VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2009/45

KONU: 5838 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında Yapılan Yeni Düzenlemeler

28 Şubat 2009 tarihli ve 27155 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de 5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

10.02.2009 tarih ve 2009/33 sayılı sirkülerimiz ile tasarı halinde iken duyurduğumuz 5838 sayılı Kanun;

- Vergi Kanunları

- Teşvik Kanunları

- Sosyal Güvenlik Kanunları

- Diğer Kanunlar

olmak üzere 4 kategoride 37 konuda değişiklik içermektedir.

Sirkülerimizin konusu sadece Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarında yapılan değişiklikler olup özet açıklamalar aşağıdaki gibidir. (Diğer kanunlardaki değişiklikler ayrıca sirküle edilecektir.)

1. Gelir Vergisi Kanunu Değişiklikleri

1.1 Üçer Aylık Verilen Muhtasar Beyannamelerin Dönemini Aylık Olarak Belirlemeye Maliye Başkanlığına Yetki Verilmiştir

5838 sayılı kanunun 8 ve 32/5 maddeleri ile Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan 99 ve 119. maddelere ilave hüküm konulmak ve ibare değişiklikleri yapılmak suretiyle on veya ondan az işçi çalıştıranlara tanınmış olan üç ayda bir muhtasar beyanname verme ve ödeme sürelerini aylık olarak belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

5838 sayılı kanunun 8. maddesi 1.Mart 2009 tarihinde, 32/5 maddesi ise 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

1.2 Gelir Vergisi Kanununa Geçici 75. Madde Eklenerek Ar-Ge ve Destek Personeline 31.12.2013 Tarihine Kadar Uygulanacak Gelir Vergisi Teşviki Uygulaması Düzenlenmiştir

Gelir Vergisi Kanununa 5838 sayılı kanunun 8. maddesi ile eklenen Geçici 75. madde aynen aşağıdaki gibidir.

“GEÇİCİ MADDE 75- 31/12/2013 tarihine kadar, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen Ar-Ge ve destek personelinin, bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisinin; doktoralı olanlar için yüzde 90’ı, diğerleri için yüzde 80’i verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu süre içerisinde, anılan maddenin bu maddeye aykırı olan hükmü uygulanmaz.

Yapılan düzenleme ile, Ar-Ge ve destek personelinin ücretleri üzerinden asgari geçim indirimi düşüldükten sonra maddede belirtilen oranlarda hesaplanan gelir vergisi tutarı muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilerek teşvik hükmü uygulanacaktır.

Madde hükmü 1 Mart 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Yeni Düzenlemeler

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen madde ve ve geçici maddeler ile ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, istihdamın arttırılması, bölgeler arası gelişmişlik düzeyi farkının en aza indirilmesi ve yatırımların teşvik edilmesine yönelik “indirimli kurumlar vergisi” uygulanmasına imkan tanınmıştır. Yapılan düzenlemeler özetle aşağıdaki gibidir.

- Hazine Müsteşarlığınca Teşvik Belgesine bağlanan yatırımlara “indirimli kurumlar vergisi” uygulanacaktır.

- Yabancı Yatırım fonlarının portföyünün Türkiye’den yönetiminin, “daimi temsilcilik” olarak kabul edilmesi sağlanmıştır.

- Belirli illerde asgari 50 kişilik istihdam sağlayan “tekstil sektörüne” 31.12.2010 tarihine kadar indirimli kurumlar vergisi uygulama desteği sağlanmıştır.

- Teşvik Belgeli yatırımlara Hazine arazisi tahsis edilecektir.

- Kurumlar Vergisi Kanunun İstisnalar ile ilgili 4-g maddesinde yer alan “Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü” ibaresi değiştirilerek istisnanın tarifi yeniden belirlenmiştir.

Konular hakkındaki açıklamalarımız aşağıdaki gibidir.

2.1 İndirimli Kurumlar Vergisi

5838 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 32/A maddesi eklenerek teşvik belgeli yatırımlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi şartları açıklanmıştır.

İndirimli Kurumlar vergisi uygulamasından yararlanacak yatırımlar öncelikle Hazine Müsteşarlığınca Teşvik Belgesine bağlanmış olmalıdır.

Bu yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur

“Yatırıma Katkı Tutarı” kanunda, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla, yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını ifade ettiği belirtilmektedir.

“Yatırıma Katkı Oranı” ise, yatırıma katkı tutarının toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oranı ifade etmektedir.

Maddede, Bakanlar Kuruluna;

- İstatistiki bölge birimleri sınıflandırılması ile kişi başına düşen milli gelir ve sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri gruplamaya,

- Gruplar itibarıyle teşvik edilecek sektörleri,

- Bunlara ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,

- Her bir il grubu için yatırıma katkı oranını % 25’i, yatırım tutarı 50 milyon TL’sını aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise % 45’i geçmemek üzere belirlemeye,

- Kurumlar vergisi oranını % 90’a kadar indirimli uygulatmaya,

- Yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca sınırlandırmaya

yetki verilmiştir.

Aynı mükellef tarafından yatırıma katkı ve vergi oranı farklı illerde yapılan yatırımlarda, toplam yatırımın her bir ile isabet eden oranına göre ilgili ilin yatırıma katkı oranı ve indirimli vergi oranı uygulanır.

Tevsi Yatırımlarda (Üretim kapasitesini arttırma vb. yatırımlarda) Uygulanacak İşlem

İndirimli kurumlar vergisi, esas itibariyle yeni yatırımlar için öngörülmüştür. Tevsi yatırımlarında elde edilen kazancın yeni yatırımlardan kaynaklanan kısmının işletme büyüklüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, bu kazanca indirimli oran uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır.

Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifinde kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar dahil) oranlanması suretiyle belirlenir.

Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır.

İndirimli Oran Uygulamasının Başlangıcı

İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanır

Yatırımın Devri

- Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanır.

- Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde indirimli vergi oranından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan, aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yatırıma katkı tutarının kalan kısmı için yararlanır.

- Kurumlar Vergisi Kanunun “İndirimli Kurumlar Vergisi” ile ilgili 32/A maddesi Gelir Vergisi Mükellefleri için de uygulanır.

İndirimli Kurumlar Vergisinden Yararlanmayacak Mükellefler

Kurumlar Vergisi Kanununa ilave edilen 32/A maddesi ile, belirtilen şartları sağlasalar dahi aşağıdaki kurum veya yatırımlar indirimli kurumlar vergisinden yararlanmayacaklardır.

- Finans ve sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren kurumlar,

- İş Ortaklıkları,

- Taahhüt işleri,

- 4283 sayılı kanun kapsamında Yap-İşlet modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesisleri yatırımları,

- 3996 sayılı kanun kapsamında Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan yatırımlar,

- Rödovans (= maden kirası) sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar,

indirimli kurumlar vergisinden yararlanamazlar.

Şartların İhlali Halinde Yapılacak İşlemler

KVK 32/A maddesinde belirtilen şartların sağlanamadığının tespiti halinde, söz konusu vergilendirme döneminde indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler;

- Vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın,

- Sadece gecikme faizi uygulanarak (aylık % 2,5) tahsil olunur.

Madde uygulaması ile ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

KVK 32/A maddesi kanunun yayın tarihi olan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2.2 Bazı Şartlarla Yabancı Yatırım Fonlarının Portföy Yönetimi Şirketleri, Daimi Temsilcilik Olarak Nitelendirilip, Vergilendirilecektir.

5838 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile, Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 3. madde ile kurumlar vergisi mükellefi olma niteliklerini haiz yabancı fonların katılımcılarının ya da kurucularının tam mükellef gerçek kişi veya kurum olmaması şartıyla, bu fonların portföylerini yönetmek üzere faaliyet gösteren ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca kurulan portföy yönetim şirketlerinin, 5520 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasında, bu fonların iş merkezi olarak değerlendirilmeyerek, daimi temsilcileri olarak kabul edilmesi hüküm altına alınmıştır. Böylelikle, katılımcıları ya da kurucuları arasında tam mükellef gerçek kişi veya kurum bulunmayan yabancı fonların, portföylerini Türkiye’de değerlendirmelerine imkan sağlanmakta ve Türkiye’de kurulu portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla sadece Türkiye’de değerlendirilen söz konusu fonlar dolayısıyla elde ettikleri kazançların vergilendirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde, kanunun yayın tarihi olan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2.3 Belirli İllerde Toplanan Tekstil ve Konfeksiyon Sektörüne 5 Yıl İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulama Teşviki

5838 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile, Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 4. madde ile gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanmak üzere, münhasıran tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörlerinde faaliyette bulunanlardan üretim tesislerini 31.12.2010 tarihine kadar Bakanlar Kurulunca belirlenen illere nakleden ve asgari 50 kişilik istihdam sağlayan mükelleflerin, bu illerdeki işletmelerinden sağladıkları kazançlar için nakil tarihini izleyen hesap döneminden itibaren beş yıl süreyle kurumlar vergisi oranını % 75’i geçmemek üzere indirimli olarak uygulatma konusunda Bakanlar Kuruluna, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye konusunda ise Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Madde, kanunun yayın tarihi olan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2.4 Teşvik Belgeli Yatırımlara Hazine Arazisi Tahsis Edilecektir

5838 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile 4706 sayılı” Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna” Ek Madde 3 eklenerek, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “İndirimli Kurumlar Vergisine” tabi 32/A maddesinde zikredilen yatırımlar ile ilgili olarak maddede belirtilen şartlarla Hazine arazisinin 49 yıl bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı ile tahsisi mümkün kılınıştır.

Hazine Arazisinin 49 Yıl İrtifak Hakkı veya Kullanma İzni ile Tahsis Şartları

Tahsisin şartları, Ek Madde 3’de aşağıdaki gibi açıklanmıştır.

- Yatırımlar ile ilgili olarak taşınmazın bulunduğu ilçenin mülki sınırları içindeki organize sanayi ve endüstri bölgelerinde, bu yatırımlar için tahsis edilebilecek boş parsel bulunmaması,

- Gerçekleştirilecek yatırımın toplam tutarının, talep edilen taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç değerinin;

· Tarım ve Hayvancılık yatırımları için.........1

· Turizm yatırımları için........................... 2

· Diğer yatırımlar için...............................3

katından az olmaması gerekmektedir.

Yukarıdaki şartlar dahilinde, 6831 sayılı Orman Kanununa tabi olanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise 49 yıl kullanma izni verilebilecektir.

- İrtifak hakkı ve kullanma izninde ilk yıl bedeli; yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin % 3’üdür.

- İrtifak hakkı veya kullanma izni verilenlerden ayrıca hasılat payı alınmaz.

- İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ihtiyaç dışı bina ve müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete geçirilmemiş yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu kapsamda değerlendirilir.

- İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen ön izin süresi içinde yapılır. Ön izin süresi iki yılı geçemez.

- İstihdam edilecek işçi sayısına, yatırım konusu işletmenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunludur.

Şartlara Uyulmaması Halinde Yapılacak İşlemler

Yatırımcının bu madde kapsamında belirlenen şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın tamamlanmadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilir. Bu durumda taşınmaz üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda tazminat veya bedel ödenmeksizin taşınmaz maliki idareye intikal eder ve bundan dolayı hak lehtarı veya üçüncü kişilerce herhangi bir hak ve talepte bulunulamaz. Ancak, öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde ise irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri için sağlanan indirimler iptal edilir ve iptal tarihinden itibaren ayrıca hasılat payı alınır.

İrtifak Hakkı ve Kullanma İzni Süresinin Sonunda Yapılacak İşlemler

İrtifak hakkı veya kullanma izni süresinin sonunda makine, teçhizat ve demirbaşlar hariç diğer yapı ve tesisler taşınmaz maliki idareye intikal eder, yatırımcının talep etmesi halinde ise genel hükümlere göre doğrudan irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir.

Hazineye Ait Arazinin Doğrudan Satış Şartları

Hazineye ait taşınmazlar; tarım ve hayvancılık yatırımları hariç olmak üzere, birinci fıkra kapsamında en az elli milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası tutarında, en az yüz kisiye istihdam sağlayacak şekilde ve taşınmazın rayiç değerinin en az üç katı tutarında yatırım yapacaklara, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63. maddesinde yer alan harca esas değer üzerinden doğrudan satılabilir. Bu yerlerin amacı dışında kullanılmayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulur.

Maliye Bakanlığının yetkisi

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve ikinci fıkrada belirtilen ilk yıl bedelini Bakanlar Kurulunca belirlenecek bölgeler itibarıyla farklılaştırmaya ve sıfıra kadar indirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Yukarıdaki hükümler kanunun yayın tarihi olan 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2.5 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 Üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (g) Bendinde Yer Alan “Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü.” İbaresi Değiştirilmiştir.

5838 sayılı kanunun 32. maddesinin (6.) fıkrası ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü.” ibaresi “Şans oyunları lisans veya işletim hakkının hasılatın belli oranında hesaplanan pay karşılığında verilmesi halinde bu hakkı devralan kurumlar hariç olmak üzere, 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan ilgili kurum ve kuruluşlar.” şeklinde değiştirilerek istisna kapsamı yeniden belirlenmiştir.

İstisna, devralan kurumlar hariç, “Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun” 3. maddesine göre şans oyunu tertip etme hak ve yetkisine sahip kurumlara uygulanacaktır.

Madde hükmü 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5838 sayılı kanuna ulaşmak için tıklayınız.

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye.

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.