VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2016/97

KONU: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklikler Yapıldı.

4 Ekim 2016 tarihli ve 29847 sayılı Resmi Gazete’de 7 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlandı.

Söz konusu Tebliğde;

  • Yem ve gübre teslimlerine ilişkin KDV istisna uygulaması,

  • 500 milyon liranın üzerindeki sabit yatırımlarda KDV iadesi,

  • Tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetinin istisna kapsamı,

  • Taşınmaz ve iştirak hisselerinin aktifte bulunma süresi,

  • Her türlü varlık ve hakların varlık kiralama şirketlerine devirleri ve devir tarihine kadar indirilen katma değer vergisi indirimlerinin geriye dönük düzeltilmemesi,

  • Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik istisnadan katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankalarının da faydalanması,

  • Türkiye Varlık Fonu ile ilgili KDV istisnası,

  • Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimleri ile bunlara ilişkin yazılım teslimi ve hizmetlerinde istisna süresi,

  • Bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemine taşınmaz ve iştirak hissesi devrinde istisna süresi,

  • İthalde veya sorumlu sıfatıyla ödenmiş olan katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi,

  • Dahilde işleme rejimi kapsamında imal edilen malların KDV’ye tabi tutulmaması,

  • KDV iade alacaklarının ÖTV borçlarına mahsubunun talep edilmemesi,

  • Sahte belge düzenleme tutanaklarının komisyon tarafından değerlendirilmesi,

  • Bilinen adreslerinde bulunamayan mükelleflerin özel esaslara alınması,

  • İşlemlerin gerçekliğinin ispatı,

  • 6736 sayılı Kanun kapsamında KDV artırımında bulunanların özel esaslar karşısındaki durumu

hakkında açıklamalara yer verilmektedir.

1) Yem ve Gübre Teslimlerine İlişkin KDV İstisnası Uygulaması

Hatırlanacağı üzere, 10.02.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile;

“ı) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dâhil) teslimi,”

ifadesi 3065 sayılı KDV Kanununun 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına eklenerek söz konusu ürünlerin yurt içi teslimi ve yurt dışından ithali katma değer vergisinden istisna edilmiş ve bu konu 2016/27 No.lu sirkülerimiz ile duyurulmuştu.

Bu Tebliğ ile Maliye Bakanlığı, yukarıda belirtilen istisnanın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemiştir.

A. Gübre Teslimleri

a) Tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara yapılan gübre teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Gübrelerin teslim ve ithali bu kapsamda KDV’den istisna tutulabilmesi için teslim veya ithale konu gübrenin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gübre olarak tescil edilmiş olması gerekmektedir.

Bu istisna ile tarım sektöründe faaliyette bulunan üreticilerin üzerindeki vergi yükünün ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi amaçlandığından, tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara yapılan gübre teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

İthalatçıların istisna kapsamında ithalat yapabilmeleri için gübreye ilişkin tescil belgesini gümrük idaresine ibraz etmeleri gerekecektir.

b) Gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre üreticilerine teslimi istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre üreticilerine teslimi ile söz konusu hammaddelerin gübre üreticileri tarafından ithali KDV’den istisna olup, bu istisnadan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca gübre üretimi için verilen lisans belgesi sahibi gübre üreticileri yararlanacaktır. Lisans belgesi sahibi olmakla birlikte gübre üretimine ilişkin tesisi bulunmayanlar veya üretim tesisi gayri faal olanlar bu istisnadan faydalanamayacaklardır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş olan gübrelerin üretiminde ana hammadde olarak kullanılan doğalgazın gübre üreticilerine teslimi de istisna kapsamında sayılacaktır. Diğer taraftan gübrenin içeriğinde yer almayıp, gübre üretiminde farklı amaçlarla kullanılan doğalgazın (ısınma, enerji ve benzeri kullanımlar) istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Ayrıca, gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin KDV ödenerek alınması halinde, ödenen bu KDV’nin istisna kapsamındaki gübre teslimine ilişkin yüklenilen KDV olarak iadesi talep edilebilecektir.

B. Yem Teslimleri

Yukarıda yer verilen, KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan malların teslimi haricinde, hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile bu madde kapsamına girmeyen mallar istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Bu istisnanın uygulamasında fenni karma yem, birden fazla malın endüstriyel işlemlere tabi tutulması sonucunda hayvanların ağızdan beslenmesi için tam veya tamamlayıcı yem şeklinde kullanılabilen yemleri ifade etmektedir.

Soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu, zeytin, şeker pancarı, pamuk tohumu ve meyvelerin özütleme işleminden arta kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan posaları istisna kapsamında değerlendirilecektir.

Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları istisna kapsamında değildir.

3. İade

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimleri ile yem teslimlerinden kaynaklanan;

  • Mahsuben iade talepleri, aşağıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilecektir.

İstenilen belgeler:

  • Standart iade talep dilekçesi

  • Satış faturaları listesi

  • İstisnanın beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi

  • Yüklenilen KDV listesi

  • İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu

  • Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen tescil belgesinin örneği (yalnızca gübre teslimlerine ilişkin iade taleplerinde)

  • Kapasite raporu (yalnızca gübre üreticilerinin iade taleplerinde)

  • Gübre üreticilerine verilen istisna belgesi ve eki liste (EK:23B) (yalnızca gübre üreticilerine hammadde teslim edenlerin iade taleplerinde)

  • Nakden iade talepleri, 5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilecektir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilecektir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilecek ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülecektir.

C. Diğer Önemli Hususlar

Tebliğde yer alan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, yem ve gübre teslimlerine ilişkin KDV istisnası; tarımsal faaliyetler (örneğin, hayvan yetiştiriciliği, ormancılık, yıllık veya daha uzun süreli mahsul yetiştiriciliği, meyve bahçesi ve fidan ekiciliği, çiçekçilik, ve su ürünleri yetiştiriciliği) çerçevesinde uygulanacağından, söz konusu maddede sayılan kepek gibi malların bu faaliyetler dışındaki teslimlerinde KDV istisnasının uygulanmayacağı söylenebilir.

2) 500 milyon liranın üzerindeki sabit yatırımlarda KDV iadesi

Hatırlanacağı üzere, 7 Eylül 2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Büyük ve stratejik yatırımlarda iade başlıklı geçici 30 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile yatırım teşvik belgesi kapsamında bulunan yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle katma değer vergisi istisnası için “stratejik yatırım” olma şartı kaldırılmış ve 500 milyon Türk Lirası tutarındaki asgari yatırım şartının 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar indirilmesi veya Kanunda belirlenen sınırın iki katma kadar artırılması konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin açıklamalar KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-4.) ve (II/E-4.1.) bölümlerine eklenmiştir.

3) Tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetinin istisna kapsamı

Hatırlanacağı üzere, 9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Kanun ile elde edilen faiz gelirleriyle sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetinin istisna kapsamında olduğu hususu açıklığa kavuşturulmuştur.

Buna göre, tahvil ihracında tahvil teslimi ile birlikte tahvili satın alanlar tarafından verilen finansman hizmetinin karşılığı olan faiz/kupon ödemeleri de istisna kapsamındadır.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.7.1.) bölümü değiştirilmiş ve bu bölümde aşağıdaki örneğe yer verilmiştir.

Örnek: Türkiye’de mukim (A) Şirketi fon ihtiyacını karşılamak üzere yurt dışında tahvil ihraç etmiş, ihraç edilen tahvillerden 100.000 TL nominal bedelli tahvil yurt dışında mukim (B) Şirketi tarafından satın alınmıştır. Tahvilin itfasında (A) Şirketi tarafından yurt dışında mukim (B) Şirketine 100.000 TL nominal bedel ile bu bedel üzerinden hesaplanan 10.000 TL tutarında faiz ödenmiştir. Bu faiz ödemesi 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesine göre KDV’den istisna olduğundan, (A) Şirketi ödediği faiz tutarı üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV beyan etmeyecektir.”

4) Taşınmaz ve iştirak hisselerinin aktifte bulunma süresi

Yine 6728 sayılı Kanun ile KDV Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yapılan değişiklikle, taşınmaz/iştirak hisselerinin kiracı ya da kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişilere satışında, Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde hüküm altına alınan istisna için belirlenen 2 yıllık sürenin hesabında; bu taşınmazların/iştirak hisselerinin varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde bulunduğu sürenin de dikkate alınması gerektiği yönünde düzenlenme yapılmıştır.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.16) bölümüne açıklamalar ve aşağıdaki örnek eklenmiştir.

Örnek 12: (A) Ltd. Şti. 100 m² büyüklüğündeki arsayı (B) A.Ş.nden 20/7/2013 tarihinde satın alarak aktifine kaydetmiş, 1/1/2015 tarihinde bu taşınmazı 3065 sayılı Kanunun (17/4-y) maddesi kapsamında (D) finansal kiralama şirketine devretmiş ve 31/12/2015 tarihinde geri almıştır. (A) Ltd. Şti. bu taşınmazı 5/5/2016 tarihinde satmıştır.

3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre taşınmazın (A) Ltd. Şti.nin aktifinde iki tam yıl süreyle bulunup bulunmadığına ilişkin yapılacak hesaplamada, taşınmazın (D) finansal kiralama şirketinin aktifinde bulunduğu süre de dikkate alınacaktır. Bu çerçevede,  taşınmazın (A) Ltd. Şti. tarafından satın alındığı 20/7/2013 tarihi ile satıldığı 5/5/2016 tarihi arasında iki tam yıllık süre geçtiğinden bu satış KDV’den istisna olacaktır.”

5) Her türlü varlık ve hakların varlık kiralama şirketlerine devirleri ve devir tarihine kadar indirilen katma değer vergisi indirimlerinin geriye dönük düzeltilmemesi

Yine 6728 sayılı Kanun ile KDV Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (u) bendinde yapılan değişiklikle her türlü varlık ve hakkın, kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla ve sözleşme süresi sonunda geri alınması şartıyla varlık kiralama şirketlerine devri ile bu varlık ve hakların varlık kiralama şirketlerince kiralanması ve devralınan kuruma devri istisna kapsamına alınmıştır.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F-4.19.) bölümü şekilde değiştirilmiştir.

Buna göre, istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak varlık ve hakların kaynak kuruluşlarca kira sertifikası ihracı amacıyla devrinde, kaynak kuruluşlarca istisnaya konu varlık ve hakların iktisabında yüklenilen KDV’nin indiriminde; devrin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla telafi edilen kısım için herhangi bir düzeltme yapılması gerekmeyecektir. Ancak, kaynak kuruluşlarca bu varlık ve hakların iktisabında yüklenilen ve devrin yapıldığı döneme kadar indirilemeyen kısım “İlave edilecek KDV” olarak beyan edilecek ve devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

6) Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik istisnadan katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankalarının da faydalanması

Yine 6728 sayılı Kanun ile KDV Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (y) bendinde yapılan değişiklikle, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geri kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazların kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devri işlemi KDV’den istisna edilmiştir.

Buna göre;

  • Söz konusu taşınır ve taşınmazın mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilmesi gerekmektedir.

  • İstisna, kiralamaya konu taşınır ve taşınmazların satın alınması, satan kişilere kiralanması ve tekrar kiralayana devri işlemlerinde uygulanacak olup, aynı sözleşme kapsamındaki işlemlerin ayrıştırılarak farklı uygulamalara tabi tutulması mümkün değildir.

  • Finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının 6361 sayılı Kanun kapsamında, taşınırların sahibinden satın alıp bizzat sahibine geri kiralaması işlemlerinde istisna, söz konusu değişikliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten (9/8/2016) sonra yapılan sözleşmelerde uygulanacaktır.

  • İstisna kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak her türlü taşınır ve taşınmazların kiracıları tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına devrinde, kiracılarca istisnaya konu taşınır ve taşınmazların iktisabında yüklenilen KDV’nin indiriminde; devrin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla telafi edilen kısım için herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır. Ancak, kiracılarca bu taşınır ve taşınmazların iktisabında yüklenilen ve devrin yapıldığı döneme kadar indirilemeyen kısım “İlave edilecek KDV” olarak beyan edilir ve devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

7) Türkiye Varlık Fonu ile ilgili KDV istisnası

Hatırlanacağı üzere, 26/8/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştur.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğine (II/F-4.24) bölümü eklenmiştir.

8) Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimleri ile bunlara ilişkin yazılım teslimi ve hizmetlerinde istisna süresi

Hatırlanacağı üzere, 1 Ocak 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6655 sayılı Kanun ile Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların bağışı ve bağışı yapacak olanların bunların temininde KDV istisnası uygulamasına yönelik düzenlemenin uygulama süresi 31.12.2020 tarihine kadar uzatılmıştı.

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-3) bölümünün birinci paragrafında yer alan “31/12/2015” ibaresi yukarıdaki düzenlemeye uyum amaçlı “31/12/2020” olarak değiştirilmiştir.

9) Bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemine taşınmaz ve iştirak hissesi devrinde istisna süresi

Yine 6655 sayılı Kanun ile yetkili organlarınca karar alınması kaydıyla, üyelerine veya çalışanlarına emekliliğe yönelik taahhütte bulunan dernek, vakıf, sandık, tüzel kişiliği haiz meslek kuruluşu veya sair ticaret şirketleri nezdinde 16/4/2012 tarihi itibarıyla mevcut bulunan emeklilik taahhüt planları kapsamındaki yurt içi ya da yurt dışındaki birikimler ve taahhütlere ilişkin tutarların kısmen veya tamamen bireysel emeklilik sistemine aktarılabilmesine izin veren Geçici 1 inci maddesinin uygulama süresi 31.12.2017 tarihine kadar uzatılmıştı.

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-5) bölümünde yer alan “31/12/2015” ibareleri yukarıdaki düzenlemeye uyum amaçlı “31/12/2017” olarak değiştirilmiştir.

10) İthalde veya sorumlu sıfatıyla ödenmiş olan katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi

6728 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin yurtdışından temin edilen hizmetler dolayısıyla sorumlu sıfatıyla ödenmiş KDV’ler ile ithalat işlemlerine ilişkin ödenmiş olan KDV’lerin indirim hesaplarından çıkarılmasına gerek bulunmadığına ilişkin parantez içi hüküm eklenmiştir.

Bu Tebliğ ile konuya ilişkin olarak, KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümüne açıklamalar ve aşağıdaki örnek eklenmiştir.

Örnek: (A) Limited Şirketi, İngiltere’de mukim ilişkili şirket olan (B) şirketinden araç ithal edip yurt içinde satmaktadır. Söz konusu araçlar 100.000 TL’ye ithal edilmiş olup, gümrükte araç başına 18.000 TL KDV ödenmiş ve ödenen bu KDV indirim konusu yapılmıştır. Daha sonra (A) Limited Şirketi nezdinde yapılan vergi incelemesinde transfer fiyatlandırması eleştirisinde bulunulmuş ve araçların birim fiyatının 80.000 TL olması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, 3065 sayılı Kanunun (30/d) maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtıldığı tespit edilen 20.000 TL’ye isabet eden ve gümrükte ödenen 3.600 TL tutarındaki KDV’nin indirimlerden çıkarılmasına gerek bulunmamaktadır.

11) Dahilde işleme rejimi kapsamında imal edilen malların KDV’ye tabi tutulmaması

DİİB sahibi mükellef tarafından bu belge kapsamında üretilen mallar, belge sahibi tarafından doğrudan ihraç edilebilmekte ya da 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) veya geçici 17 nci maddeleri kapsamında ihraç kaydıyla teslim edilebilmektedir.

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-1.5.) bölümünün birinci paragrafında değişiklik yapılarak, DİİB kapsamında üretilen malların KDV hesaplanarak teslim edilmesi halinde, ihracatçılara bu teslimler nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesinin yapılamayacağı açıklanmıştır.

12) KDV iade alacaklarının ÖTV borçlarına mahsubunun talep edilememesi

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin Mahsup Edilebilecek Borçlar başlıklı (IV/A-2.1.1.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “aşağıda belirtilen borçlarına” ibaresinden sonra gelmek üzere “(4760 sayılı ÖTV Kanunundan doğan borçlar hariç)” ibaresi eklenmiştir.

Bilindiği üzere, mükellefler, KDV iade alacaklarını;

  • Vergi dairelerince takip edilen amme alacaklarına,

  • İthalde alınan vergilere,

  • SGK prim borçlarına,

mahsubunu talep edebilmektedirler.

Yapılan düzenlemeyle, KDV iade alacaklarının, vergi dairesine olan ÖTV borçlarına veya ithalde ödenmesi gereken ÖTV’ye mahsubu imkanı kaldırılmıştır.

13) Sahte belge düzenleme tutanaklarının komisyon tarafından değerlendirilmesi

Bu Tebliğ ile KDV Genele Uygulama Tebliğinin Haklarında Sahte Belge Düzenleme Tespiti Bulunanlar başlıklı (IV/E-3.3.) bölümünün son paragrafı yürürlükten kaldırılmış ve yürürlükten kaldırılan paragraftan sonra gelmek üzere yeni paragraflar eklenmiştir.

Yapılan düzenlemeye göre;

  • Hakkında bu şekilde tespit yapılarak sahte belge düzenleme riski nedeniyle incelemeye sevk edilen mükelleflerin bilinen işyeri adresinde, incelemeye sevk işleminin vergi dairesinin ıttılaına girmesini takip eden günden itibaren 5 işgünü içinde en az 2 kişiden oluşan bir grup tarafından yoklama yapılacak,

  • Yoklama tutanağının düzenlendiği tarihi takip eden günden itibaren 5 işgünü içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesindeki müdür ve bir müdür yardımcısının da katılacağı 3 kişilik bir komisyon tarafından değerlendirilmeye alınacak,

  • Yapılan değerlendirme neticesinde, komisyon üyelerinin kanaatiyle olumsuzluğun teyit edilmesi halinde mükellef özel esaslar kapsamına alınacak.

14) İşlemlerin gerçekliğinin ispatı

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin İşlemlerin Gerçekliğini İspat başlıklı (IV/E-5.) bölümünün sonuna aşağıdaki örnek eklenmiştir.

Örnek: Uluslararası taşımacılık hizmeti dolayısıyla KDV iade talebinde bulunan bir mükellefin akaryakıt alımı yaptığı bir mükellef hakkında olumsuzluk bulunması halinde, iade talep eden mükellef işlemin gerçekliğini yukarıda belirtildiği şekilde ödeme belgesi ibraz ederek ispat edebilir.

Ancak, akaryakıt alımı yapıldığı iddia edilen mükellefin, iadeci mükellefin bağlı olduğu ilden farklı bir ilde bulunması ve/veya yapılan taşımacılık hizmetinin güzergâhı üzerinde bulunmaması gibi şüphe uyandıran bir durumunun bulunması halinde, vergi dairesince yapılan değerlendirme sonucunda ödeme belgesi işlemin gerçekliğinin tevsiki hususunda yeterli bulunmayarak yalnızca ödeme belgesine göre işlem tesis edilmeyecek ve mükelleften ilave açıklamalar istenebilecektir.”

15) Bilinen adreslerinde bulunamayan mükelleflerin özel esaslara alınması

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin Adresinde Bulunamama başlıklı (IV/E-9.1.) bölümü değiştirilerek, yapılan yoklamada bilinen adreslerinde bulunamayan mükelleflerin mükellefiyet kaydının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 160 ıncı maddesi uyarınca terkin edilmesi halinde, ikinci yoklama yapılmaksızın mükellefler özel esaslara alınacağı yönünde açıklama yapılmıştır.

16) 6736 sayılı Kanun (Vergi Barışı) kapsamında KDV artırımında bulunanların özel esaslar karşısındaki durumu

Bu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/E-12.) bölümüne, özel esaslara tabi olan mükelleflerden 6736 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” kapsamında KDV artırımında bulunanlara yönelik yapılacak işlemler hakkında açıklamalar eklenmiştir.

Buna göre, Aralık/2015 ve öncesi vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak haklarında bu Tebliğ kapsamında;

- Sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporu ile

- Sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma,

- Beyanname vermeme,

- Adresinde bulunamama,

- Defter ve belge ibraz etmeme

olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan mükelleflerden 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıllar için; faaliyetin terk edilmesi halinde ise faaliyetin terk edildiği yıl ve önceki yıllar için artırımda bulunulması gerekir.), artırım tutarlarının tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel esaslar kapsamından çıkarılacaktır. Ayrıca, taksit uygulamasından faydalanan mükelleflerin hesaplanan tutarların tamamı ile bir taksite ait tutarın %10’u kadar banka teminat mektubu (herhangi bir kısıtlayıcı şart taşımaması gerekmektedir), devlet tahvili veya hazine bonosu cinsinden teminat göstermeleri halinde taksitlerin tamamının ödenmesi beklenmeksizin genel esaslara dönüşleri sağlanacaktır.

2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi doğrultusunda KDV artırımında bulunarak özel esaslar kapsamından çıkarılan mükellefler, artırımda bulunulan yıllar için yukarıda belirtilen olumsuzluklar kapsamında tekrar özel esaslara alınmayacaktır.

Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımda bulundukları yıllarda alım yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmayacaktır.

Söz konusu Tebliğe aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:7)

 

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan “Deloitte Touche Tohmatsu Limited” ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.