Numara : 120
Tarih : 16.3.2013

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2013/120

KONU: Haciz veya İhtiyati Haciz İşlemlerine İlişkin 2013/1 Seri No.lu Tahsilat İç Genelgesi Yayınlandı.

Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 12.12.2013 tarih ve 2013/1 Seri No.lu Tahsilat İç Genelgesi'nde; 22/11/2013 tarihinden sonra (bu tarih dahil) haciz veya ihtiyati haciz işlemleri ile ilgili olarak mahkemelerce verilen iptal veya yürütmeyi durdurma kararları üzerine nihai kararın kesinleşmesini beklemeksizin vergi dairelerince kararın gereklerine göre işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Hatırlanacağı üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Kararların Sonuçları başlıklı 28 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının son cümlesi 22.11.2013 tarihli ve 28829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 10.7.2013 tarihli ve E. No:2012/107, K. No:2013/90 sayılı kararı ile aşağıdaki şekilde iptal edilmiştir.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

(1) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.

(1) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.


Bu hüküm uyarınca Maliye Bakanlığı, 2013/1 Seri No.lu Tahsilat İç Genelgesi'nde, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 22/11/2013 tarihinden sonra (bu tarih dahil) haciz veya ihtiyati haciz işlemleri ile ilgili olarak mahkemelerce verilen iptal veya yürütmeyi durdurma kararları üzerine nihai kararın kesinleşmesini beklemeksizin vergi dairelerince kararın gereklerine göre işlem tesis edilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı ve kararın gerekçesi dikkate alındığında 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının son cümlesinin iptalinden sonra, mahkemeler tarafından haciz ve ihtiyati haciz işlemlerinin yürütülmesinin durdurulmasına veya iptallerine karar verilmesi üzerine kararın tebliğ edilmesinden itibaren en geç 30 gün içerisinde karara konu işlemin vergi dairesince geri alınması gerekecektir.

Bu itibarla, mahkeme kararıyla yürütülmesi durdurulan veya iptal edilen haciz ya da ihtiyati hacizlerin ve bu işlemlere bağlı olarak yapılmış olan diğer işlemlerin kaldırılması icap edecektir.

Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." hüküm gereğince, iptal edilmiş olan kanun, kanun hükmünde kararname veya içtüzük hükümleri, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı veya yürürlüğe gireceği güne kadar geçerli olacaktır. Bu tarihe kadar söz konusu düzenlemelere dayanılarak yapılmış ve etkisi tükenmiş olan bütün işlemler geçerlidir.

Söz konusu iç genelgeye aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

2013/1 Seri No.lu Tahsilat İç Genelgesi

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan “Deloitte Touche Tohmatsu Limited” ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.