VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2009/46

KONU: 5838 Sayılı Kanunla Katma Değer Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler

28.02.2009 tarih ve 27155 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler bu sirkülerimizin konusunu oluşturmaktadır.

Yapılan yeni düzenlemeler özet olarak aşağıdaki gibidir.

· İhracat ve Antrepo İşleticisinin Müteselsil Sorumluluğu

KDV Kanununa eklenen yeni hükümle, malların, yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdii ihracat sayılmış ve antrepo işleticileri de vergi ziyaına sebebiyet veren KDV iadesi alıcıları ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmuştur.

Gümrük antrepoları ile ilgili düzenlemeler konusunda Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

· İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin Mahsuben KDV İadesi ve Maliye Bakanlığının İadeyi Kaldırma Yetkisi

Yapılan yeni düzenleme ile, indirimli orana tabi işlemlerin yılı içinde mahsuben iade edilemeyen KDV’si izleyen yıl nakden iade yanı sıra talep halinde, mükellefin vergi borçlarına mahsubu suretiyle iade edilebilecektir.

İade hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

· Dahilde İşleme ve Geçici Kabul Rejimi Kapsamında Yurt İçinden Alınan Mallara İlişkin Tecil-Terkin Uygulaması İle İlgili KDV Kanunu’nun Geçici 17. Maddesinin Süresi 31.12.2010 Tarihine Kadar Uzatılmıştır

Sektör gözetilmeksizin, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin yurt içinden tecil-terkin kapsamında KDV ödenmeksizin temini uygulaması 13.12.2010 tarihine kadar 2 yıl uzatılmıştır.

KDV Kanunu’nda değiştirilen maddeler hakkında detay açıklamalar aşağıdaki gibidir.

1. İhracat ve Antrepo İşleticisinin Müteselsil Sorumluluğu

Emtianın yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdii ihracat sayılmış ve Antrepo işleticileri de müteselsil sorumlu tutulmuştur

- KDV Kanununda ihracat sayılan teslimleri düzenleyen 12. maddenin (a) fıkrasında malın tesliminin;

· Yurt dışındaki müşteriye,

· Serbest bölgedeki alıcıya,

· Yetkili gümrük antreposu işleticisine,

yapılması halinde ihracat sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu defa 5838 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yukarıdaki ihracat sayılan teslim hallerine ilaveten 12.maddenin (a) fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“ veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmelidir.”

- KDV Kanunu’nun 12. maddesinin(b) fıkrası ise bir teslimin ihracat sayılabilmesi için gerekli şartların belirtildiği fıkra olup bu fıkradan “yurt dışındaki müşteriye gönderilmek üzere” ifadesi metinden çıkarılmıştır.

5838 sayılı Kanun ile yapılan bu değişiklik sonucunda KDV Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrası (b) bendinin ilk cümlesi aşağıdaki şekilde olmuştur.

“Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır.”

Değişiklikten önce, sadece yurt dışına gönderilmek üzere yetkili gümrük antrepolarına mal teslimi ihracat sayılırken, yapılan yeni düzenleme ile malların yetkili gümrük antreposuna konulması ihracat teslimi kabul edilmektedir.

Bu suretle yetkili gümrük antrepolarına yönelik belirlemeler yapılarak işlerlik kazandırılmıştır.

- Antrepo İşleticilerinin Sorumluluğu

5838 sayılı Kanunu’nun 11. maddesi ile KDV Kanunu’nun 12. maddesinin son fıkrası da değiştirilmiştir.

Daha önce yukarıda açıklandığı üzere, sadece yurt dışına gönderilmek üzere yetkili gümrük antrepolarına malın konulması ihracat sayılırken yapılan yeni düzenlemeler ile malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdii de ihracat teslimi sayılmıştır. Bu değişiklik KDV Kanunu’nun 12. maddesinin son fıkrasında da değişiklik yapılmasına neden olmuştur. Son fıkrada yer alan “Gümrük antreposuna konulan malın ihracatın belirlenen sürede veya şartlara uygun olarak gerçekleşmemesi veya tevsik edilmemesi” ifadesi madde metninden çıkarılmıştır.

Buna göre 12. maddenin son fıkrası hükmü aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

“ Yetkili gümrük antrepolarının işleyişine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca belirlenen esaslara uyulmaması halinde ziyaa uğratılan vergi, buna ilişkin olarak kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesinden katma değer vergisi iadesi alanla birlikte antrepo işleticisi de müteselsilen sorumludur.”

Bu suretle yetkili gümrük antrepolarının görev ve sorumlulukları yeniden belirlenmiştir.

Madde 5838 sayılı Kanun’un yayın tarihi olan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İadesi Uygulaması ve Bakanlar Kurulunun İadeyi Kısmen ve Tamamen Kaldırma Yetkisi

5838 sayılı Kanunun 12. maddesi ile, “Katma Değer Kanunu’nun 29. maddesinin (2) numaralı fıkrasının sonunda yer alan “Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi nakden iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade hakkını kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” ibaresi “Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile indirimli orana tabi işlemlerde yılı içinde mahsup edilemeyen verginin iadesi konusundaki mevcut uygulamaya açıklık getirilmekte ayrıca vergi güvenliği ve kayıt dışılıkla mücadele çerçevesinde indirimli orana tabi bazı işlemlerde iade hakkını kaldırma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilerek mevcut yetkisi genişletilmektedir.

Bu değişikliğin de yürürlük tarihi 28.02.2009 dur.

3. Dahilde İşleme ve Geçici Kabul Rejimi Kapsamında Yurt İçinden Alınan Mallara İlişkin Tecil-Terkin Uygulaması İle İlgili KDV Kanunu’nun Geçici 17. Maddesinin Uygulama Süresi 31.12.2010 Tarihine Kadar Uzatılmıştır

Daha önce hatırlatma olarak yayınladığımız 2009/7 sayılı sirkülerimizde, KDV Kanunu’nun “Dahilde İşleme ve Geçici Kabul Rejimi Kapsamında İhraç Edilecek Malların Tecil-Terkin Kapsamında Temini” ile ilgili Geçici 17. maddesinin süresinin 31.12.2008 tarihinde dolduğunu, bu sürenin uzatılması yönünde beklentiler olduğunu bildirmiştik.

5838 sayılı Kanunu’nun 32. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 17. maddesinde yer alan “31.12.2008” ibaresi “31.12.2010” olarak değiştirilmek suretiyle geçici madde hükmü 2 yıl daha uzatılmıştır.

Konu hakkındaki detay açıklamalarımız 2009/7 No.lu sirkülerimizin 2. maddesinde yer almaktadır.

Geçici 17. maddenin süre uzatımı 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5838 sayılı kanuna ulaşmak için tıklayınız.

2009/7 No.lu sirkülerimize ulaşmak için tıklayınız.

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye.

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.