Numara : 10
Tarih : 13.4.2001
   VERGİ  SİRKÜLER
      NO: 2001/10

KONU

1999 Yılı Yatırım İndirimi Stopajında Son Durum

Bu sirkülerimizde, bir yılı aşkın bir süredir belirsizliğini koruyan 1999 yılı kazançları için yararlanılan yatırım indirimi stopajı konusunda bugün itibariyle içinde bulunulan durum hakkında açıklamalar ve önerilere yer veriyoruz.
 
1.  Gelişmelerin Özeti
1999 yılı kurum kazançlarına uygulanan yatırım indiriminden Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 94/ 6-b-ii maddesi  gereği istisna kazanç stopajı yapılacağını belirleyen Bakanlar Kurulu Kararının (BKK) ilgili düzenlemesi, yatırım indiriminin bir istisna olmadığı gerekçesiyle Danıştay 4. Dairesince iptal edilmiştir.
 
Bunun üzerine kurumlar, yatırım indirimi stopajlarını ihtirazi kayıtla beyan etmişler ve yapılan tarhiyatı dava konusu yapmışlardır. İlk derece mahkemesi olarak davaya bakan vergi mahkemeleri söz konusu iptal kararına dayanarak yatırım indirimi stopajı tarhiyatlarını kaldırmışlardır.
 
Danıştay 4. Dairesinin iptal kararına karşı Maliye Bakanlığının yapmış olduğu temyiz başvurusu kabul edilerek Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu (VDDGK) söz konusu iptal kararını kaldırmıştır.  Böylece, yatırım indiriminden stopaj öngören BKK kesinlik kazanmıştır.
 
Söz konusu düzenlemenin iptali için açılan diğer davalarda da aynı sonucun ortaya çıkacağı (her ne kadar VDDGK Kararı bir oy farkla alınsa da) anlaşılmaktadır.
 
Bu arada mükelleflerce ödenen stopajlar, vergi mahkemelerinin vermiş oldukları bozma kararlarına dayanılarak vergi dairelerince mükelleflere iade edilmiş veya bu stopajların vadesi gelen taksitleri ödenmemiştir.
 
Vergi mahkemeleri kararlarının vergi dairelerince temyizi üzerine verilmiş herhangi bir Danıştay kararı bilgimiz dahilinde değildir. Bu nedenle, VDDGK’nun iptal kararını kaldırması sonrasında temyiz mercii olarak vergi mahkemesi kararlarını inceleyen Danıştay Dava Dairelerinin konuya yaklaşımının ne olacağı belirsizdir.

 
2.  VDDGK Kararının Vergi Mahkemelerinde Açılan Davalara Etkisi
VDDGK Kararları, dava dairelerinin verdikleri kararlarda olduğu gibi  sadece emsal karar niteliği taşımaktadır.  Bu kararlar içtihadı birleştirme kararı niteliğinde olmadığından, Danıştay dava dairelerinin bu kararlara uyma zorunluluğu yoktur. 
 
Bu durumun, yatırım indirimi stopajlarını dava konusu yapanlar bakımından özel bir önemi vardır. Yatırım indirimi stopajlarını ilk derece mahkemesi olarak vergi mahkemesinde (VM) dava konusu yapanlar bakımından temyiz yeri Danıştay vergi dava daireleridir. Dolayısıyla Danıştayın, vergi mahkemesi kararları için vermiş oldukları kararların temyizi (karar düzeltme talepleri istisnai olarak kabul görse de) mümkün değildir. Bununla birlikte, Danıştay’ın bozma kararına karşı vergi mahkemesinin kendi kararında ısrar etme hakkı bulunmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık Danıştay VDDGK’unda çözümlenir.
 
Bu çerçevede; yatırım indiriminden stopaj yapılamayacağı yönündeki VM kararının vergi dairesince temyiz edilmesi üzerine, Danıştayın ilgili dairesinin VDDGK Kararına rağmen temyiz talebini kabul etmeyip, VM kararını onaylaması mümkündür. Bu onama kararının temyizi olmayacağından VM kararı kesinleşecek ve bu mükellefler bakımından yatırım indirimi stopajı yapılmayacaktır.
 
Danıştayın ilgili dairesinin VDDGK kararına uyarak, stopaj yapılmayacağı yönündeki VM kararını bozması da mümkündür. Bu durumda, VM temyiz kararına uyarsa bu mükellefler bakımından yatırım indirimi stopajı geçerlik kazanır. VM kendi kararında ısrar ederse uyuşmazlık VDDGK’unda görüşülür. VDDGK’nun da stopaj yapılacağı yönünde karar vermesi büyük bir olasılıktır.
 
Diğer yandan, henüz görülmeyen davalarda VM’nin VDDGK Kararına uyarak yatırım indiriminden stopaj yapılacağı yönünde karar vermesi de mümkündür (Bu yönde verilmiş herhangi bir VM kararı henüz bilgimiz dahilinde değildir.) Bu kararın temyizi üzerine Danıştay’ın ilgili dairesinin VDDGK Kararının aksine VM kararını bozması mümkündür. VK bozma kararına uyarsa bu mükellefler bakımından yatırım indirimi stopajı yapılmaz. VM bozma kararına uymayıp ilk kararında ısrar ederse uyuşmazlık VDDGK’nda görüşüleceğinden VM kararının stopaj yapılacağı yönündeki kararının onaylanması olasılığı yüksektir. Bu durumda, bu mükellefler bakımından yatırım indirimi stopajı yapılır.
 
3.  Yatırım İndirimi Stopajının Mahkemece Kaldırılmasının Kar Dağıtımı Yapanlar Bakımından Yarattığı Sorun
Bilindiği gibi, yatırım indiriminden stopaj yapılmayacağı yönündeki değerlendirmeler, bu indirimin bir istisna olmadığı anlayışına dayanmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 94/6-b-i maddesine göre, dağıtılan kar paylarından temettü stopajı yapılmaktadır. Stopaj matrahının hesabında, dağıtılacak kurum kazancı içerisindeki istisna kazançlar dikkate alınmamaktadır. Çünkü istisna kazançlar üzerinden dağıtılsın dağıtılmasın GVK 94/6-b-ii bendine göre temettü stopajı yapılmaktadır. 
 
Buna göre; VM’nin yatırım indiriminden stopaj yapılmayacağı yönündeki kararının temyiz aşamasında kesinleşmesi durumunda mükellefler kar dağıtımı yaptıkları tarih itibariyle bu defa temettü stopajı ödeme yükümlülüğü altına gireceklerdir. Bunun sebebi, yatırım indiriminin istisna kazanç olarak dikkate alınması nedeniyle temettü stopajı matrahına dahil edilmemesidir.
 
Temettü stopajının hesabında, açılan dava dolayısıyla yatırım indiriminin istisna kazanç olarak dikkate alınmadığı, başka bir ifadeyle dağıtılan karın yatırım indiriminden yararlanan kısmı için de temettü stopajı hesaplandığı durumda (normalde böyle bir uygulamanın yapılmaması beklenir) herhangi bir sorun doğmayacaktır.
 
Ayrıca, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihten önce kar dağıtımı yapıldığı için temettü stopajının hesabında yatırım indirimi istisna kazanç olarak dikkate alınmamışsa yine herhangi bir sorun ortaya çıkmayacaktır.
 
Ancak, beyanname verme tarihinden sonra yapılan kar dağıtımına ilişkin stopaj matrahının hesabında yatırım indirimi istisna kazanç olarak dikkate alınmış ve VM’nin yatırım indiriminden stopaj yapılmayacağına ilişkin kararı kesinleşmişse, ilave temettü stopajı ve gecikme faizi ödemesi söz konusu olabilecektir.
 
Kar dağıtımının yapıldığı dönemde dava sonucu henüz kesinleşmediği için, temettü stopajının hesabında yatırım indirimi istisna kazanç olarak dikkate alınmışsa (dolayısıyla stopaj matrahı indirim tutarı kadar eksik hesaplanmışsa), kesinleşme ile birlikte, dağıtılan kar payı tutarına bağlı olarak ilgili dönem muhtasar  beyannamesinin düzeltilmesi ve temettü stopajı matrahına yatırım indirimine isabet eden kısmın da eklenmesi gerekir. 
 
Daha önce yatırım indirimi stopajı olarak beyan edilip ödenen tutar iade alınmamışsa ve bu tutar ek temettü stopajından daha büyükse ilave temettü stopajı ödemek gerekmez. Bu durumda, istisna kazanç stopajından olan alacağın ilave temettü stopajına mahsup edilmesi gerekir. Kar dağıtımının yapıldığı döneme ilişkin olarak zamanında ödenmeyen eksik temettü stopajı için gecikme faizi de uygulanamaz. Çünkü temettü stopajının doğduğu dönemde aynı konudan kaynaklanan iade stopaj alacağı mevcuttur. Bu anlayış Maliye Bakanlığı’nın vermiş olduğu muktezalar ve yargı kararları ile de kabul görmüştür.
 
Bununla birlikte, vergi dairelerinin temettü stopajı ile yatırım indirimi stopajının dönemlerinin farklı olduğu gerekçesiyle zamanında tahakkuk ettirilip ödenmeyen temettü stopajı farkı için gecikme faizi tahakkuk  ettirmeleri mümkündür. Bu durumda konunun yargıya götürülerek dava açılmasını öneririz. Davanın kabul görmesi ve gecikme faizinin kaldırılması olasılığı yüksektir.
 
Diğer yandan, ödenen yatırım indirimi stopajı, dava sonucu kesinleşmeden VM kararına göre  iade alınmışsa, düzeltme beyannamesine göre hesaplanan ek temettü stopajı için vergi dairesi gecikme faizi tahakkuk ettirilebilir. İade alınmamış olduğu durumda dahi vergi dairesinin dönemlerin farklı olduğu anlayışından hareketle gecikme faizi tahakkuk ettirmesi mümkündür. Ancak, ek stopaj yükümlülüğünün yargı kararına göre yapılan düzeltmeden kaynaklanıyor olması ve iadenin yine yargı kararına göre yapılması nedeniyle mükellefe atfedilebilecek bir kusur olmadığından gecikme faizi uygulanmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz. Bu nedenle, gecikme faizi tahakkuk ettirilmesi halinde konunun yargıya götürülerek dava açılmasını öneririz.
 
4.  VM Kararına Göre İade Alınan Stopajın Yargı Kararının Aleyhte Kesinleşmesi Durumunda Gecikme Zammı Uygulaması
Vergi mahkemesinin yatırım indiriminden stopaj yapılmayacağı yönündeki kararının Danıştay’da temyizen bozularak stopaj yapılacağı yönünde kesinleşmesi durumunda, daha önce iade alınan tutarın vergi dairesine geri ödenmesi veya ödenmeyen stopajın ödenmesi gerekir. Vergi idaresinin bu konudaki yorumu, iade alınan veya ödenmeyen stopaja gecikme zammı uygulanması gerektiği yönündedir. Ancak yargının yorumu gecikme zammı alınamayacağı yönündedir. Bu nedenle, vergi dairesince gecikme zammı hesaplandığı durumda konunun yargıya götürülerek dava açılmasını öneririz.
 
Saygılarımızla,
 
DRT Denetim Revizyon Tasdik
Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.