Numara : 169
Tarih : 10.10.2008

VERGİ SİRKÜLERİ
 
NO: 2008/169

KONU: 2003 Yılında Ödenen Ancak Mahsup veya İadeye Konu Edilemeyen Fon Paylarının İadesi İşlemleri ve İade Talep Dilekçesi Örneği

     
26.09.2008 tarihli ve 2008/161 Nolu Vergi Sirkülerimizde , mükelleflerin 2003 yılı kazanç ve iratları üzerinden ödedikleri ancak mahsup veya iadeye konu edemedikleri fon paylarının iadesine ilişkin  olarak Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 13 Nolu Kurumlar Vergisi Sirkülerinde yer verilen açıklamalara değinilmişti.
 
Bilindiği gibi 4842 Sayılı Kanun ile 01.01.2004 tarihinden itibaren fon payı uygulaması yürürlükten kaldırılmış ve söz konusu Kanun’un Geçici 1. maddesi/2. fıkrasında 2003 yılı kazanç ve iratlarına ilişkin olarak 2003 yılında kesinti yoluyla ödenen fon paylarının mahsup ve iadeye konu edilemeyeceği (yıllara sari inşaat ve onarım isiyle uğraşanlarda 2003 yılı öncesinde ödenenler dahil) hükme bağlanmıştır.
    
5228 Sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle 4842 sayılı Kanuna eklenen Geçici 4 üncü Maddeyle yapılan düzenleme sonrasında, 4842 Sayılı Kanun Geçici 1. maddesi uyarınca mahsup ve iadeye konu olmayan fon paylarının, 2003 yılı beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisi tutarlarının %10’unu asan kısmı 2004 yılında gider yazılabilmiştir. (Yıllara sari inşaat ve onarım isiyle uğraşanlar söz konusu gider kaydını inşaat isinin tamamlanarak beyan edildiği veya edileceği dönemde,özel hesap dönemine tabi mükellefler ise 31.12.2004 tarihinden önce sona eren hesap dönemine ilişkin olarak verdikleri gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde dikkate almışlardır.). Bu düzenlemeye rağmen, 2003 yılına ilişkin olarak ödenen fon paylarının 2003 yılı gelir veya kurumlar vergisi tutarının %10’una kadarki kısmı gider yazılamamış, mahsup ve iadeye de konu edilememiştir.
  
Söz konusu fon paylarının mahsup ve iadeye konu edilemeyeceğine ilişkin  olarak 4842 Sayılı Kanun ile yapılan düzenleme Anayasa Mahkemesinin 20.03.2008 tarihli ve E:2004/94, K: 2008/83 Sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. İptal Kararı 01.07.2008 tarih ve 26923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
   
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının uygulamasıyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 13 Nolu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirkülerinde,.2003 yılı vergilendirme dönemine ilişkin  olarak daha önce mükellefçe ödenen ancak mahsup ve iadeye konu edilmeyen fon payı tutarlarının, ilgili döneme ilişkin  olarak verilen yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisi tutarının %10’unun asmayan kısmının mahsup ve iadesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
     
Söz konusu mahsup ve iade işlemleri 252 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalara göre yapılacaktır. 13 Nolu Sirkülerde, söz konusu mahsup ve iade işleminde tebliğde belirtilen hangi yöntemin uygulanacağına dair net bir açıklama yer almamaktadır.
 
Ancak, düşüncemiz fazla veya yersiz olarak tahsil edilen verginin vergi hatası kapsamında düzeltmeye tabi tutulacağı ve bu kapsamda iadenin, iade talebini içeren bir dilekçe ve fon paylarının ödendiğine ilişkin  belgelerin ibrazı ile diğer vergi borçlarına mahsup veya nakden iade seklinde yapılabileceğidir. (2003 yılı beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisi tutarlarının %10’unu asan kısmının dava konusu edilebilmesi mümkündür.
 
Ancak bu durumda 2004 yılında gider yazılan kısım kaynaklı eksik ödenen kurumlar vergisinin ceza ve faiziyle birlikte ödenmesi durumuyla karşılaşılabileceği dikkate alınmalıdır.)
   
252 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin ilgili bölümü aşağıdaki gibidir:
 
“...Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk ettirilmesine neden olan vergi hatasının düzeltilmesi halinde, vergi hatası nedeniyle fazla olarak tahakkuk ettirilmiş verginin ödenmiş olması şartıyla, verginin mükellefe iadesi gerekmektedir.
   
Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin bir dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Düzeltme işlemi ile iade işleminin aynı vergi dairesi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda iade işlemi için dilekçe dışında ayrıca bir belge ibrazına gerek yoktur. Vergi dairelerinin farklı olması halinde hata nedeniyle fazladan tahakkuk etmiş olan verginin ödendiğini gösteren belgenin ibrazı gereklidir.
  
Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin vergi hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber verdiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep edilen vergi borçları için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz...”
  
Fon paylarının nakden veya mahsuben iadesine ilişkin  talebin, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra mümkün hale gelmesi sebebiyle düzeltme zaman asımının bu tarihten itibaren başladığını düşünmekteyiz. Ancak, düzeltme işlemi 252 seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin yersiz tahsil edilen vergilerle ilgili düzenlemesi uyarınca yapılacağından hareketle düzeltme zaman aşımının 2008 yılı sonunda dolduğu ileri sürülebilir. Bu nedenle tavsiyemiz, fon payı iade taleplerinizin 2008 yılı sonuna kadar yapılması yönündedir.
  
Konuyla ilgili mükelleflerin yararlanabileceği fon iade talebi dilekçesi örneği ekte bilginize sunulmuştur. (Özel hesap dönemine tabi mükellefler ile yıllara sari inşaat ve onarım isiyle uğraşanların söz konusu dilekçe örneğindeki dönemleri, iade talebine konu edilecek fon payı ödemelerinin gerçekleştiği dönemi dikkate alarak düzenlemeleri gerektiğini hatırlatmak isteriz.)
 
Ek
 
 
Yer verilen konuda ek bilgi gerektiğinde lütfen ulaşınız.
 
 
 
 
Saygılarımızla,
 
Deloitte Türkiye
 
 
 
 
 
 
Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve "Deloitte Touche Tohmatsu" (bir Swiss Verein'i) ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.