Numara : 171
Tarih : 23.10.2008

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2008/171

 
KONU: Sosyal Güvenlik Prim Borçlarının KDV İade Alacağından Mahsup Edilmesi Suretiyle Ödenmesi Hakkında Tebliğ Yayınlandı.
 

22.10.2008 tarih ve 27032 sayılı Resmi Gazete’de Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı’nca “Sosyal Güvenlik Prim Borçlarının KDV İade Alacağından Mahsup Edilmesi Suretiyle Ödenmesi Hakkında Tebliğ” yayınlanmıştır.
 
1.  SSK Tebliği’ne Göre Katma Değer Vergisi Alacağının Mahsubu Yapılabilecek Borçlar
 
KDV iade hakkı sahibi işverenler, 5510 sayılı kanunun 88. maddesinin 13 üncü fıkrasına göre KDV iadesi alacağını;
 
-    Kendisinin SSK Prim Borcuna,
-    Mal ve hizmet satın aldığı veya
-    İştirak veya ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin SSK prim borçlarına,
 
mahsubunu talep edebilecektir.
 
2.  KDV İade Alacağının Mahsubunu Talep Edecek Olanlar
 
KDV iadesinin SSK Prim borçlarına mahsubunu talep edebilecek olanlar, 5510 sayılı kanunun 4. maddesi (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenlerdir.
  
Tebliğde, uygulamadan faydalanacak işverenler, iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü gibi konularda herhangi bir ayrıma tabi tutulmamıştır.
  
3.   Mahsuben Ödeme Süresi (Kanuni Vade Tarihinden İtibaren 15 gün)
 
İşverenlerin, mahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan cari aylara ilişkin prim borçlarının KDV iade alacağından mahsubu suretiyle ödeme süresi, prim ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen 15 gündür.
 
Dolayısıyla, prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, primin, en geç ödenmesi gereken yasal süre; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenlerden; sigortalılara ait ücretleri her ayın 1’i ila sonu arasına ilişkin olarak ödeyen özel sektör işverenleri yönünden, primin ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonu (vade) yerine, vadeyi izleyen onbeşinci, sigortalılara ait ücretlerin her ayın 15’inden, ertesi ayın 14’üne kadarki döneme ilişkin olarak ödendiği resmi sektör işverenleri yönünden ise, primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, vadeyi takip eden onbeşinci gün olacaktır.
 
Örnek 1:  Ücretlerin her ayın 1’i ila sonu arasında geçen süreye ilişkin ödendiği özel sektöre ait bir işyerinde çalıştırılan sigortalılara ilişkin bulunan 2008/Kasım ayına ait prim borcunun, katma değer vergisi (KDV) iadesi alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi halinde, (KDV iadesi alacağından mahsup talep edilmemiş olması durumunda prim borcu en geç ait olduğu 2008/Kasım ayını takip eden 2008/Aralık ayı sonuna, diğer bir ifadeyle 31/12/2008 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte iken, prim borcunun KDV iadesi alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin talep edilmiş olması nedeniyle)  söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının, ilgili vergi dairesince 15/1/2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) Sosyal Güvenlik Kurumuna (Kuruma) aktarılması halinde, bahse konu aya ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir. Onbeşinci günün resmi tatile rastlaması ve bu nedenle prim borçlarının onbeşinci günü takip eden ilk iş günü içinde mahsup edilmesi halinde de yine primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir. (Kamu sektöründe ise, ödeme süresi ertesi ayın 14’ü olması nedeniyle en fazla ayın 29’una kadar mahsup yapılmalıdır.)
 
4.   Primlerin, Mahsup Yolu İle Eksik Ödenmesi Veya 15 Günlük Süre İçinde Ödenmemesi Halinde Gecikme Cezası ve Gecikme Zammı Uygulanacaktır.
 
Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen onbeş günlük süre içinde katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi sırasında, mahsup edilen tutarın prim borcunun tamamını karşılamaması durumunda, mahsup edilen kısım yasal süresi içinde ödenmiş sayılacak, buna karşın ödenmemiş kısmı, onbeş günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle ödenecektir.
 
Cari aya ilişkin prim borçlarının yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi izleyen onbeş günlük süre geçirildikten sonra katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi halinde ise, sözkonusu borçlara, yine onbeş günlük süre dikkate alınmaksızın, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacaktır.
 
Örnek 2 - 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran resmi nitelikteki (B) Kamu Kurumu, 15/11/2008 - 14/12/2008 döneminde çalıştırmış olduğu sigortalıların primlerini en geç 14/1/2009 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte iken, prim borcunun KDV iadesi alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin talep edilmiş olması halinde, söz konusu sigorta primine denk gelecek iade tutarının ilgili vergi dairesince 29/1/2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) Kuruma aktarılması halinde, bahse konu döneme ait primler yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.
 
5. 16/9/2003 tarihli ve 25231 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Sosyal Sigortalar Kurumu Alacaklarının KDV İadesinden Mahsup Edilmesine İlişkin Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır
 
6.   SSK Genel Tebliği, KDV Genel Tebliğleri İle Çelişiktir.
 
Katma Değer Vergisi iade alacağının, SSK Prim borçlarına mahsubu, 84 Seri Nolu KDV Genel Tebliği’nin 1.1.1.3 “SSK Prim Borçlarına Mahsup” başlığı altında açıklanmıştır. Söz konusu 84 Nolu KDV Genel Tebliği’nin bu bölümü ve ilgili diğer bölümleri 107 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
“Mükellefler iade alacaklarını,
 
-     Kendilerinin
-     Adi, Kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık payı ile orantılı olmak üzere ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların)
 
SSK prim borçlarına mahsubunu talep edebilirler.
 
Bu talep, mükellefin Sosyal Sigortalar Kurumundan alıp mahsup dilekçesine ekleyeceği, mahsubu talep edilecek prim borçlarını ve varsa gecikme zammı tutarlarını gösteren belgeye göre değerlendirilir. Bu belgeye prim alacaklısı SSK şubesinin banka hesap numarası da yazılır. Mahsup edilecek prim borcu tutarları mükellefin vergi dairesince ilgili şubenin banka hesap numarasına gönderilir. Bu şubelerdeki prim borcu vergi iadesi talep eden mükellefin kurumdan getirdiği belgelerin tesliminden sonra ödeme veya diğer nedenlerle vergi dairelerince gönderilen tutara göre azalmışsa, prim borcu tutarından arta kalan kısım ilgili SSK şubesi tarafından derhal vergi dairesine iade edilecektir. Arta kalan tutarın prim borçlusuna iadesi veya ileride doğacak prim borçlarına mahsup edilmek üzere bekletilmesi mümkün değildir.
  
Sosyal Sigortalar Kurumu prim borçlarının tahsilinde de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulandığından, vergi dairesince bu işlemlerin gerçekleştirildiği tarihte prim borcunun vadesinin geçmiş olması halinde, borcun vade tarihi ile Sosyal Sigortalar Kurumuna ödemenin yapıldığı tarihler arasında gecikme zammı uygulanabileceği hususunun mükelleflerce göz önünde bulundurulması gerekir.”
 
Yukarıda açıkça görüldüğü üzere KDV Genel Tebliğine göre; KDV alacağının mahsubu yapılacak borçlar, mükellefin kendi SSK borçları ile şahıs şirketi olan ortaklarının SSK borçları olup, mahsup ortaklık ilişkisi ile orantılı olarak yapılabilecektir.
Mal ve hizmet satın alınan kişiler veya iştirak ve diğer ortaklık ilişkileri içinde olunan işverenlerin SSK borçlarına mahsup zikredilmemektedir.
  
Dolayısı ile SSK tebliği ile KDV 84 ve 107 No’lu Genel Tebliğleri birbiri ile uyumsuzdur. Maliye Bakanlığın’ca mutabakat sağlayıcı bir tebliğ yayınlanması beklenmektedir.
  
Bu nedenle, işverenlerin KDV alacağının SSK borçlarına mahsup taleplerinde gecikme cezası ve gecikme zammına muhatap olmamaları yönünden yukarıdaki hususları dikkate almaları gerekmektedir.
  
 
 
 
 
Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.
 
 
Saygılarımızla,
Deloitte Türkiye
  
Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.