Gelişmiş Arama
Anasayfa Site Haritası İletişim
 
Ana Sayfa > Sirküler > Vergi Sirküleri > 2002 Sirküler > Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belgelerin...
 

Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belgelerin Kullanılmasına Bağlı Ceza Uygulama Esasları (306 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği)

Numara : 42
 
Tarih : 24.6.2002

VERGİ  SİRKÜLERİ
 NO: 2002/42
 
 
 KONU
 
Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belgelerin Kullanılmasına Bağlı Ceza Uygulama Esasları (306 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği)
 

Bugünkü tarihli Resmi Gazetede (Sayı:24789) yayımlanan 306 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, aynı Kanunun 4369 sayılı Kanun ile değişik 359 uncu maddesinde düzenlenen kaçakçılık suçu ve bu bu suçlar için hükmolunacak cezaların uygulama esaslarıyla ilgili açıklama yapılmıştır.
 
Bilindiği gibi, 359 uncu maddede, “muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar” hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı belirtilmiştir. Aynı maddede muhteviyatı itibariyla yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge olarak tanımlanmıştır.
 
Tebliğde, Türk Ceza Kanununun 1 inci maddesinde suçların  cürüm ve kabahat olarak belirlendiği, 45 inci maddesinde de cürümde kastın bulunmaması halinin cezayı kaldıracağı yönündeki düzenlemeler hatırlatılarak, VUK’nun 359 uncu maddesine göre ceza uygulanabilmesi için sahte veya muhteviyatı itibariyla yanıltıcı belgenin kasten, başka bir anlatımla bilerek  kullanıldığının araştırılarak tespit edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sahte veya yanıltıcı belge düzenlendiğinin tespit edildiği durumlarda ise kastın varlığı kabul edilecek ve düzenleyenler hakkında ayrıca kasıt unsurunun tespitine yönelik araştırma yapılmadan vergi suçu raporu düzenlenerek cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacaktır.
 
Buna göre, gerçekte yapılan bir mal veya hizmet alımı karşılığında, bu mal veya hizmeti sağlayan tarafından kendi belgesi yerine bir başka mükellefin belgesi verilmişse, yanıltıcı belgenin bilerek ve isteyerek kullanılıp kullanılmadığının vergi incelemesine yetkili olanlarca değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmede bu belgeleri bilerek kullandığı sonucuna varılan mükellefler için vergi suçu raporu düzenlenerek haklarında cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacaktır. Bu belgelerin kullanılması sonucu vergi ziyaına sebebiyet verildiyse ayrıca VUK’nun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince üç kat vergi ziayı cezası kesilecektir (ceza tutarına, ziyaa uğratılan verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, VUK’nun 112 nci maddesine göre hesaplanan gecikme faizinin yarısı ayrıca eklenecektir)..
 
Vergi incelemesine yetkili olanlarca yapılan araştırma ve değerlendirmede, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgenin bilmeden kullanıldığı sonucuna varılan mükellefler hakkında vergi suçu raporu düzenlenmeyecek ve savcılıklara suç duyurusunda bulunulmayacaktır. Ancak, bu belgelerin kullanılması suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiyse bu mükellefler adına VUK’nun 344 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği bir kat vergi ziyaı cezası kesilecektir (ceza tutarına, ziyaa uğratılan verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, VUK’nun 112 nci maddesine göre hesaplanan gecikme faizinin yarısı ayrıca eklenecektir).
 
Saygılarımızla,
 
DRT Denetim Revizyon Tasdik
Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.




Yasal Uyarı
Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Yazdır Arkadaşına gönder
©2014 Deloitte Türkiye. Deloitte; bir veya birden fazla, ayrı ve bağımsız birer yasal varlık olan, İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firma ağına atfedilmektedir. Deloitte Touche Tohmatsu Limited ve üye firmalarının yasal yapısının detaylı açıklaması için lütfen www.deloitte.com/about adresine bakınız.