VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2012/88

KONU: Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı.

17 Temmuz 2012 Tarihli ve 28356 Sayılı Resmi Gazete’de Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlandı.

Söz konusu Yönetmelikle yapılan düzenlemeler aşağıdaki şekildedir.

1. 7/8/2007 tarihli ve 26606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.

"e) Masraf payları: Gider payları ile istihsal masrafını,"

Bu düzenleme 30/6/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. Aynı Yönetmeliğin Kazanılmamış primler karşılığı 5 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

(4) Kazanılmamış primler karşılığı, yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için tahakkuk etmiş primlerin herhangi bir komisyon veya diğer bir indirim yapılmaksızın brüt olarak, gün esasına göre ertesi hesap dönemi veya hesap dönemlerine sarkan kısmından oluşur. Yürürlükte bulunan yıllık hayat sigortaları ile süresi bir yılı aşan birikim priminin de alındığı hayat sigortalarında ise yazılan brüt primlerden varsa birikime ayrılan kısım düşüldükten sonra kalan tutarın takip eden dönem veya dönemlere sarkan kısmından oluşur.

“(4) Kazanılmamış primler karşılığı, yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için tahakkuk etmiş primlerin herhangi bir komisyon veya diğer bir indirim yapılmaksızın brüt olarak, gün esasına göre ertesi hesap dönemi veya hesap dönemlerine sarkan kısmından oluşur. Yürürlükte bulunan yıllık hayat sigortaları ile süresi bir yılı aşan birikim priminin de alındığı hayat sigortalarında ise yazılan brüt primlerden varsa birikime ayrılan kısım ve birikim primlerine ait masraf payları düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden hesaplanır.”

Bu düzenleme 30/6/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

3. Aynı Yönetmeliğin Devam eden riskler karşılığı 6 ncı maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

(3) Bu test yapılırken, net kazanılmamış primler karşılığının beklenen net hasar prim oranı ile çarpılması gerekmektedir. Beklenen net hasar prim oranı, gerçekleşmiş hasarların (muallak  tazminatlar (net) + ödenen tazminatlar (net) - devreden muallak tazminatlar (net)) kazanılmış prime (yazılan primler (net) + devreden kazanılmamış primler karşılığı (net)- kazanılmamış primler karşılığı (net)) bölünmesi suretiyle bulunur. Müsteşarlıkça belirlenecek branşlar için beklenen hasar prim oranının % 95'in üzerinde olması halinde, % 95'i aşan oranın net kazanılmamış primler karşılığı ile çarpılması sonucunda bulunan tutar net devam eden riskler karşılığı, %95'i aşan oranın brüt kazanılmamış primler karşılığı ile çarpılması sonucunda bulunan tutar brüt devam eden riskler karşılığı olarak finansal tablolarda yer alır. Brüt tutar ile net tutar arasındaki fark ise reasürör payı olarak dikkate alınır. Bölüşmesiz reasürans anlaşmaları için ödenen tutarların ilgili döneme tekabül eden kısmı net prim hesabında devredilen prim olarak kabul edilir.

“(3) Bu test yapılırken, net kazanılmamış primler karşılığının beklenen net hasar prim oranı ile çarpılması gerekir. Beklenen net hasar prim oranı, gerçekleşmiş hasarların (muallak tazminatlar (net) + ödenen tazminatlar (net) – devreden muallak tazminatlar (net)) kazanılmış prime (yazılan primler (net) + devreden kazanılmamış primler karşılığı (net) – kazanılmamış primler karşılığı (net)) bölünmesi suretiyle bulunur. Müsteşarlıkça belirlenecek branşlar için beklenen hasar prim oranının % 95’in üzerinde olması halinde, % 95’i aşan oranın net kazanılmamış primler karşılığı ile çarpılması sonucunda bulunan tutar net devam eden riskler karşılığı, % 95’i aşan oranın brüt kazanılmamış primler karşılığı ile çarpılması sonucunda bulunan tutar brüt devam eden riskler karşılığı olarak finansal tablolarda yer alır. Brüt tutar ile net tutar arasındaki fark ise reasürör payı olarak dikkate alınır. Bölüşmesiz reasürans anlaşmaları için ödenen tutarların ilgili döneme tekabül eden kısmı net prim hesabında devredilen prim olarak kabul edilir. Müsteşarlık branşlar itibarıyla bu test yöntemini değiştirebilir, farklı test yöntemleriyle yeterlilik testi yapabilir ve bu test yöntemi çerçevesinde devam eden riskler karşılığının ayrılmasını isteyebilir.

(6) Yeni faaliyete başlanılan branşlarda devam eden riskler karşılığı, faaliyete başlanılmasını takip eden on ikinci ayın sonundan itibaren hesaplanır.

“(6) Yeni faaliyete başlanılan branşlarda devam eden riskler karşılığı, faaliyete başlanılmasını takip eden yirmi dördüncü ayın sonuna kadar şirket aktüeri tarafından hesaplanır ve hesaplama yöntemi ilgili hesap dönemi için belirlenen finansal raporlama tarihinden bir hafta önce Müsteşarlığa raporlanır.


Bu düzenleme 30/6/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4. Aynı Yönetmeliğin Muallak tazminat karşılığı başlıklı 7 nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, onuncu ve yirminci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, on birinci ve on ikinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

(2) Tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş muallak tazminat karşılığının hesaplanması sırasında; hesaplanmış veya tahmin edilmiş eksper, bilirkişi, danışman, dava ve haberleşme giderleri de dahil olmak üzere tazminat dosyalarının tekemmülü için gerekli tüm gider payları dikkate alınır ve ilgili hesaplamalarda rücu, sovtaj ve benzeri gelir kalemleri tenzil edilemez. Halefiyet hakkının kazanılmış olması şartı ile uygulama esasları Müsteşarlıkça belirlenecek olan tahakkuk etmiş rücu, sovtaj ve benzeri gelir kalemleri bilançonun aktif tarafındaki ilgili alacak hesabının altında gösterilerek dönem geliri ile ilişkisi kurulur.

“(2) Tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş muallak tazminat karşılığının hesaplanması sırasında; hesaplanmış veya tahmin edilmiş eksper, bilirkişi, danışman, dava ve haberleşme giderleri de dahil olmak üzere tazminat dosyalarının tekemmülü için gerekli tüm gider payları dikkate alınır. Rücu, sovtaj ve benzeri gelir kalemlerinin tenzil edilmesine ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir.

(3) Hayat branşı hariç olmak üzere, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş muallak tazminat karşılığı ile içeriği ve uygulama esasları Müsteşarlıkça belirlenen aktüeryal zincirleme merdiven yöntemleri kullanılarak bulunan tutar arasındaki fark gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş tazminat bedelidir. Reasürans şirketlerinin özel şartları dikkate alınarak, bu şirketlerin kullanacakları aktüeryal zincirleme merdiven yönteminin içeriği ve hesaplanma aralığı ile ilgili olarak Müsteşarlık tarafından farklılaştırma yapılabilir.

(3) Gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş tazminat bedeli, içeriği ve uygulama esasları Müsteşarlıkça belirlenen aktüeryal zincirleme merdiven metodu veya Müsteşarlıkça belirlenecek diğer hesaplama yöntemleriyle hesaplanır.

(4) Müsteşarlık, branşlar veya şirketler itibariyle belirleyeceği aktüeryal zincirleme merdiven yönteminin uygulanmasını isteyebilir. Şirketler her bir branş itibariyle kullanmakta oldukları aktüeryal zincirleme merdiven yöntemini finansal tablolarının dipnotlarında açıklar.

(4) Müsteşarlık, branşlar veya şirketler itibarıyla uygulanacak gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş tazminat bedeli hesaplama yöntemini (aktüeryal zincirleme merdiven metodunu) belirleyebilir. Şirketler her bir branş itibarıyla kullanmakta oldukları gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş tazminat bedeli hesaplama yöntemini finansal tablolarının dipnotlarında açıklar.”

(10) Yeni faaliyete başlanılan branşlar ile hasar adedi yetersizliği ile ilgili olarak aktüerler tarafından belirlenmiş muallak tazminat karşılıklarının yeterliliğinin ölçülmesi amacıyla, şirketler her hesap yılı sonunda branşlar itibarıyla brüt tutarlar üzerinden muallak tazminat karşılığı yeterlilik tablosunu Müsteşarlıkça belirlenen formatta düzenlemek ve hesap yılını  takip eden on hafta içerisinde Müsteşarlığa göndermek zorundadır.

“(10) Muallak tazminat karşılığı yeterlilik farkının hesaplanmasına, bu farkın hesaplanacağı tablonun Müsteşarlığa gönderilmesine ve hesaplanan farkın muallak tazminat karşılığına ilave edilmesine ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir.

(20) Kazanma ve kaybetme ihtimali değerlendirilmeksizin, dava aşamasında olan hasarlar için muallak tazminat karşılık rakamı olarak öncelikle dava değeri esas alınır. Ancak, sigortalı tarafından talep edilen gecikme faizi, mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti gibi masraf kalemleri haricindeki tazminatın sigorta sözleşmesi teminat limitlerini aşması durumunda, şirketler aşan kısmı muallak tazminat tutarlarından indirmelidir. Dava değerine rağmen bilirkişi raporu veya bilirkişi atanana kadar eksperin hazırlamış olduğu rapor, fatura gibi kesin kanıtlara dayanılarak tespit edilen tazminat tutarına dönem sonuna kadar işlemiş gecikme faizi, avukatlık ücreti gibi masrafları da ilave ederek muallak tazminat karşılık tutarı belirlenir.

“(20) Kazanma ve kaybetme ihtimali değerlendirilmeksizin, dava aşamasında olan hasarlar için muallak tazminat karşılık tutarı olarak öncelikle dava değeri esas alınır. Diğer taraftan, dava tutarından bağımsız olarak, dava açıldığında şirketin elindeki belgeler yönünden şirket açısından tutarın bilinebilir olduğu durumlarda bu belgelere göre ve her hal ve takdirde dava öncesinde ya da davanın ilerleyen aşamalarında hasar tutarına ilişkin değer tespitini içeren eksper, aktüer veya bilirkişi raporlarına göre farklı bir bedele hükmedilebileceği öngörülen davalarda şirket tarafından ayrılacak karşılık dava değerini değil, bu belge ve raporlara dayalı en son hesaplanan bedel esas alınır ve buna ilave edilecek faiz ve masraf bedelleriyle birlikte muallak tazminat karşılığı ayrılır. Tutarı belirsiz alacak davalarında, yeterli belge bulunmadığı için şirket açısından tutarın bilinebilir olmaması halinde, bahse konu belge ve raporlar hazırlanana kadar, şirketin en az üç yıllık geçmiş istatistiklerine göre yapacağı en iyi tahmine göre muallak tazminat karşılığı ayrılır. Mahkemelerce şirket aleyhine karar verilmesi halinde, bütün hukuki aşamalar tamamlanıp karar kesinleşene kadar, en son mahkeme kararı muallak tazminat karşılığı olarak dikkate alınır. Şirket lehine karar verilmesi halinde ise, bütün hukuki aşamalar tamamlanıp karar kesinleşene kadar, daha önceki rapor ve belgelere göre belirlenen en son tutar muallak tazminat karşılığı olarak dikkate alınır. Anılan rapor ve belgelerde hasar tutarına ilişkin bir değer tespiti bulunmadığı takdirde, dava değerine gecikme faizi ve masraf bedelleri ilave edilerek muallak tazminat karşılığı ayrılır. Ancak, hasarın teminat kapsamında olmaması, muafiyet altında kalması, belirtilen şekilde hasarın oluşmaması, suiistimal hasar olduğunun saptanması gerekçeleri ile mahkemece şirket lehine karar verilmesi hallerinde; aksi yönde bir rapor ya da belge olmadıkça, şirketin en az üç yıllık geçmiş istatistiklerine göre yapacağı en iyi tahmine göre muallak tazminat karşılığı ayrılır. Diğer taraftan, sigortalı tarafından talep edilen gecikme faizi, mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti gibi masraf kalemleri haricindeki tazminatın sigorta sözleşmesi teminat limitlerini aşması durumunda, şirketler aşan kısmı ve bu kısma tekabül eden masraf ve faiz gibi bedelleri muallak tazminat tutarlarından indirilir. Müsteşarlık tarafından belirlenen esaslara göre dava kazanma durumuna ilişkin istatistikler çerçevesinde muallak tazminat karşılığından indirim yapılabilir.”


5. Aynı Yönetmeliğe, İkramiye ve indirimler karşılığı başlıklı 10 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 10/A maddesi eklenmiştir. Yapılan düzenleme 1/1/2015 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Aktüerya birimi

MADDE 10/A – (1) Teknik karşılıkların ve fiyatlamanın doğru şekilde hesaplanabilmesi için, şirketlerin portföyüne ve yapısına uygun bir aktüerya biriminin oluşturulması, bu birimde gerekli mesleki birikime sahip yeterli sayıda aktüer, yardımcı aktüer, stajyer aktüer ve personel ile gerekli teknik yazılım ve donanımların bulundurulması şarttır. Aktüerya biriminin asgari nitelikleri Müsteşarlıkça belirlenir.

6. Aynı Yönetmeliğin Teknik karşılıkları karşılayan varlıklara ilişkin sınırlamalar başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (g) bendinde yer alan “bankalarca sigorta sözleşmesi tutarının tamamına ilişkin olarak sigorta sözleşmesinin düzenlenmesi aşamasında ödeme garantisi verilen kredi kartı hesapları hariç ve” ifadesi yürürlükten kaldırılmış ve (ğ) bendine “aracılık yapan bankalardan olan alacaklar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile (g) bendine göre bir aracıdan olan alacağın teknik karşılıklara karşılık olarak kabul edilmeyen kısmı” ibaresi eklenmiştir.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

f) Bir bankada değerlendirilen mevduat, cari hesap ve katılma hesaplarının brüt teknik karşılıkların %40'ını geçen kısmı ile şirketle aynı finansal topluluk içerisinde bulunan bankada değerlendirilen mevduat,  cari hesap ve katılma hesaplarının brüt teknik karşılıkların %20'sini aşan kısmı,

“f) Bir bankada değerlendirilen mevduat, cari hesap ve katılma hesapları ile bankalarca garanti edilen kredi kartı alacak tutarının brüt teknik karşılıkların % 40’ını geçen kısmı ile şirketle aynı finansal topluluk içerisinde bulunan bankada değerlendirilen mevduat, cari hesap ve katılma hesapları ile bankalarca garanti edilen kredi kartı alacak tutarının brüt teknik karşılıkların % 20’sini aşan kısmı,”

Bu düzenleme 30/6/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İlgili Yönetmeliğe aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan “Deloitte Touche Tohmatsu Limited” ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.