Numara : 68
Tarih : 26.7.2010

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2010/68

KONU: "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Yasalaştı.

Torba Kanun olarak bilinen 6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 23 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Kanun, Cumhurbaşkanının onayı ve Resmi Gazete’de yayımına mütakiben yürürlüğe girecektir.

Kanunun, vergi kanunlarında değişiklik yapan maddeleri aşağıdaki başlıklar altında incelecektir.

Söz konusu maddelerin uygulama usul ve esasları hakkında yayımlanması beklenilen Tebliğler ayrıca sirküle edilecektir.

1- GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

a) Ücret Tarifesi

b) Geçici 67 inci Madde Kapsamında Bazı Menkul Kıymet Gelirlerine Uygulanacak Stopaj Oranı

c) Yatırım İndirimi

2- VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

a) Takdir Komisyonuna Başvurulmasında Zamanaşımının Durmasına Yönelik Sürenin Kısıtlanması

b) Özelge Sistemine İlişkin Yapılan Değişiklikler

c) Elektronik Ortamda Tebliğ Yapılması

d) Cezalar

e) Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu

3- GİDER VERGİLERİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1. GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

a) Ücret Tarifesi

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası ücretliler için farklı bir gelir vergisi tarifesi oluşturma çalışması çerçevesinde ücretliler için %35 lik dilime geçiş 50.000 TL den 76.200 TL’ ye çıkarılmıştır.

Böylelikle (76.200-50.000) 26.200 TL’lik bir kısmın daha %35 yerine %27 oranında vergilendirilmesi imkanı getirilmiştir. Bu da kümülatif vergi matrahı bu seviyeye ulaşan ücretliler açısından (26.200 x 0,08)= 2.096 TL lik bir iyileştirmeye tekabül etmektedir.

Bu durumda gelir vergisine tabi gelirler aşağıdaki şekilde vergilendirilecektir.

8.800 TL'ye kadar

% 15

22.000 TL'nin 8.800 TL'si için 1.320 TL, fazlası

% 20

76.200 TL'nin 22.000 TL'si için 3.960 TL, fazlası

% 27

76.200 TL'nin 76.200 TL'si için 18.594 TL, fazlası

% 35

Bununla birlikte söz konusu kanunda aşagıdaki şekilde bir düzenlemeye de yer verilmiş bulunmaktadır.

GEÇİCİ MADDE 78- 2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının, 103 üncü maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden fazla olması halinde, fark vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilir, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve iade olunur. Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu Kanunun yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olur. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

Görüldüğü üzere, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce fazla kesilip ödenmiş vergiler için red ve iade durumu söz konusu iken eksik kesilen vergiler açısından da bu vergilerin gecikme faizi olmadan ve cezasız olarak ödenebilmesi imkanı da getirilmiş bulunmaktadır.

Bu düzenlemeden hareketle Kanunun her halukarda yürürlüğe gireceği düşünülürse, yürürlüğe girmeden de yeni oranların uygulanmasının mümkün olduğu, en azından cezai bir yaptırımının olmayacağı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, anılan kanunun yayımı Ağustos ayına sarksa da:

-Temmuz maaş bordrolarının, 6009 sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayımlanmadan da bu kanunda yer alan 76.200 TL lik tarife esas alınarak hazırlanabileceği,

-Haziran dönemi beyanlarıyla ilgili olarak henüz beyanname vermemiş olanlar açısından (mali tatil sebebiyle son gün 27 Temmuzdur) ancak bordroda düzeltme yapılarak, fark vergilerin ilgili personele ödenmek kaydıyla eksik vergi (yayınlanmamış kanuna göre hesaplanan) beyan edilebileceği, bordroda bir değişiklik yapılmadan ilgili dönemle ilgili verginin haricen eksik hesaplama yoluna gidilemeyeceği (geçici 78. maddedeki “yapılmış ücret ödemeleri” ifadesinden dolayı)

-Fazla vergi kesintisine tabi tutulup işten ayrılmış personelle ilgili düzeltmelerin, düzeltme usul ve esasları şekilleninceye kadar ve büyük bir ihtimalle bu tür iadelerin işten ayrılan personelin şahsi başvurusunu gerektireceğinden bu konuda yayımlanması beklenen genel tebliğe kadar resen yapılmaması,

gerektiği söylenebilir.

b) Geçici 67 inci Madde Kapsamında Bazı Menkul Kıymet Gelirlerine Uygulanacak Stopaj Oranı

Kanunla, geçici 67 inci maddenin (1) numaralı fıkrasının sonunda yer alan “Dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için bu oran % 0 olarak uygulanır” hükmü “5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2’nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan dar mükelleflerden 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için bu oran %0 olarak uygulanır.” şeklinde değiştirilerek, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım/satım ve itfa kazançlarında yerli-yabancı yatırımcı ayrımına dayalı stopaj uygulamasına son verilmiş ve sermaye şirketleri (yatırım fon ve ortaklıkları ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan dar mükelleflerden Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler dâhil) için % 0 oranında stopaj uygulaması getirilmiştir.

Diğer taraftan, geçici 67 inci maddenin (17) numaralı fıkrasında yer alan “her bir kazanç” ibaresi “her bir sermaye piyasası aracı, kazanç” şeklinde değiştirilerek, bu madde yer alan oranların değiştirimesi konusunda Bakanlar Kuruluna verilen yetki, sermaye piyasalarında ortaya çıkacak değişiklikleri de kavrayabilmek amacıyla genişletilmiştir.

İlgili madde hükmünün 01.10.2010 tarihinden itibaren yürülüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu değişiklik ile 01.10.2010 tarihinden itibaren gerek tam gerek dar mükellef kurumlardan;

- Sermaye şirketi olarak sayılan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar,

- Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar,

- Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığı’nca belirlenecek münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan dar mükelleflerin

Geçici 67 inci maddenin 1 numaralı fıkrası kapsamındaki gelirlerine 01.10.2010 tarihinden itibaren % 0 oranında stopaj uygulanacaktır.

Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı’nın “dar mükellef yatırım fon ve yatırım ortaklıkları” yönünden hangi kurumların bu kapsama gireceğine yönelik bir belirleme yapması beklenmektedir.

Bunlar dışında kalan diğer kurumlar ve gerçek kişiler için ise % 0 oranının uygulanması mümkün olmamaktadır. Diğer kurum ve gerçek kişiler yönünden yürürlükteki Bakanlar Kurulu Kararları çerçevesinde yalnızca tam mükellef gerçek kişi ve kurumların hisse senetlerine veya hisse senedi endekslerine dayalı olarak yaptıkları vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri dahil olmak üzere hisse senetlerine (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ilişkin olarak elde ettikleri kazançlar için % 0, bu kişi ve kurumların elde ettikleri diğer kazançlar için % 10 oranında stopaj uygulanmaktadır. Yeni bir Bakanlar Kurulu Kararı ile dar mükellef diğer kurum ve gerçek kişilere uygulanacak stopaj oranları yönünden de aynı şekilde bir belirleme yapılması beklenmektedir.

c) Yatırım İndirimi

Kanunla, Gelir Vergisi Kanununun geçici 69 uncu maddesinin birimci fıkrasında yer alan “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.” ibaresi “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu Kanunun geçici 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan vergi oranına ilişkin hüküm dâhil) çerçevesinde kazançlarından indirebilirler.” şeklinde değiştirilmiş ve bu ibareden sonra gelmek üzere “Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancın % 25’ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır.” ibareleri eklenmiştir.

Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, yatırım indiriminin kullanılmasında süre sınırlaması getiren GVK Geçici 69 uncu maddesi değiştirilerek süre sınırlaması kaldırılmıştır; ancak her bir yıl itibariyle indirilebilecek yatırım indirimi tutarının ilgili yıl kazancının %25 ini aşmaması yönünde yine iptal kararına konu olabilecek bir miktar sınırlaması getirilmiştir.

Yine yapılan değişiklikle, yatırım indirimden yararlanacak olanların kurumlar vergisi oranının %30 değil yürürlükteki oran (%20) olması esası benimsenmiştir.

2. VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Kanunla, Vergi Usul Kanununun 114, 140, mükerrer 227, 353, mükerrer 355, 367, 369, 413 numaralı maddelerinde değişiklikler yapılmış ve söz konusu kanuna, madde 107/A ile geçiçi 28 inci madde eklenmiştir.

a) Takdir Komisyonuna Başvurulmasında Zamanaşımının Durmasına Yönelik Sürenin Kısıtlanması

Bilindiği gibi, Vergi Usul Kanununun tarh zamanaşımı süresini düzenleyen 114 üncü maddesine göre, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.

Anılan maddenin ikinci fıkrasında “şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.” hükmü yer almaktadır.

Bu düzenleme aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Eski düzenleme

Yeni düzenleme

şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.

"Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamaz."

Böylelikle, Takdir Komisyonuna başvurulmuş olmasının zaman aşımını maksimum bir yıl durdurabileceği hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 28 inci maddeyle, 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere iliskin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce takdir komisyonuna sevk edilmiş dosyalar için takdire dayalı olarak tarh edilecek vergilerde zamanaşımı süresinin sonu 31/12/2012 olarak belirlenmiştir.

b) Özelge Sistemine İlişkin Yapılan Değişiklikler

Kanunla,Vergi Usul Kanununun özelge sistemine ilişkin 369 ve 413 üncü maddelerinde değişiklik yapılmıştır.

Vergi Usul Kanununun 369 uncu maddesi uyarınca, yetkili makamların, mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmemekteydi; ancak gecikme faizi hesaplanmaktaydı.

Bu uygulama söz konusu kanunla, gecikme faizi hesaplanmaması ve vergi cezası kesilmemesi şeklinde genişletilmiştir.

c) Elektronik Ortamda Tebliğ Yapılması

Vergi Usul Kanununa eklenen 107/A maddesiyle, vergi mevzuatı çerçevesinde yapılabilecek tüm tebliğlerin elektronik ortamda yapılabilmesine imkan sağlanmıştır.

Bu uygulamayla, muhatap hızlı bir şekilde bilgilendirilecektir.

d) Cezalar

Kanunla, Vergi Usul Kanununun 353 üncü ve mükerrer 355 inci maddelerinde yapılan değişikliklerle;

- Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine bir takvim yılmda kesilebilecek özel usulsüzlük cezası tutarı için 114.000 TL üst sınır getirilmiştir.

- Mükerrer 355 inci maddesinin besinci ve altinci fikralarında yer alan filler için öngörülen özel usulsüzlük cezaları, işlenen fiillerin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, anılan maddenin dördüncu fıkrasının sonuna eklenen cümle ile de tahsilat ve ödemelerin bankalar, katılım bankaları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmemesi durumunda kesilecek özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak takvim yılı bazında uygulanacak toplam ceza tutarı bakımından 770.000 TL üst sınır getirilmiştir.

e) Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu

Kanunla, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulması öngörülmektedir.

Kurul, bakanlığın vergi inceleme ve denetim amaçlarına ulaşmasına sağlamak, vergi inceleme denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri geliştirmek; vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi inceleme birimleri arasında koordinasyonu ve bilgi akışını temin etmek gibi görevleri üstlenecek.

3. GİDER VERGİLERİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Kanunla, Türkiye’de vadeli işlem ve opsiyon borsalarının gelişmesi ve işlem hacminin genişlemesini sağlamak amacıyla, BSMV mükelleflerinin, Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsalarında gerçekleştirdikleri vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri nedeniyle lehlerine kalan tutarlar için banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnası getirilmiştir.

Kanunun I inci maddesi ile, ödünç para verme işlemini esas iştigal konusu olarak yapmayan, ticari icaplar gereği borç para verenlerin banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamı dışına çıkarılmış ve bu işlemler finansman hizmeti kapsamında KDV’ye tabi tutulmuştur.

Söz konusu Kanuna aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.