Numara : 101
Tarih : 10.7.2009

VERGİ SİRKÜLERİ
 
NO: 2009/101

KONU: 5917 Sayılı Kanun ile 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunda Yapılan Değişiklikler

10.07.2009 tarih 27284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 Sayılı Kanun’un 44, 45 ve 46 ncı maddeleri ile yapılan düzenlemelere bağlı olarak 5811 Sayılı Kanun’da ortaya çıkan değişiklikler aşağıdaki gibidir.

1-Yurtiçi ve yurtdışı varlıkların bildirim ve beyan süreleri uzatılmaktadır.

5811 Sayılı Kanun, değişiklik öncesi 01.10.2008 tarihi itibariyle sahip olunan varlıkların Kanun'un yayımlandığı 22.11.2008 tarihinden itibaren üçüncü ayın sonuna kadar (02.03.2009 tarihi) beyan ve bildirimini öngörmekte iken yapılan değişiklik sonrasında 01.06.2009 tarihi itibariyle sahip olunan varlıkların 30.09.2009 tarihine kadar bildirim veya beyanına imkan sağlanmaktadır.

2-Kanun kapsamında beyan edilen tutarların mahsubunda beyan edilen tutarlar üzerinden tarh edilen verginin vadesinde ödenmiş olması koşulu getirilmişdir.

Değişiklik öncesinde “Bu kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır.” ibaresi, “ bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır.’’şeklinde değiştirilerek vergisel riske karşı korunmanın sadece bildirim veya beyanda bulunmakla sağlanamayacağı, bildirilen veya beyan edilen tutarlar üzerinden tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla ancak bu güvencenin oluşturulabileceği belirtilmiştir.

3-İncelemelerde indirimi reddedilen KDV’nin, bildirilen veya beyan edilen tutardan mahsup edilebilecek matraha nasıl ulaşılacağı konusunda belirleme yapılmıştır.

‘‘İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki, indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi halinde mahsup edilecek matrah tutarı, %18 KDV oranı dikkate alınarak hesaplanır.” şeklinde getirilen yeni düzenleme ile indirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin matrah tutarının nasıl tespit edileceği açıklığa kavuşturulmaktadır.Böylelikle indirimi reddedilen KDV’ye ilişkin mahsup edilecek matrah tutarının, indirimi reddedilen vergiye esas matrah olduğu, indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi halinde de mahsup edilecek matrah tutarının %18 KDV oranı esas alınarak hesaplanacağı kanun hükmü haline getirilmiştir.

4-Bakanlar Kuruluna; uzatılmış bulunan bildirim ve beyan sürelerini, üç ay kadar uzatma konusunda yetki verilmişdir.

5811 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra (1) numaralı fıkra olarak eklenmiş ve mevcut (1) numaralı fıkra (2) numaralı fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

“(1) Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen bildirim ve beyan sürelerini, izleyen üçüncü ayın sonuna kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

Yapılan yetkilendirme ile yarar görülmesi halinde yeni kanuni düzenlemeye gidilmesine gerek kalmaksızın başvuru süresinin 3 ay daha uzatılması konusunda Bakanlar Kuruluna insiyatif verilmiştir.

5-Tam mükellef gerçek kişi ve kurumların, yurtdışı iştiraklerinin satışından ya da doğrudan bu iştiraklerden sağladıkları kazançlar ile yurtdışında bulunan işyeri veya daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançlara yönelik istisna uygulaması ile yine yurt dışında bulunan işyerleri ve iştiraklerin tasfiyesinden doğan kazançların istisna tutulmasına ilişkin sürelerde uzatıma gidilmiştir.

Kanuna eklenen Geçici 3. madde ile daha önce Geçici 1. maddede düzenlenen yurtdışı kaynaklı kazançlara yönelik istisna 01.05.2009-31.12.2009 tarihleri arasında elde edilen kazançları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Maddede istisnadan yararlanmak için söz konusu kazançların 28.02.2010 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartı da bulunmaktadır.

Yine yapılan düzenleme ile daha önce Geçici 1. maddede yer alan ve tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlarının tasfiyesinden doğan kazançları, 31/10/2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına ilişkin hüküm, bu defa Geçici 3. maddede 31.12.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla 31.12.2009 tarihine kadar elde edilecek tasfiyeden doğan kazançlarını da kapsayacak şekilde genişletilmektedir.

6-5811 Sayılı Kanunun ilk haline göre başvuruda bulunmuş olanların bu kanun hükümlerine göre yapılan bildirim ve beyanlar ile tarhiyat ve mahsuba ilişkin olarak Kanunun değişiklik yapılmadan önceki hükümlerine tabi olacağı ancak bunun için 22.11.2008-02.03.2009 tarihleri arasında yapılmış olan bildirim ve beyanları nedeniyle tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergilerini en geç 30.09.2009 tarihine kadar gecikme zammıyla beraber ödemeleri gerektiği belirtilmektedir.

5811 sayılı kanunda yapılan değişiklik ve süre uzatımı sonucu beyanda bulunacakların inceleme dışı kalma ve diğer incelemeler dolayısıyla tespit edilen matrah farkından mahsup imkanından yararlanabilmesi için haklarında 19.06.2009 tarihinden önce vergi incelemelerine başlanılmamış olması öngörülmektedir.

5811 sayılı kanunda 5917 sayılı kanun ile değişiklik yapılmadan önce düzenlemeden yararlanmak için başvurmuş olanlar ise değişiklik öncesi kanunun yayım tarihi olan 22.11.2008 ile 19.06.2009 tarihi arasında başlanılmış olan incelemelere karşıda bir korunma sağlayabilmekteler ancak bunun için beyan ve bildirimlerine bağlı vergi ve gecikme zamlarını en geç 30.09.2009 tarihine kadar ödenmiş olması gerekiyor.

5811 Sayılı Kanunda 5917 Sayılı kanunla yapılan değişikliklerde göz önüne alındığında uygulamanın özeti:

1-Uygulama kapsamına para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar girmektedir.

2-Yurtdışında bulunan varlıklardan; taşınmazların beyan üzerine kayda alınması, diğerlerinin yurda getirilmesi gerekmekte bu varlıklar için sermayeye ilave şartı bulunmamakla birlikte banka ve aracı kuruma bildirilen veya vergi dairesine beyan edilen rayiç bedeller üzerinden %2 vergi tarh ettirilerek tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

3-Yurt içi varlıklar açısından ise rayiç bedelin %5 oranında bir vergi ödenmesi ve sadece vergi dairelerine beyanı söz konusu olmaktadır.

4-Bilanço esasında defter tutan mükellefler, gerek yurtdışında gerek yurtiçinde bulunan varlıkları için kanuni defterlerinde bir fon hesabı oluşturmak durumundadır.

5-Oluşturulan fon yurtdışı varlıklar için sermayenin cüz’ü olarak sermayeye ilave edilebileceği gibi tasfiyeye kadar başka bir hesaba çekilmemek üzere fon hesabında da tutulabilirken yurtiçi varlıklar dolayısıyla oluşturulan fonun beyan tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde sermayeye ilave edilmesi şarttır.

6-Kanun kapsamında yapılan beyanlar dolayısıyla ödenen vergiler ile kayıtlara alınan varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar gelir ve kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmemekte ancak gelirin elde edilmesi halinde verginin konusuna girmektedir. Bununla birlikte beyan edilen taşınmaz varlıkların amortisman yolu ile giderleştirilmesine izin verilmemektedir.

7-Beyan edilen tutarlar Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve KDV açısından bir korunma sağlarken usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına karşı bir koruma oluşturmamakta,

8-Döviz ve döviz cinsi varlıkların bildirim ve beyan değeri T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınarak Türk Lirası karşılığı olarak beyana ve bildirime konu edilecektir.

9-Türkiye’de ikametgâhı bulunmayanlar, yurt dışında sahip oldukları varlıklar için

- İstanbul’da Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü,

- Ankara’da Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü,

- İzmir’de Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden

herhangi birisine beyannamelerini verebilecekler.

10- Gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler , yurt dışında ve yurtiçinde sahip oldukları varlıklara ilişkin beyannamelerini de elektronik ortamda vermek zorundadırlar.

11-Uygulanmadan yararlanmak isteyenlerin Bakanlar Kurulunun 3 aylık uzatma yetkisini kullanmaması varsayımı altında en geç 30.09.2009 tarihine kadar bildirim ve beyanını yapması ve bu bildirim ve beyanın gerektirdiği vergiyi Ekim ayı sonuna kadar ödemiş olması gerekmektedir.

5917 Sayılı Kanun’a ulaşmak için tıklayınız.

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye.

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.