VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2009/17

KONU: Dövize Endeksli ve Diğer Endeksli Kredilerde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi Hesaplamasına ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 14.01.2009 tarih ve 2009-1 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Sirküleriyle İlgili Açıklamalarımız.
 

Kaynak Kullanım Destekleme Fonu Hesaplaması Hakkında 2008/14420 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 30 Aralık 2008 Tarihli ve 27096 Sayılı Resmi Gazete'de, 30.12.2008 tarihinden geçerli olmak üzere, yayımlanmıştır. İlgili Karar neticesinde, dövize endeksli ve diğer endeksli kredilerde Kaynak Kullanım Destekleme Fonu (“KKDF”) hesaplamasının borç bakiyesine ilişkin kur farkı üzerinden değil, taksit tutarı içerisindeki anapara üzerinden hesaplanacağına ve hesaplama yapılırken taksit ödeme tarihindeki cari kur ile kredinin kullandırıldığı tarihteki kur arasındaki farkın esas alınacağına ilişkin açıklamalarımıza 30.12.2008 tarih ve 2008/236 sayılı sirkülerimizde yer verilmiştir.

Konu ile ilgili ek olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan 14.01.2009 tarih ve 2009-1 sayılı sirkülerde KKDF kesintilerinin hesaplamasına ilişkin detaylı açıklamalar yer almaktadır.

Sözkonusu açıklamalar sırasıyla aşağıdaki gibi özetlenmiştir:

1. Dövize Endeksili Taksitli Tüketici Kredilerinde Vade Tarihinde Ödeme Yapılması Durumunda Fon Kesintisinin Hesaplanması

1.1. Taksit Tutarı İçindeki Anaparanın Esas Alınması

2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin ilk fıkrasında yer alan hüküm gereği dövize endeksli kredilerde kur farkı üzerinden fon kesintisi hesaplamasında, taksit tutarı içindeki anaparanın esas alınması gerekmektedir.

1.1 Taksit Ödeme Tarihindeki Cari Kur ile Kredinin Kullandırıldığı Tarihteki Kur Arasındaki Farkın Esas Alınması

2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1'inci maddesinin ikinci fıkrasında taksit tutarı içindeki anapara kur farkının hesaplanmasında, taksit ödeme tarihindeki cari kur ile kredinin kullandırıldığı tarihteki kur arasındaki farkın esas alınması gerektiği karara bağlanmıştır. Söz konusu Sirküler ile taksit ödeme tarihinin ilgili taksitin kredi kullanıcısı olan tüketici tarafından ödenmesi gereken tarih diğer bir ifade ile vade tarihi olduğu açıklığa kavuşturulmuştur.

Olumlu bir kur farkı çıkmaması halinde KKDF matrahı oluşmayacak, dolayısıyla taksit tutarı içindeki anaparaya ilişkin fon yükümlülüğü hesaplanmayacak, fon kesintisi sadece faiz tutarı üzerinden hesaplanacaktır.

İlgili Sirkülerde anapara ve faiz ödemelerinin, kredi sözleşmesine uygun şekilde taksit ödeme tarihlerinde (vade tarihlerinde) yapıldığı durumda KKDF kesintisinin 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilen hükümler doğrultusunda nasıl hesaplanması gerektiğine ilişkin aşağıdaki örnek verilmiştir.

Örnek: Bir banka tarafından müşterisine 50.000 ABD Doları karşılığı dövize endeksli taksitli tüketici kredisi kullandırıldığını ve her taksit tutarının 1.000 ABD Doları karşılığı TL olduğunu kabul edelim. Her bir taksit tutarının içinde 100 ABD Doları faiz, 5 ABD Doları Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (“BSMV”) ve dönem faizi üzerinden 15 ABD Doları KKDF'nin yer aldığını varsaydığımızda, aşağıda verilen döviz kurları da dikkate alınarak ilk üç taksit için 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan düzenleme gereğince kur farkı üzerinden fon kesintisinin şöyle hesaplanması gerekmektedir. (KKDF oranı % 15 olarak dikkate alınmıştır.)

Kredi kullandırım tarihindeki kur = 1,40 TL

Birinci taksit ödeme tarihindeki kur = 1,47 TL

İkinci taksit ödeme tarihindeki kur = 1,42 TL

Üçüncü taksit ödeme tarihindeki kur = 1,55 TL

Birinci taksit ödemesi için kur farkı üzerinden KKDF kesintisinin hesaplanması:

Taksit içindeki anapara tutarı = 880 Dolar

Kur farkı = 1,47 - 1, 40 = 0,07 TL

KKDF'ye tabi tutar = 880 x 0,07 = 61,60 TL

KKDF kesintisi = 61,6 x 0,15 = 9,24 TL

İkinci taksit ödemesi için kur farkı üzerinden KKDF kesintisinin hesaplanması:

Taksit içindeki anapara tutarı = 880 Dolar

Kur farkı = 1,42 - 1, 40 = 0,02 TL

KKDF'ye tabi tutar = 880 x 0,02 = 17,60 TL

KKDF kesintisi = 17,6 x 0,15 = 2,64 TL

Üçüncü taksit ödemesi için kur farkı üzerinden KKDF kesintisinin hesaplanması:

Taksit içindeki anapara tutarı = 880 Dolar

Kur farkı = 1,55 - 1,40 = 0,15 TL

KKDF'ye tabi tutar = 880 x 0,15 = 132 TL

KKDF kesintisi = 132 x 0,15 = 19,80 TL

2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına uygun olarak örnekteki üç taksit için kur farkları üzerinden toplam (9,24 + 2,64 + 19,80= ) 31,68 TL fon kesintisi hesaplanması gerekmektedir.

2. Dövize Endeksli Taksitli Kredilerde Vade Tarihinden Önce veya Sonra Ödeme Yapılması Durumunda Fon Kesintisinin Hesaplanması

2.1. Vade Tarihinden Önce Ödeme Yapılması

Vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksidin veya toplam borcun taksit ödeme tarihlerinden önce ödenmesi durumunda; ödeme tutarı içindeki anaparaya ilişkin olarak kredi kullandırım tarihi ile ödeme yapılan tarih arasında oluşan kur farkı ve ödeme tutarı içindeki kredi faizine ilişkin kısmın cari kurdan TL karşılığının toplamı üzerinden, ödeme tarihi itibariyle fon kesintisi hesaplanacaktır.

2.2. Vade Tarihinden Sonra Ödeme Yapılması

Taksit ödeme tarihinde ödeme yapılmayıp temerrüde düşülmesi durumunda, faiz ve taksit tutarı içindeki anaparaya ilişkin olarak, vade tarihi ile fiili ödeme tarihinde aşağıda açıklanan şekilde işlem yapılması gerekmektedir.

2.2.1. Faize İlişkin Olarak Vade ve Fiili Ödeme Tarihinde Yapılacak Hesaplamalar

Taksit Ödeme Vadesinde:

Taksit içerisindeki dönem faizinin vade tarihindeki cari kurdan TL karşılığı üzerinden, vade tarihi itibariyle fon kesintisi hesaplanacaktır.

Taksidin içindeki dönem faiz kısmı için KKDF kesintisi yapılması için ilgili taksidin ödemesinin yapılması beklenmeyecektir.

KKDF dönem faizi üzerinden hesaplandığından, diğer bir deyişle faize ilişkin bir kur farkı hesaplaması yapılmadığından, dönem faizi üzerinden KKDF hesaplanması vade tarihindeki cari kurun kredi kullandırım tarihindeki kurdan büyük olması şartına bağlı değildir.

Fiili Ödeme Tarihinde:

Temerrüde düşülen taksitle ilgili olarak sonradan ödeme yapıldığında ise; fiili ödeme tarihindeki cari kur ile vade tarihindeki kur arasında olumlu fark oluşması durumunda, fiili ödeme tarihi itibariyle dönem faizine ilişkin kur farkı üzerinden de KKDF hesaplanacaktır. Fon kesintisi, fiili ödeme tarihindeki kur ile vade tarihindeki kur arasında oluşan kur farkının ödenen dönem faiziyle çarpımı üzerinden hesaplanacaktır.

Fiili ödeme tarihindeki cari kur, vade tarihindeki kurdan düşükse, ödenen dönem faizi üzerinden fon kesintisi hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

Ayrıca, gecikme nedeni ile dönem faizi dışında tahsil edilen faiz niteliğindeki diğer ödemeler üzerinden de fon kesintisi hesaplanacağı tabiidir.

2.2.2. Taksit Tutarı İçindeki Anaparaya Ait Kur Farkına İlişkin Olarak Vade ve Fiili Ödeme Tarihinde Yapılacak Hesaplamalar

Taksit Ödeme Vadesinde:

Vade tarihindeki cari kur, kredi kullandırım tarihindeki kurun üzerinde ise, ilgili taksit için ödeme yapılması beklenmeden, ödenmesi gereken taksit tutarı içindeki anaparanın kur farkı üzerinden, vade tarihi itibariyle fon kesintisi hesaplanacak; ancak vade tarihindeki cari kur kredi kullandırım tarihindeki kurdan düşükse herhangi bir fon kesintisi hesaplanmayacaktır.

Fiili Ödeme Tarihinde:

Temerrüde düşülen taksitle ilgili olarak sonradan ödeme yapıldığında ise; ödemenin fiilen yapıldığı tarihteki cari kur ile vade tarihindeki kur arasında olumlu fark oluşması durumunda, bu kur farkı ile ödenen taksit tutarı içindeki anaparanın çarpımı üzerinden, fiili ödeme tarihi itibariyle fon kesintisi hesaplanacaktır. Fiili ödeme tarihindeki cari kur, vade tarihindeki kurdan düşükse, ödenen taksit tutarı içindeki anapara üzerinden fon kesintisi hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

Anaparaya ilişkin kur farkı doğmadığı için, vade tarihi itibariyle fon kesintisi hesaplanmamış olsa dahi; fiili ödeme tarihindeki cari kur, kredi kullandırım tarihindeki kurun üzerinde gerçekleşmişse, oluşan bu kur farkı sebebiyle, taksit tutarı içindeki anapara üzerinden fiili ödeme tarihi itibariyle fon kesintisi hesaplanacaktır. Diğer bir ifadeyle, vade tarihinde KKDF kesintisi doğmuyor olduğunda, fiili ödeme tarihi ile kredi kullandırım tarihi arasında olumlu bir fark oluşuyorsa bu olumlu fark için KKDF hesaplanacaktır. Ancak, vade tarihinde KKDF kesintisi doğmuşsa, o zaman fiili ödeme tarihi ile vade tarihi arasındaki kur farkının olumlu veya olumsuz olmasına göre KKDF kesintisi hesaplanacak veya hesaplanmayacaktır.

Diğer taraftan, fiili ödeme tarihindeki cari kur, kredi kullandırım tarihindeki kurdan düşükse, ödenen taksit tutarı içindeki anapara için, fiili ödeme tarihi itibariyle herhangi bir hesaplama yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

3. Dövize Endeksli Kredilere İlişkin Diğer Ödeme Şekillerinde Fon Kesintisinin Hesaplanması

Dövize endeksli kredilerde, kredi sözleşmesi gereğince anapara ve faizle ilgili ödemelerin farklı tarihlerde yapılması mümkündür. Bu durumda, dövize endeksli kredilerle ilgili olarak yapılması gereken işlemler aşağıda açıklanmıştır.

3.1. Kredi Faizi ve Anaparanın Kredi Vadesi Sonunda Bir Defada Ödenmesi

Kredi faizi ve anapara ödemesinin tamamının kredi vadesi sonunda bir defada yapılması halinde; anapara ödemesine ilişkin olarak kredi kullandırım tarihi ve vade sonu arasında oluşacak kur farkı ile kredi faizinin cari kurdan TL karşılığının toplam tutarı üzerinden, vade sonu itibariyle fon kesintisi hesaplanması gerekmektedir.

3.2. Kredi Faizinin Tamamının Kredi Vadesi Sonunda, Anaparanın ise Eşit Taksitler Şeklinde Ödenmesi

Kredi faizine ilişkin ödemenin tamamının kredi vadesi sonunda bir defada, anapara ödemelerinin ise eşit taksitler şeklinde yapılması halinde; anapara ödemelerine ilişkin olarak kredi kullandırım tarihi ve anapara ödemelerinin yapıldığı tarihler arasında oluşacak kur farkları üzerinden her bir taksitin vade tarihi itibariyle, kredi faizinin cari kurdan TL karşılığı üzerinden ise kredi vadesi sonu itibariyle fon kesintisi hesaplanacaktır.

3.3. Kredi Faizinin Taksitler Halinde, Anaparanın Tamamının ise Kredi Vadesi Sonunda Ödenmesi

Kredi faizine ilişkin ödemelerin taksitler halinde, anapara ödemesinin tamamının ise kredi vadesi sonunda bir defada yapılması halinde; dönem faizinin cari kurdan TL karşılığı üzerinden her bir taksitin vade tarihi itibariyle, anapara için kredi kullandırım tarihi ve kredi vade tarihi arasında oluşacak kur farkı üzerinden ise kredi vadesi sonunda fon kesintisi hesaplanması gerekmektedir.

4. 30/12/2008 Tarihi İtibariyle Geri Ödemeleri Devam Eden Dövize Endeksli Taksitli Kredilerde Fon Kesintisinin Hesaplanması

30/12/2008 Tarihi İtibariyle Geri Ödemeleri Devam Eden Dövize Endeksli Taksitli Kredilerde Fon Kesintisinin Hesaplanmasında uygulamanın ne şekilde olacağı konusundaki tereddütler açıklığa kavuşturulmuştur.

Bilindiği üzere, eski uygulamada taksit ödeme tarihlerindeki cari kur ile kredi kullandırım tarihi dahil olmak üzere önceki dönemlerdeki en yüksek kur arasındaki fark esas alınarak, kredi anapara borç bakiyesi üzerinden, KKDF kesintisi hesaplanmaktaydı.

Sözkonusu Sirkülerde yapılan açıklamaya göre, geri ödemesi devam eden bu kredilerin, vadesi 30/12/2008 tarihinden (bu tarih dahil) sonra gelen taksitlere ilişkin fon kesintileri hesaplanırken; her taksit tutarı içindeki anaparanın esas alınması, ayrıca bu hesaplamada taksit ödeme tarihlerindeki (vade tarihlerindeki) cari kur ile 30/12/2008 tarihinden önceki dönemlere ait, üzerinden fon hesaplanmış olan, en yüksek kur arasındaki farkın dikkate alınması gerekmektedir.

Örneğin, 2008 yılının Haziran ayında, kur 1.21 TL iken kullandırılan dövize endeksli bir kredinin Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında yapılan taksit ödemelerinde kurlar sırasıyla; 1.21 TL, 1.15 TL, 1.17 TL, 1.40 TL, 1.56 TL ve 1.55 TL olarak gerçekleşmiş ise; 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yayım tarihinden sonraki dönemlere ilişkin kur farkı hesaplamalarında 1.56 TL'lik kur esas alınacaktır.

Vadesi 30/12/2008 tarihinden önceki bir tarihte sona eren, ancak 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlük tarihinden sonra ödemesi yapılan taksitler hakkında, sözü edilen Karardan önceki hükümlere göre işlem yapılması gerekmektedir.

Örneğin, 20/9/2008 tarihinde 10 ay vadeli olarak kullanılan dövize endeksli taksitli tüketici kredisine ait taksitlerin, kredi sözleşmesi gereğince her ayın 20'sinde ödenmesi gerektiğini, ödeme planına uygun olarak Ekim ve Kasım aylarının 20'sindeki taksitlerin tüketici tarafından vadesinde ödendiğini, ancak Aralık ayına ilişkin taksitin bu ayın 20'sinde ödenmeyip 2/1/2009 tarihinde ödendiğini kabul edelim.

Bu durumda, söz konusu tüketicinin Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait taksitlerinin, ödeme planına göre vade tarihleri 30/12/2008 tarihinden önce sona erdiğinden, bu taksitler hakkında 2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından önceki hükümlerin uygulanması gerekmektedir.

Diğer taraftan, Aralık ayına ait taksitin vadesinde ödenmesi beklenmeksizin, bu taksitin vade tarihi olan 20/12/2008 tarihi itibarıyla anapara borç bakiyesine ilişkin kur farkı üzerinden fon kesintisinin hesaplanmış olması gerekmektedir. Ayrıca, 2/1/2009 tarihi ile 20/12/2008 tarihi arasında olumlu kur farkı oluşmuş ise, taksit tutarı içindeki anaparaya ilişkin olarak Sirkülerin (2.2.2) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde fon kesintisi hesaplanacaktır.

Bununla birlikte, 2009 yılında ödenecek olan, kalan 7 taksit tutarı içindeki anaparalara ilişkin olarak taksit ödeme tarihlerindeki (vade tarihlerindeki) cari kur ile 30/12/2008 tarihinden önceki dönemlere ait, üzerinden fon hesaplanmış olan, en yüksek kur arasındaki farkın dikkate alınması suretiyle fon kesintisi hesaplanacağı tabiidir.

5. Dövize Endeksli Ticari Krediler ile Konut Kredilerinin Durumu

Bilindiği üzere, 26/7/2004 tarihli ve 2004/7633 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 29/07/2004 tarihinden itibaren "Bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan diğer kredilerde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi oranı, % 0 olarak tespit edilmiştir." Bu itibarla, "diğer krediler" için % 0'dan farklı bir oran tespit edilmediği sürece, dövize endeksli ticari krediler üzerinden fon kesintisi hesaplanmayacaktır.

Ayrıca, 12/5/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kararnameye ilişkin Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 3 üncü maddesinin 2 numaralı bendinde "Konut ve yapı tasarrufu kredileri ile gerçek kişilere kendi ihtiyaçları için kullandırılan konut inşaat kredileri" fon kesintisi yapılmayacak işlemler arasında sayılmıştır. Bu sebeple, bu bent kapsamındaki kredilerin dövize endeksli olarak kullandırılması durumunda fon kesintisi hesaplanmaması gerekmektedir.

6. Diğer Hususlar

2008/14420 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2 nci maddesinde, "Bu Kararda düzenleme yapılmayan hususlarda, mülga 12/5/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kararnamenin Kaynak Kullanımını Destekleme Fonuna kesinti yapılmasına ilişkin hükümleri, 20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunur." ifadesi yer almakta olduğundan, TL kredilerde tahakkuk ettirilen faiz tutarı üzerinden, döviz ve altın kredilerinde ise kredinin anapara tutarı ve altın miktarı üzerinden fon kesintisi hesaplanmasına devam edilmesi gerekmektedir.

2009-1 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi Sirküleri

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.