Numara : 195
Tarih : 21.11.2008

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2008/195

Konu: 3 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Yayınlanarak, 5766 Sayılı Kanun İle Yapılan Değişiklikler Çerçevesinde 1 No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde Yapılan Düzenlemeler Açıklanmıştır.
 
06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 5766 Sayılı “Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler 12.06.2008 tarih ve 2008/85 Sayılı sirkülerimiz ile bilgilerinize sunulmuştur.

Bu defa, Maliye Bakanlığınca 3 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği yayınlanarak 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde özet olarak aşağıdaki değişikler yapılmıştır.

1. Gayrimenkul ve iştirak hisseleri satış kazancının özel fon hesabına alınması işleminin satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği

tarihe kadar yapılması gerekmekte olup bu istisna beyanname üzerinde gösterilmek suretiyle uygulanabilecektir. İstisnadan, geçici vergi dönemleri itibariyle de yararlanılabilecektir.

2. Ar-Ge harcamalarında; başvuru tarihinin içinde bulunduğu geçici vergilendirme döneminin başlangıcından itibaren Ar-Ge indiriminden yararlanılabilecektir. Ar-Ge projesi bittikten sonra yapılan başvurular ilgili makamlarca değerlendirmeye alınmayacaktır.

TÜBİTAK tarafından incelenerek desteklenmesi uygun bulunmuş olan mükelleflerin, TÜBİTAK’tan alınacak destek karar yazısını YMM raporlarına eklemeleri halinde, ayrıca inceleme yapılması için Gelir İdaresi Başkanlığına müracaat etmelerine gerek bulunmadığı açıklanmıştır.

3. Kanunen yasaklanmış fiiler nedeniyle katlanılan giderlerin kurum kazancından indirilmeyeceği, dolayısı ile Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanan rüşvet ve rüşvetle ilgili her türlü giderin, vergiye tabi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmayacağı açıklanmıştır.

4. Gelir Vergisi Kanunu’na 5766 Sayılı Kanun ile eklenen Geçici 74. madde çerçevesinde İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansına kurumlar vergisi mükelleflerince makbuz karşılığı yapılan her türlü ayni ve nakdi bağış ve yardım ile sponsorluk harcamalarının tamamı, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek suretiyle kurum kazancından indirilebilecektir.

5. 2008/85 Sayılı sirkülerimizle duyurulan 5766 Sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikler ile ilgili olarak 1 No.lu KV Genel Tebliğinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

5.1. Sigorta şirketlerinde, deprem hasar karşılığı kaldırılarak deprem teminatı için dengeleme karşılığı adı altında karşılığın kurum kazancından indirimine imkan sağlanmıştır.

5.2. Transfer Fiyatlandırması yolu ile örtülü kazanç dağıtımı, hazine zararı doğması şartına bağlanmıştır. Hazine zararı her türlü vergi toplamı üzerinden hesaplanacaktır.

5.3. Dar mükellef kurumların, yıllara sari inşaat işleri nedeniyle hakediş ödemeleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılan kazançlarını, kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri gerekmektedir.

5.4. 01.01.2008 – 31.12.2015 döneminde uygulanmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 2. madde hükmüne göre dernek ve vakıflar, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı mesleki ve teknik okullar ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının iktisadi işletme oluşturmayan faaliyet ve gelirleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.

3 No.lu Genel Tebliğ ile değiştirilen ve ilave paragraflar eklenen 1 No.lu KV Genel Tebliğ düzenlemeleri aşağıdaki gibidir.

1. Taşınmaz ve İştirak Hisseleri Satış Kazancı

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5 (e) maddesinde yer alan taşınmazlar, İştirak Hisseleri ile Kurucu Senetleri, İntifa Senetleri ve Rüçhan Hakkı Satış Kazancı İstisnası uygulaması ile ilgili olarak, 1 No.lu K.V Genel Tebliği’nin “5.6.2.3.2 satış kazancının fon hesabında tutulması” başlıklı bölümün ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu değerlerin satışından elde edilecek kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar söz konusu fon hesabında tutulması gerekmektedir. Bu çerçevede, fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, istisnadan yararlanacak olan kazanç tutarı, satışın yapıldığı dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnadan yararlanılabilecektir. Anılan istisnadan geçici vergi dönemleri itibarıyla da yararlanılması mümkün olup belirtilen süre zarfında söz konusu kazancın fon hesabına alınmaması durumunda, kurumlar vergisi beyannamesinde istisnadan yararlanılabilmesi mümkün olmadığı gibi geçici vergi dönemleri itibarıyla yararlanılan istisna nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergilerden kaynaklanan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin ayrıca aranacağı tabiidir.

Fon hesabına alınan kazanç tutarının mükelleflerce sermayeye ilavesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilave dışında, beş yıl içinde başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde, istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.”

2. Sigorta Şirketlerince İndirilecek Karşılıklar

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin indirilecek giderler ile ilgili “8.6.4 Deprem Hasar Karşılıkları” başlıklı bölümü başlığı ile birlikte değiştirilerek “Dengeleme Karşılığı” adı altında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.”

“8.6.4. Dengeleme karşılığı

3/6/2007 tarihli ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra sigorta şirketlerince deprem hasar karşılıkları adı altında karşılık ayrılmamakta olup anılan Kanunla sigorta ve reasürans şirketlerince “Dengeleme karşılığı” adı altında yeni bir karşılık ayrılabilmesine imkan sağlanmaktadır.

5766 Sayılı Kanun’un 20. maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde yapılan değişiklikle, deprem hasar karşılığı kaldırılarak sigorta ve reasürans şirketlerince dengeleme karşılığı adı altında ayrılan karşılıkların kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilmesine imkan sağlanmış bulunmaktadır.

Buna göre, 1/1/2008 tarihinden itibaren uygulanmak üzere takip eden hesap dönemlerinde meydana gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve katastrofik riskleri karşılamak üzere sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı için hesaplanan dengeleme karşılıklarının sigorta ve reasürans şirketlerince gider olarak dikkate alınabilmesi mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, 5684 Sayılı Kanun uyarınca ayrılan devam eden riskler karşılığı ve ikramiyeler ve indirimler karşılığının sigorta şirketlerince kurum kazancının tespitinde gider olarak indirimi mümkün bulunmamaktadır.”

Deprem Hasar Karşılıkları İle İlgili Olarak Tebliğ Metninden Çıkarılan Cümleler

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin “8.6.5 Ayrılan sigorta teknik karşılıklarının ertesi bilanço döneminde aynen kara nakledilmesi” başlıklı bölümünün ikinci ve üçüncü cümleleri deprem hasar karşılıkları ile ilgili olup tebliğ metninden çıkarılmıştır.

Tebliğden çıkarılan cümleler aşağıdaki gibidir.

“Sigorta ve reasürans şirketlerinin, deprem ve hasar karşılıklarını da ilgili mevzuat gereği 15 yıl süreyle karşılık hesaplarında tutmaları gerekeceğinden, ayrılan karşılıkları ertesi dönemin başında beyannamede gösterilmek suretiyle mali kara eklemeleri gerekmektedir. Dönem sonunda hesaplanan ilgili döneme ait deprem hasar karşılığı ise gider olarak dikkate alınacaktır.”

3. Ar-Ge İndirimi İle İlgili Olarak İstenecek Belgeler

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin “10.2.9.2.1. Ar-Ge projesi ile ilgili olarak istenecek belgeler” başlıklı bölümünün birinci ve dördüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ar-Ge indiriminin uygulanmaya başlanacağı döneme ait geçici vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar Ar-Ge faaliyetiyle ilgili olarak Ek-1’de yer alan formata uygun olarak hazırlanacak rapor, bir yazı ekinde iki nüsha olarak Gelir İdaresi Başkanlığına elden veya posta yoluyla gönderilecektir. Ancak, bu süre içinde başvurusu yapılmayan projeler ile ilgili olarak, çalışmalara

başlanıp harcama yapılmakla birlikte projenin herhangi bir aşamasında başvuruda bulunulması ve uygun bulunması halinde, başvuru tarihinin içinde bulunduğu geçici vergilendirme döneminin başlangıcından itibaren yapılan Ar-Ge harcamaları Ar-Ge indiriminden yararlanabilecek, Ar-Ge projesi bittikten sonra yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.”

“Para–Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararlarına istinaden uygulanan Ar-Ge yardımına ilişkin mevzuat çerçevesinde TÜBİTAK tarafından daha önce incelemesi yapılmış olan projelerle ilgili olarak yeniden inceleme yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu kapsamda TÜBİTAK tarafından incelenerek desteklenmesi uygun bulunmuş Ar-Ge projesi bulunan mükelleflerin bu projeler hakkında ayrıca bir inceleme yapılması için Gelir İdaresi Başkanlığına müracaat etmelerine gerek olmayıp, desteklenmesi uygun bulunmuş projelere ilişkin Ar-Ge değerlendirme raporları veya TÜBİTAK’dan alınan destek karar yazısının bir örneğinin YMM tasdik raporuna eklenmesi yeterli olacaktır.”

4. Kanunen Yasaklanmış Filler Nedeniyle Kabul Edilmeyen İndirimler

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin “11.Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı bölümünün sonuna aşağıdaki alt bölüm eklenerek kanunen yasaklanmış fillere ilişkin giderlerin kurum kazancından indirilmeyeceği açıklanmıştır.

“11.12. Kanunen yasaklanmış fiiller nedeniyle katlanılan giderler

Kanunen yasaklanmış fiiller nedeniyle katlanılan giderler ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili giderler niteliğinde olmadığından, bu giderlerin gelir ve kurum kazancından indirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, rüşvet verme fiili Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinde suç olarak tanımlandığından, rüşvet ve rüşvet ile ilgili her türlü gider, vergiye tabi ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmayacaktır.”

5. Transfer Fiyatlandırması Yolu İle Örtülü Kazanç Dağıtımında Hazine Zararı

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin “13. Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” başlıklı bölümün sonuna aşağıdaki alt bölüm eklenmiştir.

“13.4. Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında hazine zararı

5766 Sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” konusunu düzenleyen 13. maddesine aşağıdaki yedinci fıkra eklenmiş ve mevcut yedinci fıkra sekizinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

(7) Tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtıldığının kabulü Hazine zararının doğması şartına bağlıdır. Hazine zararından kasıt, emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesidir.”

Ancak, Hazine zararına ilişkin açıklama yeterli bulunmamıştır.

6. Dar Mükellef Kurumların Beyan Edecekleri Gelirler

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin Dar Mükellef Kurumlar ile ilgili “30.6. Bu madde kapsamında yapılacak vergi kesintisine ilişkin beyannameye dahil edilmesi zorunlu kazançlar ile beyannameye

dahil edilmesi ihtiyari olan kazançlar” başlıklı bölümün ikinci ve üçüncü paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kanun’un 30. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, ticari ve zirai kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla alınan kazanç ve iratlar için Kanun’un 24 veya 26. maddelerine göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz konusu kazanç ve iratların dahil edilmesi ihtiyaridir.

Ancak, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (5), (7) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile fonların katılma belgelerinden ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur. Aynı şekilde dar mükellefiyete tabi kurumlar, hak ediş ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılan birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerinden elde ettikleri kazançlarını kurumlar vergisi beyannameleri ile beyan etmeleri gerekmektedir.”

Dar mükellef kurumlarca elde edilen ticari ve zirai kazançlar dışında KVK’nun 30. maddesine göre vergisi kesinti yolu ile alınan kazanç ve iratların (aşağıda sayılanlar hariç) beyannameye dahil edilmesi ihtiyaridir

Dar mükelleflere ait aşağıda sayılan gelirlerin stopaj yolu ile vergilendirilseler dahi verilecek beyannameye dahil edilmesi zorunlu kılınmıştır.

- Her nevi tahvil ve Hazine Bonosu faizleri, Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler,

- Mevduat faizleri,

- Repo gelirleri,

- Fonların katılma belgelerinden elde edilen kar payı,

- Yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kar payı, gelirlerinin verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.

Aynı şekilde ticari ve zirai kazançlarını beyan etmek zorunda olan dar mükellef kurumların ticari kazanç olan yıllara sari inşaat işini de beyan ederek hak edişleri üzerinden kesilen stopajları beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup etmeleri gerekmektedir.

7. İktisadi İşletme Oluşturmayacak Faaliyetler Hakkında Açıklamalar

7.1. Dernek ve Vakıfların İktisadi İşletme Oluşturmayacak Faaliyetleri

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin “36 Geçici Hükümler” başlıklı bölümünün sonuna (36.4) alt bölümü eklenerek dernek ve vakıf faaliyetleri hakkında aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

“36.4. Kurumlar Vergisi Kanunu’na 5766 Sayılı Kanun’la eklenen geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendiyle, 1/1/2008 - 31/12/2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere, dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67. maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar dolayısıyla iktisadi işletme oluşmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu düzenleme ile dernek veya vakıflar ile vergi uygulamalarında dernek veya vakıf olarak değerlendirilen kurum ve kuruluşların elde ettikleri gelirlerin münhasıran Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67. maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş;

- Taşınmaz kira gelirlerinden,

- Menkul kıymet alım satım gelirlerinden,

- Menkul kıymetlerin elde tutulması ile itfasından elde edilen gelirlerden

ibaret olması halinde, elde edilen bu gelirler dolayısıyla, 1/1/2008 - 31/12/2015 tarihleri arasında dernek veya vakfa bağlı iktisadi işletme oluşmayacağından, bu süre zarfında anılan gelirler nedeniyle dernek veya vakıf adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmeyecektir. Söz konusu vergi kesintileri dernek veya vakıflar açısından nihai vergileme niteliğinde olacaktır.

Diğer taraftan, dernek veya vakıf bünyesinde yukarıda belirtilen gelirler dışında iktisadi işletme oluşması halinde, bu iktisadi işletmenin aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazların kiralanması sonucu elde edilen taşınmaz kira gelirlerinin ya da bu iktisadi işletmenin aktifinde kayıtlı bulunan menkul kıymetlerin alım satımından, elde tutulmasından veya itfasından elde edilen gelirlerin (kesinti suretiyle vergilenmiş olup olmadığına bakılmaksızın), bahse konu iktisadi işletmeye ait kazanca dahil edilerek kurumlar vergisine tabi tutulacağı tabiidir.”

7.2. Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki Ve Teknik Okulların Atölyeleleri İle Anaokulu, Kreş, Çıraklık Ve Halk Eğitim Merkezlerindeki Uygulama Birimlerinin Döner Sermayeleri İktisadi İşletme Oluşturmayacaktır (01.01.2008 – 31.12.2015 Döneminde)

1 No.lu KV Genel Tebliği’nin “36. Geçici Hükümleri bölümüne (36.5) alt bölümü eklenerek aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

“36.5. Kurumlar Vergisi Kanunu’na 5766 Sayılı Kanun’la eklenen geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (b) bendiyle, 1/1/2008 - 31/12/2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri gelirler dolayısıyla iktisadi işletme oluşmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olup örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölyeler, otelcilik ve turizm meslek liselerindeki uygulama otelleri gibi birimler, kız teknik okullarındaki atölyeler, anaokulu ve kreş gibi uygulama birimleri, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimleri ve bu birimlere bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri gelirleri nedeniyle 1/1/2008 tarihinden itibaren 31/12/2015 tarihine kadar iktisadi işletme oluşmayacak, bunlar adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmeyecektir.

Bu Tebliğin (4.1.1) ve (4.1.2) bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde tesis edilmiş olan mükellefiyetlerin, 1/1/2008 tarihinden itibaren muafiyet kapsamına alınması nedeniyle terkin edilmesi gerekecektir.”

Yukarıdaki açıklamanın son paragrafına göre 1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin 4.1.1 ayrımında açıklanan “Okul Atölyeleri” ile 4.1.2 ayrımında açıklanan “Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri uygulama Atölyeleri” 01.01.2008 tarihinden itibaren muafiyet kapsamına alınmaları nedeniyle daha önce tesis edilmiş olan vergi mükellefiyetlerinin terkin edilmesi gerekmektedir.


7.3. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının Görevleri İle İlgili Faaliyetleri İktisadi İşletme Oluşturmayacaktır

1 No.lu KV. Genel Tebliği’nin “36 Geçici Hükümler” bölümüne 36.6 alt bölümü eklenerek aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

“36.6. Kurumlar Vergisi Kanunu’na 5766 Sayılı Kanun’la eklenen geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendiyle, 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun’la İstanbul'u 2010 yılına Avrupa kültür başkenti olarak hazırlamak, 2010 yılında yapılacak etkinlikleri planlamak ve yönetmek, kamu ve sivil kurum ve kuruluşların bu amaçla yapacakları çalışmalarda koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerinden, 5706 sayılı Kanun’un 12. maddesi kapsamında elde ettiği gelirleri nedeniyle iktisadi işletme oluşmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca, Ajansın anılan gelirleri nedeniyle kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmeyecektir.”

- 3 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğine ulaşmak için tıklayınız.

- 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğine ulaşmak için tıklayınız.

- 2008/85 Sayılı sirkülerimize ulaşmak için tıklayınız.

Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.