VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2010/80

KONU 6009 Sayılı Kanun ile Gider Vergileri Kanunu’nda Yapılan Değişikliğe İlişkin Genel Tebliğ Taslağı

Bilindiği üzere, 23/7/2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararlanemelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28 inci maddesinin üçüncü fıkrası, "90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez." şeklinde değiştirilmiştir.

Aynı şekilde, ilgili Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan "Arbitraj muameleleri" ibaresi "Arbitraj muameleleri ile Türkiye'de kurulu borsalarda gerçekleştirilen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler" şeklinde değiştirilmiştir.

Söz konusu değişikliklerin uygulamasına yönelik Gelir İdaresi Başkanlığınca hazırlanan Gider Vergileri Genel Tebliğ Taslağı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanmıştır.

Bahsi geçen tebliğ taslağı aşağıda özetlenmiştir.

1. İkraz İşleriyle Uğraşanlar ile Banker Tanımında Yapılan Değişiklik

Maddenin Değişmeden Önceki Hali

Maddenin Değişik Hali

2279 sayılı Kanuna(*) göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini devamlı olarak(**) yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez.

90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye(*) göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak(**) yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez.

(*)"2279 sayılı Kanun" ifadesi "90 sayılı Kanun Hükmünde Kararname" şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik herhangibir yenilik doğurmamakta yalnızca doğru düzenlemeye atıfta bulunmaya yöneliktir. Bu kapsamda, 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamında düzenlenen ödünç para verme işleriyle uğraşan gerçek kişiler ile faktoring ve finansman şirketleri banker kapsamında BSMV mükellefi olup, bunların yaptığı 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen işlemler BSMV'ye tabidir. Dolayısıyla bu işlemlerin dışında kalan diğer işlemleri ise KDV'ye tabi olacaktır. Ödünç para verme işlerini yetki belgesi olmaksızın yapan gerçek kişiler (tefeciler) de 90 Sayılı Kararname kapsamına girdiğinden banker kapsamında BSMV mükellefidirler.

(**)"Devamlı olarak" ibaresi "esas iştigal konusu" olarak değiştirilmiştir.

Söz konusu değişiklik ile 28 inci maddenin 2 nci fıkrasında sayılan işlemlerden olmakla beraber işletmenin esas iştigal konusuna girmeyen arızi ve tali şekilde yapılan bu tür işlemlerin BSMV’ye tabi olmayacağı açıklanmıştır.

Bilindiği üzere, 28 inci maddenin 2 nci fıkrasında banka muamele ve hizmetleri, kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp satılan menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri, mevduat faizi verme veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işleri sayılmaktadır.

Buna göre söz konusu işlemlerin "esas iştigal konusu"na girmesine yönelik olarak yapılan açıklamada bu işlemlerin işletmenin kuruluş gayesi ve bu gayesini gerçekleştirmek için yapılmakta olup olmadığına bakılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun ötesinde bu işlemleri esas iştigal konusu olarak yapanların bu işlemleri yapabilmek için belli kanunlarla yetkilendirilmiş veya izin almış olmaları gerektiği, bunlar dışındakilerin söz konusu işlemleri esas iştigal konusu olarak yapmıyor oldukları belirtilmektedir.

Bu çerçevede, esas iştigal konusu olarak söz konusu işlemleri yapanların bu işlemler neticesinde lehe aldıkları paralar BSMV’ye tabi olacaktır. Söz konusu işlemleri esas iştigal konusu olarak yapmayanların ise ilgili işlemlerinin KDV’ye tabi olduğu belirtilmiştir.

Taslakta verilen örneklerde; inşaat ve otelcilik alanında faaliyet gösteren bir şirketin gerek kullandığı yabancı kaynaklardan gerekse öz kaynaklarından sağladığı fonları ortaklarına veya üçüncü kişilere faiz karşılığında devamlı olarak kullandırması işleminin, bu şirketin esas faaliyet konusunun inşaat ve otelcilik olması nedeniyle BSMV’ye tabi olmayacağı belirtilmiş; aynı şekilde, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulan ve gayesi esas itibarıyla başla işletmelere iştirakten ibaret olan holding şirketlerince yapılan BSMV kapsamına giren işlemlerin holdingin esas iştigal konusu olarak değerlendirilemeyeceğinden BSMV’ye tabi olmayacağı açıklanmıştır.

2. Türkiye’de Kurulu Borsalarda Yapılan Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerine İlişkin İşlemlerde BSMV İstisnası

6802 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (p) bendine 6009 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile yapılan değişikliğe ilişkin yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir.

  • 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 40 ıncı maddesi kapsamında kurulmuş olan borsalarda BSMV mükellefleri tarafından 1.9.2010 tarihinden itibaren yapılacak vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım satım işlemleri dolayısıyla lehe alınan paralar BSMV’ye tabi tutulmayacaktır.

  • İstisna kapsamına sadece vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım satım işlemleri dolayısıyla lehe alınan paralar girmekte olup, söz konusu sözleşmelerin alım satımına aracılık işlemleri dolayısıyla lehe alınan paralar bu istisna kapsamına girmemektedir.

  • BSMV mükelleflerinin kendi nam ve hesabına söz konusu borsalarda yapacakları vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım satım işlemleri nedeniyle Takasbank’a yatırdıkları nakdi teminatların nemalandırılması dolayısıyla lehe aldıkları paralar bu istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Konuya ilişkin detaylı açıklama Tebliğ yayınlandıktan sonra yapılacaktır.

Söz konusu tebliğ taslağına ulaşmak için tıklayınız.

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve " Member of Deloitte Touche Tohmatsu Limited " (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz