Numara : 40
Tarih : 9.3.2004
VERGİ  SİRKÜLERİ
NO: 2004/40
 
KONU
 
Gerçek Kişiler Tarafından Beyan Edilmesi Gereken Menkul Sermaye Gelirleri
 
 
Türkiye’de yerleşik sayılan (tam mükellef) gerçek kişilerin 2003 yılında elde ettikleri menkul sermaye gelirlerinin bazıları için 1-15 Mart 2004  arasında beyanname vermeleri gerekmektedir. Bununla birlikte, zor durum gerekçe gösterilerek 15 Mart 2004 tarihine kadar yazılı olarak ilgili vergi dairesine başvurulduğu takdirde, beyannamenin 31 Mart tarihine kadar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Beyannamede hesaplanan gelir vergisinin Mart ve Temmuz 2004 aylarında iki eşit taksitte ödenmesi mümkündür.

Maliye Bakanlığı yayımlamış olduğu 15 ve 16 Nolu Gelir Vergisi Sirkülerlerinde 2003 yılında gerçek kişilerden kurumlardan elde ettikleri kar paylarının ve diğer gelirlerin yıllık beyanname ile beyan esaslarına yönelik açıklamalarda bulunmuştur. Diğer yandan,  16 Nolu Sirkülerde, bazı menkul sermaye iratlarına uygulanan ve gelirin belirli bir kısmını vergi dışında bırakan indirim oranı % 57,5 olarak açıklanmıştır.

Bu sirkülerimizde, söz konusu sirkülerleri de dikkate alarak gerçek kişilerin mevduat faizi, repo geliri, hisse senedi alım-satım kazancı, Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizi ve alım satım-kazancı gibi menkul sermaye gelirlerinin hangi koşullarda beyanname ile bildirilmeleri gerektiğine yönelik özet açıklamalarda bulunuyoruz. Menkul sermaye gelirlerinin vergilendirilmesine yönelik ayrıntılı açıklamaların yer aldığı “Menkul Sermaye Gelirlerinin 2004 Yılı Vergi Rehberi”ni www.verginet.net. adresindeki web sayfamızda bulabilirsiniz.

1. Genel Bilgi
Menkul sermaye gelirleri menkul sermaye iratları ve değer artış kazançları  olmak üzere iki ayrı grup gelirden oluşur. Menkul sermaye iratlarına örnek olarak bono ve tahvil gibi menkul kıymetlere ödenen faiz, mevduat faizi, repo geliri, hisse senedi ve iştirak hisselerine dağıtılan temettü (kar payı) gibi gelirler verilebilir. Değer artış kazançlarına örnek olarak ise hisse senedi ve iştirak hisselerinin alım-satım kazançları, her türlü bono, tahvil ve benzeri menkul kıymetlerin alım-satım kazançları verilebilir. Bu iki grup gelirin beyan ve vergileme esasları farklılık gösterir.

Menkul sermaye iratlarının bir kısmı vergi kesintisine tabi tutulur. Hisse senedi ve iştirak hisselerine dağıtılan kar payları da dağıtan kurum bünyesinde gelir vergisi stopajına tabi tutulur. 2003 yılında stopaja tabi tutulan menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratlarından (örn: işyeri kira geliri) elde edilen brüt gelir toplamı 12 milyar lirayı geçmediği sürece bu gelirlerin beyanname ile beyan edilmesi gerekmez. 12 milyar liralık beyan sınırının hesabında istisna ve enflasyon indiriminden sonraki tutarlar dikkate alınır. Ayrıca belirli koşulların gerçekleştiği durumda, birden fazla işverenden alınan ücret gelirlerinin de beyan sınırının hesabında dikkate alınması gerekir.

Değer artış kazancı olarak nitelendirilen menkul sermaye gelirleri ise vergi kesintisine tabi tutulmaz. Ancak 2003 yılında elde edilen bu tür gelirlerin toplamının 10 milyar lirası vergiden istisnadır. Dolayısıyla bu gelirlerin toplamı 10 milyar lirayı geçmezse beyanname verilmez, geçtiği durumda ise sadece 10 milyarı aşan kısım beyan edilir.

Diğer yandan, 26/7/2001-31/12/2003 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinden 2003 yılında elde edilen faiz gelirleri ile alım-satım kazançları toplamının, faizlerde enflasyon indiriminden sonraki tutarının 121.794.000.000 lirası beyan ve vergileme dışındadır.

2. Tutarı Ne Olursa Olsun Beyan Edilmeyecek Gelirler
Tam mükellef gerçek kişilerin 2003 yılında Türkiye’de elde ettikleri aşağıdaki gelirler için tutarına bakılmaksızın beyanname verilmez.
·      Mevduat faizleri (döviz tevdiat hesaplarından ve Takasbank’ta değerlendirilen paralardan  elde edilenler dahil, yurtdışındaki off-shore hesaplardan elde edilenler hariç)
·      Menkul kıymetler yatırım fonu katılma belgeleri kâr payı (A ve B tipi yatırım fonu alım-satım kazancı)
·      Üç aydan daha fazla süreyle elde tutulduktan sonra elden çıkarılan Borsada işlem gören hisse senetlerinden elde edilen alım-satım kazançları
·      Bir yıldan daha fazla süreyle elde tutulduktan sonra elden çıkartılan, tam mükellef (kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunan) kurumların hisse senetlerinden elde edilen alım-satım kazançları
·      Özel finans kurumlarında (faizsiz bankacılık) açılan hesaplara ödenen kâr payları
·      Repo geliri
·      İvazsız (örn. veraset veya bağış yoluyla) iktisap edilen hisse senetlerinden elde edilen alım-satım kazançları
·      07.10.2001 tarihinden itibaren düzenlenen şahıs sigorta  ve bireysel emeklilik poliçeleri dolayısıyla elde edilen gelirler
·      1998 ve önceki yıl karlarının dağıtımından elde edilen kar payları (temettü)
·      Karın veya yedeklerin sermayeye ilavesi nedeniyle elde edilen kar payları (bedelsiz hisse senetleri)

3. Tutarı 600 Milyon Lirayı Geçtiğinde Beyan Edilecek Olanlar
Aşağıdaki gelirlerin tutarı 600 milyon lirayı geçtiğinde, elde edilen gelirin tamamının beyan edilmesi gerekir (600 milyon liralık beyan sınırı aşağıda sayılan gelirlerin tamamının toplamına uygulanır).

·      Yurt dışında elde edilen bütün menkul sermaye gelirleri (faiz, repo, temettü, alım-satım  kazancı vd.)
·      Her nevi alacak faizleri (TL cinsinden elde edilenlerde % 57,5 indirim oranı uygulandıktan sonraki tutarı dikkate alınır)
·      Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller
·      İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar
·      Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri
 
4. Belirli Tutarı Geçtiklerinde Beyan Edilecek Gelirler 
Vergi mevzuatımızda yer alan beyan sınırı, istisna ve enflasyon indirimi nedeniyle bazı menkul sermaye gelirlerinin beyan edilme zorunluluğu bunların belirli bir tutarı geçmelerine bağlıdır. Aşağıdaki belirleme bu çerçevede yapılmıştır. Bununla birlikte aşağıda sayılan gelirlerin birden fazlasının elde edildiği durumda, belirtilen tutarlardan daha az gelir elde edildiğinde de beyanname vermek gerekebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
 
·      50.823.529.000 lirayı geçen; yatırım ortaklıkları hisse senetlerinin  kâr  payları (temettü)(*)
·      Toplamı 24 milyar lirayı geçen; diğer kurum kâr payları (temettü) ve iştirak hisselerinden doğan kazançlar (ltd. şirket ve iş ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin  kâr payları)(**)
·      TEFE endekslemesinden sonraki toplamı 10 milyar lirayı geçen; Borsada işlem görenlerde üç aydan kısa süreli (diğer tam mükellef kurum hisse senetlerinde bir yıldan kısa süreli) hisse senedi  ile 26/7/2001’den önce ihraç edilmiş DT ve HB alım-satım kazançları (Eurobond dahil)
·      Toplamı 28.235.294.000 lirayı geçen; 26/7/2001’den önce ihraç edilmiş Devlet tahvili (DT) ve Hazine bonosu (HB) faizi ile özel sektör tahvil bono faizleri (TL cinsinden)
·      Toplamı 314.809.411.000 lirayı geçen; 26/7/2001’den sonra ihraç edilmiş Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizi (TL) ve Eurobond dahil bunların alım-satım kazancı
·      Endeks veya kur farkı hariç toplamı 133.794.000.000 lirayı geçen; 26/7/2001’den sonra yurt içinde ihraç edilmiş döviz cinsinden veya herhangi bir değere endeksli HB ve DT ile Eurobond faizi
·      Endeks ve kur farkı hariç 12.000.000.000 lirayı geçen; 26/7/2001’den önce ihraç edilmiş döviz cinsinden veya herhangi bir değere endeksli HB ve DT faizi (Eurobond dahil)
·      28.235.294.000 lirayı geçen; Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı ile Özelleştirme İdarelerince ve özel sektörce çıkarılan menkul kıymetlerin TL cinsinden gelirleri
·      Endeks veya kur farkı hariç 12.000.000.000 lirayı geçen; Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı ile Özelleştirme İdarelerince ve özel sektörce  çıkarılan menkul kıymetlerin döviz veya endeks cinsinden gelirleri
 
(*) Kâr payının 2002 yılı kazancından dağıtıldığı varsayılmıştır. (**) Kâr payının 2002 yılının istisna olmayan     kazancından dağıtıldığı varsayılmıştır.

5. Kurumlardan Elde Edilen Kar Paylarının Beyanı 
4842 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonrasında 2003 yılında elde edilen temettülerin beyan ve vergileme esasları çok farklı bir çerçeveye oturtulmuştur. Bu değişiklikler çerçevesinde, daha önceki yıllarda elde edilen temettülerin beyanında, bu temettülerin 1/5’i oranında hesaplanan vergi alacağı uygulaması yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durum kar payı üzerindeki artan oranlı gelir tarifesinin yarattığı vergi yükünü belirli ölçüde azaltılmıştır.

Diğer yandan, kurumlarca dağıtılan kar payının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Dolayısıyla beyan sınırının aşılıp aşılmadığı hesaplanırken, elde edilen brüt temettünün yarısı dikkate alınır. Bununla birlikte, kurumlar kar payı dağıtırken, gelir vergisinden istisna edilen kıısm da dahil olmak üzere dağıtılan kar payının tamamı üzerinden gelir vergisi kesintisi yaparlar. Kar payı için beyanname verecek gerçek kişi hissedar, kendisine ödenen brüt (stopaj öncesi tutar) temettü üzerinden yapılan vergi kesintisinin tamamını gelir vergisi beyannamesinde hesapladığı gelir vergisinden mahsup eder.

4842 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler 2003 yılında elde edilen kar payları da dahil olmak üzere 24/4/2003 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte, bu tarihten sonra dağıtılan 2003 öncesi kar payları bakımından geçiş hükümleri konulmuştur. Buna göre;
 
a) Kurumların 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde   ettikleri kazançlarından dağıtılan kar payları üzerinden temettü stopajı yapılmayacak ve bu kar payları için tutarları ne olursa olsun beyanname verilmeyecektir.
 
b) Kurumların 1/1/1999 – 31/12/2002 arasında sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kurumlar vergisinden istisna kazançlarından dağıtılan kar payları üzerinden temettü stopajı yapılmayacak ve bu nitelikteki kar paylarının 1/9 fazlasının yarısı, 12 milyar liralık beyan eşiğinin hesabında vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacaktır. Diğer yandan, beyan edilen kar payının 1/5’i beyannamede hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.
 
c) Yukarıda (b) paragrafında yer verilen esaslar, kurumların 2003 ve sonraki yıl kazançlarından Gelir Vergisi Kanununun Geçici 61 inci maddesine göre indirim konusu yaptıkları, 24/4/2003 tarihinden önceki teşvik belgeleri kapsamındaki yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançların dağıtımı halinde de geçerlidir.
 
Diğer yandan herhangi bir kurum iştirak ettiği başka bir kurumdan yukarıda (a), (b) ve (c) paragraflarında yer verilen nitelikteki kazançların dağıtımına bağlı kar payı elde eder ve bunu gerçek kişi hissedarlarına kar payı olarak dağıtırsa, gerçek kişi hissedarların elde ettikleri bu kar paylarının beyanıyla ilgili olarak yine (a), (b) ve (c)’de yer verilen esaslara göre hareket edilir.

6. Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili Faizlerinde İstisna
26/7/2001-31/12/2003 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu (HB) ve Devlet tahvillerinden (DT) 2003 yılında elde edilen faiz ve alım-satım kazancı toplamının 121.794.000.000 lirası vergiden müstesnadır. İstisna, TL cinsinden elde edilen faiz gelirleri açısından indirim oranı, elden çıkarma dolayısıyla elde edilen diğer kazançlar bakımından ise iktisap bedelinin, HB ve DT’nin elde alım-satımı arasında geçen süre (elden çıkartılan ay hariç) için Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki (TEFE) aylık artış oranında artırılması suretiyle bulunan kazanca uygulanır.

121.794.000.000 liralık istisna, söz konusu tarihler arasında Hazine Müsteşarlığınca gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvili faizleri ile alım-satım kazançlarına uygulanır. Ancak bu tarihler arasında döviz cinsinden ve dövize veya başka herhangi bir değere endeksli olarak ihraç edilen HB ve DT’nden elde edilen faiz geliri bu istisnadan yararlanacak olmakla birlikte indirim oranından yararlanamaz.

7. TEFE Endekslemesi
Beyana tabi olan menkul kıymetlerin (hisse senedi, Hazine bonosu, Devlet tahvili ve diğer bono ve tahviller) alım-satım kazancının vergi matrahı tespit edilirken iktisap bedeli, bunların elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği aylık toptan eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranında artırılır. Artırılan iktisap bedeli ile satış bedeli arasındaki farkın 10 milyar lirayı geçmesi halinde, aşan kısım vergi matrahını oluşturur. TEFE’de azalış meydana gelmişse iktisap bedeli olduğu gibi alınır

Örneğin, 10 Eylül 2002 tarihinde 100.000.000.000 TL.na satın alınan hisse senetlerinin 20 Şubat 2003 tarihinde 200.000.000.000 liraya satılması halinde vergi matrahı şöyle hesaplanır:

Hisse senedinin elden çıkartıldığı aydan bir önceki ay olan Ocak 2003 sonu endeks değerinin (6.840,7) iktisap edildiği aydan bir önceki ay olam Eylül 2002 sonu endeks değerine (6.024,6) bölümü artış katsayısını verecektir: (6.840,7 / 6.024,6 =) 1,135. Buna göre TEFE artış oranında artırılmış iktisap bedeli 113.500.000.000 liradır. Dolayısıyla endeksleme sonrası kazanç (200.000.000.000 – 113.500.000.000 =) 86.500.000.000 liradır. Bu tutardan 10 milyar liralık istisna düşüldükten sonra kalan 76.500.000.000 lira beyan edilecek vergi matrahı olarak bulunur.

8. Ticari ve Mesleki Kazanç Sahiplerinin Menkul Sermaye Gelirlerinin  Durumu
Ticari faaliyeti bulunan bir kişinin, bu faaliyetiyle bağlantılı olarak elde ettiği menkul sermaye gelirlerinin beyan ve vergilendirilme esasları farklıdır. Bu şekilde elde edilen gelirler ticari kazancın bir unsuru sayılır ve ticari kazancın tespiti ve beyanı ile ilgili esaslara tabi olur. Örneğin, ticari faaliyet çerçevesinde sağlanan hasılatın bankada mevduat olarak değerlendirilmesinden elde edilen faiz artık menkul sermaye iradı değil ticari kazançtır.

Bununla birlikte, ticari işletme bünyesinde oluşan karın (vergisel yükümlülükleri yerine getirildikten sonra) işletme sahibince kendi kişisel varlığına mal edildikten sonra değerlendirilmesinden elde edilen faiz, kar payı, repo ve benzeri gelirler menkul sermaye gelirlerinin beyanı ve vergilendirilmesiyle ilgili esaslara tabidir.
 
Doktor, avukat gibi serbest meslek kazancı elde edenlerin durumu ticari kazanç sahiplerine göre farklılık gösterir. Serbest meslek faaliyeti karşılığında alınan para tahsil edildiği anda şahsileşir. Bu nedenle, serbest meslek kazancının değerlendirilmesinden kaynaklanan söz konusu gelirler serbest meslek kazancının değil menkul sermaye gelirlerinin beyanı ve vergilendirilmesiyle ilgili esaslara tabidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin, kişisel malvarlıklarından elde ettikleri menkul sermaye gelirlerinin beyanı ve vergilendirilme esasları için de geçerlidir.
 
9. Birden Fazla İşverenden Ücret Geliri Elde Edildiği Durumda Beyan Edilecek Gelirin Hesabı
2003 yılında tek işverenden tevkifata tabi tutulmuş ücret geliri elde edenlerin bu ücretlerinin tutarı ne olursa olsun beyanname vermelerine gerek yoktur. Diğer gelirler nedeniyle beyanname verildiği durumda da tek işverenden elde edilen stopaja tabi tutulmuş ücretlerin beyannameye dahil edilmesi gerekmemektedir.

Birden fazla işverenden ücret geliri elde edenlerin birden sonraki işverenden elde ettikleri ücretin stopaj matrahı 12 milyar lirayı aşmadığı takdirde, ilk işverenden elde edilen ücretin tutarı ne olursa olsun bunlar için de beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda stopaj yoluyla ödenen vergiler ücretin nihai vergisi olmakta ve ek bir gelir vergisi ödenmemektedir.
Bununla birlikte, birden sonraki işverenden elde edilen ücretin stopaj matrahının 12 milyar lirayı geçtiği durumda bütün işverenlerden elde edilen ücretlerin toplamının beyanname ile beyan edilerek, artan oranlı gelir vergisi tarifesine göre vergisinin hesaplanması gerekmektedir. Bu durumda stopaj suretiyle ödenen vergi beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilecek, kalan vergi ödenecektir.

10. Aynı Beyannamede Toplanarak Beyan Edilmesi Gereken Gelirler (Gelirin Toplanması)
Ticari, zırai ve mesleki kazançlar için tutarlarına veya kar elde edilip edilmediğine bakılmaksızın yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de vergi tevkifatına tabi tutulmuş bulunan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratlarının vergiye tabi gelir toplamının 12 milyar lirayı aştığı durumda bu gelirlerin tamamının yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Birden fazla işverenden elde edilen stopaja tabi tutulmuş ücretlerin 12 milyar liralık beyan sınırının hesabında dikkate alınması için, birden sonraki işverenden/işverenlerden elde edilen ücretin tutarının 12 milyar lirayı aşması gerekir.

Diğer yandan, Türkiye’de tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarının 2003 yılındaki toplamının 600 milyon lirayı geçtiği durumda bunlar içinde beyanname verilmesi, başka gelirler nedeniyle beyanname verildiğinde bunların beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir.

11. ÖRNEKLER
Gelirler Genel Müdürlüğünün yayımlamış olduğu 15 ve 16 Nolu Gelir Vergisi Sirkülerlerinde yer verilen örnekler aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.

Örnek 1:
Bayan (A), üç ayrı işverenden ücret geliri elde etmekte olup, ücretlerin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunmaktadır.
Birinci işverenden alınan ücret
30.000.000.000.- lira
İkinci işverenden alınan ücret
11.000.000.000.- lira
Üçüncü işverenden alınan ücret
5.000.000.000.- lira

Birinci işverenden alınan ücret toplama dahil edilmeyecek olup, 2 nci ve 3 üncü işverenden alınan ücretler toplamı (11 milyar+5 milyar=) 16 milyar lira, 12 milyar liralık beyan sınırını aştığı için 46 milyar liralık ücret gelirinin tamamı beyan edilecektir.

Örnek 2:
  
Bay (B)’nin tamamı üzerinden tevkifat yapılmış olan 2003 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.
 
Birinci işverenden alınan ücret
 
50.000.000.000.- lira
İkinci işverenden alınan ücret
10.000.000.000.- lira
İşyeri kira geliri (Brüt)
22.000.000.000.- lira

Bay (B)’nin birden sonraki işverenden aldığı ücret geliri olan 10 milyar lira beyan sınırını aşmadığından, ücret gelirleri beyan edilmeyecektir.

Bay (B)’nin işyeri kira geliri ise 2003 yılı için geçerli olan 12 milyar liralık beyanname verme sınırını aştığından mükellef sadece bu gelirini beyan edecektir.
Örnek 3:
Serbest meslek erbabı Bay (C)’nin serbest meslek kazancı yanında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş iki işverenden ücret geliri ile yine tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira geliri bulunmaktadır.
Serbest meslek kazancı
10.000.000.000.- lira
Birinci işverenden alınan ücret
28.000.000.000.- lira
İkinci işverenden alınan ücret
11.000.000.000.- lira
İşyeri kira geliri (Brüt)
10.000.000.000.- lira

Serbest meslek kazancı nedeniyle her halükarda beyanname verilecektir.

Birinci işverenden alınan hariç, ikinci işverenden alınan ücret geliri ise 12 milyar liralık beyan sınırını aşmadığından ücret gelirleri beyannameye dahil edilmeyecektir.

Serbest meslek kazancı ve işyeri kira geliri tutarının toplamı 12 milyar liralık beyan sınırını aştığından, işyeri kira geliri beyannameye dahil edilecektir.
Örnek 4:  
Bayan (D) üç ayrı şirkette yönetim kurulu üyesi olup, 2003 yılı gelirleri aşağıdaki gibidir.
 
Birinci işverenden alınan ücret
 
30.000.000.000.- lira
İkinci işverenden alınan ücret
9.000.000.000.- lira
Üçüncü işverenden alınan ücret
4.000.000.000.- lira
Konut kira geliri
5.000.000.000.- lira
Ücret gelirlerinin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiştir.
 
Bayan (D), birden fazla işverenden aldığı ücret gelirinin yanı sıra mesken geliri elde etmiştir. Beyanname verilip verilmeyeceği öncelikle ücret gelirleri dikkate alınarak değerlendirilecektir.
Ücret gelirleri ile ilgili olarak birinci işverenden alınan ücret hariç, ikinci ve üçüncü işverenden alınan ücretlerin toplamı 12 milyar liralık beyan sınırını aştığı için birinci işverenden alınan ücrette dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir.
Konut kira gelirinden 1,5 milyar liralık istisna tutarı düşülecek olup, kalan tutar gayrimenkul sermaye iradı olarak beyannameye dahil edilecektir.

Örnek 5:
Bay (E)’nin 2003 yılı gelirleri aşağıdaki gibi olup, ücret gelirleri ile işyeri kira gelirleri tevkif yoluyla vergilendirilmiştir.
Birinci işverenden alınan ücret
40.000.000.000.- lira
İkinci işverenden alınan ücret
7.000.000.000.- lira
Konut kira geliri
7.000.000.000.- lira
İşyeri kira geliri (Brüt)
8.000.000.000.- lira

İkinci işverenden alınan ücret, 12 milyar liralık beyan sınırını aşmadığından ücret gelirleri beyan edilmeyecektir.
Mesken kira gelirinden 1,5 milyar liralık istisna düşüldükten sonra kalan tutar her halükarda beyan edilecektir.

Konut ve işyeri kira geliri toplamı 12 milyar lira beyan haddini aştığından, tevkifata tabi tutulmuş olan işyeri kira geliri de konut kira geliri ile birlikte beyan edilecek; hesaplanan vergiden tevkif yoluyla alınan vergiler mahsup edilecektir.
  
Örnek 6:
Bayan (F)’nin 2003 yılı gelirleri aşağıdaki gibi olup, ücret gelirleri ile işyeri kira gelirleri tevkif yoluyla vergilendirilmiştir.
Birinci işverenden alınan ücret
40.000.000.000.- lira
İkinci işverenden alınan ücret
5.000.000.000.- lira
Üçüncü işverenden alınan ücret
6.000.000.000.- lira
İşyeri kira geliri (Brüt)
8.000.000.000.- lira
26/07/2001 tarihinden sonra ihraç edilen Hazine bonosu
faiz geliri (indirim ve istisnadan sonra kalan tutar)
9.000.000.000.- lira

26/07/2001-31/12/2004 tarihleri arasında ihraç edilen hazine bonosu faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan değer artışı kazançları toplamının 2003 yılında 121 milyar 794 milyon lirası gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bayan (F)’nin birinci işverenden aldığı ücret hariç diğer ücretler toplamı (5 milyar+6 milyar=) 11 milyar lira beyan sınırını aşmadığından, ücret gelirleri beyan edilmeyecektir. Ancak ücret gelirleri dışında elde ettiği gelirleri toplamı (8 milyar+9 milyar=) 17 milyar beyan sınırını aşmaktadır. Bu durumda, Bayan (F) sadece işyeri kira geliri ile Hazine bonosu faiz geliri toplamı olan 17 milyar lirayı beyan edecektir.

Örnek 7:
Bay (G), 2003 yılında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira geliri, mevduat faizi ile birlikte konut kira geliri elde etmiştir.
İşyeri kira geliri (Brüt)
8.000.000.000.- lira
Konut kira geliri
2.000.000.000.- lira
Mevduat faizi
10.000.000.000.- lira

Mevduat faizi geliri, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 55 inci maddesinde 4783 ve 5035 sayılı Kanunlarla yapılan düzenlemeler uyarınca 31/12/2004 tarihine kadar beyan dışı olduğundan tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir.

Konut kira gelirinden 1,5 milyar liralık istisna düşülecek olup, kalan tutar her halükarda beyan edilecektir.

İşyeri kira geliri ise, elde edilen gayrimenkul sermaye iradı toplamı (8 milyar + 500 milyon= 8,5 milyar) 12 milyar liralık beyan sınırını aşmadığından beyannameye dahil edilmeyecektir.

Örnek 8:
Bay (H), 10/10/2002 tarihinde iktisap ettiği Hazine bonolarından 700 milyar liralık kısmını 20/02/2003 tarihinde 800 milyar liraya elden çıkarmış, geriye kalanlardan ise 350 milyar lira faiz geliri elde etmiştir.

Söz konusu Hazine bonolarının ihraç tarihi 25/07/2002’dir.

Bay (H), Hazine bonolarından bir kısmını elden çıkarması dolayısıyla elde ettiği değer artış kazancı ile ilgili olarak maliyet bedeli endekslemesi uygulamasından yararlanabilecektir.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 59 uncu maddesi uyarınca 26 Temmuz 2001 tarihinden itibaren ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonoları faiz gelirlerine 2003 yılı için uygulanacak olan 121 milyar 794 milyon liralık istisna, elden çıkarmadan doğan değer artışı kazançlarına da uygulanacağından, ayrıca Mükerrer 80 inci maddede yer alan 10 milyar liralık istisnanın uygulanması söz konusu değildir.

Tefe Oranları: Eylül 2002: 6.024,6 / Ocak 2003: 6.840,7’dir.
Artış Katsayısı (6.840,7/6.024,6=) 1,135;
Endekslenmiş Maliyet Bedeli (700.000.000.000x1,135=):  794.500.000.000
Değer Artışı Kazancı (800.000.000.000 - 794.500.000.000=)
5.500.000.000
Hazine bonosu faizi
350.000.000.000
İndirim oranına isabet eden tutar (350.000.000.000 x % 57,5=)
201.250.000.000
Hazine bonosu faiz geliri (350.000.000.000 – 201.250.000.000=)
148.750.000.000
Toplam Gelir Tutarı (5.500.000.000 + 148.750.000.000=)
154.250.000.000
İstisna
121.794.000.000
Beyan Edilecek Tutar
32.456.000.000

Bay (H), Hazine bonosu faiz gelirine indirim oranı, elden çıkarma dolayısıyla elde edilen değer artış kazancına ise maliyet bedeli endekslemesi uyguladıktan sonra bulunan tutardan (154 milyar 250 milyon lira) 121 milyar 794 milyon liralık istisnayı düşecek, kalan 32 milyar 456 milyon lira beyan edilecektir.

Örnek 9:
Bayan (A) nın 2003 takvim yılında (X) A.Ş.’ne ait hisse senetlerinden elde ettiği kar payı 15 milyar liradır. Bayan (A)’nın beyana tabi başka bir geliri bulunmamaktadır. Elde edilen kar payı kurum bünyesinde % 10 nispetinde tevkifata tabi tutulmuş olup, tevkif edilen vergi (15.000.000.000 x %10=) 1,5 milyar lira, bu tutar üzerinden hesaplanan fon payı ise 150 milyon liradır.

Ele geçen kar payı tutarı 13 milyar 350 milyon lira olup, bu tutar kurum bünyesinde yapılan tevkifat ve fon payı dikkate alınarak brüt tutara tamamlanacak, beyanname verilip verilmeyeceğine ilişkin hesaplama bu tutarın yarısı esas alınarak yapılacaktır.

Kar payının yarısı gelir vergisinden istisna olduğundan ve kalan (15.000.000.000x½=) 7,5 milyar liralık tutar da 12 milyar liralık beyan sınırını aşmadığından yıllık beyanname verilmeyecektir.

Bu durumda, kar dağıtımı sırasında Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca yapılan tevkifat nihai vergi olacaktır.

Örnek 10:
Bay (B), 2003 takvim yılında (Y) Anonim Şirketine ait hisse senetlerinden 20 milyar lira, (Z) Anonim Şirketine ait hisse senetlerinden ise 10 milyar lira kar payı elde etmiştir. Elde edilen kar payı her iki kurum bünyesinde %10 nispetinde tevkifata tabi tutulmuş olup, tevkif edilen vergi toplam 3 milyar lira, bu tutar üzerinden hesaplanan fon payı ise 300 milyon liradır.
Yapılacak hesaplamada kar payının brüt tutarı esas alınacak olup, mükellefin beyanı aşağıdaki gibi olacaktır: 
Kar Payı Toplam Tutarı (Brüt)
30.000.000.000.- lira
İstisna Edilen Tutar(30.000.000.000 x ½)
15.000.000.000.- lira
Beyan edilen Tutar
15.000.000.000.- lira
Hesaplanan Gelir Vergisi
3.650.000.000.- lira
Mahsup Edilecek Vergi
3.000.000.000.- lira
Ödenecek Gelir Vergisi
650.000.000.- lira

Fon payı uygulaması 01/01/2004 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığından, hesaplanan gelir vergisi üzerinden fon payı hesaplanmayacağı gibi, yıl içinde yapılan fon payı kesintisinin mahsubu ve iadesi yapılmayacaktır.

Bu örnekteki kurumların kar dağıtımını farklı tevkifat oranlarının geçerli olduğu 24/04/2003 tarihinden önce yaptığı ve (Y) Anonim Şirketinin halka açık, (Z) Anonim Şirketinin halka açık olmayan şirket olduğunu varsayalım.

Karın dağıtımı sırasında (Y) Anonim Şirketi tarafından tevkif edilen vergi (20.000.000.000x%5=) 1 milyar lira, (Z) Anonim Şirketi tarafından tevkif edilen vergi ise (10.000.000.000x%15=) 1,5 milyar lira olup, bu tutarlar üzerinden ayrıca fon payı hesaplanmıştır.
Bu durumda, (Y) ve (Z) anonim şirketine ait hisse senetlerinden elde edilen kar paylarının beyanı ve ödenecek vergi aşağıdaki gibi olacaktır. 
Kar Payı Toplam Tutarı (Brüt)
30.000.000.000.- lira
İstisna Edilen Tutar (30.000.000.000 x ½)
15.000.000.000.- lira
Beyan Edilen Tutar
15.000.000.000.- lira
Hesaplanan Gelir Vergisi
3.650.000.000.- lira
Mahsup Edilecek Vergi
2.500.000.000.- lira
(1.000.000.000 + 1.500.000.000)
 
Ödenecek Gelir Vergisi
1.150.000.000.- lira

Örnek 11:
(Y) Anonim Şirketince 1999 yılında 4325 sayılı Kanun kapsamında elde edilen kazancın 2003 yılında dağıtılması sonucu, ortağı olan Bayan (D) net 27 milyar lira kar payı elde etmiştir. Bayan (D)’nin beyanı gereken başka bir geliri bulunmamaktadır.
Bu kazançlarla ilgili olarak kar dağıtımı aşamasında Geçici 62 nci maddeye göre tevkifat yapılmamıştır.
Bu durumda Bayan (D)’nin ödeyeceği gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Elde edilen kar payının net tutarı
27.000.000.000.- lira
Kar payının 1/ 9’u (27.000.000.000 x 1/9)
3.000.000.000.- lira
Kar payı tutarı
30.000.000.000.- lira
Beyan edilmeyecek tutar
(30.000.000.000 x ½)
15.000.000.000.- lira
Beyan edilecek tutar
15.000.000.000.- lira
Hesaplanan Gelir Vergisi
3.650.000.000.- lira
Mahsubu Gereken 1/5’lik tutar
3.000.000.000.- lira
Ödenecek Gelir Vergisi
650.000.000.- lira

Fon payı uygulaması 01/01/2004 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığından, hesaplanan gelir vergisi üzerinden fon payı hesaplanmayacak olup, yıl içinde yapılan fon payı kesintisinin mahsubu ve iadesi yapılmayacaktır.
 
Yukarıda yer verilen konuyla ilgili ek bilgiye ihtiyaç duyduğunuzda lütfen tarafımızla irtibata geçiniz.
 
Saygılarımızla,
 
DRT Denetim Revizyon Tasdik
Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.