Numara : 7
Tarih : 14.3.2001
VERGİ  SİRKÜLERİ
NO: 2001/7

KONU
 
Mart 2001’de Beyan Edilecek Menkul Sermaye Gelirleri
 

u Sirkülerimizde Türkiye’de yerleşik (tam mükellef) gerçek kişilerin 2000 yılında elde ettikleri menkul sermaye gelirlerinin beyanına ilişkin açıklamalara yer veriyoruz.
 
Gerçek kişilerin 2000 yılında elde ettikleri menkul sermaye gelirlerinin bazıları için Mart 2001 ayı içerisinde beyanname vererek, gelir vergilerinin ilk taksidini (1/3’ünü) de aynı sürede ödemeleri gerekiyor. Bazı gelirlere uygulanan enflasyon indiriminin (indirim oranı) 1’den büyük hesaplanması nedeniyle pekçok menkul sermaye geliri beyan dışında kaldı. Bu nedenle, beyan yükümlülüğü sadece belirli koşulları taşıyan menkul sermaye gelirleri için söz konusu.
 
Bu çerçevede, menkul sermeye gelirleri beyan bakımından üç kategoriye ayrılıyor: tutarı  ne olursa olsun beyan edilmeyecekler, tutarı ne olursa olsun beyan edilecekler ve belirli tutarı geçerse beyan edilecekler.

1. TUTARI NE OLURSA OLSUN BEYAN EDİLMEYECEK GELİRLER
Bazı menkul sermaye gelirleri özel düzenleme ile beyan dışında bırakılmıştır. Gelir Vergisi Kanununun Geçici 55’inci maddesi gereği, 2000 yılında Türkiye’de elde edilen aşağıdaki gelirler için tutarına bakılmaksızın beyanname verilmez.
 
·        Her türlü mevduat faizi (TL ve döviz cinsinden olanlar dahil),
·        Menkul kıymet yatırım fonu katılma belgeleri kar payı,
·        Repo geliri,
·        Özel finans kurumlarında açılan hesaplara ödenen kar payları.
 
Diğer yandan bazı gelirler enflasyon indirimi olarak bilinen indirim oranı uygulamasından yararlanır. Bu yöntemde, elde edilen gelirin indirim oranına karşılık gelen kısmı irat sayılmaz ve bu kısımdan vergi alınmaz.
 
İndirim oranı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre gelirin elde edildiği yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunur. Bu oran her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan tebliğlerle duyurulur.

2000 yılında elde edilen gelirler için uygulanacak indirim oranı 1’den büyük olarak tespit edilmiştir. Bunun anlamı, indirim oranı uygulamasından yararlanan menkul sermaye gelirleri için vergi matrahının sıfır olduğudur. Dolayısıyla bu gelirler için beyanname verilmeyecektir.

İndirim oranından yararlandığı için tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek menkul sermaye gelirleri şunlardır:
 
·        Her türlü bono ve tahvil faizleri (döviz cinsinden veya dövize, altına veya başka bir değere endeksli olanlar hariç),
·        Her nevi alacak faizleri (döviz cinsinden elde edilenler hariç),
·        Yatırım ortaklıklarının (menkul, gayrimenkul ve risk sermayesi yatırım ortaklıkları) hisse senetlerinden elde edilen kar payları (temettü),
·        Hisse senetlerinin alım-satım kazançları,
·        Tahvil ve bonoların alım-satım kazançları.
 
2. TUTARINA BAKILMAKSIZIN BEYAN EDİLECEK GELİRLER 
Genel olarak, tam mükellef gerçek kişilerce yurt dışında elde edilen bütün menkul sermaye gelirlerinin tutarı ne olursa olsun beyan edilmeleri zorunlu. Ancak yurt dışındaki mevduat hesaplarından TL cinsinden elde edilen faizler indirim oranı uygulamasından faydalandığı için beyan dışı. Diğer yandan, uygulamada sık karşılaşılmayan bazı menkul sermaye gelirleri için de yıllık beyanname vermek gerekir.
 
Buna göre, tutarı ne olursa olsun aşağıdaki gelirlerin yıllık beyanname ile beyan edilmeleri gerekir.
 
·        Yurt dışında elde edilen bütün menkul sermaye gelirleri (TL cinsinden elde edilen off-shore mevduat faizleri hariç),
·        Hisse senetlerinin ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller,
·        İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar,
·        Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri.
 
3. BELİRLİ TUTARI GEÇTİĞİNDE BEYAN EDİLECEK GELİRLER
Bazı menkul sermaye gelirlerinin tutarı belirli bir sınırı aşarsa bunların tamamının yıllık beyanname ile beyan edilmeleri zorunlu. Söz konusu beyan sınırı 2000 yılında elde edilen gelirler için 4.375.000.000 lira.
 
Bu kategoriye giren gelir unsurları; yatırım ortaklıklarından elde edilenler hariç olmak üzere kurumlardan elde edilen kar paylarından (temettü) ve döviz cinsinden veya dövize, altına veya başka bir değere endeksli olup vergi kesintisine tabi tutulan (sıfır oranda stopaja tabi tutulanlar dahil) her türlü menkul kıymetlerin faiz ve benzeri gelirlerinden oluşur.

3.1. Kurumlardan Elde Edilen Kar Payları

3.1.1. Genel Esaslar 
Gerçek kişiler tarafından 2000 yılında Türkiye’deki kurumlardan elde edilen kar paylarının beyanı belirli koşulların varlığına bağlı. Bu koşullardan birisi, bir veya daha fazla kurumdan elde edilen kar paylarının vergi alacağı (kar payının 1/5’i) eklendikten sonraki toplam tutarının 4.375.000.000 lirayı geçmesi gereği. Bu toplam 4.375.000.000 lirayı geçmiyorsa beyan gerekmiyor. 1/5 oranındaki vergi alacağı dikkate alındığında bu tutar 3.635.833.000 liralık net kar payına karşılık gelir. Buna göre, 2000 yılında elde edilen kar paylarının toplam tutarı 3.635.833.000 lirayı aşmıyorsa beyanname verilmez.
 
Kar payının yanısıra, döviz cinsinden ihraç edilen veya dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymet faizi de elde edilmişse, bunların toplamını dikkate alarak beyan durumunun belirlenmesi gerekir. Bu durumda, elde edilen kar payının tutarı 3.635.833.000 liranın altında olsa dahi beyanname vermek gerekebilir.
 
Örneğin, 2000 yılında yatırım ortaklığı niteliği bulunmayan bir kurumdan elde edilen 2.500.000.000 lira kar payının yanısıra 1.500.000.000 lira da döviz cinsinden Hazine bonosu faizi (sıfır stopajlı) elde edilmişse, beyan durumu şöyle belirlenir: 

Elde edilen kar payı
2.500.000.000
Vergi alacağı (2.500.000.000 * 1/5)
500.000.000
Vergi alacağı dahil kar payı (a)
3.000.000.000
Döviz cinsinden bono faizi (b)
1.500.000.000
Toplam (a+b)
4.500.000.000

Toplam tutar 4.375.000.000 lirayı geçtiği için kar payı ve bono faizinin beyan edilmesi gerekir. Bu durumda, beyan edilecek 4.500.000.000 lira matrah üzerinden hesaplanan vergiden, vergi alacağı tutarı olan 500.000.000 lira mahsup edilecek, kalan tutar ödenecektir.
 
2000 yılında yatırım ortaklıklarından (menkul, gayrimenkul ve risk sermayesi yatırım ortaklıkları) elde edilen kar payları enflasyon indirimi 1’den büyük olduğu için tutarı ne olursa olsun beyan edilmez.
 
3.1.2. Karın Sermayeye İlavesi Nedeniyle Alınan Bedelsiz Hisse Senetleri
Kurumlarca nakden kar payı dağıtıldığı durumda, beyanname verilip verilmeyeceği yukarıdaki esaslara göre belirlenir.Bazı kurumlar karlarını dağıtmayarak tamamını veya bir kısmını sermayelerine ilave ederler. Sermayelerine ekledikleri kar nedeniyle oluşan sermaye artışı karşılığında da hissedarlarına hisse senedi verirler. Karın sermayeye ilavesi nedeniyle elde edilen hisse senetleri de ortaklarca kar payı elde edildiğini gösterir. Bu nedenle, gerek nakden elde edilen kar payları gerekse karın dağıtılmayıp sermayeye ilavesi nedeniyle elde edilen hisse senetlerinin vergi alacağı dahil tutarı 4.375.000.000 lirayı geçiyorsa beyanname verilmelidir.

Maliye Bakanlığının görüşü bu yönde olmakla birlikte, Danıştay Dördüncü Dairesi, 12.10.2000 tarihli ve E:2000/3269 sayılı Kararı ile, karın sermayeye ilavesi nedeniyle verilen bedelsiz hisse senetleri nedeniyle beyanname verilmesine gerek olmadığı görüşüyle esas hakkında karar alınıncaya kadar yürütmeyi durdurmuştur. Danıştay bu görüşünü GVK’nun 94 üncü maddesinin 6/b-i bendindeki “karın sermayeye ilavesi kar dağıtımı sayılmaz” parantez içi hükmüne dayandırmıştır.

Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı karşısında, karın sermayeye eklenmesi dolayısıyla elde edilen hisse senetleri için beyanda bulunmamak mümkündür. Vergi daireleri yürütmeyi durdurma kararı geçerli olduğu sürece herhangi bir işlem yapamaz. Ancak Danıştay’ın esas hakkındaki nihai kararı Maliye Bakanlığının uygulamasını haklı bulursa, beyanname vermeleri gerektiği halde beyanname vermeyenler vergilerini ceza ve faizi ile birlikte ödemek zorunda kalırlar.
 
Bu nedenle, beyanname verilmesi gerektiği durumda, beyannamenin “ihtirazi kayıt” konularak verilmesini ve beyannamenin verildiği tarihi izleyen 30 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açılmasını öneririz. Vergi mahkemesinde dava açılması tahsilatı durdurduğu için dava konusu vergiye ilişkin taksitlerin ödenmemesi mümkündür. Rızaen ödenen taksitlerin vergi mahkemesi kararına göre geri alınması da mümkündür.
 
Yeniden değerleme değer artış fonu ve maliyet artış fonu gibi sermaye yedeklerinin sermayeye eklenmesiyle sermayede oluşan artışın karşılığı olarak verilen hisse senetleri kar payı elde edildiğini göstermez. Dolayısıyla bu tür bedelsiz hisse senetleri için hiçbir şekilde beyanname verilmez. Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci maddesindeki istisnadan yararlanan kazançların sermayeye eklenmesi nedeniyle hissedarlara verilen ve dağıtılan kar payını ifade eden hisse senetleri için beyanname verilmez.
 
3.2. Döviz Cinsinden veya Endeksli Menkul Kıymetlerin Faizlerinin Beyan Durumu
Döviz cinsinden veya dövize, altına veya başka bir değere endeksli olup vergi kesintisine tabi tutulan (sıfır oranda stopaja tabi tutulanlar dahil) menkul kıymetlerin faiz ve benzeri gelirlerinin stopaj öncesi tutarının 4.375.000.000 lirayı aşması halinde beyan edilmeleri gerekiyor. Bu tür endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışı irat sayılmıyor. Örneğin TEFE + %10 faizli bir kağıtın sadece %10’luk kısmı irat sayılır.
 
Aynı yılda hem kar payı hem de menkul kıymet faizi elde edildiğinde, bunların ayrı ayrı tutarları beyanname verme sınırının altında kalsa da toplam tutar 4.375.000.000 lirayı geçtiği durumda beyanname verilmesi gerekir.
 
4. TİCARİ VE MESLEKİ KAZANÇ SAHİPLERİNİN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN  DURUMU 
Ticari faaliyeti bulunan bir kişinin, bu faaliyetiyle bağlantılı olarak elde ettiği menkul sermaye gelirlerinin beyan ve vergilendirilme esasları farklıdır. Bu şekilde elde edilen gelirler ticari kazancın bir unsuru sayılır ve ticari kazancın tespiti ve beyanı ile ilgili esaslara tabi olur. Örneğin, ticari faaliyet çerçevesinde sağlanan hasılatın bankada mevduat olarak değerlendirilmesinden elde edilen faiz artık menkul sermaye iradı değil ticari kazançtır.

Bununla birlikte, ticari işletme bünyesinde oluşan karın (vergisel yükümlülükleri yerine getirildikten sonra) işletme sahibince kendi kişisel varlığına mal edildikten sonra değerlendirilmesinden elde edilen faiz, kar payı, repo ve benzeri gelirler menkul sermaye gelirlerinin beyanı ve vergilendirilmesiyle ilgili esaslara tabidir.

Doktor, avukat gibi serbest meslek kazancı elde edenlerin durumu ticari kazanç sahiplerine göre farklılık gösterir. Serbest meslek faaliyeti karşılığında alınan para tahsil edildiği anda şahsileşir. Bu nedenle, serbest meslek kazancının değerlendirilmesinden kaynaklanan söz konusu gelirler serbest meslek kazancının değil menkul sermaye gelirlerinin beyanı ve vergilendirilmesiyle ilgili esaslara tabidir.
 
Yukarıda yapılan açıklamalar ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin, kişisel malvarlıklarından elde ettikleri menkul sermaye gelirlerinin beyanı ve vergilendirilme esasları için de geçerlidir.
 
5. ÖRNEKLER
 
1) Hazine bonosu faizi ve repo geliri 
2000 yılında elde edilen gelir toplamı: 10.000.000.000 TL Hazine bonosu faizi (sıfır stopajlı), 25.000.000.000 TL repo geliri.
 
Repo geliri hiçbir şekilde beyan edilmeyeceğinden hesaplamaya dahil edilmeyecektir. Bunun üzerinden kesilen vergi ve fon payı nihai vergi olarak kalacaktır. Bono faizinin indirim oranından sonraki tutarı sıfır olduğu için beyanname verilmeyecektir.
 
2) Mevduat faizi ve Devlet tahvili faizi 
2000 yılında elde edilen gelir toplamı: 20.000.000.000 TL döviz cinsinden Devlet tahvili faizi (%6,6 oranında vergi ve fon kesintili), 15.000.000.000 TL mevduat faizi.
 
Mevduat faizi hiçbir şekilde beyan edilmeyeceğinden hesaplamaya dahil edilmeyecektir. Bunun üzerinden kesilen vergi ve fon payı nihai vergi olarak kalacaktır. Tahvil faizi döviz cinsinden elde edildiğinden indirim oranından yararlanamaz. Bu nedenle tamamı beyan edilecektir. Kesinti toplamı 1.200.000.000 lira gelir vergisi ve 120.000.000 lira fon payı olmak üzere 1.320.000.000 TL’dir. Faiz ödemesi sırasında kesilen vergi ve fon payı, beyannamede gösterilen 20.000.000.000 lira üzerinden hesaplanan gelir vergisi ve fon payından mahsup edilecaktir.
 
3)  Yatırım ortaklığı kar payı, diğer kurum kar payı ve MKYF katılma belgesi kar  payı 
2000 yılında elde edilen gelir toplamı: 4.000.000.000 TL yatırım ortaklığı kar payı, 3.500.000.000 TL diğer kurumlardan kar payı, 12.000.000.000 TL menkul kıymet yatırım fonu katılma belgesi kar payı.
 
MKYF katılma belgesi kar payı hiçbir şekilde beyan edilmeyeceğinden hesaplamaya dahil edilmeyecektir.
Yatırım ortaklığı kar payına %100 indirim oranı uygulanacaktır. İndirimden sonra kazanç tutarı sıfırlanacağından beyan yükümlülüğü dışında kalacaktır.
 
Diğer kurumlardan elde edilen kar payına indirim oranı uygulanmamaktadır. Dolayısıyla 3.500.000.000 TL nin 1/5 vergi alacağı olan 700.000.000 TL eklendikten sonraki tutarı 4.200.000.000 TL dir. Bu tutar,  yalnız başına alındığında beyanname verme sınırı olan 4.375.000.000 liranın altında kaldığından beyanname verilmeyecektir.
 
4) Yabancı kurumdan ve Türkiye’de yerleşik bir kurumdan elde edilen kar payı
2000 yılındaki menkul sermaye geliri, yabancı bir kurumun hisse senedinden elde edilen 1.000 ABD Doları tutarındaki kar payı ile Türkiye’de yerleşik (tam mükellef) bir kurumdan elde edilen 3.500.000.000 TL tutarındaki kar payından oluşmaktadır. Yabancı kurum kar payının elde edildiği tarihteki TCMB döviz alış kuruna göre değeri 578.500.000 liradır.
 
Türkiye’de yerleşik kurumdan elde edilen kar payına 1/5 oranındaki vergi alacağı eklendikten sonraki tutarı olan 4.200.000.000 lira, stopaja tabi tutulan menkul sermaye iratları için geçerli beyan sınırı olan 4.375.000.000 liranın altında kalmaktadır. Bu nedenle, beyanname verme yükümlülüğünün dışında kalır.
 
Yabancı kurumdan elde edilen kar payı yurt dışında elde edilen gelir niteliğindedir. Bu özelliği nedeniyle, tutarı ne olursa olsun beyan edilmelidir. Dolayısıyla beyannameye sadece bu gelir dahil edilir. Yabancı kurumun yerleşik olduğu ülke ile Türkiye arasında yapılan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması varsa bu anlaşmadaki düzenlemeler de dikkate alınarak, kar payı üzerinden yurt dışında ödenen veya kesilen vergiler beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilir.
 
5)  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (off-shore) banka mevduatından elde edilen TL faiz
2000 yılındaki menkul sermaye geliri, KKTC’deki bir bankada Türk Lirası cinsinden açtırılan mevduat hesabından elde edilen  7.000.000.000 TL faizi ile Türkiye’deki bir banka şubesindeki döviz tevdiat hesabından elde edilen 4.300 ABD Doları tutarındaki faizden oluşmaktadır. ABD Doları faizin elde edildiği tarihteki TCMB döviz alış kuruna göre değeri 1.827.500.000 liradır.
 
KKTC’de elde edilen mevduat faizi, yurt dışında (off-shore) açtırılan hesaptan elde edilen faiz niteliğindedir. Bu nedenle tutarına bakılmaksızın beyan edilmesi gerekir. Ancak yurt dışında Türk Lirası cinsinden elde edilen mevduat faizleri de %100 oranındaki enflasyon indiriminden yararlandığından, indirim uygulandıktan sonra beyan edilecek herhangi bir tutar kalmayacaktır.
 
Türkiye’deki banka şubesinden elde edilen faiz, GVK Md. 55 gereği tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir. Dolayısıyla her iki gelir tutarı için de beyanname verilmeyecektir.
 
6) Off-shore hesaptan yabancı para cinsinden elde edilen faiz
2000 yılındaki menkul sermaye geliri, Bahreyn’deki bir bankada açtırılan mevduat hesabından elde edilen  1.300 ABD Doları tutarındaki faizden oluşmaktadır. Faizin elde edildiği tarihteki TCMB döviz alış kurundan karşılığı 734.890.000 liradır.

Yurt dışında elde edilen gelirin tutarı ne olursa olsun beyan edilmesi gerekir. Döviz cinsinden elde edilen mevduat faizi enflasyon indiriminden yararlanamadığından, 734.890.000 liranın tamamının beyan edilerek Türkiye’de vergilendirilmesi gerekir. Beyan edilen gelir üzerinden Bahreyn’de ödenen gelir vergisi benzeri bir vergi varsa, hesaplanan vergiden mahsup edilir.
 
7) Hisse senedi alım-satım kazancı
2000 yılında elde edilen gelir, Aralık 1999’da satın alınan hisse senetlerinin Ocak 2000’de satılmasından elde edilen 15.000.000.000 liralık alım-satım kazancından (değer artışı kazancı) oluşmaktadır.
 
Hisse senetleri 3 aydan daha kısa bir süre elde tutulduktan sonra satılmasına rağmen, indirim oranı 1’den büyük olduğu için vergi matrahı çıkmayacak, dolayısıyla beyan yükümlülüğü doğmayacaktır.
 
Saygılarımızla,
 
DRT Denetim Revizyon Tasdik
Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.
 

NOT: 2000 yılı menkul sermaye gelirlerinin beyanıyla ilgili daha geniş açıklamaların yer aldığı Vergi Rehberi’niwww.deloitte.com.tr internet adresindeki web sayfamızda “Sirküler” dosyası altında bulabilirsiniz.

Tutarı Ne Olursa Olsun BEYAN EDİLMEYECEKLER

Tutarı Ne Olursa Olsun BEYAN EDİLECEKLER
BELİRLİ TUTARI GEÇERSE BEYAN EDİLECEKLER
(Ayrı Ayrı veya Birlikte Vergi Alacağı (Kar Payının 1/5’i) Dahil Tutarı 4.375.000.000 Lirayı Aşanlar)
 
.       Devlet tahvili ve Hazine bonolarının TL cinsinden faizleri
 
.       Her nevi özel sektör tahvil ve bonolarının TL cinsinden faizleri
 
.      Mevduat faizleri (yurtdışındaki off-shore hesaplardan döviz cinsinden elde edilenler hariç)
 
.       Yatırım ortaklıklarından (A.Ş. olarak kurulmak zorunda olan menkul, gayrimenkul ve risk sermayesi yatırım ortaklıkları) elde edilen kar payları (temettüler)
 
.       Menkul kıymetler yatırım fonu katılma belgeleri kar payı (yatırım fonu alım-satım kazancı)
 
.       Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin TL cinsinden gelirleri
 
.       Her nevi alacak faizleri (döviz cinsinden elde edilenler hariç)
 
.       Özel finans kurumlarında (faizsiz bankacılık) açılan hesaplara ödenen kar payları
 
.        Repo geliri
 
.       Hisse senedi ve diğer menkul kıymetlerin alım-satım kazancı
 
.       Yurt dışında elde edilen bütün menkul sermaye iratları (TL cinsinden elde edilen off-shore mevduat faizleri hariç)
 
.       Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller
 
.       İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar
 
.       Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri
 
 
 
.       Yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç her nevi hisse senetlerinin karpayları (temettü) (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa hisse senetlerine verilen kar payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler dahil)
 
.       Kurumların yönetim kurulu başkan ve üyelerine bu sıfatları dolayısıyla verilen kar payları
 
.       İştirak hisselerinden doğan kazançlar (limited şirket ortaklarının, iş ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin  kar payları)
 
.      Döviz cinsinden veya dövize, altına veya başka bir değere endeksli olup vergi kesintisine tabi tutulan (sıfır oranda stopaja tabi tutulanlar dahil) her türlü menkul kıymetlerin (Devlet tahvili ve Hazine bonosu dahil) faiz ve benzeri gelirleri (vergi alacağı uygulaması yok).