VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2011/28

KONU: Vergi ve Sigorta Prim Affına İlişkin Yasa Yürürlüğe Girdi.

13.02.2011 tarihinde Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan ve 25 Şubat 2011 tarihli ve 27857 Sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 Sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" başta kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması olmak üzere çok sayıda düzenlemeyi içermektedir.

Kanun çerçevesinde yapılandırma kapsamına giren alacaklardan bazıları aşağıdaki gibidir.

  • Vergiler, vergi cezaları, gecikme faiz ve gecikme zamları
  • Gümrük vergileri ve idari para cezaları
  • Sosyal güvenlik primleri ve idari para cezaları
  • İl özel idarelerinin çeşitli harç ve katılma payı gibi bazı alacakları
  • Belediyelerin vergi, tarifeden doğan ücret ve su alacakları
  • Büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su alacakları
  • Karayolları Trafik Kanunu’na göre verilen trafik para cezaları
  • TEDAŞ’ın elektrik alacakları
  • YURT-KUR’un öğrenim kredisi alacakları
  • TRT’nin elektrik payı ve bandrol ücretlerinden kaynaklı alacakları
  • KOSGEB’in desteklerden kaynaklanan alacakları
  • TOBB’un ve bağlı odalarının oda aidatı alacakları
  • OSB’nin elektrik, su doğalgaz alacakları ile yönetim aidatları alacakları

Kanun çerçevesinde yapılandırma kapsamına giren bazı alacakların dönemi aşağıdaki gibidir.

Vergiler ve Gümrük Vergileri Kapsamında;

  • 31/12/2010 tarihinden önceki dönemler,
  • Beyana dayanan vergilerde 31/12/2010 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameler,
  • 31/12/2010'dan önce tahakkuk eden emlak, motorlu taşıtlar vergisi, çevre temizlik vergileri ile taşınmaz varlıklarının korunmasına katkı payı.

Sosyal Güvenlik Primleri Açısından;

2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ait;

  • İşveren ve sigortalılara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
  • İsteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
  • Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,
  • Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikteki kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların aylığından kesilmesi veya kendisine ödenmesi gereken sosyal destek primi,
  • 30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı,
  • 31/12/2010 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları

Bu sirkülerimizde, 6111 Sayılı Kanun aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir.

A. Kesinleşmiş Kamu Alacaklarına İlişkin Hükümler

B. Kesinleşmemiş veya Dava Safhasında Bulunan Kamu Alacaklarına İlişkin Hükümler

C. İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemlere İlişkin Hükümler

D. Pişmanlıkla ya da Kendiliğinden Yapılan Beyanlara İlişkin Hükümler

E. Matrah/Vergi Artırımına İlişkin Hükümler

F. Stok Beyanları

G. Sigorta Primi Borçlarının Yeniden Yapılandırılması

H. 5811 Sayılı Kanuna İlişkin Düzenlemeler


A.
Kesinleşmiş Kamu Alacaklarına İlişkin Hükümler

1. Kesinleşmiş Kamu Alacakları İçin Ödenecek ve Ödenmeyecek Tutarlar

6111 sayılı Kanun’un kesinleşmiş kamu alacaklarına ilişkin 2 nci maddesinde; Bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (25 Şubat 2011);

  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin/gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamının,
  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları ile iştirak, teşvik ve yardım fiilleri nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının ve Gümrük vergisi asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para cezalarının % 50’sinin,
  • Kanun kapsamına giren alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi veya gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplanacak tutarın,
  • Ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplanacak tutarın,

bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla;

  • Vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların / idari para cezalarının tamamının
  • Vergi aslına bağlı olmayan cezaların kalan % 50’sinin
  • İştirak, yardım ve teşvik fiilleri nedeniyle kesilen vergi cezalarının kalan % 50’sinin
  • Gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergisi asıllarına bağlı olmaksızın kesilen idari para cezalarının kalan % 50‘si
  • Gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer’i alacakların tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir.

Buna göre kesinleşmiş kamu alacakları için ödenecek ve ödemeyecek tutarlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

Ödenecek Tutarlar

Ödenmeyecek Tutarlar

Vergi / Gümrük vergisi asıllarının tamamı ,

Vergi aslına bağlı olmayan cezaların % 50’si ,

Gümrük vergisi aslına bağlı olmayan idari para cezalarının % 50’si

İştirak, yardım ve teşvik fiilleri nedeniyle kesilen vergi cezalarının % 50’si,

Gecikme faizi,gecikme zammı ve gecikme cezası yerine TEFE/ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar

Vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların / idari para cezalarının tamamı

Vergi aslına bağlı olmayan cezaların kalan % 50’si

Gümrük vergisi aslına bağlı olmayan idari para cezalarının kalan % 50’si

İştirak, yardım ve teşvik fiilleri nedeniyle kesilen vergi cezalarının kalan % 50’si

Gecikme cezası,gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer’i alacakların tamamı

2. Diğer Uygulamalar

2.1 İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş verginin tamamı ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplanan tutarın ödenmesi halinde, gecikme zammı ve gecikme faizi ödenmeyecektir.

2.2 2010 yılı geçici vergi borçları

Kanun’un 2. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, 2010 yılında tahakkuk eden ve bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) ödenmemiş olan geçici vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zamları yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle madde hükmünden yararlanılabilecektir.

Bu takdirde, 2010 yılına ilişkin yıllık gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu müteakip ödenecek taksitlerde, vergi aslının ödenmesi şartı aranmayacaktır.

2.3 Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin 13/d maddesi kapsamında

Kanun’un 2. Maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi için, bu madde hükmünden yararlanılması durumunda, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmayacaktır.

Bilindiği gibi bu hüküm gereği, ilgili kurumlar, taşıtların fenni muayenelerini yapmadan ve uçuşa elverişli belgelerini vermeden önce, verginin ödenip ödenmediğini araştırmaktadırlar.

Bu düzenleme ile, yeniden yapılandırma kapsamında taksitlendirilen verginin ödeme süresi sonuna kadar, söz konusu taşıtların fenni muayeneleri yapılabilecek, denize veya uçuşa elverişli belgesi alınabilecektir.

2.4 Dahilde işleme rejimi kapsamında doğan takibe konu kamu alacakları

31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) dâhilde işleme rejimi kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ancak bu Kanun’da öngörülen başvuru süresi sonuna kadar ihracat taahhüt hesabı müeyyideli kapatılan dâhilde işleme izin belgesi/dâhilde işleme izni kapsamına giren takibe konu kamu alacakları, kesinleşmiş kamu alacakları için öngörülen hükümler çerçevesinde ödenebilecektir.

3. Yararlanma Koşulları

Bu düzenlemeden yararlanılabilmesi için, dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması gerekmektedir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeden yararlanmak üzere başvuran mükelleflerin, tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da vazgeçmeleri zorunlu olacaktır.

4. Alacak Tutarının Tespiti

Bu düzenleme kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

  • Vade tarihinden, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadar gecikme zammı yerine,
  • Daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği TEFE/ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak hesaplama yapılacaktır.

2005 ila 2010 Yılı ÜFE Oranları

2005

2006

2007

2008

2009

2010

2011

Ocak

-0,41

1,96

-0,05

0,42

0,23

0,58

2,36

Şubat

0,11

0,26

0,95

2,56

1,17

1,66

Mart

1,26

0,25

0,97

3,17

0,29

1,94

Nisan

1,21

1,94

0,80

4,50

0,65

2,35

Mayıs

0,20

2,77

0,39

2,12

-0,05

-1,15

Haziran

-0,48

4,02

-0,11

0,32

0,94

-0,50

Temmuz

-0,74

0,86

0,06

1,25

-0,71

-0,16

Ağustos

1,04

-0,75

0,85

-2,34

0,42

1,15

Eylül

0,78

-0,23

1,02

-0,90

0,62

0,51

Ekim

0,68

0,45

-0,13

0,57

0,28

1,21

Kasım

-0,95

-0,29

0,89

-0,03

1,29

-0,31

Aralık

-0,04

-0,12

0,15

-3,54

0,66

1,31

5. Başvuru Zamanı

6111 Sayılı Kanun’un yukarıda bahsedilen hükümlerinden yararlanmak isteyen mükelleflerin Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı idareye başvurulmaları gerekmektedir.

Söz konusu Kanun 25 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığından son başvuru tarihi 30 Nisan 2011 olmaktadır. Ancak belirtilen tarih hafta sonuna geldiğinden, başvurunun 2 Mayıs 2011 Pazartesi akşamına kadar yapılabilmesi mümkündür.

6. Hesaplanan Tutarın Ödenmesi

Bu Kanun hükümlerine göre yeniden hesaplanan kesinleşmiş vergi borçlarının bir defada veya taksitle ödenmesi mümkündür.

Buna göre:

a) Yeniden hesaplanan tutar, ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenirse, bu tutara herhangi bir faiz uygulanmayacaktır.

b) Yeniden hesaplanan tutarın taksitle ödenmek istenmesi halinde, borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri gerekecektir.

c) Taksitle yapılacak ödemelerde yeniden hesaplanan tutar, aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde taksit seçeneğine göre belirlenen katsayısı ile çarpılmak suretiyle vadelendirilir.

Taksit Sayısı

Ödeme Süresi (Ay)

Katsayı

6

12

1,05

9

18

1,07

12

24

1,10

18

36

1,15

Konuya ilişkin örnek verecek olursak, bir mükellefin 200.000 TL ödemesi gereken tutarı 9 taksitte ve 18 ayda ödemeyi tercih etmesi durumunda;

200.000 TL x 1,07 = 214.000 TL toplam borç tutarı,

214.000 TL / 9 = 23.777 TL

olacaktır.

7. Taksitlerin Zamanında Ödenmemesi

Bu Kanun’a göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun’un 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi gerekmektedir.

Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilmektedir.

8. Cari dönem Vergilerinin Süresinde Ödenmemesi

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu Kanun’un kesinleşmiş alacaklar ve kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

B. Kesinleşmemiş veya Dava Safhasında Bulunan Kamu Alacaklarına İlişkin Hükümler

1. İlk Derece Yargı Mercilerindeki İhtilaflar

Bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda;

  • Vergi/gümrük vergisi aslının %50’si
  • Asla bağlı olmayan cezaların %25’i
  • Bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;

bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla;

  • Vergi/gümrük vergisi aslının %50’sinin,
  • Vergi/gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının/idari para cezalarının ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının,
  • Asla bağlı olmayan cezaların %75’inin,
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı tutarının tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir.

2. Temyiz veya İtiraz Aşamasındaki İhtilaflar

Bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (25 Şubat 2011) Bölge idare mahkemeleri veya Danıştay nezdinde ilgisine göre itiraz veya temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda Kanun’un yayımlandığı 25 Şubat 2011 tarihten önce verilmiş en son kararın;

a. Terkine ilişkin karar olması halinde;

  • İlk tarhiyata/tahakkuka esas alınan vergilerin/gümrük vergilerinin % 20’si ile
  • Asla bağlı olmayan cezaların %10’unun
  • Bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın

bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla;

  • Verginin/gümrük vergilerinin kalan % 80’inin,
  • Vergi ve gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile cezalara bağlı gecikme zamlarının,
  • Asla bağlı olmayan cezaların %90’ının
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı tutarının tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir.

b. Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması halinde;

  • Tasdik edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile
  • Asla bağlı olmayan cezalarda tasdik edilen ceza tutarının %25’inin
  • Bu tutara ilşkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,

bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla,

  • Vergi ve gümrük vergisi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile cezalara bağlı gecikme zamlarının,
  • Asla bağlı olmayan cezaların %75’ının
  • Faiz, gecikme faizi, gecikme zammı tutarının tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir.

ba. Son kararın bozma kararı olması halinde

Yukarıda B/1 ‘de anlatılan hükümler geçerli olacaktır.

bb. Son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde ise onanan kısım için

Yukarıda B/2/b ‘de anlatılan hükümler geçerli olacaktır

bc. Son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde ise bozulan kısım için

Yukarıda B/1 ‘de anlatılan hükümler geçerli olacaktır.

Bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (25 Şubat 2011); uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak, dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden yararlanabilicektir.

c. Bu Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları için

  • İdari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması halinde; kesilen idari para cezalarından ilk derece yargı merciinde ihtilaflı olanlarda cezanın % 50’sinin
  • İlk derece yargı merciinin cezayı kaldırdığı ancak itiraz veya temyiz merciinde yargılamanın devam ettiği safhada olanlarda cezanın % 20’sinin,
  • İlk derece yargı merciinin kısmen veya tamamen onayladığı cezalarda onaylanan kısmın % 50’sinin
  • Bu tutara ilşkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,

bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla,

  • Kalan cezaların
  • Faiz, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir..

3. İştirak, Teşvik ve Yardım Fiilleri Nedeniyle Kesilen Vergi Cezalarda Ödenecek ve Silinecek Ceza Tutarları

  • İlk derece yargı merciinde dava açılmış veya dava açma süresi geçmemişse cezanın %25’i
  • İtiraz veya temyiz süreleri geçmemiş, itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş, karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olanlarda, son kararın;
    • Terkin olması haline cezanın %10’unun
    • Tasdik veya tadilen tasdik olması halinde tasdik edilen cezanın %25’inin

ödenmesi şartıyla kalan ceza tutarlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

4. Uzlaşma Hükümlerinden Yararlanılmak Üzere Başvuruda Bulunulmuş İşlemlerde Uygulama

Bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (25 Şubat 2011); uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış ancak, dava açma süresi geçmemiş alacaklarda;

  • Vergi aslının %50 ‘sinin
  • Faiz gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, ödenecek tutar üzerinden TEFE/ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutarın

bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla,

  • Vergi aslının kalan %50’sinin
  • Vergi aslına bağlı cezaların tamamının
  • Gecikme faizi/gecikme zammı tutarının tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir.

5. Yararlanma Koşulları

Düzenlemeden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması gerekmektedir.

6. Başvuru Zamanı

6111 Sayılı Kanun’un bu hükümlerinden yararlanmak isteyen mükellefler 2 Mayıs 2011 Pazartesi akşamına kadar başvuru yapabilecektir.

7. Hesaplanan Tutarın Ödenmesi

Yukarıda, kesinleşmiş kamu alacakları bölümünde anlatıldığı şekilde olacaktır.

8. Taksitlerin Zamanında Ödenmemesi

Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun’un 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi gerekmektedir.

Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilmektedir.

9. Cari dönem Vergilerinin Süresinde Ödenmemesi

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu Kanun’un kesinleşmiş alacaklar ve kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

C. İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemlere İlişkin Hükümler

1. Kanun Yayımlanmadan Önce Başlanılmış Olan İncelemeler

Kanun’un 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, matrah veya vergi artırımında bulunulmasının, bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce (25 Şubat 2011) başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmeyeceği hükmü yer almaktadır. Ancak, artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, bu Kanun’un 6. maddesinin 11. fıkrası ve 7. maddesinin 6. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren 1 ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde, bu işlemlere devam edilmeyecektir.

Bu durumda matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında başlatılmış olan vergi incelemelerinin 31 Mart 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) bitirilmesi gerekmektedir.

2. İncelemeye Başlama ve İncelemenin Tamamlanması

İncelemeye başlama, bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce (25 Şubat 2011) mükellefler nezdinde; vergi incelemesine başlanıldığı hususunun bir tutanağa bağlanması, vergi incelemesi yapılmak üzere mükellefin yazı ile davet edilmesi, kanuni defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edilmiş olması, matrah tesisine yönelik tutanak düzenlenmesi ya da kanuni defter ve belgelerin incelenmek üzere vergi incelemesine yetkili olanlara ibraz edilmiş olması hallerini kapsamaktadır.

İncelemenin tamamlanması ise inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.

3. İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan Vergilerden Ödenecek ve Silinecek Kamu Alacakları

Bu Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, 25 Şubat 2011 tarihinden önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanun’un matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilecektir.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra;

  • Tarh edilen vergilerin % 50’sinin
  • Gecikme faizi yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının,
  • Vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın % 25’inin

ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla

  • Vergi aslının % 50’sinin,
  • Vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın % 75’inin,
  • Vergilere bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının

tahsilinden vazgeçilecektir.

Ayrıca, Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın % 25’ini belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan % 75’inin tahsilinden vazgeçilecektir.

4. İncelemler Sonucu Bulunan Farklarda Uygulama

İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla, inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, artırılan matrahla karşılaştırılacaktır.

Buna göre:

Artırılan matrah, inceleme sonucu bulunan matrahtan fazla veya bu matrah kadar olması durumunda, inceleme sonucu herhangi bir tarhiyat yapılmayacak ve ceza uygulanmayacaktır.Artırılan matrah, inceleme sonucu bulunan matrahtan az olması halinde, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır.

Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmayacaktır.

D. Pişmanlıkla ya da Kendiliğinden Yapılan Beyanlara İlişkin Hükümler

Bu Kanun’un 5 inci maddesine göre, 31.12.2010 tarihine kadar verilmesi gereken beyannamelerin, Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar (2 Mayıs 2011) pişmanlıkla veya kendiliğinden verilmesi durumunda, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar üzerinden;

  • Vergi aslının tamamının,
  • Hesaplanacak pişmanlık zammı ve gecikme faizi yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
  • Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla;
  • Pişmanlık zammı ile gecikme faizlerinin,
  • Vergi cezalarının,

tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Ayrıca, tahakkuku ve tahsili gerektiği halde yükümlü tarafından beyan edilmeyen aykırılıkların, ilgili gümrük idaresine bildirilmesi durumunda, gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Anılan Kanun’un 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasının c bendinde emlak vergisi bildiriminde bulunmayanlar için de bir düzenleme mevcuttur.

Buna göre, 2010 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu halde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması

  • Tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı,
  • Bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;

bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara bağlı

  • Gecikme faizinin,
  • Gecikme zammının,
  • Vergi cezalarının

tahsilinden vazgeçilecektir.

Hesaplanan tutarların ödenmesi, yukarıda, kesinleşmiş kamu alacakları bölümünde anlatıldığı şekilde olacaktır.

E. Matrah/Vergi Artırımına İlişkin Hükümler

Söz konusu Kanun’un üçüncü bölümünde yer alan matrah ve vergi arttırımı aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir.

  • Gelir ve Kurumlar Vergisinde Matrah Artırımı
  • Katma Değer Vergisinde Artırım
  • Gelir (Stopaj) ve Kurumlar (Stopaj) Vergisinde Artırım

1. Gelir ve Kurumlar Vergisinde Matrah Artırımı

Kanun’a göre 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak matrah ve vergi artırımından yararlanmak isteyen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2006 ila 2009 yıllarına ilişkin olarak vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını aşağıdaki tablolarda yer alan oran ve tutarlarda artırmaları durumunda bu mükellefler nezdinde söz konusu vergileri ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

1.1 Gelir vergisi mükelleflerinden bilanço usulü ve işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ile serbest meslek erbabı için

Yıl

Matrah Artış Oranı (%)

Asgari Matrah Artış Tutarı (TL)

Bilanço Usulü Defter Tutanlar ile Serbest Meslek Erbabı

İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutanlar

2006

30

9.550

6.370

2007

25

10.320

6.880

2008

20

11.220

7.480

2009

15

12.230

8.150

1.2 Gelir vergisi mükelleflerinden diğer gelir sahipleri için

Yıl

Matrah Artış Oranı (%)

Asgari Matrah Artış Tutarı (TL)

Basit Usulde Vergilendirilenler

Sadece Kira Geliri Elde Edenler*

Diğer Gelir Vergisi Mükellefleri

2006

30

955

1.910

6.370

2007

25

1.032

2.064

6.880

2008

20

1.122

2.244

7.480

2009

15

1.223

2.446

8.150

*Gayrimenkul sermaye iradı ile ilgili matrah artırımlarında, Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan istisna tutarları dikkate alınmayacaktır.

1.3 Kurumlar vergisinde matrah artırımı

Yıl

Matrah Artış Oranı (%)

Asgari Matrah Artış Tutarı (TL)

2006

30

19.110

2007

25

20.650

2008

20

22.440

2009

15

24.460

Yukarıdaki şekilde artırılan matrahlar, % 20 oranında vergilendirilecektir. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için kesinleşmiş veya ihtilaflı borcu bulunmaması şartıyla artırılan matrahları % 15 oranında vergilendirilecektir.

Ayrıca matrah artırımında dikkat edilmesi gereken diğer hususlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

a) Matrah artırımında bulunulan vergilendirme dönemlere ilişkin olarak, Kanun’un yayımlandığı 25 Şubat 2011 tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

b) İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanacaktır.

c) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin beyan ettikleri matrahları artırmaları halinde, daha önce stopaj yoluyla ödemiş oldukları vergiler, artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilemeyecektir.

d) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl zararları yukarıda bahsedilen şekilde artırılan matrahlardan indirilemeyecektir.

e) Kurumlar vergisi mükellefleri matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların % 50’sini, 2010 ve izleyen yıllar karlarından mahsup edemeyeceklerdir.

f) Kanun’un yayımlandığı 25 Şubat 2011 tarihi itibariyle henüz kesinleşmemiş olan tarhiyatlar matrah artırımında dikkate alınmayacaktır.

g) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, % 19,8 oranında stopaja tabi yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlarının bulunması halinde, vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olunmaması için bu kazanç üzerinden tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak matrah artırımından yararlanılması şart olacaktır.

h) Yatırım fonu ve yatırım ortaklıklarının kurumlar vergisinden istisna edilmiş portföy kazançlarının bulunması halinde, vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olunmaması için bu kazançlar üzerinden tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak matrah artırımından yararlanılması şart olacaktır.

i) Yukarıda sayılan (g ve h maddeleri) kazanç ve iratların muhtasar beyanname ile beyan edilmemiş olması halinde, vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olunmaması için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarının, 02 Mayıs 2011 tarihine kadar, asgari matrahın % 50’sinden az olmamak kaydıyla beyan edilmesi gereklidir. Ayrıca buna göre artırılan matrahlar üzerinden % 15 oranında vergi hesaplanacaktır.

j) Matrah artırımı nedeniyle hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinin, Kanun’da düzenlenen süre ve şekilde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Kanun çerçevesinde gecikme zammının bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte ödenmesi gerekecektir.

2. Katma Değer Vergisinde Artırım

Katma değer vergisi mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden;

  • 2006
yılı için % 3,
  • 2007 yılı için % 2,5
  • 2008 yılı için % 2
  • 2009 yılı için % 1,5
  • oranına göre belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak, 02 Mayıs 2011 tarihine kadar beyan etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

    2.1 Faaliyette bulundukları halde, ilgili takvim yılı içinde katma değer vergisi beyannamelerinin tamamını vermeyen mükellefler

    a) Bir takvim yılı içinde en az 3 döneme ait beyanname verenlerin durumu

    Verilmiş olan beyannamelerde yer alan hesaplanan katma değer vergisi tutarları toplanır ve beyanname verilen dönem sayısına bölünerek ortalaması bulunur. Bulunan bu ortalama tutar, 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla tamamlanarak, vergi artırımına esas olacak "yıllık hesaplanan katma değer vergisi" tutarına ulaşılır. Bulunan bu vergi tutarı üzerinden yukarıda belirtilen oranlarda artırım tutarı hesaplanacaktır.

    b) İlgili takvim yılı içinde hiç beyanname verilmemesi veya en fazla 2 dönemde beyanname verilmiş olması durumu

    İlgili yıllarda hiç katma değer vergisi beyannamesi verilmemiş ya da takvim yılının 1 veya 2 vergilendirme döneminde beyanname verilmiş olması halinde, katma değer vergisi matrah artırımı hükümlerinden yararlanabilmek için, mükelleflerin ilgili yıl gelir veya kurumlar vergisi yönünden de matrah artırımında bulunmaları zorunlu olacaktır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları şarttır.

    Mükellefler ödemeleri gereken % 18 oranında katma değer vergisini, gelir veya kurumlar vergisi matrahının artırılan tutarı üzerinden hesaplayacaklardır.

    c) İlgili yıl işlemlerinin tamamının istisnalar kapsamına giren teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması durumu

    İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması halinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle hesaplanacaktır. Ancak ilgili takvim yılı içinde bu işlemlerin yanı sıra vergiye tabi işlemlerin varlığı nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi çıkan mükelleflerin bu düzenleme gereği ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtilen şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamayacaktır.

    2.2 Vergilendirme dönemleri 3 aylık olan katma değer vergisi mükelleflerinin durumu

    a) 3 aylık vergilendirme dönemlerinin hiçbirinde beyanname verilmemesi durumu

    Bu mükelleflerin katma değer vergisi artırımından yararlanabilmeleri için, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını bu Kanun kapsamında artırmaları şarttır. Bunların katma değer vergisi artırımı dolayısıyla ödemesi gereken vergi, artırılan gelir veya kurumlar vergisi matrahına %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanır.

    b) En az bir dönem için beyanname vermiş olmaları durumunda

    Bu durumdaki mükellefler de yukarıda bahsedilen bir takvim yılı içinde en az 3 döneme ait beyanname verenlerin durumu ile aynı şekilde değerlendirilerek hesaplanacaktır.

    2.3 KDV matrah arttırımında bulunacak mükelleflerin dikkat etmesi gereken diğer hususlar

    Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları gerekmektedir. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulacaktır.

    Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.

    Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.

    Bu madde hükmüne göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.

    3. Gelir (stopaj) veya Kurumlar (stopaj) Vergisi Artırımı

    Gelir vergisi stopaj artırım konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli husus bu düzenlemeye sadece bazı ödemeler ve kazançların dahil olduğudur.

    Kanun’da bu kapsama dahil edilen stopaj konusu ödemeler şu şekilde sayılmıştır:

    193 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri,

    5520 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.

    Buna göre kapsam dahilinde olan stopaj konusu ödemeler aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

    a) Gerçek kişilere yapılan ücret ödemeleri

    b) Gerçek kişilere serbest meslek işleri nedeniyle yapılan ödemeler

    c) Gerçek kişilere yapılan kira ödemeleri

    d) Kooperatiflere yapılan kira ödemeleri

    e) Gerçek kişi çiftçilerden satın alınan zirai ürünler ile hizmetler için yapılan ödemeler

    f) Esnaf muaflığından yararlanan gerçek kişilere mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemeler

    g) Yıllara yaygın inşaat işleri ve istihkak bedelleri

    Kapsama alınan ödemeler için yapılacak artırımı oranları ise aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

    Yıl

    Ücret Stopajında Artış Oranı (%)

    Serbest Meslek ve Kira Ödemelerinde Artış Oranı (%)

    Yıllara Yaygın İnşaat İşleri İstihkaklarında Artış Oranı (%)

    2006

    5

    5

    1

    2007

    4

    4

    1

    2008

    3

    3

    1

    2009

    2

    2

    1

    3.1 Ücret stopajında artış oranı uygulaması

    Hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların, her bir vergilendirme dönemine ait olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden yukarıdaki tabloda yer alan oranda hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak ücret yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

    Gelir (stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak;

    a) Verilmesi gereken muhtasar beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması halinde, beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar, ortalaması alınmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden yukarıda belirtilen oranlarda gelir vergisi hesaplanır.

    b) Hiç beyanname verilmemiş olması halinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak üzere en az,

    1) Bu Kanun’un yayımlandığı 25 Şubat 2011 tarihinden önce ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi,

    2) İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde, 25 Şubat 2011 tarihine kadar verilmiş olmak şartıyla, izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,

    3) 25 Şubat 2011 tarihine kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde en az iki işçi,

    çalıştırıldığı kabul edilmesi ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde onaltı yaşından büyük işçiler için geçerli olan asgari ücret tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden yukarıda belirtilen oranlarda gelir vergisinin ödenmesi suretiyle bu maddeden yararlanılacaktır.

    3.2 Serbest meslek ödemelerinde uygulama

    193 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca, yaptırdıkları serbest meslek işleri nedeniyle bu işleri icra eden gerçek kişilere ödeme yapan ve yaptıkları bu ödemeler üzerinden stopaj yapmakla yükümlü olanların, bu yükümlülükleriyle ilgili olarak vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için, vergi artırımında bulunmaları gerekmektedir.

    Serbest meslek ödemelerinde de matrahta herhangi bir artış söz konusu olmayıp, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verilen muhtasar beyannamelerde yer alan serbest meslek ödemelerinin gayrisafi tutarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki tabloda yer alan oranlar kullanılarak ödenecek vergi bulunacaktır.

    Serbest meslek ödemelerinde artırım ücret stopajında olduğu gibi yıllık olarak yapılabilecektir.

    Ayrıca vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde; bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının % 50’si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında vergi ödenmesi gerekecektir.

    3.3 Kira ödemelerinde uygulama

    193 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan kira ödemeleri ile (gayrimenkul sermaye iradı) 5520 Sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden yapılan stopajlar vergi artırımı kapsamında yer almaktadır.

    Kira ödemelerinde de matrahta herhangi bir artış söz konusu olmayıp, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verilen muhtasar beyannamelerde yer alan kira ödemelerinin gayrisafi tutarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki tabloda yer alan oranlar kullanılarak ödenecek vergi bulunacaktır.

    Kira ödemelerinde artırım diğerlerinde olduğu gibi yıllık olarak yapılabilecektir.

    Matrah veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında vergi ödemesi gerekecektir.

    3.4 Yıllara yaygın inşaat işleri istihkaklarında artırım uygulaması

    Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlemleri nedeniyle, bu işleri yapanlara ödenen istihkak bedellerinden stopaj yapmakla yükümlü olanların, bu yükümlülükleriyle ilgili olarak vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için, vergi artırımında bulunmaları gerekmektedir.

    Yıllara yaygın inşaat işleri istihkaklarında matrah artışında, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verilen muhtasar beyannamelerde yer alan istihkak ödemelerinin gayrisafi tutarının yıllık toplamı üzerinden, yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi %1 oranı kullanılarak ödenecek vergi bulunacaktır.

    Yıllara yaygın inşaat işleri istihkaklarında matrah artışı diğerlerinde olduğu gibi yıllık olarak yapılabilecektir.

    Matrah veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 3 oranında vergi ödenmesi gerekecektir.

    3.5 Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin dikkat etmesi gereken diğer hususlar

    • Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) artırım yapılır.
    • Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak, bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
    • Artırıma esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamayacaktır.
    • Matrah artırımı nedeniyle hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinin, Kanun’da düzenlenen süre ve şekilde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Kanun çerçevesinde gecikme zammının bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte ödenmesi gerekecektir.

    F. Stok Beyanları

    Kanun’un ilgili 10 ve 11 inci maddeleri ile,

    • İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan malları kayda alma,
    • Kayıtlarda mevcut olduğu halde işletmede yer almayan mallar ile kasa mevcutları için düzeltme işlemleri yapma,

    imkanı getirilmektedir.

    1. İşletmede Mevcut Olduğu Halde Kayıtlarda Yer Almayan Emtia, Makine, Teçhizat ve Demirbaşlar

    Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, adi, kolektif ve adi komandit şirketlerde dahil olmak üzere, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar (31 Mayıs 2011) bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir. Bildirime dahil edilen kıymetler için amortisman ayrılamayacaktır.

    Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açacaklardır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilecek ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman olarak kabul edilecektir. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.

    Yukarıda belirtilen kayda alınan ve beyan konusu yapılan genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden % 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı (4 ve 0.5) esas alınarak katma değer vergisi hesaplanacak ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilecek, beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

    Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir.

    Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirim konusu yapılabilecektir. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uyarınca belgesiz mal bulundurma ile ilgili işlem yapılmayacaktır.

    Bu madde kapsamında bildirim konusu kıymetlerin satılması halinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamayacaktır.

    Beyan edilen emtianın kaydı:


    __________________________ /______________________________

    153 TİCARİ MALLAR
    191 İNDİRİLECEK KDV

                     525 KAYDA ALINAN EMTİA KARŞ.
                     360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR
                     (Sorumlu sıfatı ile ödenecek KDV)
    __________________________ / ______________________________

    Beyan edilen makine ve demirbaşların kaydı:

    ______________________________ / _______________________________

    253 TESİS MAKİNA VE CİHAZLAR
    689 DİĞER OLAĞANÜSTÜ GİD.VE ZAR

                        526 DEMİRBAŞ MAKİNE VE TEÇHİZAT ÖZEL KARŞILIK HESABI
                        360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR
                        (Sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV)
    ________________________________ / ________________________________

    2. Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Mallar

    Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil), kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan mallarını, bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, (31 Mayıs 2011) aynı neviden mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebileceklerdir. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.

    Buna göre, kayıtlarda yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan makine, teçhizat ve demirbaşlar için benzer bir olanak getirilmemiştir.

    Yukarıda açıklanan şekilde faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen mallarla ilgili işlemler, normal satış işlemlerinden bir farklılık arz etmemektedir. Faturada malın tabi olduğu oranda katma değer vergisi hesaplanacak ve ilgili dönem beyannamesine dahil edilecek, satış hasılatı yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında da dikkate alınacaktır.

    Fatura bedeli “600 Yurtiçi Satışlar”, faturada hesaplanan katma değer vergisi de “391 Hesaplanan KDV” hesabına alacak yazılmak suretiyle kayıtlara intikal ettirilecektir. Bu hesapların karşılığını teşkil edecek borçlu hesap uygulamayı yapan mükellefçe gerçeğe uygun olarak tespit edilecektir.

    Gerçek durum ile kayıtlar arasındaki farklılık faturasız satışlardan kaynaklanmaktadır ve faturasız satılan malların karşılığında işletme kalemlerinden birinde artış olması gerekmektedir. Bu artış nakit para, banka hesabında alacak, alacak senedi, çek ve benzeri değerler şeklinde olabilir. Dolayısıyla, mal çıkışı karşılığında aktif değer olarak işletmede ne varsa veya işletmede beyan tarihinde bu artış ne olarak görülüyorsa, buna ilişkin hesaplara kayıt yapılması gerekmektedir. Aktif hesaplarda meydana gelen artışın ortaklar tarafından işletmeden çekilmiş olması halinde, “231 Ortaklardan Alacaklar” hesabına, artışın herhangi bir şekilde tespit edilememesi halinde “689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar” (Beyannamenin düzenlenmesi sırasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır) hesabına borç kaydı yapılacaktır.

    Muhasebe kaydı örneği:

    ____________________________ / ____________________________

    689 DİĞER OLAĞANÜSTÜ GİD. VE ZAR
    (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

                        600 YURTİÇİ SATIŞLAR
                        391 HESAPLANAN KDV
    ________________________________ / _____________________________

    3. Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Kasa Mevcudu

    Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2010 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutlarını, bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar (31 Mayıs 2011) vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir.

    Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden % 3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

    Bu kapsamda ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecek; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir.

    Muhasebe kaydı örneği

    ____________________________ / ____________________________

    689 DİĞER OLAĞANÜSTÜ GİD. VE ZAR
    (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

                           100 KASA
                           360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR
    ________________________________ / _____________________________

    4. Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Olmayan Ortaklardan Alacakların Düzeltilmesi

    Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar (31 Mayıs 2011) vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilecekler.

    Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden % 3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.

    Bu kapsamda ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir.

    Muhasebe kaydı örneği

    ____________________________ / ____________________________

    689 DİĞER OLAĞANÜSTÜ GİD. VE ZAR
    (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

                        131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR
                        360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR
    ________________________________ / _____________________________

    G. Sigorta Primi Borçlarının Yeniden Yapılandırılması

    Sosyal güvenlik primleri açısından Kanun aşağıdaki alacakları kapsamaktadır:

    2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ait;

    • İşveren ve sigortalılara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
    • İsteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
    • Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,
    • Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikteki kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların aylığından kesilmesi veya kendisine ödenmesi gereken sosyal destek primi,
    • 30 Kasım 2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı,
    • 31 Aralık 2010 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları

    1. Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının Yapılandırılması

    Kanun kapsamında;

    • Sigorta primi tamamının,
    • TEFE/ÜFE esas alınarak belirlenecek tutarın,
    • İdari para cezasının %50'sinin,
    • Bu tutar üzerinden TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
    • Alacak asıllarının Kanun'un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın %40'ının

    bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde,

    • Gecikme cezası ve gecikme faizinin tamamının
    • İdari para cezasının %50’sinin
    • İdari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tamamının
    • Fer’i alacakların kalan %60’ının

    tahsilinden vazgeçilecektir.

    2. Dava Safhasında Bulunan veya Dava Açma Süresi Sona Ermemiş İdari Para Cezaları

    31/12/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar (02 Mayıs 2011) tahakkuk ettiği halde dava safhasında veya dava açma süresi sona ermemiş olan idari para cezası asıllarının % 25’i ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, idari para cezası asıllarının kalan % 75’i ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

    3. Ön Değerlendirme, Araştırma veya Tespit Aşamasında Olan Eksik İşçilik Prim Tutarları

    30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil)

    • Bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile
    • İhale konusu işlere

    ilişkin, yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar (25 Şubat 2011) geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, ilk taksit bu Kanuna göre hesaplanan tutarın işverene tebliğ edildiği tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

    4. Sosyal Güvenlik Prim Yapılandırılması

    Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları 5510 sayılı Kanun’un geçici 24 üncü veya geçici 25 inci maddeleri uyarınca yeniden yapılandırıldığı halde, taksit ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları nedeniyle yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olanlardan, yapılandırmaları oniki taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı dörtten fazla olmayanların; yapılandırmaları yirmidört taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı sekizden fazla olmayanların; bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar (2 Mayıs 2011) yazılı olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınarak ihya edilecektir.

    H. 5811 Sayılı Kanuna İlişkin Düzenlemeler

    6111 Sayılı Kanunla, 5811 Sayılı Kanun (Varlık Barışı) kapsamında müracaatta bulunmakla birlikte, Kanun’da yer alan koşulları yerine getiremeyen mükelleflere de bazı olanaklar tanınmaktadır.

    Buna göre:

    • Yurt dışında bulunan varlıklarını beyan eden ancak süresinde Türkiye’ye getiremeyenlere,
    • Yurt içindeki varlıklarını beyan eden; ancak süresinde sermaye artırım şartını gerçekleştiremeyenlere,
    • Tarh eden vergileri vadesinde ödemeyenlere

    söz konusu eksiklikleri gidermeleri için bu Kanun’un yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar (2 Mayıs 2011) ek süre verilmektedir.

    Söz kounsu Kanun’a aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

    6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

    Saygılarımızla,

    Deloitte Türkiye

    Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve " Member of Deloitte Touche Tohmatsu Limited " (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.