Cenk Orhan | Deloitte Türkiye Vergi Müdür Yardımcısı | SMMM

Lebib Yalkın | Aralık 2012

Giriş

Ülkemizde faaliyet gösteren yabancı sermayeli ve yerli firmaların birçoğu, mal ve/veya hizmet üretimleri sırasında Türkiye mukimi olmayan kişi/kurumlardan hizmet alabilmektedirler. İşin akışı sırasında alınması gerekli olan bu hizmetlerin vergilendirilmesi öteden beri Mali İdare ile sorunlar yaşanmasına neden olmuş ve birçok firma yurtdışından alınan hizmet faturaları üzerindeki stopaj ve sorumlu sıfatı ile KDV yükümlülükleri nedeni ile cezalı tarhiyatlarla karşı karşıya kalmıştır.

Pratikte firmaların, yurtdışından hizmet alınan kişinin/kurumun mukimi olduğu ülke ile yapılmış olan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerini dikkate alarak stopaj yükümlülüğünü yerine getirdikleri, ancak mukimlik belgesi ile ilgili olarak çoğunlukla bir aksiyon almadıkları gözlenmektedir.

Bu makalemizde mukimlik belgesi ile ilgili mevzuat kısaca özetlendikten sonra mukimlik belgesi alınmamasının sonuçları üzerinde durulacaktır.

Yasal Mevzuat

Mukimlik belgesi, ilgili kişi veya firmanın mukimi olduğu ülkenin yetkili makamlarından alınan ve o kişi/kurumun ilgili ülkede vergi mükellefi olduğunu gösteren resmi bir evraktır.

Yurtdışından alınan hizmet faturalarında, hizmeti veren firmanın mukimi olduğu ülke ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVAÖ) akdedilmiş ise ve bu anlaşma hükümleri çerçevesinde stopaj yapılmamışsa veyahut stopaj oranı indirimli olarak uygulanmışsa, mukimlik belgesinin alınması gerekmektedir.

Konu ile ilgili detaylı açıklama 1 Seri nolu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirküleri’nde yer almaktadır.

Söz konusu sirküler gereğince, anlaşmaya taraf diğer ülkede yerleşik olanların Türkiye’de elde ettikleri kazanç veya iratların ilgili anlaşma çerçevesinde vergiye tabi tutulabilmesi için kendi ülkelerinin yetkili makamlarından mukimlik belgesi almaları ve bu belgenin aslı ile noterce veya bu ülkelerdeki Türk konsolosluklarınca tasdik edilecek Türkçe tercümesinin bir örneğini vergi sorumlularına ibraz etmeleri gerekmektedir.

Vergi sorumlularının teslim aldıkları söz konusu mukimlik belgelerini gerektiğinde yetkili makamlara ibraz etmek üzere muhafaza etmeleri gereklidir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümleri uygulanacaktır.

İlgili düzenlemeden de anlaşılacağı üzere firmalar, ÇVÖA hükümlerini dikkate alarak stopaj yapmamış olsalar veyahut indirimli olarak uygulamış olsalar bile, mukimlik belgesini ibraz edemezlerse, hem eksik beyan edilen stopaj tutarı hem de stopaj farkı üzerinden hesaplanan KDV2 tutarı nedeni cezalı tarhiyatla karşılaşacaklardır.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından son dönemde verilen birçok muktezada da mukimlik belgesinin öneminin özellikle vurgulandığı ve mukimlik belgesinin ibraz edilememesi halinde ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Söz konusu muktezaların ilgili kısımları aşağıda kısaca özetlenmiştir;

13.08.2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[30-11/8]-831 sayılı “Yurt dışından alınan hizmetler için yapılan ödemelerden yapılacak tevkifat hk” başlıklı mukteza;

“Ayrıca, Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için anılan Avusturya şirketinin Avusturya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Avusturya yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya Avusturya'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi halinde ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir.”

27.07.2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[30-12/2]-781 sayılı “Yurtdışındaki firmadan alınan danışmanlık hizmeti nedeniyle yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi hakkında hk” başlıklı mukteza;

“Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Makedonya mukimi şirketin Makedonya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkelerde vergilendirildiğinin yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile noterce veya bu ülkelerdeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir.”

Uygulamada karşılaşılan konulardan biri de yurtdışında mukim kişi/kuruluşların bulundukları ülkedeki Türk Konsolosluklarına mukimlik belgesinin Türkçe tercümesini tasdik ettirmemeleridir.

Bu nedenle hizmeti alan Türk firmalarının, karşı taraftan almış oldukları mukimlik belgesini Türkçe’ye çevirttirmeleri ve notere tasdik ettirmeleri gerekmektedir. Firmalarca, mukimlik belgesinin aslı ve noter onaylı tercümesinin zamanaşımı süresince saklanması ve herhangi bir talep halinde Vergi İdaresine ibraz edilmesi gereklidir.

Sonuç

Firmalarımızın yurtdışından aldıkları hizmetlere ilişkin stopaj yükümlülüklerini yerine getirirken ilgili ÇVÖA hükümlerini dikkate aldıkları ve anlaşma hükümleri çerçevesinde stopaj yapmadıkları veya indirimli olarak uyguladıkları görülmektedir.

Ancak ilgili anlaşma hükümlerinden faydalanabilmek için hizmeti veren kişi/kurumun o ülkede mukim olduğunu gösteren mukimlik belgesini almaları oldukça önemlidir.

Eğer firmalarımız karşı taraftan mukimlik belgesi almazlarsa eksik beyan edilen stopaj ve stopaj farkı üzerinden hesaplanacak KDV2 nedeni ile cezalı tarhiyatlara muhatap olacaklardır.

Yararlanılan Kaynaklar

1 Seri Nolu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirküleri

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 13.08.2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[30-11/8]-831 sayılı muktezası

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 27.07.2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[30-12/2]-781 sayılı muktezası