Numara : 211
Tarih : 17.12.2008

VERGİ SİRKÜLERİ
 
NO: 2008/211
 

Konu: 5811 Sayılı Kanuna İlişkin 1 Seri No.lu Genel Tebliğ İle Yurt Dışında Elde Edilen Kazançlara İstisna Uygulaması Hakkında Açıklamalar

Bilindiği üzere 5811 Sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” un Geçici 1. maddesi, yurt dışında elde edilen bazı kazançlara ilişkin gelir ve kurumlar vergisi istisnası getirmiştir.

Bu düzenleme, ihtiyat saiki ile para talebinin yüksek düzeylere çıktığı finansal kriz dönemlerinde piyasa aktörleri açısından likidite temin kaynaklarının çeşitlendirilmesi, likiditeye kolay ulaşılabilmesi ve likidite temini konusundaki endişelerin giderilmesine yönelik olarak yapılmıştır.

Geçici 1.maddeye göre, tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri;

- İştirak kazançları,

- Bu kurumların iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,

- Yurt dışında bulunan iş yeri veya daimi temsilcisi aracılığı ile elde ettikleri ticari kazançları, 31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olmaları,

- Yine tam mükelleflerin, kanuni ve iş merkezleri Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden elde ettikleri kazançlarının da 31.10.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olmaları

kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.

Bu istisna uygulamasına ilişkin açıklamalar; 06.12.2008 tarih ve 27076 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1 Seri No.lu “5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Genel Tebliğ” in 7.maddesinde yapılmıştır.

Tebliğ ile açıklanan konular aşağıdaki gibidir.

1. İstisna uygulamasından yararlanacak olanlar

2. İstisna kapsamında bulunan yurt dışı kazançlar

3. İstisna uygulaması şartları

4. İstisna uygulamasına konu yurt dışı kazançların beyanı

5. İstisnadan yararlanmayacak olan yurt dışı kazançları

Yukarıda belirtilen konularda tebliğin açıklamaları aşağıdaki gibidir.


1. İstisna Uygulamasından Yararlanacak Olanlar

İstisna uygulamasından 5811 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde belirtilen kazançlarını Türkiye’ye transfer etmeleri şartıyla;

- Türkiye’de tam mükellef olarak vergilendirilen gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri

- Serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükellefler

yararlanacaktır.

2. İstisna Kapsamında Bulunan Yurt Dışı Kazançlar

İstisna Kazanç Türü

Elde Edilme Tarihi

1

Kanuni iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar

30.04.2009 tarihine kadar elde edilenler

2

Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları

30.04.2009 tarihine kadar elde edilenler

3

Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilci aracılığı ile elde edilen ticari kazançlar

30.04.2009 tarihine kadar elde edilenler

4

Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançlar

31.10.2009 (Bu tarih dahil) tarihine kadar elde edilenler

3. İstisna Uygulaması Şartları

Madde kapsamına giren ve yurt dışından elde edilen kazançlara ilişkin istisna uygulamasından yararlanılabilmesi için; aşağıdaki tarihlere kadar söz konusu kazançların Türkiye’ye getirilmesi şarttır. Buna göre; 22.11.2008 tarihinden itibaren

- Yurt dışı iştirak kazancı ile yurt dışı iştirak hissesi satış kazancının ya da yurt dışı şube kazancının 31/05/2009 tarihine kadar

- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazancın ise 31/10/2009 tarihine kadar,

- Türkiye’ye transfer edilmiş olması gerekmektedir.

Bu kazançların ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye getirildiği, mükelleflerce kanaat verici belgelerle ispat edilecektir.

4. İstisna Uygulamasına Konu Yurt Dışı Kazançların Beyanı

31.12.2008 Tarihine Kadar Elde Edilen ve 31.05.2009 Tarihine Kadar Türkiye’ye Transfer Edilen Kazançlar

Kanunun yürürlüğe girdiği (22.11.2008) tarihinden itibaren 31.12.2008 tarihine kadar elde edilen ve 31/5/2009 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilen yurt dışı iştirak kazançları ve yurt dışı iştirak

hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar 2008 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle vergiden istisna edilebilecektir.

Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen şube kazançları takvim yılının son günü itibarıyla kesin olarak tespit edileceğinden, sadece 2008 yılına ilişkin olarak elde edilen bu türden kazançlar 2008 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi beyanına konu edilmiş olsa dahi, 31.05.2009 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmek şartıyla, 2008 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

01.01.2009 Tarihinden 30.04.2009 Tarihine Kadar Elde Edilen Kazançlar

01.01.2009 tarihinden itibaren, 30.04.2009 (bu tarih dahil) tarihine kadar elde edilen ve 31.05.2009 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilen yurt dışı iştirak kazançları ve yurt dışı iştirak hissesi satış kazançları 2009 yılı için verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde beyan edilerek istisnaya konu edilebilecektir.

22.11.2008 Tarihinden Sonra Gerçekleşen ve 31.10.2009 Tarihine Kadar Türkiye’ye Transfer Edilen Yurt Dışı Tasfiye Kazançları

Aynı şekilde kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumların, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (22.11.2008) sonra gerçekleşen tasfiyelerinden doğan ve 31.10.2009 (bu tarih dahil) tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilen kazançları da ilgili olduğu dönemler itibarıyla yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

5. İstisnadan Yararlanmayacak Olan Yurt Dışı Kazançları

Kanunun yürürlüğe girdiği 22.11.2008 tarihinden önce elde edildiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen ve beyan dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce elde edilen yurt dışı tasfiye kazançları ile ilgili olarak bu istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu kazançların Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hükümden yararlanarak Türkiye'ye getirilme imkanı bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile %2 vergi ödemek suretiyle Türkiye’ye getirilerek kayıtlara intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.

5811 Sayılı Kanuna ulaşmak için tıklayınız.

5811 Sayılı Kanuna ilişkin 1 Seri No.lu Genel Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.