VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2014/93

KONU: 6552 Sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler.

6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun (RG. 11.09.2014 29116 mükerrer) ("6552 sayılı Kanun") ile 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ("TTK") bazı maddelerinde değişikliğe gidilmiştir.

6552 sayılı Kanun ile TTK hükümlerinde yapılan değişiklikler aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.

I. Anonim Ortaklıkların Temsil Rejiminde Yapılan Değişiklikler

6552 sayılı Kanun’un 133. maddesi ile TTK’nin 371 inci maddesine yeni 7inci fıkra eklenmiştir.

Buna göre, yönetim kurulunun, şirketi temsile yetkili temsilcileri dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabileceği öngörülmüştür. Bu şekilde atanacak olan kişilerin görev ve yetkileri, TTK’nın 367’nci maddesine göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenecektir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilan edilmesi zorunludur. Bununla birlikte, yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları ticaret siciline tescil ve ilan edilecektir. Ancak, iç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamayacaktır.

Bu şekilde yetkilendirilen kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı Yönetim Kurulu müteselsilen sorumlu olacaktır.

Ticari vekil ve diğer tacir yardımcılarına ilişkin hükümler Türk Borçlar Kanunun (“TBK”) 547-554’uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ticari vekili açıklamadan önce ticari temsilci kavramına ilişkin değerlendirmelerimize yer vermek isteriz.

TBK’nın 547’ıncı maddesine göre, ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir. Ticari temsilcinin temsil yetkisinin kapsamı açısından ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya (borçlandırıcı işlem yapmaya) ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkilidir. Ancak, ticari temsilci, özel yetki ile yetkilendirilmediği sürece taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz.

Ticari temsilcinin temsil yetkisi şube işleri veya birlikte temsil koşuluyla sınırlandırılabilir. Ancak bu sınırlamaların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurması için ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. Ticari temsilcinin temsil yetkisinin şube işleri veya birlikte temsil dışında başka şekillerde sınırlandırılması, tescil edilmiş olsa bile, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından geçerli olmaz.

Ticari vekil kavramı ise TBK’nın 551’inci maddesinde tanımlanmıştır. Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Buna göre ticari vekile işletmenin işlerinin günlük idaresine dair yetkiler verilebileceği gibi bazı işlerin yapılması hususunda temsil yetkisi de verilebilir. Ticari vekil temsil yetkisinin kapsamı açısından ticari temsilci kadar geniş yetkilere sahip olmaması nedeniyle sadece işletmenin alışılmış (olağan) işleriyle sınırlı olarak temsil yetkisi kullanabilir. Alışılmış işlerin ne olduğu, her ticari işletme için değişebilecektir.

Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklik ile, şirkette sınırlı yetkilere sahip kişilerin belirlenmesi ve bu kişilerin iç yönergede açıkça belirlenmesi yönündeki talepler karşılanmak istenmiştir. Bu şekilde sınırlı yetkiye sahip ticari vekil ve tacir yardımcılarının atanması halinde TTK 367. maddeye göre hazırlanacak iç yönergenin ve söz konusu yetkili kişilerin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi zorunludur. Maddede belirtilen ticari vekil ve tacir yardımcılarının yönetim kurulu kararı ile atanması gerekir. Bu itibarla, iç yönerge ile ticari vekil ve tacir yardımcıları atanamayacaktır. Ayrıca, bu kişilerin şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı Yönetim Kurulu müteselsilen sorumlu olacaktır. Yapılan yasa değişikliği birçok yönden eleştiriye açıktır.

İlk olarak, kanun değişikliği, anonim ortaklığın ve ticari işletmenin birbirinden ayrı olduğu gerçeğiyle çelişmektedir. Hüküm, anonim ortaklığın yöneticilerinin yetki dağılımını gösteren iç yönergeye, ticari temsilcinin ve ticari vekillere verilen yetkilerin yansıtılmasını öngörmektedir. Böylelikle iç yönerge, kendi işlevinden uzaklaşmakta; anonim ortaklıkta yönetim yetkilerinin dağılımını düzenlemekten öte, ticari işletmenin işlerinin yürütülmesi konusundaki yetkileri de içeren bir şirket içi düzenlemeye dönüşmektedir.

İkinci olarak TTK’nın 367inci maddesinde belirtilen iç yönerge şirketin yönetimi ve yönetimin yönetim kurulu tarafından devrine ilişkindir. Ancak yapılan değişiklik ile temsile ilişkin olan bir konu iç yönerge ile düzenlenmek istenmiştir. Bununla birlikte, bu fıkra uyarınca yetkilendirilen kişilerin şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı öngörülen yönetim kurulunun müteselsil sorumluluğu her durumda TTK m. 553 vd. hükümlerine tabidir.

Üçüncü olarak, anonim şirketi temsile yetkili olmayan yöneticilerin ticari mümessil veya ticari vekil olarak atanmaları, zaten mümkündür. Uygulamada ortaya çıkan bir hukuki sorunun kanunun yorumlanması yoluyla çözülmesi mümkün iken, bu konuda kanun değişikliği yapılmasının isabeti tartışılır. Son olarak iç yönerge, tescil ve ilanı zorunlu olmayan bir şirket içi düzenlemedir. Yeni yasal düzenlemenin belirli hallerde iç yönergenin tescilini ve ilanını öngörmesi, niteliği itibariyle ticari sırlar barındırabilen iç yönergenin hukuki yapısına aykırıdır.

Tüm bu tartışmalar, yeni yasa hükmünün uygulamayla zaman içinde somutlaşacaktır.

II. Limited Ortaklıklarda Anonim Ortaklıklara Koşut Kural Getirildi.

6552 sayılı Kanun’un 134. maddesi ile TTK’nın 629 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Müdürler tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda 367ınci madde ile 371 inci maddenin yedinci fıkrası kıyasen limited şirketlere de uygulanır.”

Yukarıda açıklanan 371’ inci maddede yapılan değişiklik paralelinde limited şirketler için de müdürler tarafından sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıların atanması ve bu konuda anonim şirket hükümlerinin kıyasen uygulanması öngörülmüştür.

Böylece, TTK’da limited şirketler için de iç yönerge çıkarılması hükme bağlanmıştır.

III. Tasfiyeye İlişkin Geçici 7. Maddenin Kapsamı Genişletildi.

6552 sayılı Kanun’un 135. maddesi ile, TTK’nın Geçici 7 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde” ibaresi ile birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde” ibaresi “01/07/2015 tarihine kadar” olarak değiştirilmiştir.

Bu itibarla, öncelikle TTK’nın geçici 7 nci maddesinde belirtilen belirli hallerde uygulanacak olan tasfiye usulü hakkındaki son süre değiştirilmiş ve 01/07/2015 tarihine kadar uzatılmıştır. Bununla birlikte, TTK’nın yürürlük tarihinden önce veya yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olan anonim ve limited şirketler için TTK’ya göre yapılacak tasfiye usulünün süresi de 01/07/2015 tarihine kadar uzatılmıştır.

Bu itibarla, geçici madde 7’nin değişiklik yapılan ilk fıkrasının son hali aşağıdaki gibidir:

GEÇİCİ MADDE 7-(1) 31/12/2014 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.

a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.

b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 31/12/2014 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.

c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.

d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.

e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.”

IV. Sermayeyi Asgari Sermaye Tutarına Yükseltmek için 11 Aralık 2014 Tarihine Değin Süre Tanındı.

6552 sayılı Kanun’un 136. maddesi ile TTK’ya geçici 10. madde eklenmiştir. Buna göre, 14/2/2014 tarihine kadar TTK hükümlerine göre yapılması gereken sermaye artırımlarını herhangi bir nedenle yapmamış olan şirketler hakkında asgari sermaye şartını bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde yapmaları halinde fesih işlemi uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu süre, 11 Aralık 2014 tarihinde dolmaktadır.

Ayrıca, sermaye artırımında bulunmaması nedeniyle ticaret sicili kaydı silinen şirketlerin de bu süre içinde sermaye artırımı için başvurmaları halinde kayıtlarının resen yeniden oluşturulacağı öngörülmüştür.

Yapılan değişiklik ile ticaret şirketlerine sermaye artırımlarını yapmaları ve TTK ile uyumlu hale getirmeleri için kolaylık sağlanmıştır.

6552 Sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan “Deloitte Touche Tohmatsu Limited” ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.