Numara : 28
Tarih : 17.4.2003
VERGİ  SİRKÜLERİ
NO: 2003/28
 
KONU
 
Vergi Barışı Kanunu İç Genelgesi: Seri No: 2003/4
 
 
Maliye Bakanlığı yayımlamış olduğu 2003/4 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç Genelgesi ile 4811 sayılı Kanunun uygulamasıyla ilgili münferit bazı konulara açıklık getirmiştir.
 
Söz konusu Genelge yayımlandığı şekliyle ilişikte sunulmaktadır.
 
NOT: Cumhurbaşkanınca bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ne iade edilen 4840 sayılı Kanununun Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerinde, Vergi Barışı Kanununun 10 uncu maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan, matrah artırımında bulunan mükellefler nezdinde devam eden vergi incelemelerinin ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasına ilişkin süreyi 31 Mart 2003 tarihinden 20 Mart 2003 tarihine çeken 2 nci madde çıkartılarak 4840 sayılı Kanunun Vergi Barışından yararlanmada gelir ve kurumlar vergilerinde asgari matrah artırım tutarlarının % 50 ve % 25 indirimli uygulanmasına ilişkin 1 nci maddesi  aynen kabul edilmiştir.

Saygılarımızla,
DRT Denetim Revizyon Tasdik
Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.
  
“T.C
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
 
SAYI : B.07.0.GEL.0.36/3629-1
KONU :
VERGİ BARIŞI KANUNU
İÇ GENELGESİ
SERİ NO: 2003/4
 
.................. VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğüne)
 
4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki hususların açıklanması uygun görülmüştür.

1- 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51 inci maddesinin (z) bendi ile Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan 31/3/2003 gün ve 2003/3 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç Genelgesi ile 4811 sayılı Kanunun bazı maddelerinden yararlanmak için daha önce 31 Mart 2003 tarihi olarak belirlenen başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri, 21 Nisan 2003 tarihi mesai saati sonuna kadar uzatılmıştır.
Bu düzenlemenin bazı mükelleflerce, Kanundan yararlandıkları vergi türlerinden, Kanunun yürürlüğe girdiği 27/2/2003 tarihi ile 21 Nisan 2003 tarihi arasında adlarına tahakkuk eden ve vadeleri bu tarihler arasına rastlayan cari döneme ilişkin vergilerinin vadelerinin de bu tarihe kadar uzatıldığı şeklinde algılandığı ve ödemelerini süresinde yapmadıkları görülmüştür. Bu yanlış algılamadan kaynaklanan zor durum nedeniyle 4811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere 21 Nisan 2003 tarihi mesai saati bitimine kadar başvuruda bulunan mükelleflerin, Kanundan yararlandıkları vergi türlerinden, belirtilen tarihler arasında adlarına tahakkuk ettirilen ve vadeleri bu tarihler arasına rastlayan aynı türden vergilerden vadesinde ödenmemiş olanların da 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte 21 Nisan 2003 tarihi (bu tarih dahil) mesai saati sonuna kadar ödenmesi halinde bu mükellefler 4811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılmaya devam ettirilecektir.

2- 4811 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin uygulaması ile ilgili olarak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen en son kararın bozma kararı olması halinde anılan maddenin (1) numaralı fıkrası uyarınca vergilerin % 50’si esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmakta olup, bu madde kapsamına giren olaylarda bozma kararları ile ilgili olarak yapılacak hesaplamanın, Kanunun 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında da belirtildiği gibi, anılan maddenin (2) numaralı fıkrasının (a) bendine göre vergilerin % 20’si esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.

3- 1 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu Genel Tebliğinin III üncü bölümünde de belirtildiği üzere, Kanunun kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan kamu alacaklarına ilişkin hükümlerinden yararlanılmak üzere verilen dilekçeler, vergi dairelerince derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilecek ve idarece de başvuruda bulunan mükellefler ile ilgili ihtilaflar sürdürülmeyecektir. Bu durum dikkate alındığında, Kanundan yararlanmak üzere başvuran mükellefler ile ilgili olarak belirtilen işlemler gerçekleştirildikten sonra ya da idarece ihtilafın sürdürülmeyerek dava açma süresinde dava açılmadığı hallerde mükelleflerin başvurularından vazgeçmeleri mümkün değildir.

4- 28/3/2003 tarihli ve 2003/2 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç Genelgesinin B/1 numaralı bölümünde “4811 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında belirtilen ve Kanunun bu maddesi hükmünden yararlanılacak tutarın tespiti için öngörülen “...Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiş en son kararın ...” ibaresi, Kanunun yürürlüğe girdiği 27/2/2003 tarihi itibarıyla (bu tarih dahil ) taraf olan idareye tebliğ edilen yargı kararlarını ifade etmektedir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Kanunun 3 üncü maddesinin uygulamasında belirtilen açıklama uyarınca işlem yapılacak, ancak, 27/2/2003 tarihi itibarıyla idareye tebliğ edilmemiş olmakla birlikte bu tarihten önce mükellefe tebliğ edilen ve 21 Nisan 2003 tarihi mesai saati sonuna kadar yapılacak müracaatlar sırasında vergi dairesine ibraz edilen kararlar da dikkate alınacaktır.

5- 1 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu Genel Tebliğinin II-E/4 bölümünde, 4811 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükelleflerin diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için bu Kanun hükümlerinden yararlanabilecekleri belirtilmiş ve bu durumda yapılacak işlemler açıklanmış olup, bu açıklamalara göre işlem yapılmaya devam edilecektir.
28/3/2003 tarihli 2003/2 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu İç Genelgesinin E/6 bölümünde de vergi dairelerinden iade alacağı bulunan mükelleflerin bu alacaklarını, 4811 sayılı Kanuna göre taksitlendirilen borçlarına mahsup yoluyla ödeyebilmeleri için alacağın nakden iade edilebilir aşamada bulunması ve taksit ödeme süresi içerisinde mahsup işleminin yapılmasının gerektiği belirtilmiştir.
Söz konusu Genelgenin bu bölümü yeniden değerlendirilmiş ve aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
a) Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları ile Katma Değer Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler nedeniyle vergi dairesinden iade alacağı bulunan mükelleflerin ilgili mevzuat uyarınca mahsup için istenilen bilgi ve belgeleri eksiksiz olarak ibraz etmiş olmaları halinde bu alacaklarının 4811 sayılı Kanuna göre ödeyecekleri kendi borçlarına mahsubu mümkün bulunmaktadır.
Bu durumda, iade alacağının 4811 sayılı Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri taksit ayı içerisinde sonuçlandırılacaktır. Bu konuda vergi dairelerince gerekli özen gösterilecek, mahsubun talep tarihi itibarıyla yapılmasına engel bir durumun mevcudiyeti halinde, derhal mükellefle irtibata geçilerek mahsubun yapılmama nedenleri konusunda bilgi verilecek ve taksitin süresinde ödenmesi gereği hatırlatılacaktır.
b) Bakanlığımıza intikal eden olaylardan; Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden kısmi vergi tevkifatı kapsamına alınan işlemler dolayısıyla alıcı tarafından (2) numaralı beyanname ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen vergiye ilişkin mahsup taleplerinde, tevkif edilen verginin ödendiğine ilişkin belgenin ibrazı gerekmediği halde, alıcının beyan edip ödemediği vergi için satıcının mahsup talebinin yerine getirilmediği ve borcun ödeme emriyle takibe alındığı anlaşılmıştır.
Buna göre, mükelleflerin gerek daha önce yaptıkları mahsup taleplerinde, gerekse Vergi Barışı Kanununa göre ödeyecekleri taksitleri için yaptıkları mahsup taleplerinde, diğer belgelerin ibraz edilmiş olması şartıyla bu verginin ödenip ödenmediği araştırılmaksızın mahsup işlemi gerçekleştirilecektir. Öte yandan, verginin ödenmediğinin tespit edilmesi halinde alıcı nezdinde takibatın yapılacağı tabiidir.

6- 1 Seri Nolu Vergi Barışı Kanunu Genel Tebliğinin VI-F/2-d bölümünde de etraflıca açıklandığı üzere matrah artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin nakden yada mahsuben iadesine yönelik incelemeler talep edilen iade ile sınırlı olarak sürdürülecektir. Dolayısıyla, 4811 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (4) numaralı fıkrasında belirtilen 1 aylık süre geçtikten sonra düzenlenecek raporlarda, nakden veya mahsuben iade tutarını aşan bir tarhiyat önerilmeyecektir.

7- 4811 sayılı Kanuna göre borçları taksitlendirilmiş olan motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 41 inci maddesi gereğince “Trafikten Çekme Belgesi” almak üzere ilgili vergi dairelerinden ilişik kesme belgesi talebinde bulunmaları halinde, taksitlendirilmiş borçlarını ödemiş olmaları ya da borca karşılık banka teminat mektubu veya Hazine tahvil ve bonosu verilmiş olması kaydıyla “Trafikten Çekme Belgesi İçin Geçerlidir” ibaresi konularak ilişik kesme belgesi verilecektir.

8- 2003/2 Seri No.lu Vergi Barışı Kanunu İç Genelgesi’nin D/2 bölümünde, 2001 ve önceki yıllarda inşaatı biten ve bu tarih itibarıyla tapuda cins değişikliği işlemi gerçekleştirilmemiş binalara ait tahsil olunacak harçlar hakkında gerekli açıklamalar yapılmıştı. Buna ilaveten aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.
Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı tarifenin 13/a bendine göre alınacak harcın, gayrimenkul inşaatının sona erdiği tarih itibarıyla belirlenecek emlak vergisi (bina) değeri üzerinden binde 15 oranı esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Bu tarifenin sonunda yer alan hükme göre % 50 fazlasıyla alınacak harç da bu esaslara göre hesaplanacak tutarın yarısı olarak dikkate alınacaktır.
Harç ödendiği halde tapuda cins tashihi işleminin yapılmadığı durumlarda %50 tutarında tahsil edilecek harç; bu harca herhangi bir ceza, gecikme faizi ve gecikme zammı uygulanmadığı dikkate alınarak 4811 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde öngörülen süre ve şekilde ödenebilecektir.
Diğer taraftan, birden fazla bağımsız bölüm ihtiva eden binalarda; her bağımsız bölüm sahibinin münferit olarak 4811 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Maliye Bakanı”