin 2017 Yılına kadar Nihai Vergi Olarak Stopaj Yolu İle Vergilendirilmesi
 
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 64’üncü maddesine göre, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerde % 15 oranında tevkifat yapmak suretiyle vergilendirilmesine ilişkin hükmün uygulama süresi 31/12/2007 tarihinde sona ermiştir.
 
5766 Sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 72’nci maddeyle sporcu ücretlerinin 2017 yılı sonuna kadar stopaj yolu ile vergilendirilmesi öngörülmüştür.
 
3.1. 01.07.2008 Tarihinden İtibaren Ödemelere Uygulanacak Vergi Oranları ve Yıllık Beyannameye Dahil Edilememesi
 
31/12/2017 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler üzerinden;
 
a) Lig usulüne tabi spor dallarında;
 
         1) En üst ligdekiler için                             % 15,
 
         2) En üst altı ligdekiler için                       % 10,
 
         3) Diğer liglerdekiler için                          %  5,
 
b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden  % 5.
 
oranları dikkate alınarak 01/07/2008 tarihinden itibaren gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.
 
Bu ödemeler nihai vergileme niteliğinde olduğundan ayrıca;
 
  • Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü madde kapsamında tevkifat yapılmayacak,
  • Ücret gelirini elde edenler tarafından bu gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecek,
  • Diğer gelirleri için beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.
3.2. Sporcu Ücretlerinin Nakit Dışındaki Ödeme Araçları Vasıtasıyla (Ayın Olarak)   Yapılması
 
Sporcu ücretleri, nakit olarak ödenebildiği gibi ayın olarak da ödenebilmektedir.
 
Sporcu ücretlerine ilişkin ödemelerin nakit dışında örneğin gayrimenkul veya taşıt ve benzeri ayın şekilde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 63’üncü maddesinin son fıkrası uyarınca ücretin safi tutarı;
 
  • Verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre,
  • Konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler ise, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre
 
tespit edilmek suretiyle değerlenecek ve bu ödeme tutarları toplamı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.
 
3.3. 01.01.2008 – 01.07.2008 Döneminde Sporculara Yapılan Ödemelerden Fazla Kesilen Verginin İadesi
 
Kanuna eklenen geçici 72’nci maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır.” hükmü uyarınca, 01/01/2008 tarihinden geçici 72’ nci maddenin yürürlüğe girdiği 1/7/2008 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler üzerinden, geçici 64’üncü maddedeki hükümler çerçevesinde % 15 oranında tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilecektir.
 
Bu dönem içinde yapılan ücret ödemelerinden genel hükümlerin uygulanması nedeniyle ( %15’den) fazla kesilen verginin, ödenmiş olması kaydıyla, hak sahibi olan sporcuların talebi üzerine Vergi Usul Kanunu’nun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği tabiidir.
 
İade işleminin yapılabilmesi için dilekçe ile birlikte, mükelleflerin çalıştıkları kurumlardan alacakları söz konusu dönemlere ilişkin vergi tevkifatı tutarları ile ücretlilere vergi indirimi (vergi iadesi) tutarlarına ilişkin bilgileri içeren bir belgeyi de vermeleri zorunludur.
 
4. Teşviklerden Yararlanan İşveren Mükelleflerin, Ücretlerin Vergilendirilmesinde Öncelikle “Asgari Geçim İndirimi” Uygulaması ve 06.06.2008 Tarihinden Önceki   Dönemlere İlişkin Düzeltme İşlemleri
 
Bilindiği üzere, 01.01.2008 tarihinden itibaren ücretlilerin vergilendirilmesinde GVK 32’nci maddesi ve 265 Seri No.’lu GVK Genel Tebliği çerçevesinde “Asgari Geçim İndirimi” sistemi getirilerek kaldırılan vergi iadesi uygulamasına ikame edilmiştir. Ancak 5084 Sayılı “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un hükümlerinden yararlanan mükellefler bu sistemin uygulamasında tereddüt yaşamışlardır.
 
Bu nedenle 5766 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 73’üncü maddeyle, 5084 Sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesi kapsamında gelir vergisi teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde, öncelikle asgari geçim indiriminin uygulanması hükme bağlanmıştır.
 
4.1. Uygulama Esasları
 
265 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre hesaplanan asgari geçim indirimi tutarı, yapılan düzenleme uyarınca ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden öncelikle mahsup edilecektir. Asgari geçim indirimi mahsubu yapıldıktan sonra kalan gelir vergisi tutarı işveren tarafından terkin edilecek tutar olacaktır.
 
Ancak, terkin edilecek tutar, 5084 Sayılı Kanun’un 3’üncü maddesi uyarınca asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından fazla olamayacağından asgari ücret üzerinden hesaplanan tutardan asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutar terkine konu edilecektir.
 
Öte yandan, Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğleri ekinde yer alan bildirim yerine bu Tebliğin yayım tarihinden itibaren Tebliğ ekinde yer alan "Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim" doldurulacaktır. İlgili tebliğlerin ekinde yer alan "Gelir Vergisi Stopajı Teşviki Kapsamında İstihdam Edilen Ücretlilere İlişkin Bilgiler" tablosu ise doldurulmaya devam edilecektir.
 
Örnek 1:
 
Nevşehir ili Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 11 kişi istihdam eden Kurumlar Vergisi mükellefi (A) Ltd. Şti.'nin Ocak 2008 döneminde çalışanlarından tevkif ettiği gelir vergisi tutarı 953 YTL'dir. 11 işçi için Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda hesaplanan asgari geçim indirimi ise 663,93 YTL'dir.
 
Buna göre, (A) Ltd. Şti.'nin 11 işçi için yararlanacağı terkin tutarı şöyle hesaplanacaktır:
 
 Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi                                                                    953,00 YTL
 Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi  (11 x 77,57=)                                      853,27 YTL
 Hesaplanan asgari geçim indirimi (Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda yeralan tutar )    663,93 YTL
 5084 sayılı Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar (853,27-663,93=)                   189,34 YTL
 Vergi dairesine ödenecek tutar   [953-(663,93+189,34)=]                                           99,73 YTL
  
Örnekte, ücretlilerin yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarları toplamı, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmiştir. Asgari ücret üzerinden tevkif edilen vergi tutarından; asgari geçim indirimi tutarının mahsubu sonucu kalan tutar, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamından, diğer yerlerdeki iş yerleri için ise yüzde sekseninden fazla olmamak kaydıyla 5084 Sayılı Kanun uyarınca terkin edilecektir.
 
Gerçek ücretler üzerinden tevkif edilen vergi tutarından, asgari geçim indirimi  ile 5084 Sayılı Kanun uyarınca terkin edilecek tutarın toplamı arasındaki fark vergi dairesine ödenecektir.
 
Örnek 2:
 
Mardin ilinde organize sanayi bölgesi dışında faaliyet gösteren (B) A.Ş. 30 işçi istihdam etmektedir. Ocak 2008 döneminde çalışanlarından tevkif ettiği Gelir Vergisi tutarı 3.000 YTL'dir. 30 işçi için Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda hesaplanan asgari geçim indirimi ise 1.900 YTL'dir.
 
Buna göre, (B) A.Ş.'nin 30 işçi için yararlanacağı terkin tutarı şöyle hesaplanacaktır.
 
 Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi                                                              3.000,00  YTL
 Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi (30 x 77,57=)                                  2.327,10  YTL
 Hesaplanan asgari geçim indirimi                                                                             1.900,00  YTL
 5084 sayılı Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar  (2.327,10-1.900=) [*]          427,10  YTL
 Vergi dairesine ödenecek tutar 3.000-(1.900+427,1)=]                                                672,90YTL
                           
[*]  4 seri numaralı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğine göre hesaplanan tutar, (5084 Sayılı Kanun uyarınca terkin edilecek tutar, işçi sayısı ile asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken gelir vergisinin çarpımı sonucu bulunacak değer üzerinden organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri için yüzde seksenidir.)
 
Örnekte, ücretlilerin yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarları toplamı, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmiştir. Asgari ücret üzerinden tevkif edilen vergi tutarından; asgari geçim indirimi tutarının mahsubu sonucu kalan tutar, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamından, diğer yerlerdeki iş yerleri için ise yüzde sekseninden fazla olmamak kaydıyla 5084 Sayılı Kanun uyarınca terkin edilecektir.
 
Gerçek ücretler üzerinden tevkif edilen vergi tutarından (3.000 YTL); asgari geçim indirimi (1.900 YTL)  ile 5084 sayılı Kanun uyarınca terkin edilecek tutarın (427,10 YTL) toplamı arasındaki fark olan  672,90 YTL vergi dairesine ödenecek tutardır.
 
4.2. Ocak, Şubat,Mart ve Nisan 2008 dönemlerine ilişkin uygulama
 
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 73’üncü madde hükmü 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Anılan maddede yer alan yetkiye istinaden Ocak ila Nisan 2008 dönemleri aşağıdaki şekilde düzeltilecektir.
 
Asgari geçim indirimi uygulamasının yürürlüğe girdiği 1/1/2008 tarihinden geçici 73 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürede 5084 Sayılı Kanun kapsamındaki yerlerde uygulanan asgari geçim indirimi işlemleri, bu Tebliğde yapılan açıklamalar dikkate alınarak düzeltilecektir.
 
Mükelleflerin yapacakları düzeltme işlemi, 5084 Sayılı Kanun kapsamında terkine konu edilen tutarların terkin kapsamından çıkartılarak asgari geçim indirimi mahsubuna dönüştürülmesi suretiyle hak sahibi ücretlilere ödenmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla söz konusu düzeltme işlemi, ilgili dönemlerin tahakkuk tutarlarını etkilemeyeceğinden bu dönemlere ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır.
 
Buna göre, işverenler tarafından 1/1/2008 tarihinden itibaren işçilere ait asgari geçim indirimi tutarı; ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarı, ödenen tutar ve ödenecek fark tutar olarak tespit edilerek fark tutarların hak sahiplerine ödendiğine ilişkin ilgililerin imzasını taşıyan bir bordro düzenlenecektir. Aylık dönemler itibarıyla düzenlenecek bordronun istenildiğinde ibraz edilmek üzere “Asgari geçim indirimi bordrosu” ekinde saklanması gerekir. Geçmiş döneme ilişkin asgari geçim indirimi tutarları, ilgili aydaki ücrete ilave olarak bir defada hak sahiplerine ödenebileceği gibi 31/12/2008 tarihine kadar eşit tutarlar halinde ödenmesi de mümkün bulunmaktadır.
  
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, çalışanlara ilişkin eksik ödenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarını belirtilen süreler içinde çalışanlara yansıtmayan işverenler hakkında, 265 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “10.2. Ödenmesi Gereken Gelir Vergisinin Eksik Hesaplanması Halinde Uygulanacak Cezai Müeyyideler” başlıklı bölümünde yer alan hükümler uyarınca işlem yapılacaktır. Buna göre ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indiriminin ilgili ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacağı açıklanmıştır.
  
4.3. 69 Sayılı Gelir Vergisi Sirküleri İle Verilecek Muhtasar Beyannameler Hakkında Yapılan Açıklamalar
 
Gelir İdaresi Başkanlığınca, GVK Geçici 73’üncü madde çerçevesinde verilecek beyannameler ile ilgili olarak 69 No.’lu Gelir Vergisi Sirküleri yayınlanmış ve özetle aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.
 
  • Geçici 73’üncü madde uygulaması yönünde, Mayıs 2008 dönemine ilişkin muhtasar beyannamelerde, asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, öncelikle asgari geçim indirimi tutarı mahsup edildikten sonra kalan tutarın 5084 Sayılı Kanun kapsamında terkine konu edilmesi ve muhtasar beyannamenin mevcut e-beyanname programı üzerinden verilmesi (Teknik düzenlemelerin yapılmamış olması nedeniyle)
  • Haziran 2008 dönemine ilişkin muhtasar beyannamenin ise 01.07.2008 tarihinden itibaren e-beyanname programında yapılacak değişiklik çerçevesinde verileceği açıklanmıştır.
 
5. “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun” Uyarınca Kurulan “Ajans”a Yapılan Bağış, Yardım ve Sponsorluk Harcamalarının Tamamı Yıllık Gelir ve Kurumlar Beyannamesinde Ayrıca Gösterilerek Kazançtan İndirilebilecektir
 
5766 Sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 74’üncü maddede;
 
“GEÇİCİ MADDE 74- (1) 2/11/2007 tarihli ve 5706 Sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan Ajansa yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilir."
 
hükmüne yer verilmiştir.
 
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 74’üncü madde ile, 5706 Sayılı Kanun uyarınca 1/1/2008 tarihinden itibaren, İstanbul'un 2010 yılı Avrupa kültür başkenti olarak hazırlamasına yönelik yapılacak proje ve etkinliklere destek sağlamak amacıyla her türlü aynî ya da nakdî bağış ve yardımlarla sponsorluk harcamalarının tamamının, yıllık gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden  indirim konusu yapılabileceği, kurumlar beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartı ile kurum kazancından indirileceği açıklanmıştır.
 
 
 
Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.
 
 
Saygılarımızla,
 
Deloitte Türkiye

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.