Numara : 199
Tarih : 25.11.2008

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2008/199

KONU: “Varlık Barışı” Olarak Anılan 5811 Sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” Resmi Gazete’de Yayınlandı.

22 Kasım 2008 tarih ve 27062 Sayılı Resmi Gazete’de 5811 Sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” yayınlanarak 22.11.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

1. Tasarısını, 2008/178 Sayılı sirkülerimiz ile duyurduğumuz 5811 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler ile tasarıdan farkı özet olarak aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

- 01.10.2008 tarihi itibarıyle kişi ve kurumların sahip oldukları, para, döviz, altın, menkul kıymet, diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlardan,

· Yurt dışında bulunanların, beyan edilen YTL rayiç değerleri üzerinden % 2,

· Türkiye’de bulunan varlıkların ise beyan edilen YTL rayiç değeri üzerinden % 5,

oranında vergi ödenmesi ve kanundaki diğer şartlara uyulması halinde, beyan edilen yukarıdaki varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiç bir surette vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu suretle;

· Varlıkların Milli ekonomiye kazandırılması,

· Yurt içindeki işletmlerin öz kaynakları içinde yer almayan yukarıda sayılan varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle, işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi,

amaçlanmıştır.

- Diğer nedenlerle, 22.11.2008 tarihinden sonra başlayan, 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu bulunacak Gelir, Kurumlar ve Katma Değer Vergisi Matrah farklarından, 5811 Sayılı Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılacaktır.

- Kanun’un Geçici 1. maddesinde tam mükellefiyete tabi kişi ve kurumların 30.04.2009 tarihine kadar elde ettikleri aşağıda belirtilen kazançları, 31.05.2009 tarihine kadar (Tasfiyeden doğan kazançlar 31.10.2009 tarihine kadar) Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, Gelir ve Kurumlar vergilerinden müstesna kılınmıştır.

· Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilşikin İştirak Hisselerinin Satış Kazançları

· Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen İştirak Kazançları,

· Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilciler aracılığı ile elde edilen Ticari Kazançlar,

· Tam mükellef gerçek kişi ve kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların Tasfiyesinden Doğan Kazançları,

Gelir ve Kurumlar Vergisinden istisna edilmiştir.

- Kanun’un Geçici 2. maddesi ile Bakanlar Kuruluna, Bankacılık Kanunu kapsamında sigortaya tabi olacak tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının sigorta işlemleri hakkında 2 yıl süre ile yetki verilmiştir.

- 5811 Sayılı Kanun’la, tasarısından farklı olarak;

· Türkiye’de bulunan varlıkların beyanı üzerinden alınacak vergi oranı %10’dan %5’e düşülmüştür.

· Kanun Tasarısında yer alan “Yurt dışındaki varlıkların beyanı nedeniyle gerçek kişiler ile

tüzel kişilerin kanuni temsilcileri hakkında kanun kapsamındaki beyanları ile sınırlı olarak;

- 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun,

- 2499 sayılı sermaye Piyasası Kanunu (47.maddenin (A) fıkrası hariç),

- 4458 sayılı Gümrük Kanunu,

- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu,

- 213 sayılı vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen suçlar veya kabahatler,

- Yukarıdaki suçlardan kaynaklanan mal varlığı değerleriyle ilgili olarak 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun 282.maddesinde gösterilen suçlar

yönünden soruşturma veya kovuşturma yapılmayacak ve idari para cezası uygulanmayacağı” yönündeki hüküm 5811 Sayılı Kanun’da yer almamaktadır.

TBMM Genel Kurulu’nda Kanun metninden çıkarılan yukarıdaki hüküm nedeniyle 5811 Sayılı Kanun’dan yararlananlar hakkında, yukarıda sayılan kanunlar çerçevesinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mümkün bulunmaktdır.

2. 5811 Sayılı Kanun’la Bazı Varlıkların Kayda Alınarak Beyanı ve Milli Ekonomiye Kazandırılması İle İlgili Düzenlemeler

2.1. Amaç ve Kapsam

Kanun’un 1.maddesinde amaç;

- Gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların milli ekonomiye kazandırılması,

- Yurt içinde bulunan ancak işletmelerin öz kaynakları içinde yer almayan yukarıdaki varlıkların sermaye olarak konulması suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi, olarak tanımlanmış,

- Kapsamı ise, yukarıda sayılan varlıkların yurda getirilmesi veya beyan üzerine kayda alınmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi,

olarak tarif edilmiştir.

2.2. Tanımlar

5811 Sayılı Kanun’un 2.maddesinde banka, aracı kurum ile kanaat verici belgelerin tanımları yapılmıştır. Kanaat verici belgeler aşağıdaki şekilde sayılmıştır.

- Devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller,

- Banka, banker, aracı kurum ve benzeri mali kurumların kayıt ve belgeleri

- PTT idaresi, kayıt ve belgeleri,

- Noter kayıt ve belgeleri,

- VUK’nunda yer alan belgeler ve muadili belgeler,

- Bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlarından alınarak, Türk elçilik ve konsosloslukları veya Türk menfaatini koruyan aynı nitelikteki temsicilikleri tarafından tasdik edilen belgeler,

olarak ifade edilmiştir.

2.3. Uygulama Esasları

5811 Sayılı Kanun’un 3.maddesinde uygulama esasları açıklanmıştır. Kanuna göre aşağıdaki şartlarla yurt dışı ve yurt içi varlıkların beyanı ve kayda alınması halinde vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

- Yurt Dışında Bulunan Varlıklar İçin Aranan Şartlar

Gerçek ve tüzel kişilerce 01.10.2008 tarihi itibarıyle sahip olunan ve yurt dışında bulunan

· Para, Altın, Döviz, Menkul Kıymet, Diğer Sermaye piyasası araçları,

· Taşınmazların (varlıkları kanaat verici belge ile ispat edilen),

· 28 Şubat 2009 tarihine kadar (YTL) rayic bedelle banka veya aracı kuruma ya da vergi dairesine bildirilerek rayiç değerleri üzerinden % 2 oranında hesaplanacak verginin, bildirimi izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi,

· Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyle kayda alınarak, bilanço usulüne göre defter tutanlarca pasifte Özel Fon Hesabı açılması, (Bu fon sermayenin cüzü addolunur ve işletmenin tasfiyesi halinde vergilenmez)

· Özel fon hesabının sermaye ilave dışında başka amaçla kullanılmaması,

· Yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilen varlıkların, bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi, şartları ile 01.01.2008 tarihinden önceki dönemler için bu kişi ve kurumlar hakkında vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.


Bildirim banka veya aracı kuruma yapılmış ise, banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar sorumlu sıfatı ile bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan ederek aynı süre içinde öderler.

- Türkiye’de Bulunan Varlıklar İçin Aranan Şartlar

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan Türkiye’de bulunan ancak 01.10.2008 tarihi itibarıyle kanuni defter kayıtlarında işletmenin öz kaynakları arasında yer almayan yukarıda sayılan kıymetlerin (para, altın, döviz, menkul kıymet, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazları)

· 28 Şubat 2009 tarihine kadar (YTL) rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilmesi ve varlık değerleri üzerinden % 5 oranında hesaplanan verginin tarhiyatı izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi,

· Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, kanuni defterlerine taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplarına yatırmak suretiyle kaydetmeleri ve pasifte Özel Fon hesabı açmaları, (Bu fon sermayenin cüzü addolunur)

· Özel Fon Hesabının beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayeye ilave edilmesi ,

· Serbest meslek kazanç sahipleri ile İşletme Defteri tutanların söz konusu kıymetleri ayrıca defterlerinde göstermeleri şartları ile vergi incelemesine muahatap olunmaksızın kayıt altına alınmış olmaları sağlanacaktır.

· Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmazlar

· Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri, taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları banka ve aracı kurumlardaki hesaplarına yatırırlar. Bunlar için ayrıca diğer şartlar aranmaz.

Yurt Dışı ve Yurt İçi Varlıların Kayıtlara Alınmasının Sonuçları

- Yukarıdaki şartlarla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiç bir surette vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.

- Ancak diğer nedenlerle 22.11.2008 (Kanunun yürürlük tarihi) tarihinden sonra başlayan 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu, gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, 5811 Sayılı Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılacaktır.

- Ödenen % 2 ile % 5 oranındaki vergi hiç bir surette gider yazılamaz ve hiç bir vergiden mahsup edilemez.

- Beyan edilen varlıklar ile ilgili olarak VUK hükümlerine göre amortisman ayrılamaz, bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilemez.


Bazı Şartların Gerçekleşmemesinin Sonuçları

5811 Sayılı Kanun’un 3.maddesi (7) fıkrası hükmüne göre, yurt dışı varlıkların bildirildiği ve beyan edildiği halde,

- 01.10.2008 tarihi itibarıyle yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile ispat edilemeyen,

- Bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen,

- Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısı ile

- Veya Türkiye’de öz kaynaklar arasında yer almayan kıymetlerin beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına göre defter tutmayan mükelleflerce söz konusu varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara yatırılmaması,

- Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce 6 ay içinde sermaye arttırımında bulunulmaması, hallerinde vergi incelemesi yapılmaması (vergi inceleme bağışıklığı) hükmünden yararlanılmaz.

2.4. Yurt Dışı Kazanç İstisnası

Kanunun Geçici 1.maddesi ile düzenlenmiş olup Tam Mükellefiyete tabi gerçek kişi ve kurumların;

- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,

- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,

- Yurt dışında bulunan iş yeri veya daimi temsilci aracılığı ile elde edilen ticari kazançları,

31.05.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla (30.04.2009 tarihine kadar elde edilen kazançlar dahil)

- Tam mükellefiyete tabi gerçek kişi ve kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları ise, 31.10.2009 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olmaları şartıyla

Gelir ve Kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.

Bu hüküm ile 5520 Saylı Kanunda yer alan İştirak Kazançları İstisnasının şartları aranmaksızın uygulanması suretiyle varlıkların Milli Ekonomiye kazandırılması sağlanacaktır.

5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna ulaşmak için tıklayınız.


Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.